BULMACA SÖZLÜĞÜ
A B
C Ç D
E F G
H I İ
J K L
M N
|
|
Baba soyu.:NESEP Baba,şeyh,önder. : BAB Baba.:EB Babanın kız kardeşi,hala anlamında yöresel bir sözcük.:EMETİ Babanın kız kardeşi. : BİBİ Babil mitolojisinde ateş perisi.:PAZUZU Babil sürgününden sonra Yahudilerin çeşitli yabancı topraklara dağılması.:DİASPORA Babillilerin en büyük tanrısı.:MARDUK Babillilerin savaş tanrısı. : NİNURTA Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten,kumaş veya köseleden yapılmış bir tür tozluk.:GETR Bacağın diz kapağından topuğa kadar olan bölümü.:İNCİK Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı.:UYLUK Bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası.:DOLAK Bacakları sımsıkı saran bir tür pantolon.:TAYT Bacakların boydan boya yere değmesini sağlayacak biçimde ayrılmasına dayanan bale figürü.:EKAR Bacaktaki iki sinire ve bunların ağrılı hastalığına verilen ad.:SİYATİK Badem sübyesi.Bademden yapılan şerbet. : SOMATA Bademli kek. : PRALİN Badi. : ÖRDEK Bafa Gölünün bir başka adı. : ÇAMİÇİ Bağ bekçisi.:BAĞBAN Bağ budamaya yarayan eğri bıçak. : TARA (TAHRA) Bağ çubuğu,çalı çırpı.:ÇEPER Bağ dokusunda oluşan irinli yaygın iltihap.:FLEGMON Bağ kütüğü. : OMÇA Bağ ve bahçe sulamak için açılmış su yolu,ark.:KARIK Bağ ve bahçelerde ekilmek için ayrılmış toprak parçası,evlek. : MAŞALA Bağ ya da bahçe kulübesi.:ALAK Bağ yapraklarına dolanan asalak bitki. : EŞKİT Bağ,bahçe gibi yerlerin çevresine çalı,kamış,ağaç gibi şeylerden çekilen duvar.:ÇİT Bağ,bahçe ve bostanlarda sebze ve meyve dikmek için ayrılan parçalar.:MAŞALA Bağa, tosun. : KELE Bağan otu’nun zehiri. : AKONİTİN Bağdaşık.:HOMOJEN Bağdat’ın eski adı.:DARÜSSELAM Bağıntı,görelik,izafet.:RÖLATİVİTE Bağıntı.:KORELASYON Bağır,sine,göğüs.:DÖŞ Bağırış,çığlık.:SAYHA Bağırma,haykırma.:RENİN Bağırsak iltihabı.:ANTERİT Bağırsak kurdu. : ASKARYAZ Bağırsak solucanı. : ASKARİS.: ASKARİT Bağırsak.:MİA Bağırsaklar. : EMA Bağırsakları tutan karın içi zarı. : MASARİKA Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı : TÜMÜR Bağırsaktan yapılmış ameliyat ipliği.:KATGÜT Bağış yapma : İRA Bağış,vergi,ihsan.:MEVHİBE Bağışıklık bilimi.:İMMÜNOLOJİ Bağışlama.:GUFRAN Bağlamaya benzer bir Yunan çalgısı. : BUZUKİ Bağlamayı mızrap yerine parmaklarla çalmak.:ŞELPE Bağlanmış ticaret eşyası.:BALYA Bağlantı.:ANGAJMAN Bağlaşık devletler.(1.Dünya Savaşında İttifak Devletleri). : DÜVELİ MÜTTEFİKA Bağlayıcı,uyarlaç. : ADAPTÖR Bağlı kılma,kısıtlama.:TAKYİT Bağlı olan,bağlanmış.:MUKAYYET Bağlı,bağlanmış.:MERBUT Bağlılaşım. : KORELASYON Bağlılık,izafet.:RÖLATİVİTE Bağnaz. MUTAASSIP : Bağnazlık.: TAASSUP Bağsız ayakkabı.Kuzey Amerika Kızılderililerinin giydiği deriden yapılmış,tek parça ayakkabı.:MOKASEN Bahar mevsimi.:REBİ Baharat,ev ilaçları,gereçleri satan kimse yada dükkan.:AKTAR Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden yapılan şiş.:ŞAŞLIK Baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki.: KARDELEN Baharda esen bir fırtına.:TURNAGEÇİDİ Bahardan az önce,ilkin havada,sonra suda ve en sonra toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.:CEMRE Baharın ilk günü sayılan Martın yirmi birine rastlayan gün. :NEVRUZ Baharlı bir bitki. : TERE Bahçe çiti.:BARI Bahçe içinde yapılmış süslü ev,kasır. : KÖŞK Bahçe yada açık ağıl etrafındaki çit.:BARI Bahçede yapılan büyük eğlence.:GARDENPARTİ Bahçelerde yazın oturmak için yapılan kafes biçiminde kubbeli , üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. : KAMERİYE Bahçelerde çiçek dikmek için ayrılmış olan yer.:TARH Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen hep yeşil yapraklı bir çalı.:AKUBA Bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. : AKASMA Bahçelerde yetiştirilen çok kokulu karanfil ırkı.:RATAFYA Bahçıvan,bağ bekçisi.:BAĞBAN Bahreyn’in başkenti. : MANAMA Bahreyn’in para birimi.:DİNAR Bahreyn’in plaka işareti.:BRN Bakar körlük. : AMOROZ Bakara, rulet gibi bazı kumar oyunlarında kasaya karşı oynayan oyuncu. : PONT Bakımsız bırakılmış bağ yada bahçe. :KELEME Bakır kalay karışımı.: TUNÇ:BRONZ Bakır taşı. : MALAKİT Bakır,çinko,tunç yada topraktan yapılmış tek kulplu su kabı.:KİLDEN Bakır,kalay ve çinkonun karışımından oluşan,kalıpla kolayca biçim verilen bir alaşım.:BRONZ:TUNÇ Bakır,nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünümünde bir alaşım.:FAKFON Bakır’ın simgesi.:CU Bakırcı örsü. : ZAVA Bakırdan yapılma ve küre biçiminde bir tür davul. : TİMBAL Bakırdan yapılmış nefesli bir çalgı.:OFİKLEİT Bakırdan yapılmış,kulplu küçük kova.:BAKRAÇ Bakırdan,çift dilli nefesli çalgı.:SARÜSOFON Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen tarih öncesi dönemi.:KALKOLİTİK Bakışımsız.:ASİMETRİK Baki olan yer,ahiret.:DARIBEKA Bakir : ERDEN Bakire kız. : AZRA