BULMACA SÖZLÜĞÜ         A B C Ç D E F G H I İ J K L M N

  Düzenleyen :

  Sabahattin ÖZTÜRK

        O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z        [Ana Sayfa]

Abadan yapılmış terlik.:PANTUFLA

Abani de denilen bir tür beyaz kumaş. : AĞABANİ                         

Abartı. : MÜBALAĞA                                                                

Abartılı gurur,kuşku,güvensizlik,bencillikle belli olan bir ruh hastalığı.:PARANOYA

ABD Başkanı Eisenhower’in takma adı. :   İKE

ABD Başkanları Washington,Jefferson,Lincoln ve Roosevelt’in dev büstlerinin oyulduğu dağ.:RUSHMORE

ABD haber alma örgütünün simgesi. : CİA

ABD halkından olan kimse. : YANKİ

ABD’de    yaygın    olan  ve    çağdaş  uygarlığa  karşı   oluşlarıyla  tanınan  bir  tarikatın  üyelerine  verilen  ad. : EMİSH

ABD’de   oldukça yaygın olan ve “Birleşme Kilisesi” adıyla tanınan tarikatın kurucusu olan Koreli din adamı. : MOON

ABD’de   yaygın  olan  ve  birden  çok  kadınla  evlenmeyi  gerekli  gören  bir  dinin  mensuplarına verilen ad. : MORMONLAR

ABD’de ilk atom bombası denemesinin yapıldığı kent. : LOSALAMOS

ABD’de Latin kökenli göçmen işçilere verilen ad. : LATİNO

ABD’de yayımlanan dünyanın en ünlü mizah dergilerinden biri. : MAD

ABD’de,Batı Afrika’da ve dünyanın benzer başka ülkelerinde zaman zaman beliren,dönercesine yükselen dar çerçeveli hava hareketi.:TROMB

ABD’de,değişmeyen bir oyuncu kadrosu ve kalıp olaylara dayalı sürekli bir öyküsü olan,eylemden çok diyalogun önemsendiği ve gerçek yaşamdan daha ağır bir tempoda gelişen radyo ve televizyon dizilerine verilen ad.:SOAPOPERA

ABD’de,New Mexico’nun kuzeybatı kesiminde,Arizona’da ve Utah’ın güneydoğu kesiminde yaşayan ve sayıları 100 bin dolayında olan Kızılderili topluluğu.:NAVAHOLAR

ABD’li bir rock müzik grubu. : REM

ABD’nin güney batısı ile Meksika’nın kuzeyinde doğal olarak yetişen ve yağı,sabun,şampuan ve saç kremi gibi çeşitli kozmetik ürünlerinde kullanılan sert dallı bitki.:JOJOBA

ABD’nin güneydoğu eyaletlerinde yaşayan ve Osmanlı denizcilerinin torunları olduklarına inanılan bir halk.:MELUNCANLAR

ABD’ye bağımlı devletlerden Guam’ın başkenti.:AGANE

Abdest alırken eli ıslatıp başa,meste sargı veya yaraya sürme,sıvazlama.:MESH

Abdülhak Hamit Tarhan’ın manzum trajedisi. :  NESTEREN 

Abecenin bir yada bir çok harfini kullanmamaya özen gösterilerek yazılan yazı.(Halk edebiyatındaki lebdeğmez denen şiir türü bunun en güzel örneklerinden biridir.).:LİPOGRAM

Abla.:CİCE

Aborda sırasında meydana gelebilecek çarpmaların etkisini azaltmak için gemi ile yanaşılan mevki yada iki gemi arasına konulan halat,ağaç,lastik vs.:USTURMAÇA

Acele,tez anlamında kullanılan yerel bir sözcük.:ALADI

Acem hükümdarı. :  EKASİRE

Acem pirinci ve tereyağıyla pişirilip üzerine kuzu eti yada uykuluk konarak yenen pilav.:ÇİLAV

Acem pirinciyle pişirilen etli bir pilav türü.:ÇİLAV

Acemi boğa güreşçisi.:NOVİLLERO

Acemi zeybek.:KIZAN

Acemi, bir işe yeni başlayan. : NEVNİYAZ

Acemi. : TOR

Acı ,keder,üzüntü. : ISTIRAP

Acı biber.:KAYEN

Acı çaça da denilen bir balık.:PAPALİNA

Acı çikolata :  BİTTER

Acı kahve. : MIRRA

Acı kavun. :  EŞEK HIYARI 

Acı portakal esansı ve kınakına özütü içeren soda tipi.:TONİK

Acı portakal kabuğundan yapılan bir çeşit likör . : KÜRASO

Acı pul biber. : İSOT

Acı yitimi. : ANALJEZİ             

Acı, üzüntü. : ELEM

Acıbadem ağacı. : EREZ

Acıbakla,Yahudi baklası gibi adlar da verilen ve nohuda benzer meyveleri kaynatıldıktan sonra yenen bitki.:TERMİYE

Acıbalık da denilen bir tatlı su balığı.:GÖRDEK

Acıklı olay, dram. : HAİLE 

Acıklılık. : FECAAT

Acımasız,gaddar,zalim.:DELİBALTA

Acımasız,merhametsiz,zorba.:CEBERUT

Acımasız,merhametsiz.:GADDAR

Aç gözlü.: TAMAHKAR

Açgözlülük. : TAMAH

Açı ölçer.:GONYOMETRE

Açı ölçme cetveli,iletki.:MASTARA

Açı ölçmeye ya da çizmeye yarayan araç. : İLETKİ

Açı ölçmeye yarayan dönme hareketli bir çeşit cetvel. : ALİDAT

Açık  tohumlardan  parklarda  süs  bitkisi  olarak  yetiştirilen, yurdu Güney Asya olan,palmiyeye benzer ağaç.  :   SİKALAR

Açık alanlardan ve kalabalık yerlerden aşırı derecede korkma.:AGORAFOBİ

Açık artırma ile satış.:MEZAT

Açık artırma.:MÜZAYEDE

Açık bir kitabın solda kalan sayfası,arka sayfa.:VERSO

Açık deniz,engin.:ALARGA

Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış yada kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış sığ koy yada körfez,deniz kulağı.:LAGÜN

Açık duran baş parmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık.: SERE

