Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa BULMACA SÖZLÜĞÜ -Sorulara göre- K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...) - Sayfa 4

K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...) - Sayfa 4

e-Posta Yazdır PDF
Makale İçeriği
K (Kara tavuk... -Kütük ve tomrukları...)
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Tüm Sayfalar
Kitap,defter,dosya yeniden açıldığında,aranan yerin kolayca bulunabilmesi için sayfa aralarına konan gereç.:AYRAÇ

Kitap,dergi,gazete vs. basıp dağıtma.:YAYIM

Kitle iletişim araçlarında izlenme durumu,değerlendirme,takdir.:RATİNG

Kitre de denilen ve geven adlı bitkiden çıkarılan bir tür zamk.:KESTERE

Klarnetin atası olan eski bir müzik aleti.:ŞALÜMO

Klasik Güney Hindistan müziğinde kullanılan iki yüzlü davul.:MIRDANGA

Klasik Japon şiirinin nazım şekillerinden biri.:RENGA

Klasik mantıkta tutarsız olmadıkça reddedilemeyecek kadar açık ifade. Mantıki biçimi nedeniyle her daim doğru olan bir ifade.:TOTOLOJİ

Klasik sanatı izleyen,1600-1750 yılları arasındaki resim ve mimarlık üslubu.:BAROK

Klasik şiirde bir kısa bir uzun iki heceden oluşan ayak.:İAMBOS

Klasik Türk Müziğinde bir birleşik makam.:BUSELİKAŞİRAN

Klasik Türk Müziğinde bir birleşik makam.:HİSARBUSELİK

Klasik Türk müziğinde bir makam.:NEVABUSELİK

Klasik Türk Müziğinde bir usul. :KATAKOFTİ

Klasik Türk Müziğinde en eski birleşik makamlardan biri.:BESTENİGAR

Klasik Türk müziğinde sözlü yapıt türü.:KAR

Klasik Türk Müziğinde üç zamanlı ve üç vuruşlu basit usul.:SEMAİ

Klasik Türk Müziğinde ve özellikle tekke müziğinde yer alan,kaval biçiminde,yanık sesli,kamıştan bir üflemeli çalgı.Uzunlukları ve çıkardığı seslere göre şah, Mansur, bolahenk,mabeyn,girift,nısfiye,müstahzen,kız neyi gibi adlar alır.:NEY(NAY)

Klasik Türk Müziğinde,saz semaisi ve oyun havası gibi çalgı yapıtlarında her haneden sonra çalınan nakarat bölümü.:TESLİM

Klasik Türk müziğinde,usullerin uzun süreli bazı vuruşlarının,ritim çalgılarında daha kısa süreli vuruşlara bölünerek çalınması.:VELVELE

Klasik Türk müziğindeki sözlü türlerden biri.:VARSAĞI

Klasik Türk Müziğinin en büyük bestecilerinden biri.:ITRİ

Klasör.:SIRALAÇ

Klavsene benzer,tuşlu bir çalgı.:EPİNET

Klavsene benzer,tuşlu bir çalgı.Küçük boyutlu ve genellikle kuyruklu bir klavsen.:EPİNET

Klavsene verilen bir ad.:ÇEMBALO

Klavyeli çalgılar için bestelenen bir müzik formu.:TOKATA

Klavyeli çalgıları çalma biçimi.:TUŞE

Klavyeli ve telli bir çalgı.:KLAVSEN

Klimanın iç ve dış iki ayrı üniteden geldiğini anlatan sözcük.:SPLİT

Klişe.:BASMAKALIP

Klitoris.:BIZIR

Klor’un simgesi.:CL

Klorofilsiz ve çiçeksiz ilkel bitkiler sınıfı.:MANTARLAR

Klozetin yanında yerleştirilen ve cinsel organın temizlenmesinde kullanılan fıskiyeli tekne. Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.:BİDE

Kobalt oksitle mavi renk verilmiş özel cam.:SMALT

Kobalt’ın simgesi.:CO

Kobar da denilen bir balık.:ÇULARA

Koca arayan kız.:KOCASAK

Kocabaş. İspinoza benzer bir kuş.:FLURCUN

Kocaeli ilinde,kayak merkezi olan bir dağ.:KARTEPE

Kocaeli yöresine özgü,kıymayla yapılan bir tür köfte.:HANİBANA

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde,tabiat parkı kapsamına alınan bir kanyon.:BALLIKAYALAR

Kocaeli’nin Karadeniz kıyısındaki turistik bir yöre ve liman.:KERPE

Kocanın karısına verdiği ad.:KÖROĞLU

Kocası olmayan kadın.:BİKE

Kocası ölen kadının kayınbiraderiyle evlenmesini öngören gelenek ya da yasa.:LEVİRAT

Kocası tarafından bırakılmış veya boşanmış olan kadın.:METRUKE

Kocasının ölümünden sonra 1251 de tahta geçen,Çağatay ulusunun dördüncü hükümdarı.:ERGENE HATUN

Kocasının ölümünden sonra Kirman’da hüküm süren Kutluğhanlar devletinin başına geçen Türk kadın hükümdar ve şair.:LALEHATUN

Koç takımyıldızı ve burcunun eski adı.:HAMEL

Koç yumurtası derisi,ceviz kabuğu ve at kuyruğu kılıyla yapılan,ses çıkarıcı bir oyuncak.:CIRLAVUK

Kofanadan küçük lüfer balığına verilen ad.:SIRTIKARA

Kokmuş,çürümeye yüz tutmuş hayvan ölüsü.:LEVİN

Koku ve duman çıkarmadan,büyük bir ısı vererek yanan bir tür taşkömürü.:ANTRASİT

Kokulandırılmış.:AROMATİK

Kokulu ağaç parçalarının yakıldığı tütsü kabı. Altın, gümüş, bakır, pirinç, porselen ve seramikten yapılmıştır.:BUHURDAN

