BULMACA SÖZLÜĞÜ
A
B C Ç
D E F
G
H I İ
J K L
M N
|
|
Haber toplama ve yayma işiyle uğraşan kuruluş. : AJANS Haber veren,haberci. :NABİ Haber,bilgi.:PEYAM Haber,yazı,resim,sembol veya her çeşit bilginin tel,radyo,optik veya başka elektromanyetik sistemlerle iletilmesi,bunların yayımı veya alınması,iletişim.:TELEKOMÜNİKASYON Haber. : SAVA Haberci, ulak. : KARAKULAK Haberleşmeye yarayan bir tür süratli vapur.: AVİZO Haberleşmeyi yürüten kalem.:AMEDİ Habeş piskoposlarına verilen ad. : EBUNA Habeş soylusu. : RAS Habeş Yahudi’si.:FLAŞA Habeşistan hükümdarlarına Hazreti Muhammed tarafından verilen san.:NECAŞİ Habeşistan hükümdarlarına verilen unvan.:NECAŞİ Hac ibadeti sırasında Arafat’ın tepesinde bir süre durma.:VAKFE Hac sırasında kesilen kurban.: HEDİ Hacettepe Üniversitesi kurucularından olup uzun yıllar burada öğretim üyeliği yapmış, yurdumuzda halk sağlığının ve koruyucu hekimliğin gelişmesinde öncü rol oynamış ünlü hekimimiz.:NUSRETFİŞEK (1914-1990) Hacıların Kabe’de giydikleri beyaz üstlük.:KİSVE Hacıların Kabe’ye girerken örtündükleri dikişsiz beyaz giysi.:İHRAM Hacim, oylum. : CİRİM Haç : ÇARMIH Hadım.:KASTRATO Hadis bilgini.:MUHADDİS Hadisler.: AHADİS Hafıza kaybı : AMNEZİ Hafif bulutlu,sisli hava.:GİRAN Hafif esinti.:İPİLTİ Hafif kadifemsi bir görünüş kazandırılmış sığır derisi. : NUBUK Hafif ve gözenekli bir çökelti taşı. : TÜF Hafif yağmur,serpinti.:ÇİLENTİ Hafif yaralama : HACAMAT Hafniyum’un simgesi. : HF Haiti kökenli,rumba ve çaça’ya benzeyen bir dans.: MAMBO Haiti plakası. : RH Haiti’de,bir Avrupalı ile bir siyahın birleşmesinden doğan melez kimseye verilen ad.:MULATTO Hak ve adalete uygunluk. : NASFET Hak ve tüzeye uygun olan,adil.:KÖNİ:KÖNÜ Hakikatler,gerçekler.:HAKAYIK Hakim,egemen,başat,başta gelen.:DOMİNANT Hakkari ilinde bir buz yalağı gölü.:CELYANO Hakkari ilinde kaya resimleriyle tanınmış vadi.:GEVARUK Hakkari ilinin eski adı.:ÇÖLEMERİK Hakkari yöresinde yetişen ve yemeği yapılan maydanoza benzer bir ot.:ALO Hakkari yöresine özgü,ateşte kaynayan ayran ile pirinç,dövülmüş buğday ve küçük köfteler katılarak hazırlanan bir yemek.:DOĞABA Hakkı devretme.: TEMLİK Hakkı yerine getirme.:İHKAK Haksız olarak alınan toprak, mal. : ASABALIK Haksızlık etme,zarar verme. Haksızlık, kıygı:GADİR: GADR Hakuran. : KUMRU Hala.:BİBİ : ÇİÇE Halat gibi örülmüş iplik çilesi. : TURA Halat ucu.: ÇIMA Halat yumağı.: RODA Halatın örselenecek yerinde tel yada sicimle yapılan sargı.:FAÇUNA Halatların çevresini belirten birim.:BURGATA Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama.: KAVELA Halatta kaymayı önleyen bir düğüm biçimi.:KROPİ Halaylarda karşılıklı söylenen manilere verilen ad.:BERETE Haldun TANER’in bir öykü kitabı. : TUŞ Halef.:ARDIL Halı ve jakar dokuma sanayinde çözgü ipliği. : KORD Halı ve kilim tezgahlarında kalınca ipliklerden yapılmış tarak şeklinde çerçeve.:KÜCÜ Halı veya kilim dokunan tezgah. : ISDAR : ISTAR Halı, kilim veya bez dokuma tezgahı.: HANA Halı,kilim dokunan tezgah.:ISTAR Halıcılıkta iplik düğümlerini sıkıştırma topağı. : KİRKİT Halının iki veya dört kenarını çeviren çerçeve.