Açık eflatun renk.: KIZILŞAP

Açık elin iç yüzüyle vurulan tokat.:SİLLE

Açık havada ızgara veya kızartma yapmaya yarayan ocak.:BARBEKÜ

Açık kapı ve pencereler arasında oluşan hava cereyanı.: KURANDER                       

Açık kestane renginde olan.:KONUR

Açık mavi hareli ela göz.:ÇAKIR

Açık mavi, kırmızı ve beyaz,sıkı ve tatlı küçük elma. : ABİ

Açık mor renk.:EFLATUN

Açık pokere verilen bir başka ad.:DUGUDUK

Açık saman renginde bir tür ipek kumaş.:SADAKOR

Açık sarı renk. : BALKÖPÜĞÜ

Açık sarı renkli at.:CERDE

Açık toprak rengi. : BOZ

Açık turuncu renk.:KAZAYAĞI

Açık ve yüksek sesle.:CEHREN

Açık yeşil renk. : FİLİZİ

Açık yeşil renkli,mayhoş ve kokulu bir elma cinsi.:RENET

Açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş. :   YEŞİM 

Açık, ortada.  :   AYAN

Açık,aşikar.:CELİ

Açıkça,apaçık,açıktan açığa.:SARAHATEN

Açıkgöz, kurnaz, hin.: EKE

Açıkgöz,akıllı,çalışkan anlamında yerel sözcük.:ZİREK

Açıkgöz.:CİNGÖZ

Açıklığı örtmek için kapı ya da dolap kapaklarının kenarlarına çakılan çıta. : BİNİ

Açıklık,bellilik.:BEDAHET

Açıktaki bir duvarı hava koşullarından korumak için üstüne konan örtü öğesi.:HARPUŞTA

Açıktan geç,yaklaşma anlamında bir denizcilik ünlemi.:ALARGA

Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk: ÇENET

Açılma,açıklık.:KÜŞAYİŞ

Açılmış bir deliği işlemek,genişletmek ve temizlemek için kullanılan kesici çelik kalem.:RASBA

Açımlama,yorumlama.:ŞERH

Açma, açılış.  :   KÜŞAT

Ad kavmi hükümdarı Şeddad tarafından cennete benzetilerek yaptırılan efsanevi bahçe. İREM

Ad verilmiş,adı olan.:MÜSEMMA

Ad veya numara çekilerek oynanan şans oyunlarının genel adı.: LOTARYA

Ad,unvan,etiket.:TİTR

Ada.:CEZİRE

Adaçayı. : MERYEMİYE

Adak. : NEZİR

Adalet. :TÜRE

Adana ilinde ünlü bir antik kent. : ANAZARBA

Adana ilinde ünlü bir höyük.:MİSİS

Adana ovasında kıyı gölü. : AKYATAN

Adana ve Mersin yöresinde güğümle doldurularak sokaklarda satılan ve böbreğe iyi geldiğine inanılan meyankökü şurubu.:AŞLAMA

Adana ve Mersin yöresine özgü,nişasta ve gül suyuyla yapılan bir tatlı.:BİCİ

Adana yöresinde yetiştirilen ve yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki.:MÜHLİYE

Adana yöresine özgü kıyma,soğan ve domatesle hazırlanan bir yemek.:BANDURİ

Adana yöresine özgü,cevizli bir hamur tatlısı.:KARAKUŞ

Adana’da bir baraj.:ÇATALAN

Adana’nın Kozan ilçesinde,MÖ 3. yüzyıla tarihlenen ünlü kale.:KARASİS

Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde antik bir kent. : ŞAR

Adana’nın Yumurtalık ilçesinin eski adı.:AYAS

Adana’nın Yüreğir ilçesine bağlı bir belde. : GEÇİTLİ

Adanmış ülke yada İsrail ülkesinin eski adı.:KENAN

Adbilimin dağ adlarını inceleyen dalı.:ORONİMİ

Adcılık.:NOMİNALİZM

Adem ile Havva’nın üçüncü oğlu. : ŞİT

Adet kanaması.:MENSTRÜASYON

Adet yokluğu. : AMENORE

Adı hemen akla gelmeyen ufak ve değersiz şeyler için kullanılan sözcük.:ZAMAZİNGO

Adı kötüye çıkmış kimse.:BEDNAM

Adım aralığı.  :  FULE

Adım.:HATVE

Adın durum eklerinden biri. : DE

Adını Ankara’nın bir ilçesinden alan ve kaliteli bir şarap veren siyah üzüm cinsi.:KALECİKKARASI

Adını anma,sözünü etme.:ZİKİR

Adını bir Amerika ülkesine vermiş olan ağaç cinsi.:BREZİL

Adını bir siyasetçiden Fransız faşizmi. : PUJADİZM

Adını bugünkü Bogota yakınlarında yaşamış bir yerli kabilesinin efsanevi yöneticisinden alan masalsı altın ülkesi.: ELDORADO

Adını Çek yazar Karel Çapek’in bir tiyatro yapıtından alan ve belirli bir işi kendi kendine yapabilen otomatik aygıt.:ROBOT

Adını İbni Rüşd’den alan ve insan aklıyla Tanrı aynı şeydir,ruh ölümlüdür gibi düşünceleri savunan görüş.:AVERROİZM

Adıyaman ilinde, Kommagene krallığının beş önemli kentinden biri. : PERRE

Adıyaman ilinde,Roma döneminden kalma ünlü köprü: CENDERE

Adıyaman yöresine özgü,kuşbaşı et ve bulgurla yapılan bir yemek.:TAPLAMA

Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde bir göl.:AZAPLI

Adil hükümdar.:DAVER

Adriya denizinde kullanılan,büyük ve çok hafif gondol.:PEOTA

Af ve merhamet sahibi,yargılayıcı.:GAFFAR

Afgan halklarından biri. :   PEŞTUN 

Afganistan ve Pakistan kadınlarının yüzlerini örtmek için kullandıkları bir tür peçe:  BURKA 

Afganistan’ın para birimi. : AFGANİ

Afrika kabilelerinde krala verilen ad.: KABAKA

Afrika kokarcası da denilen bir kürk hayvanı. :   ZORİLLA 

Afrika kökenli bir Amerikan müziği.:CAZ

Afrika kökenli bir dans. : BAMBULA

Afrika kökenli öldürücü bir virüs.:EBOLA

Afrika misk kedisi. :   KALEMİS

Afrika müziğine özgü,özellikle Angola’da kullanılan, ağaçtan yapılma ve silindir biçiminde bir el davulu. : NGOMA