Kokulu şeyler sürünmek.:İTLA

Kokulu ve esanslı yağı halk hekimliğinde kullanılan otsu bir bitki.:TEFARİK

Kokusu hardala benzeyen zehirli bir savaş gazı.:İPERİT

Kokuşma,bozulma,dağılma.Yürürlükten kalkma.:İNFİSAH

Kokuşma,pis kokma.:TAAFFÜN

Kol gezen silahlı kuvvet,devriye.:GEZGE

Kol gibi bükülmüş yaprakları tepsiye dizerek yapılan bir tür tatlı.:OTURTMA

Kol gücünü geliştirmek için kullanılan gürgenden jimnastik aracı. Spor yapmak için tornada çekilmiş kısa ve bir ucu kalın sopa.:LOBUT

Kol koyacak yeri olmayan,arkalıksız,üstüne minder yastık konulan kerevet, divan.:SEDİR

Kol ve bacaklardan birinin yada bir kaçının aşırı derecede gelişip ucubeleşmesi.:MAKROMELİ

Kolay işlenen,yüksek değerli,paslanmaz element.:ALTIN

Kolay taşınabilen,katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen,seyyar.:PORTATİF

Kolayca bükülen ve ateşe dayanan liflerden oluşmuş,bir tür ak asbest.:AMYANT

Kolayca etkilenen,her şeye çabuk kapılan.:KAPILGAN

Kolayca geçit vermeyen,aşılması çok güç doğal engel.:PEKENT

Kolayca kandırılabilen.:AVANAK

Kolayca sıvılaşabilen gaz halindeki hidrokarbon.:PROPAN

Kolaylık.:SÜHULET

Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü.:LİKİDİTE

Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı.:PRATİK

Kolaylıklar.:TESHİLAT

Koleksiyon.:DERLEM

Kolera hastalığına yol açan mikrop.:ELTOR

Kolları geriye sarkık cepken biçiminde,beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir çeşit ceket.:KOPARAN

Kolları yakadan inen palto.:RAGLAN

Kolları yırtmaçlı ve uzun,gömlek üzerine giyilen,önü açık,kaytan veya düğmelerle tutturulan bir tür kısa,yakasız üst giysisi.:CEPKEN

Kolların kirlenmesini önlemek üzere bilekten dirseğe kadar kola geçirilen ve kumaştan dikilen kolluk.:KOLÇAK

Kollarının,göğüs ve sırtının bir bölümü açık kadın giysisi.:DEKOLTE

Kolombiya’nın başkenti.:BOGOTA

Kolombiya’nın plakası.:CO

Kolombiyum’un simgesi.:CB

Koltuk ve sandalye gibi eşyaların dikiş ve çivilerini gizlemekte kullanılan şerit.:FİTİL

Kolu çevrilerek çalınan,sandık biçiminde bir tür org.:LATERNA

Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü.:ARIŞ

Kolunu yada paçalarını sıvamak,eteğini toplamak.:ÇEMREMEK

Kolyoz balığının küçüğü.:KOLORİDYE

Kolza bitkisine verilen bir başka ad.:RAPİSA

Komedi ve operetlerde saf genç kız tipi.:ENJENU

Komedi.:MUDHİKE

Komedilerde hafifmeşrep genç kadın veya şen,şakrak,iğneleyici tavırlı hizmetçi rollerine çıkan kadın oyuncu.:SUBRET

Komisyon,komite.:ENCÜMEN

Komisyoncu.:SİMSAR

Komodorlara özgü, çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak.:GİDON

Kompozisyon. Yazmanlık,katiplik.:KİTABET

Konak hizmetçisi.Osmanlı saray ve konaklarında mutfaktan selamlığa yemek taşımak ve sokak işlerine bakmakla görevli uşak.:AYVAZ

Konak yeri.:MENZİL

Konaklama yeri.:DİNE

Konaklayanların yeme içme gereksinimlerini kendilerinin karşılayabilmesi için odalarında her türlü gerecin bulunduğu otel.:APARTOTEL

Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan,bağcıklı yada yan tarafı lastikli ayakkabı.:POTİN(FOTİN)

Koncu dize kadar veya dizden yukarıya çıkan deri ayakkabı.:ÇİZME

Konferans,konser veya tiyatro gösterilerinin yapılabileceği gibi düzenlenmiş büyük salon. Etkinlik merkezi,dinleme salonu.:ODİTORYUM

Konforlu, lüks hayat, parlayan, parlatıcı.:LEYAN

Konfüçyüs’ün ,hak bilirlik anlamına gelen yedi temel ilkesinden biri.:Yİ

Konfüçyüsçülükte doğru davranış yada doğruluk anlamına gelen kavram.:Lİ

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin başkenti.:KİNŞASA

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin eski adı.:ZAİRE

Kongo Demokratik Cumhuriyetinde etkin bir yanardağ.:NYİRAGONGO

Kongo Demokratik Cumhuriyetinde yaşayan,dünyanın en kısa boylu halkı.:MBUTİLER

Kongo halklarının inandıkları yeteneklilik gücü.:ELİMA

Kongo’da bir ırmak.:NİARİ

Kongo’da konuşulan bir Bantu dili.:LİNGALA

Kongo’da yetişen bir ağaçtan elde edilen ve şano yağı da denilen yağ.:BOLEKO

Kongre.:KURULTAY

Koni .:MAHRUT

Koni biçiminde tepe.:DİKMEN

Koni biçiminde,uzun ve kenarları kıvrık başlık. Sivri tepeli külah.:KALENSÖVE

Konik.:MAHRUTİ

Konken gibi iskambil oyunlarında istenilen kartın yerine kullanılan kart.:JOKER

Konma,konulma.:VAZ

Konsantre. :DERİŞİK

Konsensüs.Düşünce birliği içinde olma. Bir grup,topluluk ya da toplumun üyeleri arasında,temel toplumsal değerler üzerindeki anlaşma.:OYDAŞMA

Konser ya da gösteri düzenleyicileriyle görüşerek bir oyuncunun, şarkıcının ya da müzikhol sanatçısının anlaşma ya da sözleşme yapmasını sağlayan, buna karşılık da kazanç üzerinden bir yüzde alan kimse.:EMPREZARYO

