|
Bulmacadaki kelimelere göre hazırlanmış |
|||
|
|
ÜCRA:Çok uçta,kenarda veya uzakta bulunan. ÜÇAYAK:İç Anadolu’ya özgü halay türü bir halk oyunu. ÜÇETEK:Şalvarın üstüne giyilen ve önde iki uzun parçası olan giysi. ÜÇÜRDÜM:Deniz ticaretinde,masraf çıktıktan sonra kazancın sermaye ve tayfa arasında bölüştürülmesi. ÜFLEÇ:Laboratuarlarda yüksek ısı elde edilen, kaynak yapımında,metalleri kesme ve eritme işlemlerinde kullanılan,alev püskürten araç. ÜFTADE: Düşkün. ÜFUL:Batma,kaybolma,sönme. ÜFÜRÜK:Hastalıkları iyileştirdiğine inanılan soluk. ÜĞÜ:Mersin’in Bozyazı ilçesinde bir mağara. ÜKEL:Eski dilde lokmalar. ÜKRE:Eski dilde çukur. ÜLEMEZ:Muğla ilinde Köyceğiz Gölü kıyısında bir dağ. ÜLFET:Alışma,kaynaşma. ÜLGEN:Eski Türklerde gök tanrısı. ÜLKER :Boğa burcunda,yedi yıldızdan oluşan takım,Süreyya. ÜLÜŞ:Eski Türklerde toplumsal bölüşümü düzenleyen sistem yada hukuk. ÜM:Eski dilde anne. ÜMERA:Amirler. ÜMMET: Bir peygamberin hak dinine çağırdığı insan topluluğu.Bir peygambere bağlı halk. Hazreti Muhammed’e inanarak,onun yaptıklarını ve söylediklerini uygulayarak çevresinde toplanan Müslümanların tümü. Peygambere inananların tümü. ÜMMİ:Okuma yazması olmayan. ÜMMÜGÜLSÜM:Arap ülkelerinde büyük bir ün kazanan Mısırlı kadın şarkıcı.(1889-1975). ÜNAL CİMİT :Anadolu’nun geleneksel ve işlevsel formlarından yararlandığı yapıtlarıyla tanınmış seramik sanatçımız.(1934-1993). ÜNANİMİZM:Başlıca üyesi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat akımı. ÜNEMEK:Gelişmek, büyümek. ÜNİK:Tek,eşi olmayan. ÜNS:Alışkanlık,alışma. ÜNSA:Dişi. ÜNSİYET:Ahbaplık,arkadaşlık,alışkanlık. ÜRE: Sakarya iline özgü bir tür tatlı. ÜREK :At ve kısrak sürüsüne verilen ad. ÜRETEÇ:Jeneratör,dinamo ÜRETRA:Siyek. ÜRİSEMİ:Kandaki ürik asit miktarı. ÜRKÜ: Panik. ÜRMEK (ÜRÜMEK):Havlamak. ÜROLOG:İdrar yolu hastalıkları hekimi,bevliyeci. |
ÜRTİKER:Ciltte çeşitli sebeplerle oluşan kaşıntılı döküntüler,kurdeşen. ÜRYAN:Çıplak. ÜRYANİ:İnce kabuklu bir erik cinsi. ÜSERA:Esirler. Köleler. ÜSKÜDAR:İzmit açıklarında 1 Mart 1958’de batan ve 202 yolcusu ölen Türk yolcu gemisi. ÜSKÜF:Tepesi devrik ve ucu püsküllü başlık. ÜSKÜP ( SKOPJE ) :Makedonya’nın başkenti. ÜSKÜRE:Topraktan veya madenden yapılmış çorba tası,çukur çanak. Ağız kısmı yayvan bakır tas ÜSNİYE:Eski dilde su yosunları. ÜSTAT:Bilim yada sanat alanında üstün bilgisi ve yeteneği olan kimse. ÜSTÜBEÇ:Boyacılıkta kullanılan zehirli,bazik kurşun karbonat. ÜSTÜPÜ :Gemi kalafatında,buharlı makinelerde,temizlik işlerinde,otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir. ÜSTÜRE:Uydurma,masal. ÜSTÜVANE:Silindir. ÜŞEK:Vaşak denilen hayvanın küçük bir türü. ÜŞNİYE:Su yosunları. ÜŞÜK:Halk dilinde soğuk algınlığına verilen ad. ÜTELEK:Çok ve çabuk üşüyen,ateş başından ayrılmak istemeyen kimseye halk dilinde verilen ad. ÜTİLİTARİZM: Bir işin doğru olup olmadığını o işteki yarar ile ölçen ahlak sistemi. ÜTME:Ateşte kızartılmış taze buğday yada mısır. ÜTMEK :Oyunda,kumarda kazanmak,yenmek. ÜTOPYA:Gerçekleştirilmesi olanaksız tasar yada düşünce. ÜVENDİRE:Çift öküzlerini yürütmek için kullanılan,ucuna sivri demir çivi çakılmış uzun değnek,gönder. ÜVEYİK:Güvercinlerden, (Kumrugillerden) korularda yaşayan,eti için avlanan bir kuş. ÜVEZ :Gülgillerden bir ağaç ve bu ağacın muşmulaya benzeyen yemişi. ÜVEZ:Sivrisineğe benzer bir böcek. ÜVEZPINAR:Yalova ilinde bir şelale. ÜYÜCEK:Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde bir yayla. ÜZENGİ:Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan,altı düz demir halka. ÜZENGİ:Orta kulakta bulunan küçük bir kemik. ÜZERLİK:Sedefotugillerden,çiçekleri beyaz renkte,susama benzeyen tohumları acı olan,halk hekimliğinde kullanılan bir bitki. Nazar değmesine karşı tütsü olarak kullanılan otsu bir bitki. ÜZLÜK:Topraktan yapılmış küçük kulpsuz çömlek; Günlük gibi yakılarak tütsü olarak kullanılan şey. ÜZÜMLEME: Sivas yöresine özgü,kuşbaşı et ve kuru üzümle yapılan bir yemek. |