(Düz veya türlü desenlerde dokunmuş halılarda kenar örgüsü,kolan,büyük su ve etlikler bordür içinde sayılırlar).:BORDÜR Haliçlerde,tuzlu bataklıklarda ve çamurlu kıyılarda sık ormanlar oluşturan bazı ağaç ve çalı türlerine ve oluşturdukları ormanlara verilen ad.:MANGROV Halide Edip ADIVAR’ın bir romanı. : SONSUZ PANAYIR Halife Osman döneminde çıkartılan el yazması Kuran örnekleri.:MUSHAF Halk adına,halka karşın devrimci girişimlerde bulunan kimse.:JAKOBEN Halk avcısı.:DEMOGOG Halk bilgisi.:FOLKLOR Halk dilinde etek anlamında kullanılan sözcük.: YEKTE Halk dilinde yaban arısına verilen ad. : SARICA Halk dilinde ,kuşun kursağında biriktirerek yavrusuna verdiği yeme verilen ad.:ZUK Halk dilinde “çekül” sözcüğünün aldığı biçim. : ŞAVUL Halk dilinde “küme”, “topluluk” anlamında kullanılan sözcük. : ÇOM Halk dilinde “mızıkçı”, “yaygaracı”, “gürültücü” anlamında kullanılan sözcük. : KACARA Halk dilinde abla.: MADAMA Halk dilinde abla.:ABA Halk dilinde acı pul biber. : İSOT : ISIOT Halk dilinde ağıl.: ARKAÇ Halk dilinde anahtar. : AÇAR Halk dilinde anasona verilen ad.:EZELTERE Halk dilinde ardıç kozalağına verilen ad.:EFİN Halk dilinde atasözüne verilen ad. : ORAÇLAMA : ORANLAMA Halk dilinde avare, işe yaramaz.: AVARA Halk dilinde ayrana verilen ad.:AK Halk dilinde azmış yaraya verilen ad.:ICIK Halk dilinde babanın kız kardeşi, hala. : EME : EMETİ: BİBİ: ÇİÇE Halk dilinde badem. : PAYAM Halk dilinde bahane. : MAHNA Halk dilinde bahçe çapası.:ÇEPİN Halk dilinde balçık anlamında kullanılan sözcük.:ŞILIK Halk dilinde bataklık.:AZMAK Halk dilinde baykuşa verilen ad.:UĞU Halk dilinde bilyeye verilen ad.:TOKUR Halk dilinde bir cins yeşil kertenkeleye verilen ad.:KEÇEMEN Halk dilinde biriktirmek,toplamak.:İRKMEK Halk dilinde boşboğaz,söz taşıyan. : YALAK Halk dilinde bozulmuş turşuya verilen ad. : MIR Halk dilinde böğürtlen.:İT ÜZÜMÜ Halk dilinde börülceye verilen ad.:LOBİK Halk dilinde bulgur pilavına verilen ad. : AŞ Halk dilinde büyük heybe.:ARTMAK Halk dilinde cam bileziğe verilen ad.:ŞEVE Halk dilinde cam parçası.:CINCIK Halk dilinde ceylan.:CEREN Halk dilinde cin.:ECİNNİ Halk dilinde civciv.:CÜCÜK Halk dilinde çay demliğine ya da küçük güğüme verilen ad. : HALASTAR Halk dilinde çingene.:ELEKÇİ Halk dilinde çoban köpeği.:KARABAŞ Halk dilinde çoban yamağı.:ÇONA Halk dilinde çok ağlayan kimseye verilen ad.:LELİK Halk dilinde çuvala verilen ad.:KELETE Halk dilinde dar sokak,dar yol,patika anlamında kullanılan sözcük.:İRİM Halk dilinde davetiye.:OKUNTU Halk dilinde değiş tokuş anlamında kullanılan sözcük.:MIR Halk dilinde dere yatağına verilen ad. : AKANAK Halk dilinde dikenlik anlamında kullanılan sözcük.:SİYEŞ Halk dilinde dilsiz.:TAT Halk dilinde dişi hindi.:KEL Halk dilinde doğru,gerçek.:ESSAH Halk dilinde domates.:FİREK