Konserve zehirlenmesi.:BOTULİZM

Konu, husus. Bölüm.:BAP

Konu.:MEVZU

Konuk,misafir.:MİHMAN

Konulmuş.:VAZEDİLMİŞ

Konusu bir öncekinin devamı olan , birkaç uzun filmden meydana gelmiş sinema yapıtı.:SERİYAL

Konusu çiçek,meyve gibi şeyler yada cansız varlıklar olan resim.:NATÜRMORT

Konusu daha çok aşk olan kısa şiir.:MADRİGAL

Konusu dansla anlatılan müzikli sahne gösterisi.:BALE

Konusu insanı incelemek olan bilim dalı.:ANTROPOLOJİ

Konusu ne olursa olsun söylediği her nutku Kartaca yok edilmelidir diye bitirmesiyle ünlü Romalı komutan ve devlet adamı ve yazar.:CATO

Konusu ve türü komik olan opera.:OPERABUF

Konusunu efsanelerden veya tarihi olaylardan alan,acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro eseri,ağlatı.:TRAJEDİ

Konuşma bozukluğu.:AFEMİ

Konuşma bozukluklarının tanı ve tedavisiyle ilgili tıp dalı.:LALOPATOLOJİ

Konuşma sorunu olmadığı halde kulağı duymadığı için konuşamayan kimse.:CALAY

Konuşma ya da okuma sırasında bir hece ya da sözcüğün diğerlerinden daha baskılı söylenmesi.:VURGU

Konuşma,görüşme,söyleşi.:MUSAHABE

Konuşmalı ve şarkılı bölümlerin bir arada bulunduğu oyun.:OPERAKOMİK

Konuşmayı güçlendirmek için aralara sıkıştırılan ve karşılıksız kalacağı bilinen soru. Tumturaklı konuşma.:AYTA

Konuşmayı ve tartışmayı bir araç değil,bir amaç sayan felsefe yöntemi.:ERİSTİK

Konuşulan asıl konu.:SADET

Konuşulan dil,lisan.:ZEBAN

Konuşurken gereksiz yere tekrarlanan söz.:PERSENK

Konut kapılarında menteşe ve kilidin takıldığı düşey konumdaki kalın parça.:SEREN

Konvektör.:ISIYAYAR

Konya ilinde bir baraj.:APA

Konya ilinde bir baraj.:MAY

Konya ilinde ünlü bir höyük.:ÇATALHÖYÜK

Konya ilinde,Hitit dönemine ait bir höyük.:SAKSAK

Konya kentinde,Anadolu Selçuklu döneminden kalma bir cami ve medrese.:İPLİKÇİ

Konya yöresinde yetişen,bir buçuk metre kadar boylanabilen,sarı çiçekli ve kokulu bir bitki.:TÜLÜŞAH

Konya yöresine özgü yemeklerden yaş ya da kuru erikten yapılan bir tür sebze yahnisi.:ZÜLBİYE

Konya yöresine özgü,yeşil erik ve kemikli etle yapılan bir yemek.:CALLA

Konya’da Osmanlı barok üslubunda bir caminin adı.:AZİZİYE

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü bir tür çörek.:YAĞLIKUŞ

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,dövülmüş buğday ve etle yapılan bir yemek.Keşkek. Haşlanmış ve dövülmüş buğday.:HERSE (HERİSE)

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,haşlanmış taze fasulyeyle yapılan bir yemek.:SIYIRTMAÇ

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,kuşbaşı et,arpacık soğanı ve nohutla yapılan bir yemek.:ZÜLBİYE

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,küçük ve yassı hamur parçaları,sarımsaklı yoğurt ve kıymayla yapılan bir yemek.:PARAPARA

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yenilen bir tür hamur işi.:ERGÖRMEZ

Konya’nın Akşehir ilçesine özgü,yağda kavrularak hazırlanan bir tür un çorbası.:HERE

Konya’nın Altınekin ilçesinin eski adı.:ZIVARIK

Konya’nın antik dönemlerdeki adı.:İKONİON

Konya’nın Beyşehir ilçesinde bir mağara.:TULUMİNİ

Konya’nın Beyşehir ilçesinde, Anadolu Selçuklu döneminden kalma ünlü saray.:KUBADABAD

Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde bir göl.:BULAK

Konya’nın Cihanbeyli ilçesinin eski adı.:İNEVİ

Konya’nın Çumra ilçesinde,birçok kuş türünü barındıran göl ve bataklık.:HOTAMIŞ

Konya’nın Derebucak ilçesinde bir mağara.:ASMACIİNİ

Konya’nın Derebucak ilçesinde bir mağara.:BALATİNİ

Konya’nın Derebucak ilçesinde bir mağara.:KÖRÜKİNİ

Konya’nın Ereğli ilçesinde,150 dolayında kuş türünü barındıran ve tabiatı koruma alanı kapsamına alınan göl.:AKGÖL

Konya’nın Hadım ilçesinde ünlü bir şelale ve mağara.:YERKÖPRÜ

Konya’nın kaplıcasıyla ünlü bir ilçesi.:ILGIN

Konya’nın Karapınar ilçesinde volkanik bir krater gölü.:MEKE

Konya’nın Kulu ilçesinde bir göl.:SAMSAM

Konya’nın Meram ilçesinde,ikinci Kapadokya olarak da adlandırılan,tüf kayalara oyulmuş antik kent.:KİLİSTRA

Konya’nın Sarayönü ilçesinde dokunan tanınmış bir halı.:LADİK

Konya’nın Selçuklu ilçesinde bir kale.:GEVELE

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara.:FERZENE

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara.:KARİNİ

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara.:SAKALTUTAN

Konya’nın Seydişehir ilçesinde bir mağara.:SUSUZ

Konya’nın Seydişehir ilçesinde Türkiye’nin en uzun mağaralarından biri.:TINAZTEPE

Konya’nın Seydişehir ilçesinde, tabiat parkı kapsamına alınan orman. :KOCAKORU

Koordinasyon.:EŞGÜDÜM

Koparma,çıkarma,sökme.:TAHLİ

Kopça, kanca.:AGRAF

Kopmuş ve kurumuş ağaç dalı.:GEREN

Kore hanedanı.:Lİ (Yİ)