Afrika ülkelerinde yaşayan Müslümanların kurban bayramına verdikleri ad.:TABASKİ

Afrika ve Amerika’da yetişen,iri gövdeli ve uzun yapraklı bir palmiye.:RAFYA

Afrika ve Asya’nın kurak bölgelerinde yaşayan bir antilop. : GERBİL

Afrika ve Asya’nın sıcak bölgelerinde yaşayan çok zehirli bir yılan türü. : KOBRA

Afrika ve Hindistan’ın tatlı sularında yaşayan, eti lezzetli bir balık. : LATES

Afrika zencilerinin çalı çırpıdan yaptıkları çardak gibi barınak. : APATAM 

Afrika zencilerinin kullandığı,pişmiş topraktan koni biçiminde yapılmış bir müzik aracı.:BANYA

Afrika’da bir ırmak. : OTİ

Afrika’da bir oyun türü. :  AVELE

Afrika’da bir ülke. : BENİN-ERİTRE-GANA-LESOTHO

Afrika’da çitle çevrili ir hayvan barınağı ile çevresindeki evlerden oluşan yerleşme biçimi.:KRAAL

Afrika’da gruplar halinde yaşayan ve firavun faresi de denilen , boyu 30 cm kadar olan memeli bir hayvan.:KUYRUKSÜREN

Afrika’da ve Arabistan’da yaşayan bir maymun cinsi. : BABUİN

Afrika’da yaşayan bir antilop türü. : ORİBİ :UREBİ: KOB

Afrika’da yaşayan bir leylek türü.:MARABU

Afrika’da yaşayan bir yaban kedisi.:İMPAKA

Afrika’da yaşayan cüce şempanze türü.:BONOBO

Afrika’da yaşayan en iri antiloplardan biri. : ELAND

Afrika’da yaşayan iki antilop türünün ortak adı. :  GNU.:KUDU

Afrika’da yaşayan İnek antilobu. :  KAAMA

Afrika’da yaşayan iri bir antilop: BEİSA

Afrika’da yaşayan parıltılı, mavi ve yeşil tüylü bir kuş. : ALAYCIKUŞ

Afrika’da yaşayan ve “Alurlar” da denilen halk. : LURİLER

Afrika’da yaşayan ve çok hızlı koşabilen  bir antilop. :  İMPALA

Afrika’da yaşayan, narin ve küçük bedenli bir antilop. : BEİRA

Afrika’da yaşayan,çok uzun boyunlu bir antilop.:GERENUK

Afrika’da yetişen ve odunu doğramacılıkta kullanılan büyük bir ağaç: İROKO : MAKORE

Afrika’da yetişen ve odunu marangozlukta kullanılan bir ağaç.: AKO.:LİMBA.:NAGA

Afrika’da yetişen ve udunu marangozlukta kullanılan büyük bir ağaç. : OBEŞE

Afrika’da yetişen,kerestesi parlak,öz odunu mor,dış odunu pembe renkli mobilyacılıkta kullanılan bir ağaç. :OKUME

Afrika’dan  zenciler tarafından getirildiği sanılan ağır bir Küba dansı. :  HABANERA

Afrika’nın     en     yüksek       dağı     Kilimanjaro’nun      yerli     dillerde    özgürlük     anlamına    gelen   adı.  :   UHURU 

Afrika’nın hızlı koşular için yetiştirilmiş evcil hecin devesi. :  MEHARİ 

Afrika’nın orta kesimlerindeki bataklık ve longozlarda yaşayan bir antilop türü.:SİTATUNGA

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yaşayan  iri bir leylek cinsi. : TANTAL

Afrika’nın tropikal bölgelerinde yetişen çok geniş ve yüksek gövdeli ağaç.:BAOBAP

Afrika’ya özgü , toprağa  açılmış  deliklere  taşları  yerleştirmeye  ya da  almaya  dayanan   bir  oyun.: AVALE

Afrika’ya özgü bir yaban kedisi. : SERVAL

Afrika’ya özgü,ağaç gövdelerinden yapılan bir tür ksilofon. : AMADİNDA

Afrika’ya özgü,bir dizi bambu dilden oluşan vurmalı bir çalgı.:LİKEMBE

Afrika’ya özgü,bir dizi metal yada bambu dilden oluşan çalgı.:MBİRA

Afrika’ya özgü,testiye benzer vurmalı bir çalgı.:UDU

Afyon ilinde bir kaplıca.:ÖMERLİ

Afyon ilinde,Kızıl Kilise olarak da bilinen bir kaplıca.:HEYBELİ

Afyon yöresinde kadınlar tarafından oynanan bir halk oyunu.:FADİK

Afyon’un    Emirdağ    ilçesinde  ,  Toros  sediri  bölgesi  olan ve “tabiatı koruma alanı” kapsamına alınan yöre. DANDİNDERE

Afyon’un Çay ilçesinde bir göl. : KARAMIK

Afyon’un Dinar ilçesindeki antik kent. : APAMEİA

Afyon’un İhsaniye ilçesinde,Friglerden kalma yüzlerce kaya mezarının bulunduğu yöre.:AYAZİN

Afyon’un Sandıklı ilçesinde bir kaplıca.:HÜDAİ

Afyon’un Sultandağı ilçesine bağlı, kiraz ve vişne üretimiyle tanınmış bir belde. : DEREÇİNE

Afyondan çıkarılan,öksürüğü kesmek için hekimlikte kullanılan bir madde.  :   KODEİN

Afyondan elde edilen bir alkoloit. : NARSEİN

Afyondan elde edilen ve hekimlikte kullanılan bir alkoloit. :   PAPAVERİN 

Afyonkarahisar ilinde bir göl.:EBER

Afyonkarahisar ilinde bir kaplıca.:GAZLIGÖL:ÖMERLİ

Afyonkarahisar ilindeki bir dağın adı.:AHIR

Afyonkarahisar yöresine özgü bir halk oyunu.:FADİK

Agaragar.:JELOZ

:  APIŞLIK

Ağ yatak.:HAMAK

Ağabey sözcüğünün konuşmada aldığı biçim. : ABİ

Ağabeyinin ölümü üzerine Saltuklular Beyliğinin başına geçen ve özellikle Erzincan’ın Tercan ilçesindeki kümbeti,köprüsü ve kervansarayıyla tanınan kadın hükümdar.:MAMAHATUN

