BULMACA SÖZLÜĞÜ         A B C Ç D E F G H I İ J K L M N

   Düzenleyen :  

  Sabahattin ÖZTÜRK

        O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z      [Ana Sayfa]

Baba soyu.:NESEP

Baba,şeyh,önder. : BAB

Baba.:EB

Babanın kız kardeşi,hala anlamında yöresel bir sözcük.:EMETİ

Babanın kız kardeşi. : BİBİ

Babil mitolojisinde ateş perisi.:PAZUZU

Babil sürgününden sonra Yahudilerin çeşitli yabancı topraklara dağılması.:DİASPORA

Babillilerin en büyük tanrısı.:MARDUK

Babillilerin savaş tanrısı. : NİNURTA

Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten,kumaş veya köseleden yapılmış bir tür tozluk.:GETR

Bacağın diz kapağından topuğa kadar olan bölümü.:İNCİK

Bacağın kalçadan dize kadar olan kısmı.:UYLUK

Bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası.:DOLAK

Bacakları sımsıkı saran bir tür pantolon.:TAYT

Bacakların boydan boya yere değmesini sağlayacak biçimde ayrılmasına dayanan bale figürü.:EKAR

Bacaktaki iki sinire ve bunların ağrılı hastalığına verilen ad.:SİYATİK

Badem sübyesi.Bademden yapılan şerbet. : SOMATA

Bademli kek. : PRALİN

Badi. : ÖRDEK

Bafa Gölünün bir başka adı. : ÇAMİÇİ

Bağ bekçisi.:BAĞBAN

Bağ budamaya yarayan eğri bıçak. : TARA (TAHRA)

Bağ çubuğu,çalı çırpı.:ÇEPER

Bağ dokusunda oluşan irinli yaygın iltihap.:FLEGMON

Bağ kütüğü. : OMÇA

Bağ ve bahçe sulamak için açılmış su yolu,ark.:KARIK

Bağ ve bahçelerde ekilmek için ayrılmış toprak parçası,evlek. : MAŞALA

Bağ ya da bahçe kulübesi.:ALAK

Bağ yapraklarına dolanan asalak bitki. : EŞKİT

Bağ,bahçe gibi yerlerin çevresine çalı,kamış,ağaç gibi şeylerden çekilen duvar.:ÇİT

Bağ,bahçe ve bostanlarda sebze ve meyve dikmek için ayrılan parçalar.:MAŞALA

Bağa, tosun. : KELE

Bağan otu’nun zehiri. : AKONİTİN

Bağdaşık.:HOMOJEN

Bağdat’ın eski adı.:DARÜSSELAM

Bağıntı,görelik,izafet.:RÖLATİVİTE

Bağıntı.:KORELASYON

Bağır,sine,göğüs.:DÖŞ

Bağırış,çığlık.:SAYHA

Bağırma,haykırma.:RENİN

Bağırsak iltihabı.:ANTERİT

Bağırsak kurdu. : ASKARYAZ

Bağırsak solucanı. : ASKARİS.: ASKARİT

Bağırsak.:MİA

Bağırsaklar. :  EMA

Bağırsakları tutan karın içi zarı. : MASARİKA

Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı : TÜMÜR

Bağırsaktan yapılmış ameliyat ipliği.:KATGÜT

Bağış yapma : İRA

Bağış,vergi,ihsan.:MEVHİBE

Bağışıklık bilimi.:İMMÜNOLOJİ

Bağışlama.:GUFRAN

Bağlamaya benzer bir Yunan çalgısı. : BUZUKİ

Bağlamayı mızrap yerine parmaklarla çalmak.:ŞELPE

Bağlanmış ticaret eşyası.:BALYA

Bağlantı.:ANGAJMAN

Bağlaşık devletler.(1.Dünya Savaşında  İttifak Devletleri). : DÜVELİ MÜTTEFİKA

Bağlayıcı,uyarlaç. : ADAPTÖR

Bağlı kılma,kısıtlama.:TAKYİT

Bağlı olan,bağlanmış.:MUKAYYET

Bağlı,bağlanmış.:MERBUT

Bağlılaşım. : KORELASYON

Bağlılık,izafet.:RÖLATİVİTE

Bağnaz. MUTAASSIP :

Bağnazlık.: TAASSUP

Bağsız ayakkabı.Kuzey Amerika Kızılderililerinin giydiği deriden yapılmış,tek parça ayakkabı.:MOKASEN

Bahar mevsimi.:REBİ

Baharat,ev ilaçları,gereçleri satan kimse yada dükkan.:AKTAR

Baharatlı sirkeye yatırılmış koyun etinden yapılan şiş.:ŞAŞLIK

Baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki.: KARDELEN

Baharda esen bir fırtına.:TURNAGEÇİDİ

Bahardan az önce,ilkin havada,sonra suda ve en sonra toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi.:CEMRE

Baharın ilk günü sayılan Martın yirmi birine rastlayan gün. :NEVRUZ

Baharlı bir bitki. : TERE

Bahçe çiti.:BARI

Bahçe içinde yapılmış süslü ev,kasır. : KÖŞK

Bahçe yada açık ağıl etrafındaki çit.:BARI

Bahçede yapılan büyük eğlence.:GARDENPARTİ

Bahçelerde    yazın   oturmak   için    yapılan   kafes   biçiminde   kubbeli  ,  üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. : KAMERİYE

Bahçelerde çiçek dikmek için ayrılmış olan yer.:TARH

Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen hep yeşil yapraklı bir çalı.:AKUBA

Bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen sarılıcı bir bitki. :  AKASMA 

Bahçelerde yetiştirilen çok kokulu karanfil ırkı.:RATAFYA

Bahçıvan,bağ bekçisi.:BAĞBAN

Bahreyn’in başkenti. : MANAMA

Bahreyn’in para birimi.:DİNAR

Bahreyn’in plaka işareti.:BRN

Bakar körlük. : AMOROZ

Bakara, rulet gibi bazı kumar oyunlarında kasaya karşı oynayan oyuncu. : PONT

Bakımsız bırakılmış bağ yada bahçe. :KELEME

Bakır kalay karışımı.: TUNÇ:BRONZ

Bakır taşı. : MALAKİT

Bakır,çinko,tunç yada topraktan yapılmış tek kulplu su kabı.:KİLDEN

Bakır,kalay ve çinkonun karışımından oluşan,kalıpla kolayca biçim verilen bir alaşım.:BRONZ:TUNÇ

Bakır,nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünümünde bir alaşım.:FAKFON