Kore mutfağına özgü,Çin lahanası ve turpla yapılan bir çeşit turşu.:KİMÇİ

Kore müziğine özgü bir tür küçük zurna.:SEPİRİ

Kore müziğine özgü telli bir çalgı.:KOMUNKO

Kore’de,çayhanelerde yada zengin evlerinde şiir okumak,şarkı söylemek ve dans etmek üzere yetiştirilmiş genç kız.:KİSAENG

Kore’ye özgü,çeşitli sebzeler ve sığır etiyle yapılan bir tür pilav.:BİBİMBAP

Kore’ye özgü,pirinçten elde edilen bir cins bira.:SUK

Korent düzeni sütun başlıklarında ve Bizans oymalarında kullanılan motif. Mimarlık ve bezeme sanatlarında,sivri uçlu yapraklara sahip tipik bir Akdeniz bitkisi olan kengerden esinlenerek yapılan,stilize bir bezeme motifi.:AKANTHOS(AKANT)

Koridor.:GEÇENEK

Korkak.:CEBİN

Korkak.:ÖDLEK

Korkma.:TAHAŞİ

Korkmadan atılmak.:CÜRET

Korku salma,yıldırma,terör.:TEDHİŞ

Korku ve saygı uyandıran görünüş.:HEYBET

Korku,korkma.:HİRAS

Korku.:HAVE

Korkudan yapacağı işten vazgeçmek,geri dönmek.:TIRSMAK

Korkulu yerler veya işler.:MEHALİK

Korkulukların üzerine,elin kayması için yerleştirilen ve boydan boya devam eden profilli ahşap,maden veya plastik kısım.:KÜPEŞTE

Korkunç hayal.:HEYULA

Korkusuz,gözü pek,yürekli,cesur.:BIÇKIN

Korkutma,çıkışma,gözdağı verme,azarlama.:ZILGIT

Korna.Otomobillerde ya da gemilerde kullanılan sesli uyarıcı.:KLAKSON

Koroner damar hastalığında uygulanan cerrahi tedavi.:BAYPAS

Koroner damarları genişletici ilaç.:İMOLAMİN

Korsika adasının en büyük kenti.:BASTİA

Korsika’ya özgü kan davası.:VENDETTA

Korsikalıların cenaze töreni şarkısı.:LAMENTU

Koruma aracı. Refakat muhribi.:ESKORT

Koruma,esirgeme,gözetme.:SAHABET

Koruma,esirgeme,gözetme.:VİKAYE

Koruma.:SİYANET

Korumak için diş üzerine dişçi tarafından geçirilen metal kaplama.:KURON

Korumalık.:BODYGUARD

Korunan,korunmuş,saklanmış.:MASUN

Korunma,savunma aracı.:KALKAN

Korunmak için bir yere çekilme,sığınma.:TAHASSUN

Koruyan,acıyan,merhamet eden.:RAHİM

Koruyan,esirgeyen.:HAMİ

Koruyan,müdafaa eden.:MUHAMİ

Koruyuculuk.:VESAYET

Kostarika’da bir yarımada.:OSA

Kostümlerde kullanılan küçük püsküllü süsler.:FLOŞ

Koşarken bir yandaki iki bacağını aynı anda atan binek hayvanlarının biniciyi sarsmayan koşma biçimi.:RAHVAN

Koşma,semai ve destanlarıyla tanınan 19. Yüzyıl halk şairi.:ERBABİ

Koşu yarışlarında, rekor kırılabilmesi için önde koşarak tempoyu artıran atlete verilen ad.:TAVŞAN

Koşu,atlama,ağırlık kaldırma ve atma gibi tek başına yapılabilen vücut çalışmaları.:ATLETİZM

Koşucu devekuşu da denilen,kanatları küt olduğu için uçamayan,Avustralya’da yaşayan kuş.:EMU

Koşucu veya yüzücünün koştuğu,yüzdüğü yarış şeridi.:KULVAR

Koşula bağlı,koşullu.:MEŞRUT

Koşut, paralel. :ARASIL

Kot kumaşı.:DENİM

Kovan içindeki delik ve çatlak yerleri kapatmak,petekleri sabitlemek için arıların kullandığı reçineli ve zamklı madde.:AHILGAN

Kovboy filmi.:WESTERN

Kovma.:TARD

Kovulmuş.:MERDUT

Kovuşturma.:TAKİBAT

Koy,körfez. :HALİÇ

Koygun. :ACIKLI

Koymak.:VAZETMEK

Koyu gri renk.:VAPURDUMANI

Koyu gri veya sarımsı kahverengi.:BARUDİ

Koyu karanlık.:ZİFİR

Koyu kül rengi.:KURŞUNİ

Koyu renkli,sert,bir çeşit yanardağ kütlesi.:BAZALT

Koyu sarı veya açık kestane rengi. :KUMRAL

Koyuluk,tav.:KIVAM

Koyun keçi gibi hayvanların boynuna takılan çıngırak.:CERES

Koyun sütünden yapılan,genellikle tekerlek biçiminde,sarımtırak,yağlı bir peynir.:KAŞAR

Koyun ve keçi sütünden yapılan salamuraya yatırılarak olgunlaştırılan yumuşak Yunan peyniri.:FETA

Koyun veya keçi postu. Yünlü koyun derisi.:PÖSTEKİ

Koyun ya da keçi sürüsü. Küçükbaş hayvan.:DAVAR

Koyun yada keçi yavruladığı zaman çobana verilen bahşiş.:GENİŞKE

Koyun yada kuzu kaburgası içine pirinç doldurularak yapılan bir yemek.:SURA

Koyun yatağı,ağıl.:GELEMBE

Koyun, keçi , deve pisliği veya buna benzer insan dışkısı.:KIĞ (KIĞI)

Koyun,keçi gibi süt veren hayvanların barındırıldığı,süt ve süt ürünlerinin elde edildiği yer. Peynir,yoğurt ve tereyağı üretimi amacı ile yapılan ahır hayvancılığı.:MANDIRA