Bakla , fasulye , bezelye gibi taze sebzelerde , içinde tohumların sıralanmış bulunduğu kabuğa verilen ad. : BADIC Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek.:FAVA Baklagillerden bazı ağaçların kırmızı boya çıkarılan odunu.:BREZİL Baklagillerden bir yem bitkisi. : MÜRDÜMÜK Baklagillerden,bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki.:KATIRTIRNAĞI Baklagillerden,bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan,çok yıllık,dikenli bir çalı.:GEVEN:KEVEN Baklagillerden,çiçekleri sarı ve bazı türlerine beyaz veya menekşe renginde,yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. : MİMOZA Baklagillerden,dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki.:KÜSTÜMOTU Baklagillerden,eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan,güzel bir süs ağacı.:ERGUVAN Baklagillerden,hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki.:FİĞ Baklagillerden,odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç.:BAKAM Baklagillerden,sıcak bölgelerde yetişen,bir çok türü bulunan bir bitki.:SİNAMEKİ Baklavalık yufkanın içine dövülmüş et,soğan,maydanoz ve baharat konarak hazırlanan bir tür börek.(Antakya yöresi).:SEMİRSEK BÖREĞİ Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.:SAMSA Bakmak, beslemek, yetiştirmek. : ESERMEK Bakraç,kova.:HELKE Bakraç.:CİNGİL Bakraç.:DEBBE Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü.:BASİL Bal : ASEL Bal alırken takılan başlık. : GÖZENE Bal konulan ufak tekne.:ŞAFUL Bal koymaya yarayan tekne. : LAZA Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil. : ŞAMA Bal özelliği,bal niteliği. : ASELİYET Bal özü. : NEKTAR Bal özü.:NEKTAR Bal peteği. : DALAK Bal peteğini andıran bir tür dikiş büzgüsü.:BALGÜMECİ Bal renginde olan.:ASELİ Bal ve sirke karıştırılarak yapılan şerbet.:SİRKENCEBİN Bal, yoğurt koymaya yarayan tahta kova. : KÜLEK Balalaykaya benzeyen Türk halk çalgısı.:ÇARTA Balçık. : ALEKA Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. PETEK Balda ve bir çok meyvede bulunan bir tür şeker.Meyve şekeri.:LEVİLOZ Balede kullanılan bir dans figürü. : EKAR Balerinlerin giydiği eteklik.:TÜTÜ Balgam taşı.:ONİKS Balı alınmış petek. : KAVARA Balık adam.:DALGIÇ Balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL Balık avcılığında gırgır ve benzeri ağlarda ağırlık olarak kullanılan delikli mermer taş.:AYAKTAŞI Balık avlamak ya da yük taşımakta kullanılan büyük kayık. : ALAMANA Balık kılçığı. : ÇOPRA Balık salamurası.:LAKERDA Balık yumurtası ile yapılan meze. : TARAMA Balık.:MAHİ Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı ağ salmaları.:VOLİ Balıkçıların ateşbalığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.:ÇIRAMOZ Balıkçıların denizde sığlıkları belirtmek için kullandıkları işaretlerin her biri. : KERTERİZ Balıkçıların kullandığı ağ kepçe.:ÇOLUN Balıkçıların, balıkları çevirmek için kayıklarla denize fırdolayı ağ salmaları. : VOLİ Balıkçıların,ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara : ÇIRAMOZ Balıkçıların,tuttukları balıkları içine attıkları sepet.:ÇAVELA : ÇAVALYE Balıkesir yöresine özgü bir halk oyunu.:NİNNARE Balıkesir’de doğal güzelliğiyle ünlü bir şelale. : SÜTÜVEN Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı bir belde.:EDİNCİK Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı,etnografya müzesiyle tanınmış köy. :TAHTAKUŞLAR Balıkesir’in eski adı.:KARESİ Balıkesir’in Gönen ilçesinde bir kaplıca.:EKŞİDERE Balıkesir’in İnegöl ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. : OYLAT Balıkesir’in Sındırgı ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. : EMENDERE Balıkesir’in Sındırgı ve Bigadiç yörelerindeki dağ köylerinde geleneksel el tezgahlarında dokunan yün halılara verilen ad.:YAĞCIBEDİR Balıkesir’in Susurluk ilçesinde bir kaplıca.:KEPEKLER Balıklarda sırt yüzgeci.:YELE Balıkların iste kurutularak yapılan pastırması. : LİKORİNOZ Balıkların sürü halinde geçeceği yerlere ağlarla kurulan geniş ve sabit bir tuzak türü.:DALYAN Balıkların tuzlaması.:ANÇÜEZ (ANÇUVEZ) Balina.:FALYANOS Balinanın ağzında, üst çenede yer alan boynuzsu madde. : FANON Balkanlarda yaygın olan bir Hıristiyan mezhebi.:BOGOMİLİZM Balkanların Türkleşmesinde büyük emeği geçen ünlü Bektaşi Şeyhi.:OTMAN BABA Balla hazırlanan bir hamur tatlısı. : ZULUBYA Ballıbabagillerden,Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen,uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan bitki,duvar sedefi.:DALAKOTU Ballıbabagillerden,çiçeği bahar gibi kullanılan kokulu bir bitki.:KEKİK Ballıbabagillerden,güzel kokulu bir bitki.:YARPUZ Ballıbabagillerden,kokulu bir bitki.:KEKİK Balmumuna ya da parafine batırılmış fitil.: ŞAMA Baltabaş karagöz”, “Tahta balığı” da denilen bir