Ağacı koyu kahverengiye yada siyaha boyamada kullanılan beyaz ve billursu toz.:PARAMİN

Ağacın kimyasal yöntemle boyanmasında,ilk boya gereci olarak kullanılan renksiz ve billursu cisim.:PİREKATEŞİN

Ağacın reçinesini çıkarmada,boyanmış eski mobilyaları temizlemede kullanılan beyaz toz.:POTAŞE

Ağaç bilimi. : DENDROLOJİ 

Ağaç cilası.:LAK

Ağaç çemberler  üzerine örülmüş  torba biçiminde balık ağı. :  VİNTER

Ağaç dallarından yapılmış gölgelik.:ÇARDAK

Ağaç dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç gemilerin omurgalarında kullanılan kesik koni biçiminde ağaç çivi.:KAVELA

Ağaç gövdeleriyle yapılmış ve çevresinde kazılı çukuru bulunan korunmaya elverişli,kale biçiminde ev.:KORUGAN

Ağaç gövdesinin enine kesiti üzerinde görülen yıllık halkaların incelenmesine dayanan yaş ölçme yöntemi.:DENDROKRONOLOJİ

Ağaç işleriyle uğraşan ve ağaçtan çeşitli eşya yapan usta.:MARANGOZ

Ağaç oyma sanatçısı.:HAKKAK

Ağaç oymaya yarar kesici araç. :İVGİ

Ağaç rendelemekte kullanılan,uzun marangoz rendesi. :   PLANYA 

Ağaç sansarı.:ZERDEVA

Ağaç testi.:BODUÇ

Ağaç ve çalıların yetiştirildiği botanik bahçesi.:ARBORETUM

Ağaç ve toprakla yapılmış,hendekle çevrilmiş küçük hisar. :PALANKA

Ağaç veya demir parçalarını birbirine bağlamakta kullanılan somunlu iri başlı vida : CIVATA 

Ağaç veya fidan dikmeye yarayan yer.:OYUM

Ağaç veya kumaştan yapılmış bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde.:STOR

Ağaç veya taştan oyulmuş büyük havan.:DİBEK

Ağaç veya topraktan yapılmış küçük testi.:BODUÇ

Ağaç yada metal eşyaya yuvarlak bir biçim vermek için kullanılan çarklı tezgah.:TORNA

Ağaç,bağ çubuğu veya sebze dikmek için açılan çukur.:EMEN

Ağaç,taş ve madenleri oyarak şekil veren usta.:NAKKAR

Ağaç,taş yada metali yontmaya yarayan çelik araç.:KESKİ

Ağaç,taş,metal bir levhanın oyularak işlenmesi ve bunun bir yüzeye basılması tekniği ve bu teknikle yapılmış olan resim.:GRAVÜR

Ağaç,taş,metal vs yontmaya yarayan bir ucu keskin çelikten yapılmış bir araç.:KESKİ

Ağaç.:ŞECER

Ağaçkakan. : TAKTAKI

Ağaçların iç kısmından elde edilen ve kağıt yapımında kullanılan madde. : KİTABİYE

Ağaçların kütük ve dallarındaki yosun. : PUS

Ağaçlı,sulu bahçe.:HADİKA

Ağaçlık yerden açılan tarla.:SÖKÜNTÜ

Ağaçlık,koru.:MESÇERE

Ağaçlıklı yol.:ALE

Ağaçsız yerlerde,kuş yakalamak için üstüne ökse yerleştirilen ağaç.:DİKSE

Ağaçta ilk olgunlaşan meyve.:ALACA

Ağaçtan ve demirden yapılan uzun ve kalın destek.:DİREK

Ağaçtan yapılmış iri çekiç.:TOKMAK

Ağaçtan yapılmış küçük su kabı. : ÇOTRA

Ağaçtan yapılmış su kabı.:ÇAMÇAK

Ağaçtan yapılmış testi.: SENEK

Ağaçtan yapılmış top.: TOMAK

Ağartmakta ve yara temizlemekte kullanılan kimyasal bir su.:JAVEL

Ağdalı,koyu kıvamlı bir maddenin özelliği,ağdalık.: VİSKOZİTE

Ağı otu.: BALDIRAN

Ağıl,davar ağılı : ARKAÇ : KOM

Ağın her suya atılışıyla bir defada yakalanan balık. :  FOROZ

Ağır akan su.:KARASU

Ağır başlı, uslu. : DÖLEK

Ağır bir kaydırağı buz üzerinde kaydırma temeline dayanan olimpik bir kış sporu.:KÖRLİNG

Ağır bir şeyi denizden çıkarmak veya denize indirmek işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi.:ALGARİNA

Ağır bir yükün yerden yükseltilmesini sağlayan alet.:KRİKO

Ağır cisimleri bir yerden başka bir yere kaydırmak ve özellikle deniz teknelerini karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç.Çekek tahtaları,felek. : FİLENK

Ağır haksızlık.:GADİR

Ağır kanlı.:MELEME

Ağır olmayan,hafif.:YEĞNİ

Ağır ritimli İspanyol dansı. : BOLERO

Ağır tempolu bir İspanyol dansı.:SARABANDA

Ağır topuz.:GÜRZ

Ağır ve genellikle ölümle sonuçlanan kanamalı ve ateşli bir hastalığa yol açan virüs. : EBOLA

Ağır,kalın,dayanıklı ve sağlam.:KUNT

Ağır,yavaş.:AHESTE

Ağırbaşlı,sözleri ve davranışları ölçülü olan kimse.:DENLİ

Ağırbaşlılık.:VAKAR

Ağırlama. :  İCLAL : İZAZ

Ağırlığı yatay doğrultuda dağıtarak duvarda düşey çatlakların oluşmasını önlemek için duvar içine boydan boya uzatılan ahşap ya da betonarme bağlama öğesi. : HATIL

Ağırlık kaldırma aracı. : ELEVATÖR

Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç.:KANTAR

Ağırlık ve uzunluk ölçüleri için kabul edilmiş yasal ölçü modeli. : ETALON

Ağıt,içli şiir.:ELEJİ.:MERSİYE

Ağız kısmı yayvan bakır kap. : ÜSKÜRE

Ağız mukozasında oluşan yüzeysel yara.:AFT

Ağız ve dil hareketlerinden yararlanarak,soluk borusuna arka arkaya küçük miktarda hava göndermek için başvurulan soluk alma.:FROG