Koyun,keçi türünden küçükbaş hayvan.:RES

Koyun,keçi ya da inek sütünden yapılan sert bir İtalyan peyniri.:ROMANO

Koyun,köpek,at vs hayvanların veya insanların derisinde asalak olarak yaşayan,bulaşıcı hastalıklara neden olan böceklerin genel adı,sakırga.:KENE

Koyun,kuzu ve keçilerin tanınması için vücutlarının belli bir yerine,yün kırpılarak vurulan işaret.:ALIK

Koyun.:AĞNAM

Koyunlarda çiçek hastalığı.:ÇALIK

Koyunlarda görülen ,vücutta kara renkli kabarcıklara sebep olan bir tür hastalık.:KARAMUK

Koyunlarda görülen bulaşıcı bir hastalık.:MAVİDİL

Koyunlarda ve danalarda görülen tehlikeli bir hastalık.:DELİBAŞ

Koyunların başlarındaki kabarık yün.:KEPEZ

Koyunların kuzulama dönemine yakın sürü sahiplerini dolaşarak yiyecek ve bahşiş toplayan çoban.:SAYA

Koyunun bilimsel adı.:OVİS

Koyunun kol-kürek bölümünden elde edilen silindir biçimli et.:ROSTO

Koyunun üstündeki tüy.:YÜRE

Koz.:CEVİZ

Koza gibi yumaklanmış şey.:BÜRÜMCEK

Koza.:KORUNCAK

Kozalaklardan,boyu 40 m kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı. Dağ servisi, dikenli ardıç.:SEDİR

Kozalaklılardan ve bazı ağaçlardan ya da kendi kendine ya da ağacın çizilmesiyle akan,yağlı boya,yağlı vernik üretiminde ve inceltilmesinde kullanılan,ince,renksiz,kokulu reçine.:TEREBENTİN(TEREMENTİ)

Kozalaklıların genellikle dibi yuvarlak,tepesi koni biçiminde ve odunsu dokulu meyvesi. Olmamış,kuru,ham meyve.:KOZALAK

Kozmetikte,hekimlikte kullanılan saydam ve pelte kıvamında madde.:JEL

Kozmoloji.:EVRENBİLİM

Kök sapı baharat olarak kullanılan,güzel çiçekli,aromalı bir bitki türü.:HAVLICAN

Kök sökmekte kullanılan bir tür büyük balta.:TOPUR

Kök, asıl, cevher. Değişenlerin özünde değişmeden kaldığı varsayılan idealist kavram.:TÖZ

Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme organı.Ağaçlarda çiçek ve meyveyi dala bağlayan ince bölüm.:TAL

Kök,temel,asıl.:ÜS

Kök.:CEZR

Kökenbilim. Sözcüklerin hem biçimsel hem anlamsal tarihini ele alan dilbilim dalı.:ETİMOLOJİ

Kökeni 1930’lu yılların Amerika’sına dayanan bir caz müzik türü. Hem ritmin sürükleyiciliğini hem de belirli bir üslubu anlatan terim.Geniş bir caz orkestrası,solo pasajlara yapılan gösterişli vurgu ve4/4 temposu başlıca özelliklerdir.:SWİNG

Kökeni belirsiz,özel göstergelerden oluşan eski yazılar için kullanılan sözcük.:RÜNİK

Kökeni ilk çağa dayanmakla birlikte özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Batı’da dinsel düşünceyi etkilemiş olan mistik eğilimli dini felsefe.:TEOSOFİ

Kökeni Orta Asya’ya kadar uzanan,en eski,serbest biçimdeki Türk güreşi.:KARAKUCAK

Kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan bir bitki.:ÇÖPLEME

Köklerinin kısaltılması, dal ve sürgünlerinin bağlanması ve biçimlendirilmesi suretiyle saksıda yetiştirilen bodur ağaç.:BONSAİ

Kökten dincilik.:FUNDAMENTALİZM

Kökten sürme uzun ve dar yapraklı,beyaz yada pembe çiçekli bir bitki.:OTZAMBAK

Kökü eski Türk töresinde olan ve Anadolu’da 13. asırda yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçilerden oluşan kurum. Anadolu Selçukluları döneminde Anadolu’da ortaya çıkan esnaf örgütü.:AHİLİK

Kökü yukarıda dalları aşağıda olduğuna inanılan cennet ağacı.:TUBA

Kökünden kopup rüzgarın önünde top gibi yuvarlanan kurumuş çalı ya da otlara verilen ad.:DÖNGELE

Kökünün görünüşüne dayalı boş inançlarla ünlü otsu bitki.:ADAMOTU

Köle,kölemen.:MEMLÜK

Köle. Çocuk.:VELİD

Köle.:GULAM

Köleliğin kaldırılması.:ABOLİSYON

Köleye yada cariyeye özgürlüğünü geri verme.:ITIK

Kömür kalem. Kömür kalemle yapılmış resim. Resim çizmekte kullanılan,taflan çubuklarından yapılan kalem.:FÜZEN

Kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen,tuğla biçimli yapı malzemesi.:BRİKET

Kömürleştirilecek ağaç veya pişirilecek tuğlalarla dolu olan ve dışı çamur ile sıvanan kümbet.:TORAK

Köpeğin arka ayakları üzerinde ayağa kalkması.:SALTA

Köpek dişleri iyi gelişmiş,kasları çevik ve kuvvetli evcil veya yabani,küçük memeli hayvan.:KEDİ

Köpek korkusu.:KİNOFOBİ

Köpek üzümü,tilki üzümü de denilen,patlıcangillerden,ormanlarda yetişen,çiçekleri beyaz,meyvesi parlak ve siyah,zehirli bir bitki.: İTÜZÜMÜ

Köpek ve ineklere yedirilmek üzere un ve kepekle hazırlanan hayvanın iştahını açmak için verilen az miktardaki yiyecek.:YAL

Köpek.:KELP

Köpekbalığı korkusu.:SELAHOFOBİ

Köpekbalıklarından,sırtında büyük dikenleri olan,kuma gömülü olarak yaşayan bir balık.:VATOZ