Halk dilinde doruk,zirve anlamında kullanılan sözcük.:DORA Halk dilinde ekilmeden bırakılmış tarlaya verilen ad. : KEN Halk dilinde ekini biçilip kaldırılmış tarlaya verilen ad. : KOZAN Halk dilinde eldiven.:ELCEK Halk dilinde enli bilezik.:AKITMA Halk dilinde erkek sevgiliye verilen ad. : AŞNA Halk dilinde eski ayakkabıya verilen ad. : KELİK Halk dilinde eşek. : KARAKAÇAN Halk dilinde eylül ayına verilen ad. : VERİMAY Halk dilinde fare kapanına verilen ad.:FAKAN Halk dilinde fındığa verilen ad.:ÇETLEVİK Halk dilinde gecelik faiz.:REPO Halk dilinde geçen yıl.:BILDIR Halk dilinde gelin biçiminde yapılmış bez bebeğe verilen ad.:DODPAL Halk dilinde gürgen ağacına verilen ad. : İSİRİN Halk dilinde hala.:BİBİ Halk dilinde herkesin söylediğini yapan,iltifat meraklısı kimseye verilen ad.:EFELEK Halk dilinde hindiye verilen ad. : CULUK Halk dilinde idare.:ABRAMA Halk dilinde ilmek.:DİN Halk dilinde infilak. : BÖSME Halk dilinde kara kurbağasına verilen ad.:OTLUBAĞA Halk dilinde kardeş. : KADA Halk dilinde Kasım ayına verilen ad.:KOÇAYI Halk dilinde kavrulmuş buğday,mısır.:KAVURGA Halk dilinde kayısı ve zerdaliye verilen ad. : MİŞMİŞ Halk dilinde keçiyolu,patika.:İZLEK Halk dilinde kekeme.:KEKE Halk dilinde kemik veremi.:AKARCA Halk dilinde kepçe.:ÇÖMÇE Halk dilinde kertenkeleye verilen ad.:ELÖPEN Halk dilinde keser.:KERKİ Halk dilinde kır lalesine veya gelincik çiçeğine verilen ad.: PAMPAL Halk dilinde kızılcığa verilen ad. : ERGEN : KİREN Halk dilinde kızılcık ağacına ve meyvesine verilen ad.:KİREN Halk dilinde klarnet.:GIRNATA Halk dilinde klitoris,bızır.:DILAK Halk dilinde kocaman.:KAZULET Halk dilinde köpek yavrusu.:GÖBELEZ Halk dilinde köylerde hekimlik yapan kimselere verilen ad.:OTÇU Halk dilinde küçük çömleğe yada güveç kabına verilen ad.:GÜDÜ Halk dilinde kümese verilen ad.:PİN Halk dilinde kürek kemiği.:KEBZE Halk dilinde kürek kemiğine verilen ad.:KEBZE Halk dilinde lahanaya verilen ad. : FEREN Halk dilinde limona verilen ad.:SULUZIRTLAK Halk dilinde lodos.:AKYEL Halk dilinde Lodosa verilen ad.:KABAYEL Halk dilinde lor peynirine verilen ad. : ÇOMA Halk dilinde mağaraya verilen ad.:OPAN Halk dilinde Mart ayına verilen ad.:AKARAY Halk dilinde mendile verilen ad.:PETE Halk dilinde mercimek. : YASMIK Halk dilinde merdiven.:BASAK Halk dilinde mısır.:LAZUT Halk dilinde minnet.: MÜDANA Halk dilinde mutfağa verilen ad.:TAKANA Halk dilinde nezleye verilen ad.:ENGİ Halk dilinde nine anlamında kullanılan bir sözcük.:BOYNA Halk dilinde nisan ayına verilen ad. : AÇARAY Halk dilinde ormandan açılmış tarlaya verilen ad.:İLİT Halk dilinde otlak.:ÖRÜ Halk dilinde özleme,göreceği gelme,isteme.:ÖKSEME Halk dilinde parıltı.: IŞILAK Halk dilinde pestil.: BASTIK Halk dilinde Rus.:MOSKOF Halk dilinde saksağan.:ALAKARGA Halk dilinde salep otuna verilen ad. : İLETİR Halk dilinde salyangoz.:KONGAZ Halk dilinde saman.:MEREK Halk dilinde sazlık yer.: KOVALIK Halk dilinde sebze