Bakır’ın simgesi.:CU

Bakırcı örsü. :   ZAVA 

Bakırdan yapılma ve küre biçiminde bir tür davul. : TİMBAL 

Bakırdan yapılmış nefesli bir çalgı.:OFİKLEİT

Bakırdan yapılmış,kulplu küçük kova.:BAKRAÇ

Bakırdan,çift dilli nefesli çalgı.:SARÜSOFON

Bakırın kullanılmaya başlamasıyla nitelenen tarih öncesi dönemi.:KALKOLİTİK

Bakışımsız.:ASİMETRİK

Baki olan yer,ahiret.:DARIBEKA

Bakir : ERDEN

Bakire kız.  :   AZRA

Bakla  ,   fasulye  ,  bezelye   gibi   taze   sebzelerde ,  içinde  tohumların  sıralanmış  bulunduğu   kabuğa verilen ad. : BADIC

Bakla tanelerinin kabuğu soyulduktan sonra yapılan zeytinyağlı yemek.:FAVA

Baklagillerden bazı ağaçların kırmızı boya çıkarılan odunu.:BREZİL

Baklagillerden bir yem bitkisi. : MÜRDÜMÜK

Baklagillerden,bazı türleri hekimlikte idrar söktürücü olarak kullanılan bir bitki.:KATIRTIRNAĞI

Baklagillerden,bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan,çok yıllık,dikenli bir çalı.:GEVEN:KEVEN

Baklagillerden,çiçekleri sarı ve bazı türlerine beyaz veya menekşe renginde,yaprakları akasya yaprağına benzeyen bir süs bitkisi. : MİMOZA

Baklagillerden,dokunulduğunda yaprakları pörsüyen bir bitki.:KÜSTÜMOTU

Baklagillerden,eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan,güzel bir süs ağacı.:ERGUVAN

Baklagillerden,hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki.:FİĞ

Baklagillerden,odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç.:BAKAM

Baklagillerden,sıcak bölgelerde yetişen,bir çok türü bulunan bir bitki.:SİNAMEKİ

Baklavalık yufkanın içine dövülmüş et,soğan,maydanoz ve baharat konarak hazırlanan bir tür börek.(Antakya yöresi).:SEMİRSEK BÖREĞİ

Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı.:SAMSA

Bakmak, beslemek, yetiştirmek.  :  ESERMEK

 Bakraç,kova.:HELKE

Bakraç.:CİNGİL

Bakraç.:DEBBE

Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü.:BASİL

Bal  :   ASEL

Bal alırken takılan başlık.  :   GÖZENE

Bal konulan ufak tekne.:ŞAFUL

Bal koymaya yarayan tekne. : LAZA

Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil. : ŞAMA 

Bal özelliği,bal niteliği.  :   ASELİYET

Bal özü. :   NEKTAR 

Bal özü.:NEKTAR

Bal peteği.  :   DALAK

Bal peteğini andıran bir tür dikiş büzgüsü.:BALGÜMECİ

Bal renginde olan.:ASELİ

Bal ve sirke karıştırılarak yapılan şerbet.:SİRKENCEBİN

Bal, yoğurt koymaya yarayan tahta kova. : KÜLEK

Balalaykaya benzeyen Türk halk çalgısı.:ÇARTA

Balçık. : ALEKA

Balçıktan yapılan ve dikine duran sandık biçimindeki tahıl ambarı. PETEK

Balda ve bir çok meyvede bulunan bir tür şeker.Meyve şekeri.:LEVİLOZ

Balede kullanılan bir dans figürü. : EKAR

Balerinlerin giydiği eteklik.:TÜTÜ

Balgam taşı.:ONİKS

Balı alınmış petek. :  KAVARA

Balık adam.:DALGIÇ

Balık ağlarının alt ve üst yanlarına geçirilen keçi kılından yapılmış ip.:FARİL

Balık avcılığında gırgır ve benzeri ağlarda ağırlık olarak kullanılan delikli mermer taş.:AYAKTAŞI

Balık avlamak ya da yük taşımakta kullanılan büyük kayık. : ALAMANA

Balık kılçığı. : ÇOPRA

Balık salamurası.:LAKERDA

Balık yumurtası ile yapılan meze. :  TARAMA 

Balık.:MAHİ

Balıkçı kayıklarının balıkları çevirmek için denize fırdolayı ağ salmaları.:VOLİ

Balıkçıların ateşbalığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara.:ÇIRAMOZ

Balıkçıların denizde sığlıkları belirtmek için kullandıkları işaretlerin her biri. : KERTERİZ

Balıkçıların kullandığı ağ kepçe.:ÇOLUN

Balıkçıların, balıkları çevirmek için kayıklarla denize fırdolayı ağ salmaları. :   VOLİ 

Balıkçıların,ateş balığı avlarken üzerinde çıra ve funda yaktıkları ızgara : ÇIRAMOZ

Balıkçıların,tuttukları balıkları içine attıkları sepet.:ÇAVELA : ÇAVALYE

Balıkesir yöresine özgü bir halk oyunu.:NİNNARE

Balıkesir’de doğal güzelliğiyle ünlü bir şelale. :   SÜTÜVEN 

Balıkesir’in Bandırma ilçesine bağlı bir belde.:EDİNCİK

Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı,etnografya müzesiyle tanınmış köy. :TAHTAKUŞLAR

Balıkesir’in eski adı.:KARESİ

Balıkesir’in Gönen ilçesinde bir kaplıca.:EKŞİDERE

Balıkesir’in İnegöl ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca. :   OYLAT 

Balıkesir’in Sındırgı ilçesi yakınlarındaki ünlü kaplıca.  :   EMENDERE

Balıkesir’in Sındırgı ve Bigadiç yörelerindeki dağ köylerinde geleneksel el tezgahlarında dokunan yün halılara verilen ad.:YAĞCIBEDİR

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde bir kaplıca.:KEPEKLER

Balıklarda sırt yüzgeci.:YELE

Balıkların iste kurutularak yapılan pastırması.  :   LİKORİNOZ

Balıkların sürü halinde geçeceği yerlere ağlarla kurulan geniş ve sabit bir tuzak türü.:DALYAN

Balıkların tuzlaması.:ANÇÜEZ (ANÇUVEZ)

Balina.:FALYANOS

Balinanın ağzında, üst çenede yer alan boynuzsu madde. : FANON

Balkanlarda yaygın olan bir Hıristiyan mezhebi.:BOGOMİLİZM

Balkanların Türkleşmesinde büyük emeği geçen ünlü Bektaşi Şeyhi.:OTMAN BABA

Balla hazırlanan bir hamur tatlısı. :   ZULUBYA 

Ballıbabagillerden,Akdeniz çevresinde kuru yerlerde yetiştirilen,uyarıcı ve yara sağaltıcı olarak kullanılan bitki,duvar sedefi.:DALAKOTU