Akdeniz balığı. : SARGOS Baltalama.:SABOTE Bambu saplarından yapılmış.:HEZARAN Bamya,semizotu,patates,ıspanak,kabak gibi sebzelerle yapılan zeytinyağlı bir yemek.:ÇİPOHORTA Bandırma açıklarında 1944 yılında batan Türk yolcu gemisi.:TRAK Bangladeş’in başkenti.:DAKKA Bangladeş’in para birimi. : TAKA Bankacılıkta bir hesaptan başka bir hesaba para aktarılması.:VİRMAN Bankacılıkta elde bulunan para.:EFEKTİF Bankacılıkta faizin başlangıç tarihine verilen ad. : VALÖR Bankacılıkta kullanılan,borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay.:LOT Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu değerli kağıtların geliriyle yaşayan kimse.:RANTİYE Bankada hesabı olanlara gönderilen, ödeme ya da çekme bildirir mektup. AVİ Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması.:REPO Bankalar arasında çeşitli paralar için ön mutabakat ve emaneten satışla sağlanan takas işlemi.:SWAP Bankaya yatırılan paraya uygulanacak olan faizin başlama tarihini belirten terim.:VALÖR Bantlarla süslenmiş bir tür kumaş.: ELİFİ Banyo sırasında su içinde basınçlı hava ile yapılan masaj.:HİDROJET BANYO Banyo temizlik aracı. : KESE Barbunyaya benzer bir balık.:TEKİR Barbut oynatılan yer,kahve,kumarhane.:BİTİRİM Bardağa benzeyen küçük kulplu su kabı. : MAŞRAPA Barınak : MELCE Barındırma. : İBATE Barış.:HAZAR Bartın ilinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir yayla.:ULUYAYLA Bartın iline özgü,mısır unuyla yapılan bir tür çorba.:PUMPUM Bartın ilinin Karadeniz kıyısında turistik bir kumsal. : İNKUM Bartın Küre Dağları Milli Parkı’nda, mağaralarıyla ünlü bir kanyon. : ARIT Bartın’ın Amasra ilçesinde bir mağara.:KUŞYAKASI Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül.:FÜNYE Baryum’a benzeyen,radyoaktif alkali toprak metali. : RADYUM Baryumun simgesi : BA Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.:RAKAMLAMAK Bası ölçer. : MANOMETRE Basıcı,yayıncı. : EDİTÖR Basık ve geniş. : YAYVAN Basık,yassı.:PAT Basım evinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi. : LİNOTİP Basım.:EDİSYON Basımcılık. : TABAAT Basımcılıkta harflerin büyüklük ve küçüklüklerine göre aldığı ad. : PUNTO Basımda,baskı işinde kullanılan metal,vb bir maddeden yapılmış harf,rakam veya başka işaret kalıpları.:HURUFAT Basımevlerinde dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz.:TAKATUKA Basıölçer.:MANOMETRE Basiret.Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği.: SAĞGÖRÜ Basit yapılı hayvan. :POLİP Basketbol ile hentbolun karışımı olan, 4 kız ve 4 erkek oyuncudan oluşan spor dalı. : (COFFBALL) KOFFBOL Basketbolda hatalı yürümeye verilen ad.: STEPS Basketbolda hücum çizgisinin ortasında oynayan oyuncu. Basketbolda hücum oyuncusu:PİVOT Baskı yoluyla teksir için kullanılan,girintili çıkıntılı metal veya mukavva kalıp,baskı kalıbı.:MATRİS Baskıdaki renkli ve gri değerlerin değişik tonlarda görünebilmesi için oluşturulmuş küçük noktacıklar.:TRAM Baskın. : DOMİNANT Basmakalıp söz. : KLİŞE Basra Körfezi’nde ve Kızıldeniz’de kullanılan bir çeşit yelkenli tekne. : SAMBUK : ZAMBUK Basra körfezinde çalışan eski bir deniz teknesi. : BAGALA Basra Körfezinde ve Kızıldeniz’de kullanılan bir tür tekne.:ZAMBUK Basur. : HEMOROİT Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.:BALTABAŞ Baş çevresine yerleştirilen ince şerit biçimindeki taç.:DİADEM Baş çoban: EKE Baş dönmesi. : VERTİGO Baş garson.:METRDOTEL Baş giysilerinde çene bağı. :SAKANDIRIK Baş kilise.:KATEDRAL Baş örtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. : VALA Baş örtüsü,çarşaf,atkı.:BÜRGÜ Baş örtüsü,yazma.:DOLAK Baş örtüsü,yemeni.:YAZMA Baş örtüsü,yün atkı.:LEÇEK Baş örtüsü.:EŞARP Baş parmak ve serçe parmağı uzaklığı. : KARIŞ Baş tarafı balta ağzı gibi düz olan gemi.: BALTABURUN Baş ve kanatları kartal,gövdesi aslan biçiminde mitolojik yaratık.:GRİFON Başa dert açacak karışık durum.:ÇAPANOĞLU Başa örtülen bir tür şal. : ALAVURA Başa takılan elmas yada altın iğne.:GELGEL Başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli,hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerine verilen genel ad.:YONCA Başak iğnesi de denilen bir işleme türü.:ROKOKO Başak toplama. : LİKAT Başakla karışık iri saman. : KESMİK Başarı,başarma. : MUVAFFAKİYET Başarısız. : RATE Başı değişik biçimlerde bağlamak için kullanılan verev katlanmış büyük mendil. : BANDANA Başı pullu,boyu 2 m kadar olan,zehirli ve tehlikeli bir yılan.:OKYILANI Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu.:ŞNORKEL Başı ve kıçı çok yuvarlak gulet tipinde Hollanda yelkenlisi.:GALYOT Başı yuvarlak,kıçı aynalı Karadeniz yapısı bir yelkenli. : GAGALI Başıboş bırakılmış at veya eşek.:YILKI Başıboş gezen hayvan sürüsü.:ÖREK Başıboş hayvan.:YONT Başıboş hayvanların