bahçesi.: AVAR Halk dilinde semavere verilen ad.:KAVAZ Halk dilinde semizotuna verilen ad. : PİRPİRİK Halk dilinde semizotuna verilen ad.:TOMEKAN Halk dilinde serçeye verilen ad. : DARICAN Halk dilinde sığır sürüsü.:NAHIR Halk dilinde sırta vurulan yük.:ŞELEK Halk dilinde sincap.:ÇEKELEZ Halk dilinde sinek.:CİBİN Halk dilinde soğuk algınlığına verilen ad. : ÜŞÜK Halk dilinde sperm, meni. : ATMIK Halk dilinde sulak tarla.:BÜK Halk dilinde sütkardeş anlamında kullanılan sözcük.:EMİŞİK Halk dilinde şaka anlamında kullanılan sözcük. :HORATA Halk dilinde şarbon hastalığına verilen ad. : YAKMA Halk dilinde şiir. Ezgi,türkü,nağme :YIR Halk dilinde şimşek.:BALKIR Halk dilinde tarladaki sebzeye verilen ad.:AVAR Halk dilinde tembel,üşenen.:ERİNCEK Halk dilinde Temmuz ayına verilen ad.:ORAKAYI Halk dilinde termometreye verilen ad. : ISIKERTE Halk dilinde tohum.:EKECEK Halk dilinde tohuma verilen ad.:BİDER Halk dilinde tomurcuk.:BİBİL Halk dilinde varis hastalığına verilen ad.:ORDUBOZAN Halk dilinde yabani arpa.:ARPAĞAN Halk dilinde yabani elmaya verilen ad.:ACUK Halk dilinde yabani tereye verilen ad. : ISPATAN Halk dilinde yabaya verilen ad. : ALKARA Halk dilinde yanık, yırtık.. : YİRİK Halk dilinde yatak yorgan yüzü.:MELEFE Halk dilinde yenge anlamında kullanılan sözcük. : BULA Halk dilinde yer elmasına verilen ad.:EBELİ Halk dilinde yırtık ve eski püskü giysiye verilen ad.:PALAÇOR Halk dilinde yoğurt kabı.:CINGIL Halk dilinde yonga.:KAMGA Halk dilinde yumruk. :SUMSUK Halk edebiyatına özgü,sekizli hece ölçüsüyle yazılan ve ilk dizesinde bre,be hey gibi bir ünleme yer verilen şiir türü.:VARSAĞI Halk edebiyatında aruz ölçüsüyle yazılan şiir türlerinden biri.:SATRANÇ Halk edebiyatında aşk, özlem gibi duygusal konuları işleyen şiir türü.: GÜZELLEME Halk edebiyatında mahlas anlamında kullanılan sözcük.:TAPŞIRMA Halk edebiyatında manzum bilmece.:MUAMMA Halk edebiyatında sekizlik hece ölçüsüyle yazılan şiir türü. : SEMAİ Halk edebiyatında uyağa verilen ad. : AYAK Halk hekimliğinde gaz söktürücü ve antiseptik olarak kullanılan,aynı zamanda kimi yiyeceklere de katılan bir cins ceviz. : MUSKAT Halk inanışında lohusalara musallat olarak onları öldürdüğüne inanılan cin. : ALKARASI Halk müziğine özgü bir bağlama çalma tekniği. : ŞELPE Halk müziğine özgü telli bir çalgı. : TAR Halk oylaması.: REFERANDUM Halk şairlerinin atışması.:AYTIŞMA Halk tahminine göre 9-18 Mart arasında görülen kocakarı soğuğu.:BERDELACUZ Halk tarafından sevilme,tutulma. : POPÜLARİTE Halk yığınlarını bilgisiz ve karanlıkta bırakma anlayışı.Aydınlık düşmanlığı.:OBSKÜRANTİZM Halk,topluluk.:CUMHUR Halkalar geçirilerek yapılmış yada zincirden örülmüş olan zırh.:CEBE Halkbilim,folklor.:HALKİYAT Halkçılık.:POPÜLİZM Halkın İstanbul’daki yabancılara, özellikle Fransızlara verdiği ad. : DİDON Halkın kültür düzeyi düşük kesiminin zevklerine uygun olan. : POPÜLER Halkın sadakalarıyla geçinen gezici Katolik tarikatların