Ballıbabagillerden,çiçeği bahar gibi kullanılan kokulu bir bitki.:KEKİK

Ballıbabagillerden,güzel kokulu bir bitki.:YARPUZ

Ballıbabagillerden,kokulu bir bitki.:KEKİK

Balmumuna ya da parafine batırılmış fitil.: ŞAMA

Baltabaş karagöz”, “Tahta balığı” da denilen bir Akdeniz balığı. : SARGOS

Baltalama.:SABOTE

Bambu saplarından yapılmış.:HEZARAN

Bamya,semizotu,patates,ıspanak,kabak gibi sebzelerle yapılan zeytinyağlı bir yemek.:ÇİPOHORTA

Bandırma açıklarında 1944 yılında batan Türk yolcu gemisi.:TRAK

Bangladeş’in başkenti.:DAKKA

Bangladeş’in para birimi. : TAKA 

Bankacılıkta bir hesaptan başka bir hesaba para aktarılması.:VİRMAN

Bankacılıkta elde bulunan para.:EFEKTİF

Bankacılıkta faizin başlangıç tarihine verilen ad. : VALÖR

Bankacılıkta kullanılan,borsada kota alabilmek için gerekli asgari şirket sermayesi veya pay.:LOT

Bankada bulunan paranın faiziyle veya sahibi bulunduğu değerli kağıtların geliriyle yaşayan kimse.:RANTİYE

Bankada hesabı olanlara gönderilen, ödeme ya da çekme bildirir mektup. AVİ 

Bankalar arası işlemlerde bir gecelik faiz uygulaması.:REPO

Bankalar arasında çeşitli paralar için ön mutabakat ve emaneten satışla sağlanan takas işlemi.:SWAP

Bankaya yatırılan paraya uygulanacak olan faizin başlama tarihini belirten terim.:VALÖR

Bantlarla süslenmiş bir tür kumaş.: ELİFİ

Banyo sırasında su içinde basınçlı hava ile yapılan masaj.:HİDROJET BANYO

Banyo temizlik aracı.  :  KESE

Barbunyaya benzer bir balık.:TEKİR

Barbut oynatılan yer,kahve,kumarhane.:BİTİRİM

Bardağa benzeyen küçük kulplu su kabı. :   MAŞRAPA

Barınak  : MELCE

Barındırma. : İBATE

Barış.:HAZAR

Bartın ilinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir yayla.:ULUYAYLA

Bartın iline özgü,mısır unuyla yapılan bir tür çorba.:PUMPUM

Bartın ilinin Karadeniz kıyısında turistik bir kumsal. : İNKUM

Bartın Küre Dağları Milli Parkı’nda, mağaralarıyla ünlü bir kanyon. : ARIT

Bartın’ın Amasra ilçesinde bir mağara.:KUŞYAKASI

Barut vb. patlayıcı maddeleri ateşlemek için kullanılan kapsül.:FÜNYE

Baryum’a benzeyen,radyoaktif alkali toprak metali.  :   RADYUM

Baryumun simgesi : BA

Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.:RAKAMLAMAK

Bası ölçer. : MANOMETRE

Basıcı,yayıncı. :  EDİTÖR

Basık ve geniş. :   YAYVAN 

Basık,yassı.:PAT

Basım evinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi.  :   LİNOTİP

Basım.:EDİSYON

Basımcılık. :   TABAAT 

Basımcılıkta harflerin büyüklük ve küçüklüklerine göre aldığı ad. :   PUNTO 

Basımda,baskı işinde kullanılan metal,vb bir maddeden yapılmış harf,rakam veya başka işaret kalıpları.:HURUFAT

Basımevlerinde dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz.:TAKATUKA

Basıölçer.:MANOMETRE

Basiret.Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği.: SAĞGÖRÜ

Basit yapılı hayvan. :POLİP

Basketbol ile hentbolun karışımı olan, 4 kız ve 4 erkek oyuncudan oluşan spor dalı. : (COFFBALL) KOFFBOL

Basketbolda hatalı yürümeye verilen ad.: STEPS

Basketbolda hücum çizgisinin ortasında oynayan oyuncu. Basketbolda hücum oyuncusu:PİVOT

Baskı yoluyla teksir için kullanılan,girintili çıkıntılı metal veya mukavva kalıp,baskı kalıbı.:MATRİS

Baskıdaki renkli ve gri değerlerin değişik tonlarda görünebilmesi için oluşturulmuş küçük noktacıklar.:TRAM

Baskın. :  DOMİNANT

Basmakalıp söz. : KLİŞE

Basra Körfezi’nde ve Kızıldeniz’de kullanılan bir çeşit yelkenli  tekne. : SAMBUK : ZAMBUK

Basra körfezinde çalışan eski bir deniz teknesi. : BAGALA

Basra Körfezinde ve Kızıldeniz’de kullanılan bir tür tekne.:ZAMBUK

Basur. : HEMOROİT

Baş bodoslaması omurga hattına dikey olarak çelik lamadan yapılmış gemi.:BALTABAŞ

Baş çevresine yerleştirilen ince şerit biçimindeki taç.:DİADEM

Baş çoban: EKE

Baş dönmesi. :   VERTİGO

Baş garson.:METRDOTEL

Baş giysilerinde çene bağı. :SAKANDIRIK

Baş kilise.:KATEDRAL

Baş örtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. :  VALA 

Baş örtüsü,çarşaf,atkı.:BÜRGÜ

Baş örtüsü,yazma.:DOLAK

Baş örtüsü,yemeni.:YAZMA

Baş örtüsü,yün atkı.:LEÇEK

Baş örtüsü.:EŞARP

Baş parmak ve serçe parmağı uzaklığı.  :  KARIŞ

Baş tarafı balta ağzı gibi düz olan gemi.: BALTABURUN

Baş ve kanatları kartal,gövdesi aslan biçiminde mitolojik yaratık.:GRİFON

Başa dert açacak karışık durum.:ÇAPANOĞLU

Başa örtülen bir tür şal. : ALAVURA

Başa takılan elmas yada altın iğne.:GELGEL

Başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli,hayvanlara  yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerine verilen genel ad.:YONCA

Başak iğnesi de denilen bir işleme türü.:ROKOKO

Başak toplama. : LİKAT

Başakla karışık iri saman. : KESMİK

Başarı,başarma. :  MUVAFFAKİYET

Başarısız. : RATE

Başı değişik biçimlerde bağlamak için  kullanılan verev katlanmış büyük mendil. : BANDANA