Köpekgillerden, ,soluk kahverengi,karnı beyaz tüylü,kısa kulaklı,postundan kürk yapılan memeli bir hayvan. Küçük bir tilki türü.:KARSAK

Köpeklerde yaş.:MELES

Köpeklerin boynuna takılan tasma,boyunduruk.:HALTA

Köpeklerin boynuna takılan ve üzerinde çiviler bulunan demir tasma.:MERE

Köpeklerin boynuna takılan,dikenli demir halka.:TOHT

Köpekten aşırı korkmak.:SİNOFOBİ

Köprülerde ilk yerleştirilen ve köprüyü oluşturan bölüm.:TABLİYE

Köpük kıvamında tuzlu yada tatlı yiyecek.:MUS

Kör bağırsağın ince bir parmağa benzeyen son bölümü.:APANDİS

Körelme.:DUMUR

Körelme.Bir organın beslenemeyerek körelmesi.:DUMUR

Körler için geliştirilmiş evrensel yazı sistemi olan ve bir matris üstüne yerleştirilmiş 1-6 kabartma noktadan oluşan 63 karakteri kapsayan alfabe.:BRAİLLE

Köroğlu’nun gerçek adı.:RUŞENALİ

Körpe sürgünleri sebze olarak kullanılan bir bitki. Uzun saplı,ince ve küçük yapraklı bir süs bitkisi.:KUŞKONMAZ

Körpe yaprakları sebze olarak yenen otsu bir yabanıl bitki.:YEMLİK

Köstebek.:AKUR

Köstebek.:SOKUR

Köşe,bucak.:KÜNC

Köşe,kenar,uç.:İBİK

Köşe.:ZAVİYE

Köşegen.:DİYAGONAL

Köşk,küçük saray.:KASIR (KASRI)(KASR)

Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları,yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı.:DİYETETİK

Kötü bir durumdan kurtuluş,felah.:ONUM

Kötü bir işteki yardımcılar. Yardakçılar.:AVENE

Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım.:POT

Kötü huylu,soysuz,alçak.:HABİS

Kötü iktidarların egemen olduğu toplum düzeni.:KAKOKRASİ

Kötü işlerde aynı amaçla ve birlikte hareket eden kimse,omuzdaş.:HEMPA

Kötü işlerde birine yardım eden kimse.:YARDAKÇI

Kötü kalpli.:BEDHAH

Kötü, çirkin,alçakça,utanç verici.:ŞENİ

Kötü,bozuk.:FASİT

Kötü,çirkin.:BET

Kötü,fena ,güçlü,çetin.:YAVUZ

Kötü,olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kimse,olay,olgu veya yer.:KUMKUMA

Kötü,sevimsiz.:MADARA

Kötü.:FENA

Kötüleme, yergi.:ZEM

Kötülük,alçaklık.:HABASET

Kötülük.:ŞER

Kötülükçülük.:ŞERİRLİK

Kötümser,karamsar.:BEDBİN

Kötümser,karamsar.:PESİMİST

Kötünün iyisi.:EHVENİŞER

Kötüye kullanma.:SUİSTİMAL

Köy evi yada köy görünüşü veren,kutsal.:RÜSTİK

Köy evi.:DAM

Köy evlerinde giriş yeri. Köylerde oda kapısı yanında ayakkabı çıkartılan yer.:GEDEMEÇ

Köy evlerinde ocağın bulunduğu,yemek pişirilen yer.:AŞANA

Köy evlerinin odalarındaki duvara bitişik peyke,sedir.:DARABA

Köy evlerinin tavanlarında iki direk arasında bırakılan boşluk.:ABARA

Köy ihtiyar heyetinin başı.:KOCABAŞI

Köy işlerinin görülmesi için,ihtiyar heyetinin kararıyla köylülerden toplanan para.:SALMA

Köy köy dolaşarak ufak tefek eşyalar satan gezgin esnaf. Tuhafiyeci.:ÇERÇİ

Köy odalarında misafirlerin elbise ve paltolarını asmaları için iki direk arasına yatay uzatılmış ağaç.:ATANAK

Köy oyunlarını yöneten kimseye verilen ad.:AYNAZ

Köy yada mahalle ihtiyar heyetindeki kişi.:AKSAKAL

Köydeki işlerin elbirliğiyle bitirilmesi.:İMECE

Köyden büyük,ilçeden küçük,henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş ve belediye ile yönetilen yerleşim birimi,kasaba.:BELDE

Köylerde insanların bir araya toplanıp kebap yapıp eğlenmesi.Uzun kış gecelerinde dost,ahbap,komşu ve akrabaların birlikte yedikleri akşam yemeğine ve o gece yapılan eğlenceye verilen ad.:FERFENE

Köz üzerinde bütün olarak kızartılmış tavuk.:GERMEÇ

Közde veya ızgarada pişirilen kemiksiz et.:KÜLBASTI

Közlenmiş patlıcan, tahin ve limonla yapılan bir meze.:BABAGANNUŞ(BABAGANNOŞ)

Közlenmiş patlıcan,sarımsaklı yoğurt ve kıymayla yapılan bir çeşit yemek.:ALİNAZİK

Közlenmiş patlıcanla yapılan bir meze.:MÜTEBBEL

Közlenmiş patlıcanla yapılan bir tür yemek.:HÜNKAR BEĞENDİ

Kral karısı. Kadın hükümdar.:MELİKE

Kral sarayı.:BAZİLİKA

Kral Siegfried’in ve Worms halkının başından geçenleri konu edinen Alman Efsanesi. En ünlü iki Alman destanından biri.:NİBELUNGEN

Kral sofralarında kullanılan ve yiyeceklerin zehirli olup olmadığını anlamaya yarayan kap.:NEF

Kral vekili. Tahtta hükümdar olmadığı zaman devleti yöneten kimse.:NAİP

Kralların,din adamlarının,komutanların ellerinde tuttukları maddi ve manevi güç ve egemenlik sembolü demir veya ağaç değnek.:ASA