Ağız ve diş etleri mukozasının iltihaplanması.Ağız yangısı.:STOMATİT

Ağız yangısı. : STOMATİT

Ağızdaki kokuları gidermek için çiğnenen baharlı bir madde.:SENSEN

Ağızdan ağıza söylenen parola. : PASAPAROLA

Ağızdan dolma toplarda,barutu ateşlemek üzere topların kuyruk kısımlarındaki hazne üzerine ağız otu konulması için açılmış olan delik.:FALYA

Ağızotu.:YEM

Ağların alt ve üst yakalarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL

Ağlayıcı,ağlayan.:GİRYAN

Ağrı Dağı’na 18 km. uzaklıkta, kayak merkezi olan dağın adı. : BUBİ

Ağrı Dağı’na tırmanan ilk Türk olan dağcımız. : BOZKURT ERGÜR

Ağrı Dağı’ndaki bir yayla. :  İLİ  

Ağrı Dağı’nın eski adı. :  ARARAT

Ağrı Dağı’nın Farsça adı. : KUHİ NUH

Ağrı dağındaki yaylalardan biri.:ELİ

Ağrı ili yöresine özgü bir kalk oyunu.:HENNE

Ağrı ilinin eski adı.:KARAKÖSE

Ağrı kesici olarak kullanılan bir ilaç. : ASPİRİN

Ağrı ve sızıdan kıvranmak.:KAPINMAK

Ağrı,sancı.:BALKI

Ağrı.: VECA

Ağrı’nın bir ilçesi. : TUTAK

Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesine özgü bir tür köfte. :ABDİGÖR

Ağrılı ve kirpikleri dökülmüş göz.:ÇİPİL

Ağustos ayının ilk haftasına denk gelen yazın en sıcak günlerine verilen ad.:EYYAMIBAHUR

Ağustos böceği.: ORAK BÖCEĞİ

Ağzı çember biçiminde telden yapılma torbaya benzer büyük gözlü ağ. : APOŞİ

Ağzı geniş tek kulplu su kabı. : KANATA

Ağzı geniş, yayvan ve büyükçe su kabı. : BADYA

Ağzı sıkı,sır saklayan. : KETUM

Ağzı yayvan toprak kap.:DAĞAR

Ağzı yayvan,dibi dar toprak kap.:DAĞAR

Ağzın alabileceği büyüklükte yiyecek parçası, lokma. : TIKIM

Ağzın içinde oluşan pamukçuk. : AFT

Ağzına kadar dolu.:LEBALEP

Ahali,sakinler.:SEKENE

Ahbaplık, arkadaşlık, alışkanlık.: ÜNSİYET

Ahır. : ISTABL

Ahırlarda gübreyi dışarı atmak yada ahıra saman almak için kullanılan kapaklı yada kapaksız delik,pencere.:TEMEK

Ahırlarda iki hayvan yeri arasına bölmelik diye konulan kalın sırık. :ARALTI

Ahi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. :   ŞED 

Ahi, aka, dost. : CÖMERT

Ahize,alıcı,reseptör. : ALMAÇ

Ahkam-ı sitte” adı verilen altı tür yazının (MUHAKKAK, REYHANİ, SÜLÜS, NESİH, TEVKİ, RİKA) ortaya çıkmasından önce kullanılan Arap yazısının genel adı. : KUFİ

Ahlak dışıcılık.:AMORALİZM

Ahlak, karakter,huy. : SİRET

Ahlak.:AKTÖRE

Ahlakı araç değil amaç sayan doktrin,ahlakçılık doktrini.:MORALİZM

Ahlaklı.: NEZİH

Ahlaksız kimse,melun.:KAYARTO

Ahmak,alık,sersem.:SEME

Ahmaklık. : HAMAKAT

Ahmet Raşit Öğütçü. :   ORHAN KEMAL 

Ahmet Rıfat’ın kurduğu,insanın bütün nefis baskılarından,geçici eğilimlerinden arınmasını amaçlayan bir Sünni sistemi.: RUFAİLİK

Ahşabın üzerindeki ufak pürüzleri yontarak giderip dümdüz bir hale getirmek için kullanılan kazıma aleti.:SİSTİRE

Ahşap bıçkıcısı.:ERREKEŞ

Ahşap gemilerde sintine sularının akması için döşeklere açılmış deliklerden her biri.:LEV

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzüne yerleştirmek için açılan keskin,sivri köşeli yuva. : AŞOZ

Ahşap ve çubuklarla yapılan ve pencerelere takılan siper.:KAFES

Ahşap ya da taşların birbirine bağlanmasında kullanılan iki ucu dirsekli kenet. : KLAMO

Ahşap yapıların dış kaplamalarında kullanılan çıralı tahta. : ÇİĞDENE

Ahşap,mermer yada taş levhaları kafes biçiminde oyarak bezeme.:AJUR

Ahşap,metal yada taş üzerine mühür,yazı yada motifler oyarak,boşlukların renkli taş,fildişi yada bir başka metalle kakma tekniğiyle doldurulmasıyla yapılan süsleme.:HATEMKARİ

Ahşap,mukavva yada deri üstüne uygulanabilen bir tür boyama tekniği ve bu teknikle süslenen eşyaya verilen genel ad.:EDİRNEKARİ

Ahşapta rastlanılan yuvarlak,koyuca renkte sert bölüm.(Budak,dalın gövde içindeki başlangıç bölümüdür).:BUDAK

Ahu, gazal. : CEYLAN

Ahududu soslu şeftalili,krem şantili dondurma.:PEŞMELBA

Ahududu, ağaç çileği. Çilek likörü. : FRANBUAZ  

Ahududu. : AĞAÇ ÇİLEĞİ  

Aids testi.  :  ELİZA

Aids virüsü.:HİV

Aile halkı. : HORANTA

Ailesine bakan./Yoksul: AİL

Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler.:BAKAYA

Ajanda.:ANDAÇ

Ak karınca, divik gibi adlar da verilen bir böcek. TERMİT

Akaç. :  DREN

Akaçlama.:DRENAJ

Akaju. : MAUN

Akanyıldız. : AĞAN : ŞAHAP

Akarsu krosu. Sal yarışı. :   RAFTİNG 

Akarsu yatağı., mecra. : AKAK

Akarsuları inceleyen bilim dalı.:POTAMOLOJİ

Akarsuların taşıyıp yığdıkları balçık,kil vs çok ince taneli şeylerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın,alüvyon.:LIĞ