Başı pullu,boyu 2 m kadar olan,zehirli ve tehlikeli bir yılan.:OKYILANI

Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu.:ŞNORKEL

Başı ve kıçı çok yuvarlak gulet tipinde Hollanda yelkenlisi.:GALYOT

Başı yuvarlak,kıçı aynalı Karadeniz yapısı  bir yelkenli. : GAGALI

Başıboş bırakılmış at veya eşek.:YILKI

Başıboş gezen hayvan sürüsü.:ÖREK

Başıboş hayvan.:YONT

Başıboş hayvanların salındığı çayırlık.:HAYMANA

Başıboş,bir baltaya sap olamamış,apaş,serseri.:HAYTA

Başın çevresine çember gibi dolanıp bağlanan bağ.:ÇATKI

Başına bir kötülük,felaket gelmiş olan.:MUSAP

Başına eklendiği sözcüğü olumsuz yapan Arapça önek.:LA

Başını dik tutup herkese yüksekten bakan kimse.:EKİNİTİ

Başıyla kanat ve kuyruk uçları aynı renkte olan güvercin. : MAĞ

Başka   insanların   davranışlarını    olumlu   yada   olumsuz   biçimde   yargılamakta   kullanılan   ölçütler bütünü. : AHLAK 

Başka bir adı da Peygamber Çiçeği olarak bilinen,botanikte (Cephalaria Syriaca) olarak tanımlanan,orta Anadolu’da tarlalarda yetişen çiçekleri mavimsi renkte bir yıllık bir bitki.:BELEMİR

Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan manzume.:NAZİRE

Başka kimse, başkası. : GAYR

Başka,fazla. :  MAADA

Başka,öteki,diğer.:ÇİR

Başka.:ÖZGE

Başkaları.:AĞYAR

Başkalarının hakkını aramayı,korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. : AVUKAT

Başkalarının sırtından geçinen kimse. : ASALAK

Başkalarının sırtından geçinen,asalak,tufeyli.:EKTİ

Başkalarının yazılarından bölümler,şiirlerinden dizeler alıp kendininmiş gibi gösterme.:İNTİHAL

Başkalaşım. : METAMORFOZ

Başkanlık. :   RİYASET 

Başkasının adına gezerek satıcılık yapan kimse. :  TABLAKAR

Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren,söz tutan.:ESLEK

Başkasının işine karışan.:HERZEVEKİL

Başkasının yaptığı deyim ve davranışları anlamsız olarak yinelemek.  :   EKOLALİ

Başkasının yaptığı hareket ve davranışları anlamsız olarak tekrarlama,yansıca.:EKOPRAKSİ

Başkasının yerine kullanılabilen,yedek.:ERZATZ

Başkırdistan Özerk  Cumhuriyeti’nin başkenti. :  UFA

Başkomutan.: MİR

Başla birlikte yüzü,ağzı kapatan örtü.:YAŞMAK

Başlama,başlangıç.:BİDAYET

Başlangıcı olmayan, öncesiz. : EZELİ

Başlangıcı olmayan,eski,ezeli.:KADİM

Başlangıç,bir şeyin çıktığı yer,köken,kaynak.:MENŞE

Başlangıç,önsöz.:DİBACE

Başlangıç.:İPTİDA

Başlangıç.:MEBDE:MEBADİ

Başlıca belirtisi kısa,çabuk,değişken güçte irade dışı hareketler olan bir hastalık.: KORA

Başlıca kuvars,feldspat ve moskofcamından oluşan açık renkte bir tür magma taşı. :PEGMATİT

Başlıca malzemesi deniz yosunu olan Japon yemeği.:ASAKUSANORİ

Başlıca üyesi Fransız yazar Jules Romains olan ve toplumun ortak bilincini dile getirmeyi amaçlayan edebiyat akımı.:ÜNANİMİZM

Başlıca, temel niteliğinde olan. : ASAL

Başlık. : SERPUŞ

Başlık.:KAPÜŞON

Başörtüler.:MAKANİ

Başörtüsü olarak kullanılan bir tür ipekli dokuma. : VALA

Başpiskopos.:ARŞEVEK

Başsağlığı dileme. : TAZİYE

Başta kösele olmak üzere bronz,alçı,tahta gibi çeşitli malzemeler kullanarak gerçekleştirdiği soyut anlayıştaki yapıtlarıyla tanınmış heykelcimiz.:KORAY ARİŞ

Başta,kaslarda,eklemlerde ağrılar yapan,vücutta kızıl lekeler gösteren,ateşli ve salgın bir hastalık.:DANG

Baştan ayağa./Baştanbaşa. :   SERAPA 

Baştan savma,üstünkörü.:YALAPŞAP

Başvurulması gereken kaynak.:REFERANS

Başyapıt.:ŞAHESER

Bataklık gazı. : METAN

Bataklık. Küçük su birikintisi,gölcük.  :   AZMAK

Bataklık.:AYNAZ

Bataklıklarda yaşayan iri bir kuş. : BALABAN

Batı Afrika da bir ırmak. : OTİ

Batı Afrika kıyılarında esen çok kuvvetli fırtına.:TORNADO

Batı Afrika ormanlarında,Gine ile Liberya arasında yaşayan,türleri içinde en iyi konuşan gri papağan.:JAKO

Batı Afrika’da yetiştirilen ve fasulyeye benzeyen bir börülcenin yerli adı.:NİEBE

Batı Akdeniz Bölgesinde yetişen bir tür meşe,mantar meşesi.:SEZÜ

Batı Anadolu’da  Lidya bölgesinde eskiçağ kenti. :   SART 

Batı Anadolu’nun orta kesimindeki antik bölge.:LİDYA

Batı Asya da yaşayan Türk soylu bir halk. : AZERİLER

Batı Avrupa’da Ortaçağ’da kale kapılarının savunulması için yapılan küçük kule.:BARBAKAN

Batı Endonezya’ya ait, doğusu ise bağımsız bir devlet olan ada. : TİMOR

Batı Hindistan’da eski bir Hindu devleti. :   KAÇ

Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki Küre Dağları’nın orta kesiminde yer alan bir dağ. : YARALIGÖZ

Batı Karadeniz bölümünde, Cide’nin güneyinde kireç taşları içinde oluşmuş, iki katlı kolay girilebilen kesimi 150 metre kadar uzunlukta mağara. : ILGAR İNİ

Batı Karadeniz’deki Küre dağlarında bir kanyon.:ŞEHRİBAN

Batı Karadeniz’e özgü,genellikle 12 Martta görülen şiddetli fırtına.:HUSUM

Batı Kenya’da yaşayan ve nilot dili konuşan 300.000 nüfuslu halk. : NANDİLER 

Batı mimarlığı ve dekoratif sanatlarında 18.yy da ortaya çıkan stilize deniz kabuğu, çakıl taşı ve sarmal motiflere verilen ad. : ROKAY

Batı müziğinde bir nota çeşidi.:TABLATURA

Batı müziğinin şan tekniğinden yararlanarak geliştirdiği özgün bir üslupla halk türkülerini yorumlamasıyla tanınmış müzik sanatçımız.:RUHİ SU