Kralların,din adamlarının,komutanların ellerinde tuttukları maddi ve manevi güç ve egemenlik sembolü demir veya ağaç sopa.:ASA

Kramp.:KASINÇ

Kredi kalitesinin veya borçlanma araçları üzerindeki risk derecesinin belirlenmesi operasyonu.:RATİNG

Kredi kartı işleme makineleri için kullanılan kısaltma.:POS

Kredi kartlı alışverişlerde ödemenin daha sonra denetlenmesi için verilen fiş.:SLİP

Kredi mektubu.:AKREDİTİF

Kripton elementinin simgesi.:KR

Kristof Kolomb’un Amerika seferi sırasında yönettiği üç gemiden biri.:NİNA

Krom’un simgesi.:CR

Ksenephon’un ünlü kitabı.:ONBİNLERİN DÖNÜŞÜ

Ksenon.:XE

Kuantum fiziği esaslı atom modelini ortaya atan Danimarkalı fizikçi.:NİELSBOHR

Kuantum teorisini ortaya çıkaran Alman fizikçi.:MAXPLANCK

Kubbenin tepesi.:KÜNGÜRE

Kucaktaki tombul çocuk.:APALAK

Kudas.:LİTURYA

Kudret helvası.:MANNA

Kudret sahibi,Tanrı.:CEBBAR

Kudüs’te,İslam’ın bazı kutsal emanetlerinin saklandığı mescit ve ziyaret yeri.:KUBBETÜSSAHRA

Kudüs’ün simgesel adı.:ARİEL

Kukla filmin ve çizgi filmin en büyük ustalarından biri olan Çek sinemacı.:JİRİTRNKA

Kul,köle.:BENDE

Kul,köle.:ÇAKER

Kulağa asılan uzun küpe.:ASIRGA

Kulağı duymayan. Sağır.:KER

Kulağı tırmalayan seslerin art arda sıralanması ya da yinelenmesi.:KAKOFONİ

Kulak iltihabı.:OTİT

Kulak kiri.:BUŞON(SERUMEN)

Kulak yıkama aleti.:ENEMA

Kulak.:GUŞ

Kulaklı orman baykuşu.:ÜĞÜ

Kullanıcı ismi veya parola ile girilebilen bir siteye,giriş işlemine verilen ad.:LOGİN

Kullanılacağı zaman hazırlanan losyon.:LUK

Kullanılamaz durumdaki askeri malzemeyi belirtmekte kullanılan kısaltma.:HEK

Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek yada topluluktaki insanların kullandığı özel dil yada sözcük dağarcığı. Mecazen serserilerin,külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim. Kaba ve küfürlü söz yada deyim.:ARGO

Kullanılmaması gerekli durum.:KONTRENDİKASYON

Kullanılması önlenmiş,el konulmuş.:BLOKE

Kullanılmış eski eşyaların alım-satım pazarı.:BİTPAZARI

Kullanılmış,yeni olmayan,eski.:MÜSTAMEL

Kullanım.:İSTİMAL

Kullanıma hazır duruma getirilmiş,hazırlanmış.:MÜSTAHZAR

Kullanmaya ve harcamaya uygun bulunan ve taşınması kolay olan eşya.:AYNİYAT

Kullar,köleler.:BENDEGAN

Kulplu,ağzı dar,dibi yuvarlak , kapaklı,bakırdan yapılmış su kabı,güğüm.İçine pekmez,sıvı yağ,aşure,bal konduğu gibi su bakracı olarak da kullanılmıştır.:DEBBE

Kulplu,geniş gövdeli,dar boğazlı,emzikli veya emziksiz olabilen pişmiş topraktan su kabı.:TESTİ

Kum büyüklüğünde taneciklerden oluşan tortul kayaçların genel adı.:ARENİT

Kum falcısı.:REMMAL

Kum fırtınalarını engellemekte yararlanılan bir tür çalı.:EBUCEHİL

Kum saati.:FOLE

Kum yığını.Kumluk yer.Kumsal,plaj.:KUMLA

Kum, çakıl ya da mıcırla yapılan ve buldozerle sıkıştırılan henüz asfaltlanmamış düz duruma getirilmiş,sağlamlaştırılmış yol.:STABİLİZE

Kum,çakıl,çimento ve su gibi maddelerin karışımıyla elde edilen yapı malzemesi.:BETON

Kum,taş,kömür gibi maddeleri yüklemekte kullanılan bir tür makine.:LODER

Kumanda kolu,oyun çubuğu.:JOYSTİCK

Kumandan.:SALAR

Kumar oynatanın oynayanlardan, kazançtan aldığı para, pay.:MANO

Kumar oyununu yöneten,kumar ebesi.:KRUPİYE

Kumarda ortaya sürülen para.:MİZA

Kumaş biçen,prova yapan,parçaları patrona göre ayarlayan,iş dağıtımını yapan usta.:MAKASTAR

Kumaş kenarına makineyle yapılan sık sürfile dikişi.:OVERLOK

Kumaş üzerine küçük delikler açılarak yapılan işleme.:CİĞERDELDİ

Kumaş üzerine yapılan bir tür işleme .:ABAŞİRİ

Kumaş veya deriden yapılan,genellikle belden kemerli,üstünde cepleri bulunan ,gömlek veya hırka üzerine giyilen kısa,hafif giysi.Kalçaların üst kısmına oturan spor ceket.:MONT

Kumaş ya da kağıt kesmeye yarayan araç.:MAKAS

Kumaş ya da kağıt üzerinde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, dalgır, meneviş.:HARE

Kumaş yada ince deriden,çoğunlukla düz topuklu,ayağı bütünüyle saran ayakkabı.:ŞOSON

Kumaş yüzeyinde,üretim sırasında oluşan düğüm.:NOPE

Kumaş,kağıt vs de bir bölümün öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım. Süs için yapılmış giysi kıvrımı. Bukle,kıvrım. Kumaşta süs kıvrımı:PLİ(PİLE)