üyelerine verilen ad.:FRER Halkın yararlanması için yapılan okul,çeşme,hastane vb yapı.:HAYRAT Haller,olaylar :AHVAL Halojenler gurubunun dördüncü ametali olan yalın cisim. : İYOT Halterde kaldırılması gereken alet. : BAR Halüsinasyon, :SANRI :BİRSAM Ham demir madeninin eritildiği büyük ocak,fırın.:HADDEHANE Ham deriden yapılan köylü ayakkabısı.:ÇARIK Ham ile olgun arası. : ALASULU Ham ipeği iplik ve ibrişim durumuna getiren,satan kimse.:KAZAZ Ham ipekten dokunan ince bir bez.:BÜRÜMCÜK Ham ipekten dokunmuş bürümcüğe pamuk ipliği katılarak elde edilen kumaş.:HELALİ Ham ipekten yapılmış astarlık kumaş. : SOF Ham kavun.:DÖLEK Ham keten rengi.:EKRU Ham olarak yenilen badem,erik,kayısı gibi yemişler.:ÇAĞLA Ham üzüm. : KORUK Hamalların yük taşırken kullandıkları arka yastığı.Hamal semeri.:ARKALIK Hamam böceği. : KAKALAK Hamam gibi tabanı ıslak olan yerlerde kullanılan bir takunya.:NALİN Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan,içinde su biriktirilen,yuvarlak,mermer,taş veya plastik tekne.:KURNA Hamam. : YUNAK Hamamböceğine verilen bir başka ad. : KARAFATMA Hamamda insanları keseleyip yıkayan erkek.:TELLAK Hamamları ısıtan,hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak,cehennemlik.:KÜLHAN Hamarat,elinden her iş gelen.:TİRENDAZ Hamle.: SAVLET Hamsi, Sargan gibi küçük balıkları tutmakta kullanılan balık ağı : BARABAT Hamsi,sardalye gibi balıkları avlamakta kullanılan küçük gözlü ağ.:HAMSİNOZ Hamsigillerden bir balık. : TİRSİ Hamsigillerden küçük bir balık. : CAÇA Hamur açılırken tezgaha yapışmaması için serpilen un.:UĞRA Hamur açılırken yapışmaması için un serpmek. : UĞRALAMAK Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan,yazı yazmaya,baskı yapmaya,bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak.:KAĞIT Hamur durumundaki ekmeklerin,fırına atılmadan önce,içine konulduğu oyuk gözlü tahta.:BİNİT Hamur tahtası.:SENİT Hamur teknelerini kazımaya yarayan araç.: ISIRAN Hamur topağı,pazı.:BEZE Hamuru ovalayarak yapılmış kırıntılarla pişirilen çorba. : OVMAÇ Hamurun fırına verilmeden önce dinlendirildiği , üzerinde bekletildiği tahta. : PASA Hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılan bir tür tatlı.:AKITMA Hanay. : AVLU Hançere.:GIRTLAK Hanım, hatun, prenses. : BANU Hanigillerden bir balık türü.:ORFOZ Hanigillerden,Akdeniz ve Ege’de yaşayan lezzetli bir balık.:LAHOS Hanların bağlı olduğu devlet başkanı,hakan,imparator.:KAAN Hantal,kaba ve anlayışsız kimse.:ABULLABUT Hap. : DRAJE Haraç.:BAÇ Harakirinin eş anlamlısı.:SEPPUKU Hard sözcüğünün tersine , pornografik filmlerden daha erotik filmler için kullanılan sözcük. :SOFT Hardal gazı da denilen bir savaş gazı.:İPERİT Hardallı üzüm şırası.:HARDALİYE Hare.Bir yüzeyde renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. : MENEVİŞ Hareket durumundaki bir cismin hızını ölçmeye yarayan alet.:TAKİMETRE Hareket etmeyen,kımıldamayan,sakin.:DİNGİN Hareket halindeki bir