Batı Nijerya’da yaşayan Yorubalar arasında yaygın dinsel hareket.:ALADURA

Batı Pasifik Adaları ve Avustralya’da yaşayan bir kuş. : BALKUŞU

Batı Samilerin en önemli tanrısı.:BAAL

Batı Samoa’nın başkenti. : APİA

Batı Samoa’nın para birimi.:TALA

Batı toplumunda dördüncü derecede bir soyluluk. :KONT

Batı Toroslar’ın ve dolayısıyla Beydağları’nın en yüksek noktası. : KIZLARSİVRİSİ

Batı ülkelerinde Vikont ile şövalye arasında soyluluk unvanı.: BARON

Batı’da  “Geber”  adıyla  bilinen  ve  Arap  kimya biliminin babası sayılan, VIII. Yüzyılda yaşamış ünlü simyacı. : CABİR

Batı’da “Avicenna” olarak bilinen, ünlü İslam filozofu ve hekimi. : İBNİ SİNA

Batık durumunda alacaklıların,alacaklarının belli bir plana göre almaları için aralarında yaptıkları sözleşme,iflas anlaşması. : KONKORDATO

Batılı tacirlerin,ticaret için geldikleri Osmanlı limanlarında gümrük dışında ödemek zorunda kaldıkları her şey için kullandıkları deyim.:AVANİ

Batma,kaybolma,sönme.:ÜFUL

Batman’ın Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan baraj.:ILISU

Batmış olan nesnenin yerini ve durumunu akustik dalgalarla belirleyen sistem.SONAR

Bayağı, sıradan. : ADİ

Bayağılaşma,ayağa düşme.:İPTİZAL

Bayat ekmek, yemek. :  KERTİ

Bayındır, mamur. : ABAT

Bayındırlık işleri. : NAFİA

Bayındırlık,mamurluk.:ABADANİ

Bayındırlık.: UMRAN

Bayır.:ŞEV

Baykuşgillerden bir kuş. : PUHU

Baykuşgillerden,Avrupa-Asya ve Kuzey Afrika’da yaşayan bir kuş.:KUKUMAV

Bayrağın uçkurluk karşısındaki kenarı.:UÇUN

Bayrak direği.:GÖNDER

Bayrak, sancak anlamında eski sözcük. : RAYET

Bayraklarda ve armalarda sıkça görülen,kanatları açık biçimde betimlenmiş kartal resmi.:ALERYON

Bayraktar.Sancak veya bayrak taşıyan. :ALEMDAR

Bayram.: İD

Bazı   bitkilerde   tomurcuk ,  meyve ya da tohum yerinde bulunan ve bitkinin çoğaltılmasına yarayan soğancık. : SOBOL

Bazı   canlıların   bir   takım   yiyeceklere , ilaç , koku , toz   gibi   nesnelere   gösterdikleri  ters  tepkiye verilen ad. : ALERJİ 

Bazı   yiyecek  ve   içecekleri kokulandırmakta kullanılan, ince kıyılmış portakal, limon ve ağaçkavunu  kabuğu. : ZEST

Bazı Afrika ülkelerinde,hükümdarlık otoritesinin ve meşruluğunun simgesi olan,üzeri işlemeli kumandan sopası.:REKAD

Bazı ağaçlardan elde edilen,parfüm ve ilaçların yapımında  kullanılan reçine.:BALSAM

Bazı ağaçların gövde ve dallarından sızan ve romatizma ağrılarına karşı ilaç olarak kullanılan bir tür sakız.:SANDALOS:SANDARAK

Bazı Anadolu evlerinde oda kapılarının üstünde eşya koymaya yarayan ufak oyuk.:BALAMUR

Bazı ateşli silahlarda namlunun ucunda bulunan küçük çıkıntı.: ARPACIK

Bazı aygıtları çalıştırmaya yarayan aygıt. : BUTON

Bazı balıkların iste kurutularak yapılan pastırması.:LİKORİNOZ

Bazı bireyleri yangın çıkarmaya sürükleyen saplantı. : PİROMANİ

Bazı bitkilerde içinde tohumları taşıyan kuru kabuk. : KAPSÜL

Bazı bitkilerde ve yapraklarda görülen tüycük.:VEBER

Bazı bitkilerden çıkarılan ve sadeyağ yerine kullanılan katı yağ.:VEJETALİN

Bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan öz suyu.:LATEKS

Bazı bitkilerin genellikle süt görünümünde olan özsuyu (kauçuk özsuyu). : LATEKS

Bazı böceklerin katı ve sert üst kanadı. : ELİTRA

Bazı bölgelerde kadınların sokağa çıkarken manto üstüne örtündükleri işlemeli geniş örtü.:MAHRAMA

Bazı canlıların bir takım yiyeceklere,ilaç,koku,toz gibi nesnelere gösterdikleri ters tepkiye verilen ad. : ALERJİ 

Bazı cisimlerin gözenekli zarlardan geçebilmesi temeline dayanan bir çözümleme ve arıtma yöntemi.:DİYALİZ

Bazı çiçeklerin içinde bulunan,arıların bal yapmak için emdikleri tatlı sıvı,balözü.:NEKTAR

Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm.:DİŞ

Bazı dervişlerin taşıdıkları sapı uzun,keskisi ayça biçiminde,küçük ve hafif balta. : TEBER

Bazı erguvangillerden çıkarılan ve cila yapmakta kullanılan bir çeşit reçine.:KOPAL

Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları,yan görüşü çizmeye,hazırlamaya yada denetlemeye yarayan örnek.:GABARİ

Bazı giyeceklere sertlik vermek için kullanılan bir tür kumaş. :TARLATAN

Bazı giyim eşyalarında yada döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü ipekten püskül.:SAÇAK

Bazı göz hastalıklarında gözlerde ışığa karsı duyulan hassasiyetten duyulan korku. : FOTOFOBİ 

Bazı harfleri kusurlu söyleyen. :   PELTEK 

Bazı hastalıklarda yüzde,ellerde,ayaklarda görülen iltihapsız şiş.:ÖDEM

Bazı hayvan hastalıklarından duyulan korku. : ZOOFOBİ

Bazı hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan iğne biçiminde billur madde. :  RAFAT  :  RAFİT 

Bazı hayvanları karanlıkta ışık,çok aydınlıkta karanlık aramaya iteleyen dürtü.:FOTOKİNEZİ

Bazı hayvanların yutmuş olduğu yiyeceği ağzına getirip yeniden çiğnemesi.:GEVİŞ

Bazı işlerde sicim yerine kullanılan,ince ve uzun,esnek deri parçası.: SIRIM

Bazı kağıt oyunlarında üçüncü durumdaki oyuncu söz konusuysa,kendisinden önceki oyuncuda ara kağıt veya kağıtlar bulunduğunu düşünerek büyük kağıt yerine düşük değerde bir kağıt atmak.:EMPAS