salındığı çayırlık.:HAYMANA Başıboş,bir baltaya sap olamamış,apaş,serseri.:HAYTA Başın çevresine çember gibi dolanıp bağlanan bağ.:ÇATKI Başına bir kötülük,felaket gelmiş olan.:MUSAP Başına eklendiği sözcüğü olumsuz yapan Arapça önek.:LA Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse.:EKİNİTİ Başıyla kanat ve kuyruk uçları aynı renkte olan güvercin. : MAĞ Başka insanların davranışlarını olumlu yada olumsuz biçimde yargılamakta kullanılan ölçütler bütünü. : AHLAK Başka bir adı da Peygamber Çiçeği olarak bilinen,botanikte (Cephalaria Syriaca) olarak tanımlanan,orta Anadolu’da tarlalarda yetişen çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki.:BELEMİR Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan manzume.:NAZİRE Başka kimse, başkası. : GAYR Başka,fazla. : MAADA Başka,öteki,diğer.:ÇİR Başka.:ÖZGE Başkaları.:AĞYAR Başkalarının hakkını aramayı,korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. : AVUKAT Başkalarının sırtından geçinen kimse. : ASALAK Başkalarının sırtından geçinen,asalak,tufeyli.:EKTİ Başkalarının yazılarından bölümler,şiirlerinden dizeler alıp kendininmiş gibi gösterme.:İNTİHAL Başkalaşım. : METAMORFOZ Başkanlık. : RİYASET Başkasının adına gezerek satıcılık yapan kimse. : TABLAKAR Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren,söz tutan.:ESLEK Başkasının işine karışan.:HERZEVEKİL Başkasının yaptığı deyim ve davranışları anlamsız olarak yinelemek. : EKOLALİ Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama,yansıca.:EKOPRAKSİ Başkasının yerine kullanılabilen,yedek.:ERZATZ Başkırdistan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti. : UFA Başkomutan.: MİR Başla birlikte yüzü,ağzı kapatan örtü.:YAŞMAK Başlama,başlangıç.:BİDAYET Başlangıcı olmayan, öncesiz. : EZELİ Başlangıcı olmayan,eski,ezeli.:KADİM Başlangıç,bir şeyin çıktığı yer,köken,kaynak.:MENŞE Başlangıç,önsöz.:DİBACE Başlangıç.:İPTİDA Başlangıç.:MEBDE:MEBADİ Başlıca belirtisi kısa,çabuk,değişken güçte irade dışı hareketler olan bir hastalık.: KORA Başlıca kuvars,feldspat ve moskofcamından oluşan açık renkte bir tür magma taşı. :PEGMATİT Başlıca malzemesi deniz yosunu olan Japon yemeği.:ASAKUSANORİ Başlıca üyesi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat akımı.:ÜNANİMİZM Başlıca, temel niteliğinde olan. : ASAL Başlık. : SERPUŞ Başlık.:KAPÜŞON Başörtüler.:MAKANİ Başörtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. : VALA Başpiskopos.:ARŞEVEK Başsağlığı dileme. : TAZİYE Başta kösele olmak üzere bronz,alçı,tahta gibi çeşitli malzemeler kullanarak gerçekleştirdiği soyut anlayıştaki yapıtlarıyla tanınmış heykelcimiz.:KORAY ARİŞ Başta,kaslarda,eklemlerde ağrılar yapan,vücutta kızıl lekeler gösteren,ateşli ve salgın bir hastalık.:DANG Baştan ayağa./Baştanbaşa. : SERAPA Baştan savma,üstünkörü.:YALAPŞAP Başvurulması gereken kaynak.:REFERANS Başyapıt.:ŞAHESER Bataklık gazı. : METAN Bataklık. Küçük su birikintisi,gölcük. : AZMAK Bataklık.:AYNAZ Bataklıklarda yaşayan iri bir kuş. : BALABAN Batı Afrika da bir ırmak. : OTİ Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli fırtına.:TORNADO Batı Afrika ormanlarında,Gine ile Liberya arasında yaşayan,türleri içinde en iyi konuşan gri papağan.:JAKO Batı Afrika’da yetiştirilen ve fasulyeye benzeyen bir börülcenin yerli adı.:NİEBE Batı Akdeniz Bölgesinde yetişen bir tür meşe,mantar meşesi.:SEZÜ Batı Anadolu’da Lidya bölgesinde eskiçağ kenti. : SART Batı Anadolu’nun orta kesimindeki antik bölge.:LİDYA Batı Asya da yaşayan Türk soylu bir halk. : AZERİLER Batı Avrupa’da Ortaçağ’da kale kapılarının savunulması için yapılan küçük kule.:BARBAKAN Batı Endonezya’ya ait, doğusu ise bağımsız bir devlet olan ada. : TİMOR Batı Hindistan’da eski bir Hindu devleti. : KAÇ Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki Küre Dağları’nın orta kesiminde yer alan bir dağ. : YARALIGÖZ Batı Karadeniz bölümünde, Cide’nin güneyinde kireç taşları içinde oluşmuş, iki katlı kolay girilebilen kesimi 150 metre kadar uzunlukta mağara. : ILGAR İNİ Batı Karadeniz’deki Küre dağlarında bir kanyon.:ŞEHRİBAN Batı Karadeniz’e özgü,genellikle 12 Martta görülen şiddetli fırtına.:HUSUM Batı Kenya’da yaşayan ve nilot dili konuşan 300.000 nüfuslu halk. : NANDİLER Batı mimarlığı ve dekoratif sanatlarında 18.yy da ortaya çıkan stilize deniz kabuğu, çakıl taşı ve sarmal motiflere verilen ad. : ROKAY Batı müziğinde bir nota çeşidi.:TABLATURA Batı müziğinin şan tekniğinden yararlanarak geliştirdiği özgün bir üslupla halk türkülerini yorumlamasıyla tanınmış müzik sanatçımız.:RUHİ SU Batı Nijerya’da yaşayan Yorubalar arasında yaygın dinsel hareket.:ALADURA Batı Pasifik Adaları ve Avustralya’da yaşayan bir kuş. : BALKUŞU Batı Samilerin en önemli tanrısı.:BAAL