
İslamda
Kardeşlik
Selim Sinan Öztürk
Hutbe: HAKSES * 375 * MART 1996
Aziz ve Muhterem Müslümanlar !
Hak Teâlâ Hazretleri, "Mü'minler ancak
kardeştirler. Onun için (herhangi bir anlaşmazlıkta) kardeşlerinizin arasını
düzeltiniz. Ve Allah'tan korkun ki rahmete lâyık olasınız." (1)
buyuruyor. Bu âyette belirtilen kardeşlik, İslâm kardeşliğidir.
İslâmın getirdiği cihan kardeşliğinin,
tarihte bir benzeri yoktur. Çünkü bu kardeşlik Allah sevgisine, O'nun hoşnudluğuna dayanan, Kur'an'dan kaynaklanan, Hz. Muhammed (SA.V.) den
süzülüp gelen bir kardeşliktir. İçinde kişisel çıkarlar, menfaatler, dünyevi
maksatlar yoktur. Bu bakımdan ayette buyurulduğu gibi, araları açılan iki
müslümanın aralarını hemen düzeltmek mü'minlere farzdır. Hiç kimse bu
hizmeti yapmazsa hep günahkâr olurlar. (2) Bu hususta ara bulmak
için yalan söylemeye bile cevaz vardır. Hadis-i şeriflerde bunu görüyoruz.
Ayeti kerimede "Ancak mü'minler kardeştir."
buyuruluyor. Yani, müslüman olduğu zaman Rus da olsa, Rum da olsa, İngiliz
de olsa, siyah bir zenci de olsa kardeşimizdir. Ve din kardeşliği akraba
kardeşliğinden daha üstündür.
Sevgili Peygamberimiz (SAV.) İslâmiyetin
başlangıcından itibaren İslam kardeşliğini tesise çalışmış ve Müslümanları
bu yolda gayret sarfetmeye çağırmıştır.
Bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurur:
"Müslüman Müslümanın kardeşidir. Her kim
Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse,
Allah da ona yardım eder, (3)
Diğer bir hadisi şeriflerinde: "Mü'minler
birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve yekdiğerini korumakda bir
vücut gibidir. Vücudun herhangi bir uzvu rahatsız olursa, diğer âzaları da
bu yüzden humma ve uykusuzluğa tutulurlar." (4) buyurulmaktadır.
Aziz Mü'minler!
Hadis-i şeriflerde belirtildiğine göre
Mü'minler tek şahıs gibidir. Bir uzvu acı duyarsa o duygu her tarafta
duyulur. Eğer elimize diken battığında bunun acısını duymuyorsak elimiz
ciddi bir şekilde hasta demektir.
Dünyanın birçok yerinde "Müslümanım"
diyenler kan ağlıyor. Bunların acısını duyabiliyor muyuz? Nerede olursa
olsun acı çeken Mü'min kardeşlerimizi gördükçe bir Müslüman olarak bu bize
üzüntü vermiyorsa vücut felce uğramış demektir. Böyle bir Müslümanlığın hiç
kimseye faydası yoktur.
"Müslüman, "bana ne" diyemez. Bana
dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyen, nefsini putlaştırmıştır. Sen yaşa
herkes ölsün, sen şen ve esen kal. Herkes yansın yıkılsın. Kur'ân-ı Kerim'de
"bütün mü'minler kardeştir" desin, sen ahlâksız kardeşine yaptığın yardımın
binde birini Mü'min kardeşine yapma." (5) Bu olur mu? Olmaz!
Müslüman böyle olmaz..
"Mü'minler birbirlerine kenetlenmiş
cüzlerden meydana gelen bir beden gibidirler" buyuran Cenâb-ı Peygamber,
hayatı boyunca İslâm potasında erimiş, bütünleşmiş, kendi ifadeleriyle "bünyan-ı
marsus-kenetlenmiş yapı" hâlinde bir toplum inşâsına gayret ediyor. Bu
toplumu anlatmak için mübarek parmaklarını birbirine geçiriyor, kenetliyor.
"İşte böyle olun" dercesine. (6)
Muhterem Mü'minler !
Hutbemi bir hadis-i şerif meâliyle
bitiriyorum:
"Nefsimi Kudret elinde tutan Allah'a yemin
ederim ki iman etmedikçe Cennete giremezsiniz, ve birbirinizi sevmedikçe de
kâmil mü'min olamazsınız." (7)
----------------------------
(1) Hucurat, 10
(2) Kur'an-ı Kerim Meâl ve Tefsiri, C.Yıldırım s:517
(3) Sahihi buhari
Tecrit Terc. c:7 s:360 H:1087
(4) Sahihi Buhari
c:12, s:I28 |