halatın ya da zincirin bir süre tutularak bırakılmaması için verilen komut.:AGANTA Harekete hazır, tetikte. : ALESTA Hareketin gerçekliğini,daha doğrusu uzayın nesnel gerçekliğini yadsıyan uçak ok, Akhilleus ve Kaplumbağa adlı paradokslarıyla tanınmış eski Yunan filozofu.:ZENON Harfler, kısaltmalar kümesi. : LOGO Harfler.:HURUFAT Harfleri güzel biçimler vererek yazma sanatı,güzel yazı sanatı.:KALİGRAFİ Harita çıkarmaya yarayan aygıt. : PLANÇETE Harita okuyarak yön bulmayı ve en kısa yoldan hedefe ulaşmayı amaçlayan spor dalı.:ORYANTİRİNG Haritacı.: KARTOGRAF Haritacılık.:KARTOGRAFİ Haritasını çıkarmak için bir araziyi üçgenlere bölme işi. : NİRENGİ Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak , çöp ve samanla karışık tahıl taneleri.:BADAS Harman aktarma ve sap yükleme işlerinde kullanılan tarım aracı.Dirgen.Yaba : ANADUT . Harman savurmakta kullanılan,çatal biçiminde,tahtadan tarım aracı. :YABA Harman yerindeki tahılın taş ve toprakla karışık kalıntısı. : AFARA Harman yerlerindeki hububat döküntülerini toplayan kişi. : AFARACI Harman zamanı fazla sap yüklemek için öküz ve at arabalarının iki tarafına takılan parmaklık.:ANGIÇ Harmanda samanı bir yere toplamaya yada damlardan karı kürümeye yarayan araç.:SIYIRGI Harmanda sapları bir yerden başka bir yere atmaya yarayan,kürek boyutundaki çatala benzer alet.:DİRGEN Harpı andıran telli bir çalgı.:ÇENK Harran ovasında ünlü bir ören yeri. : SOGMATAR Harzemşahların ilk hükümdarı.: ANUŞTİGİN Has ekmek. : FRANCALA Has, mahsus. :ÖZE Hasankeyf ilçesini sular altında bırakacak olan baraj.: ILISU Hasat sırasında dökülen tohumlardan ertesi yıl kendiliğinden çıkan tahıl.:ALAZA Hasattan sonra tarla ya da bahçelerde kalan ürünleri toplama. : BAŞAKLAMA Hasırdan örülmüş kulplu torba.:ZEMBİL Hasırotu,saz,kamış.: KOFA:KİLİZ Hasret bırakma.:TAHSİR Hasta dinleme aleti. : STETESKOP Hasta olamama durumu. : İFAKAT Hasta olmaktan duyulan aşırı korku. :PATOFOBİ.:NOZOFOBİ Hasta,yaralı yada ölü taşınan ağaç sedye.:SALACAK Hasta. : SAYRI : BİMAR Hastalığa sebep olan etkenleri zararsız duruma getirmek için vücudun çıkarttığı madde.:ANTİKOR Hastalığa yakalanmış,tutulmuş.:MUSAP Hastalığın bedene yerleşmesi.:RES Hastalık anında gelen titreme.:NEFZ Hastalık ateşi.:GÖYÜK Hastalık derecesinde yalan söyleme eğilimi. : MİTOMANİ Hastalık derecesinde yazma korkusu.:GRAFOFOBİ Hastalık derecesinde yemek yeme isteği.:BULİMİA Hastalık etkenlerini zararsız duruma getirmek için vücudun çıkardığı madde. : ANTİKOR Hastalık nöbeti, kriz. : AKSE Hastalık oluşturan.:PATOJEN Hastalık sebeplerini araştıran tıp dalı.:ETİOLOJİ Hastalık sonucu kızarmaktan duyulan aşırı korku. : ERÖTOFOBİ Hastalık veya sıkıntıları gidereceği inancıyla katlanıp üstte taşınan dua yazılı kağıt.:MUSKA Hastalık, dert.: ÇOR: GADA Hastalıklar bilimi.:PATOLOJİ Hastalıklar. : EMRAZ Hastalıkları güneş ışınları ile tedavi etmeyi amaçlayan kuruluş.:SOLARYUM Hastalıkları iyileştirdiğine