Batı Samoa’nın başkenti. : APİA Batı Samoa’nın para birimi.:TALA Batı toplumunda dördüncü derecede bir soyluluk. :KONT Batı Toroslar’ın ve dolayısıyla Beydağları’nın en yüksek noktası. : KIZLARSİVRİSİ Batı ülkelerinde Vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.: BARON Batı’da “Geber” adıyla bilinen ve Arap kimya biliminin babası sayılan, VIII. Yüzyılda yaşamış ünlü simyacı. : CABİR Batı’da “Avicenna” olarak bilinen, ünlü İslam filozofu ve hekimi. : İBNİ SİNA Batık durumunda alacaklıların,alacaklarının belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme,iflas anlaşması. : KONKORDATO Batılı tacirlerin,ticaret için geldikleri Osmanlı limanlarında gümrük dışında ödemek zorunda kaldıkları her şey için kullandıkları deyim.:AVANİ Batma,kaybolma,sönme.:ÜFUL Batman’ın Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan baraj.:ILISU Batmış olan nesnenin yerini ve durumunu akustik dalgalarla belirleyen sistem.SONAR Bayağı, sıradan. : ADİ Bayağılaşma,ayağa düşme.:İPTİZAL Bayat ekmek, yemek. : KERTİ Bayındır, mamur. : ABAT Bayındırlık işleri. : NAFİA Bayındırlık,mamurluk.:ABADANİ Bayındırlık.: UMRAN Bayır.:ŞEV Baykuşgillerden bir kuş. : PUHU Baykuşgillerden,Avrupa-Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan bir kuş.:KUKUMAV Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı.:UÇUN Bayrak direği.:GÖNDER Bayrak, sancak anlamında eski sözcük. : RAYET Bayraklarda ve armalarda sıkça görülen,kanatları açık biçimde betimlenmiş kartal resmi.:ALERYON Bayraktar.Sancak veya bayrak taşıyan. :ALEMDAR Bayram.: İD Bazı bitkilerde tomurcuk , meyve ya da tohum yerinde bulunan ve bitkinin çoğaltılmasına yarayan soğancık. : SOBOL Bazı canlıların bir takım yiyeceklere , ilaç , koku , toz gibi nesnelere gösterdikleri ters tepkiye verilen ad. : ALERJİ Bazı yiyecek ve içecekleri kokulandırmakta kullanılan, ince kıyılmış portakal, limon ve ağaçkavunu kabuğu. : ZEST Bazı Afrika ülkelerinde,hükümdarlık otoritesinin ve meşruluğunun simgesi olan,üzeri işlemeli kumandan sopası.:REKAD Bazı ağaçlardan elde edilen,parfüm ve ilaçların yapımında kullanılan reçine.:BALSAM Bazı ağaçların gövde ve dallarından sızan ve romatizma ağrılarına karşı ilaç olarak kullanılan bir tür sakız.:SANDALOS:SANDARAK Bazı Anadolu evlerinde oda kapılarının üstünde eşya koymaya yarayan ufak oyuk.:BALAMUR Bazı ateşli silahlarda namlunun ucunda bulunan küçük çıkıntı.: ARPACIK Bazı aygıtları çalıştırmaya yarayan aygıt. : BUTON Bazı balıkların iste kurutularak yapılan pastırması.:LİKORİNOZ Bazı bireyleri yangın çıkarmaya sürükleyen saplantı. : PİROMANİ Bazı bitkilerde içinde tohumları taşıyan kuru kabuk. : KAPSÜL Bazı bitkilerde ve yapraklarda görülen tüycük.:VEBER Bazı bitkilerden çıkarılan ve sadeyağ yerine kullanılan katı yağ.:VEJETALİN Bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan öz suyu.:LATEKS Bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan özsuyu (kauçuk özsuyu). : LATEKS Bazı böceklerin katı ve sert üst kanadı. : ELİTRA Bazı bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü.:MAHRAMA Bazı canlıların bir takım yiyeceklere,ilaç,koku,toz gibi nesnelere gösterdikleri ters tepkiye verilen ad. : ALERJİ Bazı cisimlerin gözenekli zarlardan geçebilmesi temeline dayanan bir çözümleme ve arıtma yöntemi.:DİYALİZ Bazı çiçeklerin içinde bulunan,arıların bal yapmak için emdikleri tatlı sıvı,balözü.:NEKTAR Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.:DİŞ Bazı dervişlerin taşıdıkları sapı uzun,keskisi ayça biçiminde,küçük ve hafif balta. : TEBER Bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapmakta kullanılan bir çeşit reçine.:KOPAL Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları,yan görüşü çizmeye,hazırlamaya yada denetlemeye yarayan örnek.:GABARİ Bazı giyeceklere sertlik vermek için kullanılan bir tür kumaş. :TARLATAN Bazı giyim eşyalarında yada döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü ipekten püskül.:SAÇAK Bazı göz hastalıklarında gözlerde ışığa karsı duyulan hassasiyetten duyulan korku. : FOTOFOBİ Bazı harfleri kusurlu söyleyen. : PELTEK Bazı hastalıklarda yüzde,ellerde,ayaklarda görülen iltihapsız şiş.:ÖDEM Bazı hayvan hastalıklarından duyulan korku. : ZOOFOBİ Bazı hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan iğne biçiminde billur madde. : RAFAT : RAFİT Bazı hayvanları karanlıkta ışık,çok aydınlıkta karanlık aramaya iteleyen dürtü.:FOTOKİNEZİ Bazı hayvanların yutmuş olduğu yiyeceği ağzına getirip yeniden çiğnemesi.:GEVİŞ Bazı işlerde sicim yerine kullanılan,ince ve uzun,esnek deri parçası.: SIRIM Bazı kağıt oyunlarında üçüncü durumdaki oyuncu söz konusuysa,kendisinden önceki oyuncuda ara kağıt veya kağıtlar bulunduğunu düşünerek büyük kağıt