Bazı kağıt oyunlarında,ortaya sürülecek parayı ödeyebilmek için her oyuncunun kendi önüne koyduğu toplam para.:KAV

Bazı kağıtların dokusunda bulunan ve ancak aydınlığa tutulunca görülen çizgi,resim ve yazı gibi biçimler.: FİLİGRAN

Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy,sorguç.:TUĞ

Bazı mallardan devletçe alınan vergiler.:RÜSUMAT

Bazı nesnelerde,canlılarda,gözde vs dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler,hare.:MENEVİŞ

Bazı oltalarda kösteği ağırlaştırmak için kullanılan kurşun parçası.:ZOKA

Bazı oyunlarda,özellikle bazı kumar makinelerinde biriken paranın tamamını veya önemli bir bölümünü kazanmayı sağlayan simgeler birleşimi.:JACKPOT

Bazı rahip ve rahibelerin dünya ile ilgilerini keserek yaşadıkları yapı.:MANASTIR

Bazı spor malzemelerinin yapımında kullanılan alüminyum alaşımlarının genel adı.:ZİKRAL

Bazı telli çalgılarda kullanılan hayvan bağırsağından tel.Çalgı teli. : KİRİŞ

Bazı telli çalgıları tanımlamada kullanılan ortak ad.:ZİTHER

Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen,bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye.:LATANYA

Bazı ülkelerde damıtık içkilere verilen ad.:ARAKİ

Bazı vakıf kuruluşlarında fakirlerin doyurulması için ayrılan ödenek.: İTAMİYE : ITAMİYE

Bazı yarışlarda, genellikle bir tabanca ateşiyle başlama işaretini vermekle görevli kişi. : STARTER

Bazı yerlerde kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak.:HÖLLÜK

Bazı yiyecekleri kokulandırmakta kullanılan portakal,limon yada ağaç kavunu kabuğu.:ZEST

Bazı yörelerimizde çulluğa verilen ad.:BAKAÇA

Bazı yörelerimizde küçük kar anlamında kullanılan sözcük. :  GİLİRİK

Bebeğin başsız olarak doğmasına tıpta verilen ad. : AKEFALİ 

Bebek arabası.:PUSET

Bebeklere iç çamaşırı olarak giydirilen ince pamukludan kısa kollu giysi. :   ZIBIN 

Bebekleri kaldırdığı söylenen bir cins akbaba. : UŞAKKAPAN

Becerikli, iş bilen. :  EVİRGEN

Becerikli, yetenekli ve usta kişi. : EHİL

Becerikli,usta.:MAHİR

Beceriksiz,güçsüz,görgüsüz kimse.:CUDAM

Beddua,lanet.:İLENÇ

Bedendeki fazla kılları ustura ile alma; tıraş etme. : YÜLÜME

Bedenin belden aşağı bölümlerini yıkamakta kullanılan tuvalet aracı.:BİDE

Bedenin leğen kemiğini kapsayan bölümü.:BASEN

Bedenle ilgili olan. :SOMATİK

Bedensel yada ruhsal yorgunluk hali.:ASTENİ

Beethoven’in tek operası.:FİDELİO

Begonyagillerden bir süs bitkisi.:PAŞAÇADIRI

Beğeni. : GUSTO

Beğenilmiş,seçilmiş.:MUHTAZA

Beğenmemek, azımsamak, küçümsemek. :   BUNMAK 

Beğenmemek,istememek,nefret etmek.:İRDEMEK

Behçet Necatigil’in bir şiir kitabı. : ARADA

Bekçi,gözcü.:NİGAHBAN

Beklenmedik bir zamanda ortaya çıkan büyük tehlike.:BADİRE

Beklenmedik hoş ve şaşırtıcı sözler söyleyen,güldürücü öykü anlatan kimse.: NEKRE

Beklenmedik olay, sürpriz. : ŞAŞIRTI

Bekletilmiş kümes hayvanı etinden yapılan şiş.:YAKİTORİ

Bekleyen,gözleyen,intizar eden.:MÜNTAZIR

Bekleyen,gözleyen.:MUNTAZIR

Bektaşi dervişi.:IŞIK

Bektaşi ve Mevlevi tekkelerinde belli tören kuralları olan sofra. : SOMAT

Bektaşilerin boyunlarına taktıkları bir taş.:SEKİL

Bektaşilikte tarikata yeni girmiş acemi dervişlere verilen ad.:TORLAK

Bel ve kalça arası.  :  BASEN

Bel, orta, ara, aralık. : MİYAN (MEYAN)

Bel,çapa yada sabanın topraktan kaldırdığı iri parça.:KESEK

Belçika’da yaşayan bir halk.:VALONLAR

Belde taşınan su kabı. : MATARA

Belediye.:URAY

Belgeleme. : TEVSİK

Belgeler,işaretler.:ALAİM

Belgelik.:ARŞİV

Belgesel.: DOKÜMANTER

Belin üstünde,göğüs hizasının altında biten kısa ceket.:BOLERO

Belirgin aralıklarla ilerleyen iki yada daha çok sesin taklidiyle oluşan bütün.:KANON

Belirlenimci.:DETERMİNİST

Belirli bir coğrafi alanda bulunan bitki türlerinin tümü.:FLORA

Belirli bir hizmeti başarabilecek en küçük askeri birlik. : TİM

Belirli bir insan grubunun dışında kimseye bildirilmeyen her türlü bilgi ve öğretiye verilen ad.:EZOTERİK

Belirli bir insan topluluğunun dışında kimseye bildirilmeyen,yalnızca sınırlı dar bir çevreye aktarılan (her türlü bilgi,öğreti),içrek.:BATINİ

Belirli bir malın,işin belirli bir süre yönetilmesi için görevlendirilmiş kimse.:KAYYUM

Belirli bir tonda yazılmış müzik parçasının niteliği.: TONALİTE

Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan olağandışı güçlü korku. : FOBİ

Belirli sesler,çalgılar yada topluluklar için yazılmış bir yapıtı başka sesler,çalgılara yada topluluklara aktarma,düzenleme.:ARANJMAN

Belirli sözcüklerden duyulan korku. : LOGOFOBİ

Belirsiz. :MÜPHEM

Belirteç olarak kullanılan eylem soylu sözcük. : ULAÇ

Belirti,ipucu anlamında yerel sözcük.:UCAR

Belirti. : SEMPTOM

Belirtiler.: SENDROM

Belirtke. : AMBLEM

Belirtme,gösterme,açığa vurma.:İZHAR

Belize plakası. :  BH

Belleğin güçten düşmesi ya da kaybolması.:AMNEZİ

Bellek yitimi. : AMNEZİ

Belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu. : SİTE

Belli belirsiz hissedilen hafif yel. : ESİNTİ

Belli belirsiz tarih olaylarına ve efsane motiflerine dayanılarak halkın hayal gücüyle meydana gelmiş eser,epope.:DESTAN