Akbaba.:KERKES

Akciğer ve bronş hastalıklarını inceleyen tıp dalı.:PNÖMOLOJİ

Akciğer zarı iltihabı,zatülcenp: SATLICAN

Akciğer zarı iltihabı.:PNÖMONİ

Akciğer. : RİE

Akciğerleri dinlerken hekimin duyduğu patolojik ses. :   RAL 

Akdeniz  ülkelerinde  görülen, en  çok  keçi  sütü  ile  bulaşan  ateşli  bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz  yöresinde  yetişen  ve  çiçek  tomurcukları  turşu  yapımında  kullanılan  bir  bitkiye verilen ad. :  KEBERE

Akdeniz bölgesinde bir akarsu. :  ALATA : ALARA: LAMAS

Akdeniz bölgesinde bir dağ.:ADRAS.:DEDEGÖL

Akdeniz Bölgesinde yaygın bir çiçek.:BEGONVİL

Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen bir bitki. : HAVACIVA

Akdeniz bölgesinde,Boklar Dağları ile Aladağlar kütlesini birbirinden ayıran tektonik kökenli çukur alan.:ECEMİŞ

Akdeniz Bölgesinde,Cennet-Cehennem obruklarının ve Narlıkuyu mağarasının da yer aldığı platonun adı.:TAŞELİ

Akdeniz bölgesinin batı kesiminde bir akarsu.: EŞEN

Akdeniz çevresinde bol yetişen,ateşe ve öksürüğe karşı sağaltıcı bir etkisi bulunan,uyarıcı,güçlendirici,yara sağaltıcı olarak da yararlanılan bir bitki.:DALAKOTU

Akdeniz çevresinde yaşayanlarda görülen kansızlık.Cooley hastalığı. :   TALASEMİ

Akdeniz çevresinde yetişen ve dalları sepet örmekte kullanılan mavi,beyaz,yada menekşe renginde çiçekler açan bir ağaççık.:AYIT : HAYIT

Akdeniz havzasında görülen çok sıcak bir rüzgar. : SİROKO

Akdeniz kıyılarında görülen,keçi sütüyle insana geçen ateşli bir hastalık.:MALTAHUMMASI

Akdeniz ve Ege’de yaşayan lezzetli bir balık :LAHOS

Akdeniz ve Marmara’da yaşayan kırmızı renkli,eti lezzetli bir balık. : MAZAK 

Akdeniz yöresinde kendiliğinden yetişen ve dokumacılıkta kullanılan mavi-beyaz yada menekşe renginde çiçekler açan bir bitki.: ALFA

Akdeniz yöresinde yetişen ve halk hekimliğinde kullanılan kokulu bir çalı.:ZUFAOTU

Akdeniz yöresinde yetiştirilen ve lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan bir bitki.:İSKORÇİNA

Akdeniz’de bir ada. :   ASİNARA 

Akdeniz’de yaşayan beyaz etli bir balık. :  HANİ

Akdeniz’de yaşayan bir balık türü,pervane balığı.:AYBALIĞI

Akdeniz’de yaşayan eti lezzetli bir balık. : SİNAGRİT:SİNARİT

Akdeniz’de yaşayan eti lezzetli bir balık.:İSTRONGİLOS

Akdeniz’de yaşayan iri karides türü. : NİKA

Akdeniz’de yaşayan,vücudu yassı,pullu,eti beyaz ve lezzetli bir balık.: İŞKİNE:EŞKİNA

Akdeniz’in dördüncü büyük adası. : KORSİKA

Akhalar döneminde kılıç ve kalkanın asıldığı,altın yada gümüş işlemeli deri omuz kayışı.:TELAMAN

Akıcı maddeleri ya da tozları çekip emmeye yarayan aygıt. : ASPİRATÖR

Akıcı söz. :  SELİS 

Akıl  yoluyla  edinilen  bilgiyi  kutsal  kitapların  öğretisiyle  kaynaştırmaya  çalışmış,  düşünceleriyle  Spinoza  ve  Leibniz  gibi  Batılı  düşünürleri  derinden  etkilemiş  ünlü  Endülüslü  Yahudi  filozof  ve  hekim. : İBNİ MEYMUN

Akıl hastalıklarının genel adı. :   PSİKOZ 

Akıl hastalıklarının genel adı.:PSİKOZ

Akıl hastalıklarıyla ilgili hekimlik kolu.:AKLİYE

Akıl hastanesi hademesi.:GÜLLABİCİ

Akıl süzgecinden geçirmek,muhakeme.:USA VURMA

Akıl,zihin,idrak,anlak.:ENTELEKT

Akıl. :  US

Akıldışıcılık. :  İRRASYONALİZM

Akıllı,aklı başında.:HUŞYAR

Akıllı,zeki.:LEBİB

Akıllıca. : ALEMİYANE 

Akılsız,aptal.:AHNIT

Akılsız,budala,alık. : EBLEH

Akım.:DEBİ

Akın ve savaşlarda ele geçirilen her beş tutsaktan birinin hükümdarın hakkı olarak ayrılması yada devlete vergi olarak verilmesi.:PENÇİK

Akındırık. :REÇİNE

Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.:AYNA

Akıntılı hastalık.:AKARCA

Akıtaç. :   PİPET 

Akıtma.:İSALE

Akız  otu ,  mübarek   dikeni    gibi   adlar da   verilen   ve   çiçekli  dalları  halk   hekimliğinde kullanılan otsu bitki. :   ŞEVKETİ BOSTAN 

Akira Kurosava’nın bir filmi. : RAŞOMON : RAN

Akkan. : LENF

Akkor. : NARIBEYZA .