yerine düşük değerde bir kağıt atmak.:EMPAS Bazı kağıt oyunlarında,ortaya sürülecek parayı ödeyebilmek için her oyuncunun kendi önüne koyduğu toplam para.:KAV Bazı kağıtların dokusunda bulunan ve ancak aydınlığa tutulunca görülen çizgi,resim ve yazı gibi biçimler.: FİLİGRAN Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy,sorguç.:TUĞ Bazı mallardan devletçe alınan vergiler.:RÜSUMAT Bazı nesnelerde,canlılarda,gözde vs dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler,hare.:MENEVİŞ Bazı oltalarda kösteği ağırlaştırmak için kullanılan kurşun parçası.:ZOKA Bazı oyunlarda,özellikle bazı kumar makinelerinde biriken paranın tamamını veya önemli bir bölümünü kazanmayı sağlayan simgeler birleşimi.:JACKPOT Bazı rahip ve rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı.:MANASTIR Bazı spor malzemelerinin yapımında kullanılan alüminyum alaşımlarının genel adı.:ZİKRAL Bazı telli çalgılarda kullanılan hayvan bağırsağından tel.Çalgı teli. : KİRİŞ Bazı telli çalgıları tanımlamada kullanılan ortak ad.:ZİTHER Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen,bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye.:LATANYA Bazı ülkelerde damıtık içkilere verilen ad.:ARAKİ Bazı vakıf kuruluşlarında fakirlerin doyurulması için ayrılan ödenek.: İTAMİYE : ITAMİYE Bazı yarışlarda, genellikle bir tabanca ateşiyle başlama işaretini vermekle görevli kişi. : STARTER Bazı yerlerde kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak.:HÖLLÜK Bazı yiyecekleri kokulandırmakta kullanılan portakal,limon yada ağaç kavunu kabuğu.:ZEST Bazı yörelerimizde çulluğa verilen ad.:BAKAÇA Bazı yörelerimizde küçük kar anlamında kullanılan sözcük. : GİLİRİK Bebeğin başsız olarak doğmasına tıpta verilen ad. : AKEFALİ Bebek arabası.:PUSET Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen ince pamukludan kısa kollu giysi. : ZIBIN Bebekleri kaldırdığı söylenen bir cins akbaba. : UŞAKKAPAN Becerikli, iş bilen. : EVİRGEN Becerikli, yetenekli ve usta kişi. : EHİL Becerikli,usta.:MAHİR Beceriksiz,güçsüz,görgüsüz kimse.:CUDAM Beddua,lanet.:İLENÇ Bedendeki fazla kılları ustura ile alma; tıraş etme. : YÜLÜME Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.:BİDE Bedenin leğen kemiğini kapsayan bölümü.:BASEN Bedenle ilgili olan. :SOMATİK Bedensel yada ruhsal yorgunluk hali.:ASTENİ Beethoven’in tek operası.:FİDELİO Begonyagillerden bir süs bitkisi.:PAŞAÇADIRI Beğeni. : GUSTO Beğenilmiş,seçilmiş.:MUHTAZA Beğenmemek, azımsamak, küçümsemek. : BUNMAK Beğenmemek,istememek,nefret etmek.:İRDEMEK Behçet Necatigil’in bir şiir kitabı. : ARADA Bekçi,gözcü.:NİGAHBAN Beklenmedik bir zamanda ortaya çıkan büyük tehlike.:BADİRE Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen,güldürücü öykü anlatan kimse.: NEKRE Beklenmedik olay, sürpriz. : ŞAŞIRTI Bekletilmiş kümes hayvanı etinden yapılan şiş.:YAKİTORİ Bekleyen,gözleyen,intizar eden.:MÜNTAZIR Bekleyen,gözleyen.:MUNTAZIR Bektaşi dervişi.:IŞIK Bektaşi ve Mevlevi tekkelerinde belli tören kuralları olan sofra. : SOMAT Bektaşilerin boyunlarına taktıkları bir taş.:SEKİL Bektaşilikte tarikata yeni girmiş acemi dervişlere verilen ad.:TORLAK Bel ve kalça arası. : BASEN Bel, orta, ara, aralık. : MİYAN (MEYAN) Bel,çapa yada sabanın topraktan kaldırdığı iri parça.:KESEK Belçika’da yaşayan bir halk.:VALONLAR Belde taşınan su kabı. : MATARA Belediye.:URAY Belgeleme. : TEVSİK Belgeler,işaretler.:ALAİM Belgelik.:ARŞİV Belgesel.: DOKÜMANTER Belin üstünde,göğüs hizasının altında biten kısa ceket.:BOLERO Belirgin aralıklarla ilerleyen iki yada daha çok sesin taklidiyle oluşan bütün.:KANON Belirlenimci.:DETERMİNİST Belirli bir coğrafi alanda bulunan bitki türlerinin tümü.:FLORA Belirli bir hizmeti başarabilecek en küçük askeri birlik. : TİM Belirli bir insan grubunun dışında kimseye bildirilmeyen her türlü bilgi ve öğretiye verilen ad.:EZOTERİK Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen,yalnızca sınırlı dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi,öğreti),içrek.:BATINİ Belirli bir malın,işin belirli bir süre yönetilmesi için görevlendirilmiş kimse.:KAYYUM Belirli bir tonda yazılmış müzik parçasının niteliği.: TONALİTE Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan olağandışı güçlü korku. : FOBİ Belirli sesler,çalgılar yada topluluklar için yazılmış bir yapıtı başka sesler,çalgılara yada topluluklara aktarma,düzenleme.:ARANJMAN Belirli sözcüklerden duyulan korku. : LOGOFOBİ Belirsiz. :MÜPHEM Belirteç olarak kullanılan eylem soylu sözcük. : ULAÇ Belirti,ipucu anlamında yerel sözcük.:UCAR Belirti. : SEMPTOM Belirtiler.: SENDROM Belirtke. : AMBLEM Belirtme,gösterme,açığa vurma.:İZHAR Belize plakası. : BH Belleğin güçten düşmesi ya da kaybolması.:AMNEZİ Bellek yitimi. : AMNEZİ Belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu. : SİTE Belli belirsiz hissedilen hafif yel. : ESİNTİ Belli belirsiz tarih olaylarına ve efsane motiflerine dayanılarak halkın hayal gücüyle meydana gelmiş eser,epope.:DESTAN Belli bir amacı olmayan, dayanaksız söz. : AFAKİ Belli bir birim alan içinde yaşayan tüm canlıları, fiziksel çevrelerini ve aralarındaki her türlü ilişkiyi içeren kavram. : EKOSİSTEM Belli bir bölgede sıkça görülen hastalık.:ANDEMİ Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü. : DİREY Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü./ Yeryüzünde ekolojik olarak sınırlanabilir bir yaşam mekanında bulunan bütün canlıları ifade eder.