Belli bir amacı olmayan, dayanaksız söz. : AFAKİ

Belli bir birim alan içinde yaşayan tüm canlıları, fiziksel çevrelerini ve aralarındaki her türlü ilişkiyi içeren kavram. : EKOSİSTEM

Belli bir bölgede sıkça görülen hastalık.:ANDEMİ

Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü. : DİREY

Belli bir bölgede yaşayan hayvanların tümü./ Yeryüzünde ekolojik olarak sınırlanabilir bir yaşam mekanında bulunan bütün canlıları ifade eder.(orman faunası,çayır ve deniz faunası gibi). : FAUNA

Belli bir bölgede yetişen bitkilerin tümü. : BİTEY

Belli bir coğrafi bölgedeki yer adlarını,bunların kökenlerini,bölgede konuşulmakta olan dille yada ortadan kalkmış dillerle bağlantılarını inceleyen dilbilim dalı.:TOPONİMİ

Belli bir çıkar grubunun isteklerini siyasi organlara kabul ettirmek için kurulmuş olan topluluk,dalan.:LOBİ

Belli bir desenin yada yazının farklı ölçekte röprodüksiyonu yapmayı sağlayan aygıt.:PANTOGRAF

Belli bir iş kolunda usta,kalfa ve çırakları içine alan dernek.:LONCA

Belli bir işe gücü yetmeyen,aciz.:EKSİN

Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.:KAYYUM

Belli bir topluluğa özgü olan işaret.:KOKART

Belli bir yerde mezarı olan,doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan ölü.:YATIR

Belli bir yüzde karşılığında,bir sanatçının çalışma programlarını ve anlaşmalarını düzenleyen kimse.:EMPREZARYO

Belli konuda düzenlenen oturum ya da seminer. : SEMPOZYUM

Belli konulara uzun süre odaklanabilme, ayrıntıları algılamada çok başarılı olma, ama insanlarla iletişim kurmakta zorlanma biçiminde kendini gösteren sendrom. : ASPERGER

Belli olmayacak kadar yavaş akan su.:IĞIL

Belli sayıda noktanın konumunu kesinlikle tespit edebilmek için,bir alanı üçgenlere bölme işi.:NİRENGİ

Belli zaman aralıkları ile çıkan yayın,süreli yayın,periyodik.:MEVKUTE

Belsoğukluğu mikrobu.:GONOKOK

Bencil,egoist.:HODBİN

Bencillik. : EGOİZM

Benekli hayvan.:ÇAPAR

Benim gibi.:BENCİLEYİN

Benin’in eski adı.:DAHOMEY

Bentlerde toplanan suyun künklerle kente getirilerek toplandığı,üstü örtülü bir yapıdan meydana gelen su haznesi.:MAKSİM

Benzemeye çalışma,uyma.:İMTİSAL

Benzen halkalarının birbirine doğrusal olarak bağlandığı çok halkalı aromatik hidrokarbonların genel adı.:ASEN

Benzenden    türeyen   ve   boya   sanayinde   kullanılan   zehirli    bir madde.Organik boya cevherine verilen ad. : ANİLİN

Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün.:AGREGA

Benzer seslerin bir mısrada veya bir cümlede kulağa hoş gelecek bir ahenkte tekrarlanması.:ALİTERASYON

Benzer,eş.:MENEND

Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen. : BAŞAT

Benzeşim,örnekseme.  : ANALOJİ 

Benzeştirme. : ASİMİLE

Benzetme.:TEŞBİH

Benzeyen,andıran.:MÜMASİL

Beraber asker olanlar. :   TERTİP 

Berber.:PERUKAR

Bereketli,çoğaltan.:ARTAĞAN

Bergama ilçesinde Allianoi antik kentini sular altında bırakacak olan baraj.:YORTANLI

Bergama’nın eski adı. :   PERGAMON 

Bering Denizi ile Büyük Okyanus arasında yer alan adalar grubu. : ALEUT 

Bering denizinde bir ada.:NUNİVAK

Berkelyumun simgesi  :  BK

Berrak duru anlamında eski sözcük.:NAB

Berrak ve parlak sarı.:TURNAGÖZÜ

Bertolt Brecht’in bir oyunu.:BAAL

Besbelli,açıkça,meydanda,aşikar.:HÜVEYDA

Besinini bağımsız olarak sağlayan bitki,kendi belsek.:OTOTROF

Besleme kız.:AHRETLİK

Besleme, semirtme işi. Hayvanların besiye çekilip semirtildikleri yer. (Eski dilde: Çokluk, fazlalık):BESİ

Beslenme fobisi.:SİTİYOFOBİ

Besleyip yağlandırmak için enenmiş horoz. : IBLIK

Besteci. : KOMPOZİTÖR

Bestecinin,besteleniş sırasına göre numaralanmış müzik eseri.:OPUS

Bestelenmek için yapılan,konusunu kahramanlık ve dini hikayelerden alan manzume.:KANTAT

Bestelenmiş her tür şiire Batı’da verilen ad. :OD

Beş dalı kapsayan atletizm yarışması. : PENTATLON

Beş dizelik bentlerden oluşan nazım parçası.:TARDİYE

Beş heceli üç dizeden oluşan Japon şiir türü.  :  HAİKU

Beş kilometrelik bir uzaklık ölçüsü.:FERSAH

Beş parçası olan,beşli.:MUHAMMES

Beş yaşından büyük veya damızlık dışı bırakılmış dişi koyun.:MARYA

Beşparmak da denilen ve üzerine dikili çizgiler bulunan pamuklu bir kumaş.:ELİFİ

Beşparmak” da denilen bir kumaş türü. : ALACA

Beton  delme  kalemi. Betona  delik  açmakta  kullanılan  sivri  uçlu, çelikten  yapılmış bir alet.:MURÇ

Beton bloklarla ya da küçük moloz taşlarla yapılan temel.:TAŞDÖŞEK

Beton kırma makinesi. : BETONİYER

Betonarme inşaatlarda ana demirleri birleştirmeye yarayan ve böylece beton katmanlarının birbiri üzerinde kaymasını önleyen metal armatür. : ETRİYE

Betonarme inşaatlarda ana demirleri birleştirmeye yarayan ve böylece beton katmanlarının birbirleri üzerinde kaymasını önleyen metal armatür.:ETRİYE