inanılan soluk.:ÜFÜRÜK Hastalıkları su,ışık,hava,elektrik vb. fiziksel ve mekanik yöntemlerle tedavi etme,fizik tedavisi.:FİZYOTERAPİ Hastalıkların kimyasal maddelerle tedavi yöntemi.:KEMOTERAPİ Hastalıkların nedenini araştıran bilim. : ETİYOLOJİ Hastalıklı, sakat. : ALİL Hastalıktan sonraki iyileşme. : İFAKAT Hastane,daha çok akıl hastanesi.:DARÜŞŞİFA Hastanelerde her hastanenin gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kağıt.:TABELA Hastanelerde perhizsiz hastalara etlisi tatlısıyla verilen tam yemek.: ALTIDAN Hastanın çevresini doğru olarak kavramasına engel olacak düzeyde yönelim bozukluğu ve düşünce bulanıklığıyla beliren zihinsel bozukluk. : DELİRİUM Hastanın veya yakınlarının,onun daha önce geçirmiş olduğu hastalık ve sağlık durumları hakkında hekime verdiği bilgilerin tümü.: ANAMNEZ Hastayı sakinleştirmeye yarayan ilaç.:SEDATİF Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık. : ALGI Haşhaşiliğin kurucusu Hasan Sabbah’ın karargahı olan İran’daki ünlü kale.:ALAMUT Haşlanmış ve dövülmüş buğday.:HERSE Haşlanmış ve kızarmış içli köfte.:ORUK Haşmetli,gösterişli.:HAŞİM Hat sanatında birkaç kağıdın,suları ters yönde olmak üzere üst üste yapıştırılmasıyla elde edilen mukavva.:MURAKKA Hat sanatında iri ve kalın yazı.:CELİ Hat sanatında iri ve kalın yazı.:CELİ Hata ,/ hatalı pul. : ERÖR Hatay devletinin ilk ve tek cumhurbaşkanı olan Türk devlet adamı.:TAYFUR SÖKMEN Hatay ili Reyhanlı ilçesinde arkeolojik höyük. : AÇANA Hatay ilinde incirden yapılan rakıya verilen ad.:TİNİ Hatay iline özgü bir tür çifte kaval.:ARGUN Hatay iline özgü, bir tür yoğurtlu pilav. : SİRESİL:SİLESİL Hatay yöresinde incirden elde edilen rakıya verilen ad.:TİNİ Hatay yöresine özgü bir tür kıymalı börek.:SEMİRSEK Hatay yöresine özgü cevizli bir hamur tatlısı. : KEREBİÇ Hatay yöresine özgü, kıyma ve soğanla yapılan bir çeşit börek. : KAYTAZ Hatay yöresine özgü, mantıya benzer bir yemek. : ŞİŞPEREK Hatay yöresine özgü, yan yana tutturulmuş iki kamış düdükten yapılmış çifte kaval. : ARGUN Hatay yöresine özgü,buğday ve etle yapılan bir yemek.:AŞUR Hatay yöresine özgü,bulgur et ve cevizle yapılan bir tür köfte.:DEVEGÖZÜ Hatay yöresine özgü,bulgurlu ve nar ekşili top köfte.:DAYBULET Hatay yöresine özgü,tarhana,nohut ve ayranla yapılan çorba.:LEPEÇ Hatay’ın Dörtyol ilçesinde tabiatı koruma alanı kapsamına alınan bir orman bölgesi.:KENGERLİDÜZ Hatay’ın Dörtyol ilçesinde,altı uygarlığı barındıran ünlü höyük.:KİNET Hatay’ın Dörtyol ilçesinde,tabiatı koruma alanı kapsamına alınan bir orman bölgesi.:TEKKOZ Hatay’ın Erzin ilçesinde bir kaplıca maden suyu.:BAŞLAMIŞ Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Allah da denilen ünlü höyük.:AÇANA Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Tel açana da denilen ünlü höyük.:ALALAH Hatıra, yadigar. : ANDAÇ Hatırlayan. : ANAN Hattatlar tarafından kullanılan büyük boy yazı kağıdı.:ESERİCEDİT Hattatlar tarafından kullanılan