Akla gelen,içe doğan düşünce.:VARİDAT

Akla uygun. : MAKUL

Akla ve bilmeye değil de iradeye üstünlük tanıyan,ruhsal olayların ve bilgi sürecinin temelinde iradeyi gören bilim dışı öğreti.:VOLONTARİZM

Aklama, temize çıkarma. : İBRA

Aklama,temize çıkarma.:TEBRİYE

Aklı başında olmayan,baygın.:BİHUŞ

Aklı yatmış. : KAİL

Aklın egemenliğini,doğaya uygun yaşamayı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen stoacılık felsefesinin eski adı.:REVAKIYE

Akraba ve yakın arkadaşları kayırma.:NEPOTİZM

Akran,eş.:BEKTAŞ

Akran. :   TAYDAŞ 

Akrebin iğnesi.:NİŞ

Akrep takım yıldızının kuyruğunun güneyinde yer alan,küçük güney takımyıldızı,sunak.:ALTAR

Akrep takımyıldızının en parlak yıldızı.:ANTARES

Akrobat.:CAMBAZ

Aksaray     ilinde ,  Bizans dönemine ait tüf kayalara oyulmuş pek çok dinsel yapının bulunduğu ünlü mağara. : IHLARA

Aksaray ilinde bir çok kuş türünü barındıran bir sazlık.:ESMEKAYA

Aksaray ilinde, M.Ö. 3200 yılına kadar uzanan ünlü höyük. : ACEMHÖYÜK

Aksaray ilindeki Ihlara Vadisinin girişinde bulunan kaplıca.:ZİGA

Aksaray’da bir baraj. :APA : MAMASIN

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesine bağlı,Hıristiyanlık tarihi açısından önem taşıyan bir belde.:IHLARA

Aksesuar.:EKLENTİ

Aksu,ak basma,perde.:KATARAKT

Akşam ezanı ile yatsı ezanı arasındaki zaman dilimi. Akşam vakti, akşam namazı,akşam yemeği:IŞA:AŞA

Aktif. : ETKİN

Aktinyum elementinin simgesi. : AC

Aktinyumun    kendiliğinden     parçalanmasıyla     elde   edilen   ve   kütle   numarası  219 olan radon izotopu. : AKTİNON

Akustik ölçü birimi.:DESİBEL

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan antibiyotik.AZASERİN

Akut lösemilerin tedavisinde kullanılan bir antibiyotik. : AZASERİN

Akyuvar. : LÖKOSİT

Al ile kır arası bir at donu. : KULA

Alabalıkgiller familyasından,denizlerde yaşayan bir balık türü.:DENİZALASI

Alaca benekli./Cüzamlı./Çiçek bozuğu. : ABRAŞ

Alaca benekli.:ABRAŞ

Alaca,iki renkli.: YANAL

Alacak. : MATLUP

Aladağlar Ulusal parkında,doğal güzelliğiyle tanınmış şelaleler.:KAPUZBAŞI

Aladağların batı yüzünde ormanlık bir vadi.:EMLİ

Alafranga tuvalet. : KLOZET

Alageyik. : SIĞIN

Alakasız.(Mecazi). :  KELALAKA

Alamanadan küçük,üç çifte balıkçı kayığı. : MANYAT

Alan korkusu.:AGORAFOBİ

Alan PARKER tarafından sinemaya da aktarılmış ünlü müzikal. : EVİTA

Alan topu.:TENİS

Alanya ilçesinde bir çay ve mağara.:DİM

Alanya ilçesinin tanınmış bir plajı.:ULAŞ

Alaşım. : HALİTA

Alaturka fasılda,giriş taksiminden sonra çalınan,dört haneli ve dört teslimli parça.:PEŞREV

Alaturka müzikte kullanılan bir tür zilsiz tef.  :   BENDİR

Alaturka müzikte tempo.:USUL

Alavereci. :  SPEKÜLATÖR 

Alay,eğlenme. : MEZEK 

Alaybozan da denilen kısa ve hafif bir tüfek.:KARABİNA

Alaysı.  :  İRONİK

Albay.:MİRALAY

Alçak ,rezil,soysuz  kimse. : DENİ

Alçak enlemlerde esen düzenli rüzgar. : ALİZE

Alçak ve altı düz gemi.:GALİ

Alçaklık, bayağılık. : LEAMET

Alçalma,bayağılaşma.:MEZELLET

Alçalma,düşkünlük. :  ZÜL 

Alçı taşı.:JİPS

Alçı,balmumu gibi maddelerden bir şeyin kalıbını çıkartmak için yapılan işlemlerin bütünü.:MULAJ

Alçıdan  kabartma süsler.Süslemecilik sanatında alçak kabartma tekniğinde, mala ile yapılan alçı süslemeye verilen ad. :  MALAKARİ

Alçıtaşı.:PUR

Aldatma,oyun,düzen.:DESİSE

Aldırış etme,önem verme.:UMUR

Alegorik hikaye. : FABL

Alet takımı.:AVADANLIK

Alev.Yalaz. : ALAZ

Aleve tutularak pişirilmiş.:FLAMBE

Alevi kuruluşlarına girenlerin törenle bellerine bağlanan kuşak. : ŞED

Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli oyun.:SEMAH

Alevi ve Bektaşilerde müritleri aydınlatmak için düzenlenen cemaatlerde dedelere yapılan yardım ya da verilen para. HAKKULLAH

Alevi-Bektaşi ozanlarının tarikatlarıyla ilgili şiirlerine verilen ad. : DEME

Alevi-Bektaşi törenlerine verilen ad Alevi semahı.:CEM

Alevin oynayarak parıldaması,parlama,parıltı.:YALABIK

Alfabetik sıralamalar için kullanılan,kenarında bütün harflerin yer aldığı not defteri,katalog.:FİHRİST

Alfred Hitchcook’un bir filmi. : İP

Alg,mantar gibi ilkel bitkilerde dişi cinslik hücresi.:OVOGON

Algı.:İDRAK

Algılanan nesnelerin temel niteliği. : UZAM

Alıcı   ve   satıcıların     fiyatları    tek    başlarına   etkileyemeyecek   kadar  çok sayıda oldukları piyasa biçimi. : ATOMİSİTE

Alıcı yönetmeni.:KAMERAMAN

Alımlı.:FRAPAN

Alın yazısı,kader,yazgı.:MUKADDERAT

Alınmasını sağlamak için ilacın içine katılan nötr madde.:SIVAĞ

Alınyazısı,kader. : FATALİTE

Alışılagelen.:BERMUTAT

Alışılmadık çağrışımlar yaratılarak,nesne ve olayların beklenmedik fantastik yada şaşırtıcı bölümleri kullanılıp gerçek dünyadaki ölçek,biçim ve ilişkilerden bilinçli olarak kaçılarak gerçekleştirilen sanatsal bir yöntem.:GROTESK

