Bulmacadaki kelimelere göre  hazırlanmış 

BULMACA SÖZLÜĞÜ  

 A B C Ç D E F G H I İ J K L M N

 O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z       [Ana Sayfa]

  Düzenleyen :

  Sabahattin ÖZTÜRK

 

IAAF:Uluslar arası Amatör Atletizm Federasyonu kısaltması.

IBKA:Eski dilde ağlatma. 

IBLIK:Besleyip yağlandırmak için enenmiş horoz.

ICIK:Halk dilinde azmış yaraya verilen ad.

IĞIL:Belli olmayacak kadar yavaş akan su.

IH:Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses.

IHLARA :Aksaray     ilinde ,  Bizans dönemine ait tüf kayalara oyulmuş pek çok dinsel yapının bulunduğu ünlü mağara. Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı,Hıristiyanlık tarihi açısından önem taşıyan bir belde.

IKLIĞ:Eski bir Türk çalgısı.

IKTA:Osmanlıda ,Padişahın bir miktar toprağı birine mülki olarak veya gelirinden yararlanmak üzere vermesi. Tarihte,İslam devletlerinde maaş yerine yada hizmet karşılığı olarak belirli süreler için asker ve ricale bırakılan toprak.

ILGAR:Dizginleri koyuverilmiş bir atın dört nala koşması.

ILGARİNİ: Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde kireç taşları içinde oluşmuş, iki katlı kolay girilebilen ünlü bir mağara.

ILGIM:Serap.

ILGIN:Konya’nın kaplıcasıyla ünlü bir ilçesi.

ILGINCAR:Gülgillerden,kaplamacılıkta kullanılan yabani bir ağaç,kuş kirazı.

ILICA:Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde bir şelale.

ILICA:Suyu sıcak olarak yerden çıkan hamam,kaplıca.

ILICASU:Kütahya’nın Gediz ilçesinde bir kaplıca.

ILINCAK:Küçük çocuk salıncağı.

ILISILIK:Çankırı’nın Ilgaz ilçesinde bir içmece ve maden suyu.

ILISU:Batman’ın Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan baraj.

ILKI :At sürüsü. Yılkı.

IMIZGAN:Uyuklayan. 

IMIZGANMAK:Uyku ile uyanıklık arası bir durumda bulunmak,uyuklamak.

INA :Irak’ın resmi haber ajansı.

INCALIZ:Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı.

IR:Siirt yöresine özgü,kıyma ve bulgurla yapılan bir yemek.

IRAK : Türk müziğinde bir makam adı.   

IRAKGÖRÜR :Dürbün.

IRGANDI: Bursa’nın Orhangazi ve Yıldırım ilçelerini birbirine bağlayan,Türkiye’nin tek çarşılı köprüsü.

IRIM:Orta Asya’da yaşayan Şamanist Türkler arasında çeşitli şeylerden anlam çıkartarak bakılan fal.

IRIP:Bir tür delikli balık ağı.

IRIZVA:Güney Anadolu’da yaşayan Türkmenler arsında yaygın telli bir çalgı.Kara düzen.

IRKI:Zayıf, cılız, hastalıklı anlamında yerel sözcük.

IROK:Mardin yöresinde,kızartılarak hazırlanan içli köfteye verilen ad.

IRS:Karı ile kocadan her biri.

IRZ:Bir kimsenin cinsel dokunulmazlığı. Namus,iffet.

IS:Sahip,malik, iye.

ISDAR (ISTAR):  Halı veya kilim dokunan tezgah. 

ISFAHAN : Türk müziğinde bir makam adı.   

ISIDENETİR:Bir yer yada nesnenin ısısını kendiliğinden düzenleyen,aynı derecede olmasını sağlayan cihaz,termostat.

ISIKERTE:Halk dilinde termometreye verilen ad.

ISIN:Kalori. 

ISIRAN  :Fırında ekmek, börek, çörek çevirmeye yarayan bir tür kürek. Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç.

ISIRGIN:İsilik.

ISIVEREN:Ekzotermik.

ISIYAYAR:Konvektör.

ISKALARYA:Çarmıkların halat basamakları.

ISKAPARMA:Gemi kiralama.

ISKARÇA: Geminin pek sıkı istif halinde yükletilmiş olması.