(orman faunası,çayır ve deniz faunası gibi). : FAUNA Belli bir bölgede yetişen bitkilerin tümü. : BİTEY Belli bir coğrafi bölgedeki yer adlarını,bunların kökenlerini,bölgede konuşulmakta olan dille yada ortadan kalkmış dillerle bağlantılarını inceleyen dilbilim dalı.:TOPONİMİ Belli bir çıkar grubunun isteklerini siyasi organlara kabul ettirmek için kurulmuş olan topluluk,dalan.:LOBİ Belli bir desenin yada yazının farklı ölçekte röprodüksiyonu yapmayı sağlayan aygıt.:PANTOGRAF Belli bir iş kolunda usta,kalfa ve çırakları içine alan dernek.:LONCA Belli bir işe gücü yetmeyen,aciz.:EKSİN Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.:KAYYUM Belli bir topluluğa özgü olan işaret.:KOKART Belli bir yerde mezarı olan,doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan ölü.:YATIR Belli bir yüzde karşılığında,bir sanatçının çalışma programlarını ve anlaşmalarını düzenleyen kimse.:EMPREZARYO Belli konuda düzenlenen oturum ya da seminer. : SEMPOZYUM Belli konulara uzun süre odaklanabilme, ayrıntıları algılamada çok başarılı olma, ama insanlarla iletişim kurmakta zorlanma biçiminde kendini gösteren sendrom. : ASPERGER Belli olmayacak kadar yavaş akan su.:IĞIL Belli sayıda noktanın konumunu kesinlikle tespit edebilmek için,bir alanı üçgenlere bölme işi.:NİRENGİ Belli zaman aralıkları ile çıkan yayın,süreli yayın,periyodik.:MEVKUTE Belsoğukluğu mikrobu.:GONOKOK Bencil,egoist.:HODBİN Bencillik. : EGOİZM Benekli hayvan.:ÇAPAR Benim gibi.:BENCİLEYİN Benin’in eski adı.:DAHOMEY Bentlerde toplanan suyun künklerle kente getirilerek toplandığı,üstü örtülü bir yapıdan meydana gelen su haznesi.:MAKSİM Benzemeye çalışma,uyma.:İMTİSAL Benzen halkalarının birbirine doğrusal olarak bağlandığı çok halkalı aromatik hidrokarbonların genel adı.:ASEN Benzenden türeyen ve boya sanayinde kullanılan zehirli bir madde.Organik boya cevherine verilen ad. : ANİLİN Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün.:AGREGA Benzer seslerin bir mısrada veya bir cümlede kulağa hoş gelecek bir ahenkte tekrarlanması.:ALİTERASYON Benzer,eş.:MENEND Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen. : BAŞAT Benzeşim,örnekseme. : ANALOJİ Benzeştirme. : ASİMİLE Benzetme.:TEŞBİH Benzeyen,andıran.:MÜMASİL Beraber asker olanlar. : TERTİP Berber.:PERUKAR Bereketli,çoğaltan.:ARTAĞAN Bergama ilçesinde Allianoi antik kentini sular altında bırakacak olan baraj.:YORTANLI Bergama’nın eski adı. : PERGAMON Bering Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan adalar grubu. : ALEUT Bering denizinde bir ada.:NUNİVAK Berkelyumun simgesi : BK Berrak duru anlamında eski sözcük.:NAB Berrak ve parlak sarı.:TURNAGÖZÜ Bertolt Brecht’in bir oyunu.:BAAL Besbelli,açıkça,meydanda,aşikar.:HÜVEYDA Besinini bağımsız olarak sağlayan bitki,kendi belsek.:OTOTROF Besleme kız.:AHRETLİK Besleme, semirtme işi. Hayvanların besiye çekilip semirtildikleri yer. (Eski dilde: Çokluk, fazlalık):BESİ Beslenme fobisi.:SİTİYOFOBİ Besleyip yağlandırmak için enenmiş horoz. : IBLIK Besteci. : KOMPOZİTÖR Bestecinin,besteleniş sırasına göre numaralanmış müzik eseri.:OPUS Bestelenmek için yapılan,konusunu kahramanlık ve dini hikayelerden alan manzume.:KANTAT Bestelenmiş her tür şiire Batı’da verilen ad. :OD Beş dalı kapsayan atletizm yarışması. : PENTATLON Beş dizelik bentlerden oluşan nazım parçası.:TARDİYE Beş heceli üç dizeden oluşan Japon şiir türü. : HAİKU Beş kilometrelik bir uzaklık ölçüsü.:FERSAH Beş parçası olan,beşli.:MUHAMMES Beş yaşından büyük veya damızlık dışı bırakılmış dişi koyun.:MARYA Beşparmak da denilen ve üzerine dikili çizgiler bulunan pamuklu bir kumaş.:ELİFİ Beşparmak” da denilen bir kumaş türü. : ALACA Beton delme kalemi. Betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet.:MURÇ Beton bloklarla ya da küçük moloz taşlarla yapılan temel.:TAŞDÖŞEK Beton kırma makinesi. : BETONİYER Betonarme inşaatlarda ana demirleri birleştirmeye yarayan ve böylece beton katmanlarının birbiri üzerinde kaymasını önleyen metal armatür. : ETRİYE Betonarme inşaatlarda