Betonun ham maddelerinden olan kum ve çakıl.:AGREGA

Bey” denilen bir dişi arıyla kovandan çıkan arı topluluğu. : OĞUL

Beyaz bir element. : VANADYUM

Beyaz Bisiklet, Bir Kırık Bebek, Dünden Sonra Yarından Önce gibi filmleriyle tanınmış kadın sinema yönetmenimiz. : NİSAN AKMAN

Beyaz iş işlemekte kullanılan beyaz ve parlak iplik.:SİRESATEN

Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği.: PAMUKAKİ

Beyaz kabuğu ve beyaz kerestesi marangozlukta kullanılan bir ağaç.:HUŞ

Beyaz mermerde bulunan sert kısım.  :  EMERİL

Beyaz patiskadan dikilen yada yünden örülen takke.:TERLİK

Beyaz porselen kaplama.:JAKET

Beyaz Rusya’da bir ırmak. : BEREZİNA

Beyaz Rusya’nın başkenti.: MİNSK

Beyaz ve kaliteli bir tiftik türü.:FİLİK

Beyaz ya da pembe renkli çiçekler açan zehirli bir ağaççık.:ZAKKUM

Beyaz yada mor renkte çiçekler açan, meyveleri dikenli bir bitki. : TATULA

Beyaz,sarı renkte soğanlı bir süs bitkisi. : NERGİS 

Beyaz,yeşil,mavimsi gri renkte billurlaşmış bir tür kalsiyum karbonat.:ARAGONİT

Beyaza yakın gümüş renginde bir deniz balığı.:ATERİNA

Beyazlama, ağarma anlamında eski sözcük. : İBYİZAZ

Beygir gücü. : HP (HORSE POWER)

Beygir haşasını tutan küçük kolan. : TAPKUR

Beyin  yangısı. : ANSEFALİT

Beyin elektrosu. : EEG

Beyin kanaması.:APOPLEKSİ

Beyin yarımkürelerinin derinliğinde,üçüncü karıncığın alt tarafında bulunan sinirsel bozmadde oluşumu.:TALAMUS

Beyin. :  DİMAĞ

Beyinde üçüncü karıncığın iki yanında yer alan ve beynin öbür bölümleriyle ilişkili çekirdeklerden oluşan boz madde kitlesi. : TAPAMOL

Beyit. : EV

Beynin alt bölümünde bulunan,salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ.:HİPOFİZ

Beyoğlu’nun eski adı.:PERA

Beyşehir gölü kıyısında,Anadolu Selçukluları döneminden kalma ünlü saray.:KUBADABAD

Beyşehir gölünde bir ada.:MADA

Bez  torba.:CAĞ

Bez dokuma tezgahı. : ALAT

Bez dokuyan veya satan kimse.:BEZZAZ

Bez parçalarından dokunan basit kilim, yaygı. :   PALA 

Bez tezgahında ipliği ayarlayan tarak. : GÜCÜ

Bez,beze.:GUDDE

Bez,tahta,kağıt gibi maddeler üzerine yapılmış yağlı boya,sulu boya,pastel boya veya kara kalem resim.:TABLO

Bezden biçilmiş elbise.:KESİ

Bezekçi. Yapıların duvar ve tavanlarına süslemeler yapan usta. : NAKKAŞ

Bezekçilikte kullanılan yeşil ve pembe dalgalı bir sedef.:ARUSEK

Bezekçilikte kullanılan, çok parlak, yeşil ve pembe dalgalı bir çeşit sedefe verilen ad.  : ARUSEK

Bezeme, süsleme. :  TEZYİN

Bezginlik,umutsuzluk,usanç.:FÜTUR

Bezik,tavla gibi oyunlarda ortaya konan parayı iki misline çıkarma.:VİDO

Bezikte,bir taraf bin beş yüz sayıyı tamamlayamadan ötekinin üç bin sayı yaparak oyunu bitirmesi.:RUBİKON

Bıçak bilemeye yarayan çubuk biçiminde çelik araç. :  MASAT

Bıçak,kılıç gibi kesici aletlerin kabzanın içinde kalan bölümü.:PIRAZVANA

Bıçkın Rum delikanlısı.: PALİKARYA

Bıkma,usanma.:GINA

Bıldırcın sökünü. : CURNATA 

Bıldırcına benzer bir kuş.:TURAÇ

Bızbız’da denilen ve davula sol elle vurulan ince değnek.:ZİBZİBİ

Biber salçası,kızarmış ekmek,dövülmüş ceviz,tahin ve nar ekşisiyle hazırlanan bir tür meze.(Antalya yöresi).:MUHAMMARA

Biberiye, dişbudak. :  HASALBAN

Biçilmiş ama demet yapılmamış ot yada ekin yığını.:PULUR

Biçim değişimi,dönüşüm.:TRANSFORMASYON

Biçim güzelliği ve yalınlığın egemen olduğu koşmalarıyla tanınmış XIX. yüzyıl halk ozanı::RUHSATİ

Biçimi bozulmuş.:DEFORME

Biçimlendirme eylemi.:MODLAJ

Biçimler,şekiller,kılık.: EŞKAL

Biçimsel” anlamında eski bir sözcük. : SURİ

Biçimsiz. : AMORF

Bilanço.:DENGELEM

Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyelerin öbürlerine dokunması.:KARAMBOL

Bilardo oyununda kullanılan değnek.  :  İSTEKA

Bilardoda , oyunculardan birinin topunun öteki toplardan birine değdikten sonra geri dönmesini sağlayacak şekilde yapılan vuruş.  :  KLEPS

Bildiri özeti.:EKSPOZE

Bildiri.:TEBLİĞ

Bileği çarkı.:KÜSTERE

Bilek hizasında kalan kısa çorap.:ŞOSET

Bilekleri dar,beli bol,büzgülü kadın şalvarı.:ÇİNTİYAN

Bilenmiş  kesici  bir  aracın  yüzünde  kalan  ve  bileği  taşıyla  giderilen  metal  çapağı, kıl ağı.:ZAĞ

Bileşik. : MÜREKKEP

Bileşikgillerden şekeri çok bir tür yer elması.  :   BADAT

Bileşikgillerden,kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki.: TEKESAKALI

Bileşim, bileştirme. : TERKİP

Bileşiminde % 80-83 bakır,% 17-20 çinko bulunan,mücevhercilikte genellikle şerit ya da tel biçiminde bulunan pirinç.:TOMBAK

Bileşke.:MUHASSALA

Bileyici.:ZAĞCI

Bilgece olan.:HİKMETLİ

Bilgi   ve   güç   elde   etmek    karşılığında   ruhunu   şeytana   satan   ve   birçok   sanat   yapıtına konu olan efsanevi kişi. : FAUST

Bilgi edinme, öğrenme. : ITTILA

Bilgi ve düşüncesi alınmak üzere kendisine danışılan kimse,bilgili.:DANİŞMENT

<