ISKARLAT: Venedik’te dokunan ve Osmanlılar tarafından ithal edilerek yeniçerilere dağıtılan bir tür çuha kumaşı.

ISKARMOZ.: Bir balık türü.

 

ISKARMOZ:Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı.

ISKARPELA:Demirden yapılmış keskin uçlu bir marangoz aracı.

ISKARTA:Herhangi bir nedenle değerini yitirmiş mal.

ISKAT:Düşürme,düşürülme,hükümden düşürme. Geçersiz kılma.

ISKAT:Ölünün ruhunun azap çekmemesi için dağıtılan,ölenlerin kılınmamış namazları ve tutulmamış oruçları için verilen sadaka.

ISKOTA:Denizcilikte büyük yelkenleri yönetmek için kullanılan ip.

ISKUNA :Brikten küçük,iki direkli bir çeşit yelkenli gemi.

ISLAH:Düzeltme,iyileştirme.

ISLAMA:Kesilmiş hamurları yada ekmeği,yağlı su yada et suyuna doğrayıp pişirerek yapılan bir yemek.

ISNAN:Diş çıkarma.

ISPANAK:Botanikte (Spinacia oleracea) olarak tanımlanan,yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki.

ISPARMAÇA:Deniz içinde zincirlerin birbirine dolaşması. 

ISPAROZ:Sıcak ve ılık denizlerde yaşayan bir balık.

ISPASA :Denizcilikte bir palanganın, makaralarını, trentilerini, vatalarını sökme.

ISPATAN:Halk dilinde yabani tereye verilen ad.

ISPAZMOZ :Aşırı titreme,kasılma.

ISPIT: Galdirik de denilen ve çiçekli dalları sebze olarak kullanılan otsu bir bitki.Hodan.

ISRAR:Direnme,ayak direme,üsteleme.

ISTABL: Ahır.

ISTAKOZ:Suda yaşayan,sevilen,beyaz eti için avlanan,iri bir böcek.   

ISTAVROZ: Hıristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim,haç,salip.

ISTILAH:Bir bilim veya sanata özgü kelime,deyim,terim. Herkesin anlamadığı özel anlamda kullanılan söz,terim.

ISTIRAP:  Acı ,keder,üzüntü.

ISTIRAR: Çaresizlik,mecburiyet,zorunluluk.

ISTRANCA:Marmara Bölgesinin Trakya kesiminde yer alan Yıldız dağlarının eski adı.

ISTUFA:Sırma yada sırma taklidi telle işlenmiş bir tür kumaş.

IŞIĞAN:Yurdumuzda yetişen ve beyaz odunu tornacılıkta kullanılan bir ağaç.

IŞIK:Bektaşi dervişi.

IŞILAK:Halk dilinde parıltı.

IŞILGAN :Çoban püskülü de denilen süs bitkisi,dikenli ağaççık.

IŞINIM:Radyasyon.

IŞITIN:Lamba.

IŞKI:Deri yada tahta kazımakta kullanılan ve iki ucunda da sapı olan eğri bıçak.

IŞKIRLAK:Karagöz’ün başlığının adı.

IŞTIR (IŞTAR):Ispanakgillerden yaprakları etli bir bitki.

ITIK:Köleye yada cariyeye özgürlüğünü geri verme.

ITIR: Güzel koku.

ITIRŞAHİ:Hoş kokulu ve güzel çiçekleri olan tırmanıcı bir bitki. Tüysü yapraklı ve keskin kokulu bir süs bitkisi.

ITLAK:Eski dilde bırakma,salıverme.

ITNAP:Sözü boş yere uzatma.

ITRA:Mübalağa yaparak övme.

ITRAH :Eski dilde dışarı çıkarma,dışarı atma.

ITRİ:Güzel kokulu.

ITRİYAT:Güzel kokular.

ITTILA:Bilgi edinme, öğrenme.

IVIRZIVIR  :Küçük ve önemsiz şey.

IYADET: Eski dilde hasta ziyaretine verilen ad.

IZAF:Zayıflama ya da zayıflatma anlamında eski sözcük.

IZBANDUT(İZBANDUT):Eskiden Rum korsanlara verilen ad.

IZBANDUT:Görünüşü ve davranışı ile korku veren iri yarı adam.

IZRAR:Zarara uğramak.

IZTIRAR:Yasak olan bir şeyi mecburen yapmak.