ana demirleri birleştirmeye yarayan ve böylece beton katmanlarının birbirleri üzerinde kaymasını önleyen metal armatür.:ETRİYE Betonun ham maddelerinden olan kum ve çakıl.:AGREGA Bey” denilen bir dişi arıyla kovandan çıkan arı topluluğu. : OĞUL Beyaz bir element. : VANADYUM Beyaz Bisiklet, Bir Kırık Bebek, Dünden Sonra Yarından Önce gibi filmleriyle tanınmış kadın sinema yönetmenimiz. : NİSAN AKMAN Beyaz iş işlemekte kullanılan beyaz ve parlak iplik.:SİRESATEN Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği.: PAMUKAKİ Beyaz kabuğu ve beyaz kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç.:HUŞ Beyaz mermerde bulunan sert kısım. : EMERİL Beyaz patiskadan dikilen yada yünden örülen takke.:TERLİK Beyaz porselen kaplama.:JAKET Beyaz Rusya’da bir ırmak. : BEREZİNA Beyaz Rusya’nın başkenti.: MİNSK Beyaz ve kaliteli bir tiftik türü.:FİLİK Beyaz ya da pembe renkli çiçekler açan zehirli bir ağaççık.:ZAKKUM Beyaz yada mor renkte çiçekler açan, meyveleri dikenli bir bitki. : TATULA Beyaz,sarı renkte soğanlı bir süs bitkisi. : NERGİS Beyaz,yeşil,mavimsi gri renkte billurlaşmış bir tür kalsiyum karbonat.:ARAGONİT Beyaza yakın gümüş renginde bir deniz balığı.:ATERİNA Beyazlama, ağarma anlamında eski sözcük. : İBYİZAZ Beygir gücü. : HP (HORSE POWER) Beygir haşasını tutan küçük kolan. : TAPKUR Beyin yangısı. : ANSEFALİT Beyin elektrosu. : EEG Beyin kanaması.:APOPLEKSİ Beyin yarımkürelerinin derinliğinde,üçüncü karıncığın alt tarafında bulunan sinirsel bozmadde oluşumu.:TALAMUS Beyin. : DİMAĞ Beyinde üçüncü karıncığın iki yanında yer alan ve beynin öbür bölümleriyle ilişkili çekirdeklerden oluşan boz madde kitlesi. : TAPAMOL Beyit. : EV Beynin alt bölümünde bulunan,salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ.:HİPOFİZ Beyoğlu’nun eski adı.:PERA Beyşehir gölü kıyısında,Anadolu Selçukluları döneminden kalma ünlü saray.:KUBADABAD Beyşehir gölünde bir ada.:MADA Bez torba.:CAĞ Bez dokuma tezgahı. : ALAT Bez dokuyan veya satan kimse.:BEZZAZ Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. : PALA Bez tezgahında ipliği ayarlayan tarak. : GÜCÜ Bez,beze.:GUDDE Bez,tahta,kağıt gibi maddeler üzerine yapılmış yağlı boya,sulu boya,pastel boya veya kara kalem resim.:TABLO Bezden biçilmiş elbise.:KESİ Bezekçi. Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta. : NAKKAŞ Bezekçilikte kullanılan yeşil ve pembe dalgalı bir sedef.:ARUSEK Bezekçilikte kullanılan, çok parlak, yeşil ve pembe dalgalı bir çeşit sedefe verilen ad. : ARUSEK Bezeme, süsleme. : TEZYİN Bezginlik,umutsuzluk,usanç.:FÜTUR Bezik,tavla gibi oyunlarda ortaya konan parayı iki misline çıkarma.:VİDO Bezikte,bir taraf bin beş yüz sayıyı tamamlayamadan ötekinin üç bin sayı yaparak oyunu bitirmesi.:RUBİKON Bıçak bilemeye yarayan çubuk biçiminde çelik araç. : MASAT Bıçak,kılıç gibi kesici aletlerin kabzanın içinde kalan bölümü.:PIRAZVANA Bıçkın Rum delikanlısı.: PALİKARYA Bıkma,usanma.:GINA Bıldırcın sökünü. : CURNATA Bıldırcına benzer bir kuş.:TURAÇ Bızbız’da denilen ve davula sol elle vurulan ince değnek.:ZİBZİBİ Biber salçası,kızarmış ekmek,dövülmüş ceviz,tahin ve nar ekşisiyle hazırlanan bir tür meze.(Antalya yöresi).:MUHAMMARA Biberiye, dişbudak. : HASALBAN Biçilmiş ama demet yapılmamış ot yada ekin yığını.:PULUR Biçim değişimi,dönüşüm.:TRANSFORMASYON Biçim güzelliği ve yalınlığın egemen olduğu koşmalarıyla tanınmış XIX. yüzyıl halk ozanı::RUHSATİ Biçimi bozulmuş.:DEFORME Biçimlendirme eylemi.:MODLAJ Biçimler,şekiller,kılık.: EŞKAL Biçimsel” anlamında eski bir sözcük. : SURİ Biçimsiz. : AMORF Bilanço.:DENGELEM Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyelerin öbürlerine dokunması.:KARAMBOL Bilardo oyununda kullanılan değnek. : İSTEKA Bilardoda , oyunculardan birinin topunun öteki toplardan birine değdikten sonra geri dönmesini sağlayacak şekilde yapılan vuruş. : KLEPS Bildiri özeti.:EKSPOZE Bildiri.:TEBLİĞ Bileği çarkı.:KÜSTERE Bilek hizasında kalan kısa çorap.:ŞOSET Bilekleri dar,beli bol,büzgülü kadın şalvarı.:ÇİNTİYAN Bilenmiş kesici bir aracın yüzünde kalan ve bileği taşıyla giderilen metal çapağı, kıl ağı.:ZAĞ Bileşik. : MÜREKKEP Bileşikgillerden şekeri çok bir tür yer elması. : BADAT Bileşikgillerden,kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki.: TEKESAKALI Bileşim, bileştirme. : TERKİP Bileşiminde % 80-83 bakır,% 17-20 çinko bulunan,mücevhercilikte genellikle şerit ya da tel biçiminde bulunan pirinç.:TOMBAK Bileşke.:MUHASSALA Bileyici.:ZAĞCI Bilgece olan.:HİKMETLİ Bilgi ve güç elde etmek karşılığında ruhunu şeytana satan ve birçok sanat yapıtına konu olan efsanevi kişi. : FAUST Bilgi edinme, öğrenme. : ITTILA Bilgi ve düşüncesi alınmak üzere kendisine danışılan kimse,bilgili.:DANİŞMENT < |