Alışılmış olan,alışkanlık haline gelen.:MENUS

Alışılmış,alışılan. :MUTAT

Alışkanlık,alışma.:ÜNS.:ÜNSİYET

Alışkanlıkla elde edilmiş beceri.: RUTİN

Alışma,kaynaşma.:ÜLFET

Alışveriş yerleri olan sahil kenti.:BENDER

Alışveriş. : AKSATA

Alışverişte aldatılma. : KAZIK

Alışverişte çok kar amacını güden kimse.:BEZİRGAN

Alışverişte satın alınan mala ödenen karşılığın,malın değerinden çok fazla olması,alışverişte hile yapma.:GABİN

Alkalik. : KALEVİ

Alkil kökü. : AMİNO

Alkol. : ETANOL

Alkolde eriyen hayvansal reçine.:GOMALAK

Alkollü içkiler.:MÜSKİRAT

Allah bize yeter anlamında bir sözcük.:HASBİNALLAH

Allah katında hayırlı olan.:HAYRULLAH

Allah seni korusun” anlamında kullanılan bir deyim. : SANEKALLAH

Allah.:HÜDA

Allah’a ortak koşma.:ŞİRK

Allah’a şükür anlamında bir söz.:ELHAMDÜLİLLAH

Allah’a ve gerçeğe sezgi,gönül ve duygu yoluyla ulaşılabileceğine inanan din ve felsefe doktrini,gizemcilik:MİSTİSİZM

Allah’ın buyruklarına uyma.:TAAT

Allahın bağışlayıcı anlamındaki sıfatı.:GAFUR

Alma yada kabul etme.:AHİZ

Almak,alıp götürmek. : APARMAK

Alman gümüşü.:MAYŞOR

Alman kadın devrimci. : ROZA LÜXEMBURG

Alman ulusunun ünlü destanı.:NİBELUNGEN

Alman,Avusturya,İngiliz,Rus ve İsveç askeri hiyerarşisinde en yüksek rütbe.:FELDMAREŞAL

Almanca evet.:JA

Almanca şarkı anlamında kullanılan sözcük :LİED

Almanya dışına sürülmüş Musevilerin 14. asırdan başlayarak kullanmış oldukları Almanca-

Almanya ve Avusturya’da kullanılmış eski gümüş para. :   TALER

Almanya ve İtalya’da resim müzelerine çoğu zaman verilen ad. :   PİNAKOTEK 

Almanya’da 1914-1918 yılları arasında etkinlikte bulunan devrimci sosyalist grup.:SPARTAKİSTLER

Almanya’da 1947’nin başlarında SS üyelerini kaçırmak amacıyla kurulan gizli örgüt.:ODESSA

Almanya’da bir sanayi bölgesi. : RUHR

Almanya’da kurulan (1947’nin başlarında SS üyelerini kaçırmak amacıyla ) gizli örgüt. : ODESSA

Almanya’da mimar Walter Gropius’un 1919’da kurduğu tasarım okulu ve bu okulda geliştirilen üslup.:BAUHAUS

Almanya’da Ren’in kolu olan bir ırmak. : LİPPE

Almanya’daki Danzing kentinin adından gelen en iyi anlamında bir sözcük.:DANİSKA

Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletinde ırmak. : LEİNE

Almanya’ya özgü,geleneksel olarak birayla birlikte içilen damıtık bir içki.:KORN

Almanya’ya özgü,tahıl tanelerinden yapılan damıtık bir içki.:KORN

Almanya’yı oluşturan eyaletlerin her birine verilen ad.:LAND

Alnın üzerine dökülen kısa kesilmiş saç.:KAKÜL

Alosa’da denilen balık.: TİRSİ

Alp dağlarının yüksek kesimlerindeki çayırlıklara verilen ad.:ALME

Alpler’de yer alan, Avrupa’nın en yüksek karayolu geçitlerinden biri. : İSERAN

Alt birimlerin her biri,bölüm.:DEPARTMAN

Alt deri.:HİPODERM

Alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş.: PELİKAN

Alt kademe. : MAİYET

Alt tarafı çan biçiminde genişleyen etekler için kullanılan sözcük. : KLOŞ

Alt üst,karmakarışık,darmadağınık,allak bullak.:HERCÜMERÇ

Alt yapı.:ENFRASTRÜKTÜR

Alt,aşağı.:ZİR

Altay panteonunda deniz tanrıçası. : AKANA   

Altay Türklerince inanılan bir cin.:ÇORABAŞ

Altay Türklerinde şarkı,türkü anlamında kullanılan sözcük.:KOJAN

Altay Türklerinde şarkı,türkü. :KOJAN

Altay Türklerinin bir destanı.:AKKÖPÜK

Alternatif akım makinelerinin büyük bölümünün temelini oluşturan magnetik alanı bulan Sırp asıllı ABD’li elektrik mühendisi ve mucit. : NİKOLA TESLA

Alternatif elektrik akımı üretmekte kullanılan elektronik aygıt. : OSİLATÖR

Altı aylığa kadar körpe yaban domuzu.:FESEK

Altı düz,küçük gezinti vapuru.:MUŞ

Altı düz,üçgen biçiminde yelkenli iki kişilik tekne. :   ŞARPİ 

Altı mukavva ile beslenmiş,üstü sırmalı işleme.: DİVAL

Altı veya sekiz çift kürekle çekilen dar,uzun bir çeşit kayık : KANCABAŞ

Altın   ve   gümüş işlemeli bir tür ipekli kumaş. İpekten sarımtırak dallı nakışlarla işlenmiş bir tür beyaz kumaş. :  DİBA

Altın alaşımı.: ORÜR

Altın kökü.  :  İPEKA

Altın renginde olan.:ALTUNİ

Altın sarısı renginde, berilden oluşan ve kuyumculukta  kullanılan bir taş. : HELYODOR

Altın sırma yada kılaptan işlenmiş çizgili ipek kumaş ve bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar. : ALTINOLUK

Altın sırmayla işlenmiş.:ZERDUZ

Altın ve gümüş eritilen kabın içine konulan çerçeve. :   İLİCE

Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş.:DİBA

Altın yaldızla bezeme yapma ve yazı yazma sanatı.:HALKARİ

Altın,gümüş,kalay ve bakır karışımından oluşan karma metal.:MOKAMEYA

Altına bez yapıştırılmış özel çizim kağıdı.:ASTRALON

Altından yapılma, altın rengi. :   ZERRİN

Altının ayarını anla