Kumaş,kağıt,deri gibi şeylerin üzerine basılmış motif,şekil ya da süs.:DESEN

Kumaşı ölçüye göre kesme işi.:BİÇKİ

Kumaşın veya derinin cilalanması,perdahlanması. Derinin parlatılması.:APRE

Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez.:TELA

Kumaşlarda benek.:PUAN

Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.:AKERDEON

Kumaşları güvelerden korumakta ve tıpta kullanılan özel kokulu katı bir hidrokarbon. Maden kömürü katranının kuru kuruya damıtılmasından elde edilen antiseptik bir hidrokarbon.:NAFTALİN

Kumaştaki deliği örerek kapatmak.:GÖZEMEK

Kumtaşı.Kum boyutundaki köşeli tanelerden ve ince çakıldan oluşan tortul kayaç.:GRE

Kundak çocuklarının avucunda biriken kir.:UYKULUK

Kundak çocuklarının başlarında oluşan kepek tabakası.:KONAK

Kundak çocuklarının beline zıbının üzerinden sarılan geniş sargı.:FASKA

Kundak,çocuk bezi.:BELEK

Kunduracıların delik açmakta kullandıkları çelik tığ. Katı bir şeyi dikerken iğne geçirecek yeri delmek için kullanılan,çelikten yapılmış,sivri uçlu ve ağaç saplı araç,tığ.:BİZ

Kunduracıların,ayakkabıya yarık açmakta kullandıkları araç.:HARAMAKİ

Kunduz kürkü.:KASTOR

Kungfuya benzer Çin kökenli bir dövüş sporu.:VUŞU

Kupes balığına verilen bir başka ad.:LOPA

Kurak ve çorak yerlerde yetişen,çok yıllık bir bitki.:DİŞOTU

Kurak ve yarı kurak bölgelerin kısa boylu ot örtüsü.:BOZKIR

Kurak ve yarı kurak bölgelerin kısa boylu ot örtüsü.Ağaçsız bölge.Step.:BOZKIR

Kuraklığa dayanıklı,ekmeklik bir buğday cinsi.:BAYRAKTAR

Kural dışı.:İSTİSNAİ

Kural olarak benimsenmiş,yerleşmiş ilke veya kanuna uygun durum.Düzgü.:NORM

Kural ve usullere uygun olarak,yasalara uyarak.:NİZAMEN

Kurala uymayan sözcük ya da söz.:GAŞAT

Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.:AKADEMİCİ

Kuram ya da tasarım durumundaki bir düşünceyi uygulama alanına geçirme.:KILGI

Kuram,nazariye.:TEORİ

Kuran ayetlerinin içsel anlamlarına göre yorumlamayı öneren tasavvufi tefsir okulu.:EŞARİLİK

Kuran surelerini oluşturan cümlelerin her biri.:AYET

Kuran ve hadislerin açık anlamlarından başka hiçbir yorum kabul etmeyen,kıyasa yer vermeyen Sünni mezhep.:ZAHİRİYE

Kuran’da adı geçen sekiz cennetten dördüncüsünün adı.:NAİM

Kuran’da bir sure. :MAUN

Kuran’da bir sure. :NEML

Kuran’da bir sure. :NUR

Kuran’da bir sure.:TAHA

Kuran’ın 103. suresi.:ASR

Kuran’ın 96. Suresi.:ALAK

Kuran’ın bölünmüş olduğu 114 bölümden her biri.:SURE

Kuran’ın harflerinden bir takım anlam ve yargılar çıkaran bir mezhep.:HURUFİLİK

Kuran’ın ilk suresi.:FATİHA

Kuran’ın sonradan inen bir ayetinin,önce inmiş bir ayetteki yargıyı değiştirip ortadan kaldırması.:NESİH

Kuranda bir sure.:ABESE

Kuranda bir sure.:MAİDE

Kuranda bir sure.:RAD

Kuranda bir sure.:SEBE

Kurandaki ayetlerden,peygamberin sözlerinden çıkartılan,dini temellere dayanan Müslümanlık kanunları,İslam hukuku.:ŞERİAT

Kurandan seçilmiş ve her zaman okunan dualar.:EVRAT

Kuranı ayetlerinin Batıni (içsel) anlamlarına göre yorumlamayı öneren tasavvufi tefsir okulu.:İŞARİYE

Kuranı düzgün , usulünce ve yüksek sesle okumak.:TİLAVET

Kuranı ezberlemiş kişi.:HAFIZ

Kuranı Kerim,Kelamı Kadim. Halife Osman döneminde çıkartılan el yazması Kuran örnekleri.:MUSHAF

Kuranı kerim.:KELAMIKADİM

Kuranı Kerimin Peygamberimize ilk gönderilen suresinin ilk hecesi.:OKU

Kuranı usulüne göre ve güzel okuyan.:KARRA

Kuranı usulüne uygun olarak okuyan hafız.:KURRA

Kuranı yorumlayan kimse.:MÜFESSİR

Kurbağadan aşırı derecede korkma.:RANİDAFOBİ

Kurbağaların bilimsel adı.:ANURA

Kurban ayı olarak da bilinen,kameri takvimin on ikinci ayı.:ZİLHİCCE

Kurçatovyum’un simgesi.:KU

Kurdela balığının eş anlamlısı.:FLANDRA

Kurmay.:ERKANIHARP

Kurnaz, tecrübeli.:ANAÇ

Kurnaz,hırçın,fesat kadın,cadı.:AZI

Kurnaz.:HİN

Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan şimşirden yapılmış ucu sivri bir çeşit takoz.:BAT

Kurşun plakalı akülerde pozitif ve negatif plakaların birbirine değmesini önleyen yalıtım maddesi.:SEPARATÖR

Kurşun renginde olan.:RASASİ

Kurşun.:RASAS

Kurşuni renkte iri bir kertenkele.:BOZUMCA

Kurşunkalem ve kimi araç parçalarının yapımında kullanılan bir çeşit doğal karbon. Elmas gibi karbon elemanının bir şekli.:GRAFİT

Kurşunlu kristal olarak da bilinen,ağır ve dayanıklı bir cam.:FLİNT

Kurşunun simgesi.:PB

Kurt.:BÖRÜ

Kurtarıcı,kurtaran.:MÜNCİ


Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2014 12:24