yarı mat bir kağıt türü. : ABADİ Hattatların çok ince yazı yazmak için kullandıkları kalem.:CAVİ Hattatların kağıt cilalamakta kullandıkları özel bir bileşim. : AHAR Hattatların kullandığı bir alet.:MİSTRA Hava akımlarından yararlanarak uçan, motorsuz hava taşıtı. : PLANÖR Hava alanlarında bulunan ve çevredeki uçuşları denetlemeye yarayan sistem. : NAVAR Hava basıncını ve dolayısıyla bir yerin yüksekliğini ölçen alet,basınç ölçer.:BAROMETRE Hava basınç birimi.: BAR Hava basınçları eşit olan yeryüzü noktaları. : İZOBAR Hava korkusu. : AEROFOBİ Hava taşıtlarında kanatçık ve yatay dümen görevi yapan, özellikle kuyruksuz uçaklarda kullanılan dümen. : ELEVON Hava ve gaz akımları oluşturmakta kullanılan aygıt. : FAN Hava yutma. : AEROFAJİ Hava,su,ışık,elektrik gibi fiziki etkenlerle yapılan teşhis ve tedavi.:FİZYOTERAPİ Havacı bülteni. : NOTAM Havada oksitlenmeyen bir element.:KROM Havada on milyonda bir oranında bulunan bir asal gaz. : KSENON Havada yüzde bir oranında bulunan,rengi kokusu ve tadı olmayan bir element.:ARGON Havadaki serbest azotu özümseyebilen bakterilerin etkisiyle kimi bitkilerin, özellikle baklagillerin kökünde oluşan şişkinlik. : NODOZİTE Havadaki toz taneciklerini ölçmeye yarayan araç.:AEROSKOP Havadar. : YELEÇ Havagazı lambasının ucu. : BEK Havagazı,elektrik ve suyun kullanılan miktarını veya mekanik etkilenmeleri ölçen alet.:SAYAÇ Havai. : YELEME Havan tokmağı. : HAVANELİ Havanın titreşmesiyle ses veren çalgıların oluşturduğu sınıfın adı. : AEROFON Havari.:APOTR Havarilerden ve İncil yazarlarından biri.:MATTA Havaya fırlatılan bir plakanın vurulması ilkesine dayanan atıcılık dalı.: TRAP Havlamak.:ÜRMEK:ÜRÜMEK Havlu.:PEŞKİR Havuca özel rengini veren pigment. : KAROTEN Havuca renk veren madde. : KAROTEN Havuç. : YEREGEÇEN Havuçla yapılan,lokuma benzer bir tatlı.:CEZERYE Havuz,göl,akarsu,deniz,okyanus gibi sulara ait ekosistemlerin herhangi bir derinliğindeki su tabakalarında,su hareketiyle sürüklenen veya yavaş olarak yüzen,hayvan ve bitkilerden oluşan mikroskobik büyüklükteki organizmalar. : PLANKTON Hawai adalarına özgü gitara benzer dört telli çalgı. : UKULELE Hawai adalarına özgü,üzeri rengarenk çiçekli bir tür yazlık gömlek.:ALOHA Hawai inanışında savaş tanrısı. : KU Hawai inanışında savaş tanrısı. : ENİN Hawai’de karşılama ya da uğurlama anısı olarak verilen, çiçeklerden yapılmış kolye. LEY Hawai’de yetişen bir tür kereste.:KOA Hayal gücü,imgelem. :MUHAYYİLE Hayal gücü.:İMGELEM Hayal. : İMGE Hayali karate.:KATA Hayat hikayesi.:BİYOGRAFİ Haydut, eşkıya. : ŞAKİ Haydut,yol kesen.:HARAMİ Hayhay olur anlamında bir sözcük.: BELİ Hayır için dağıtılan içme suyu. : SEBİL Haylaz, serseri. : NABEKAR Hayvan ağılı. : TOKAT Hayvan bilimci. : ZOOLOG Hayvan boyunduruğu. : TASMA Hayvan çulu. : ALIK Hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalı.:ETOLOJİ Hayvan derisinden yapılmış kırbaç.:ÇAVUN:ÇAVAN Hayvan kemiğinden elde edilen saydam,kokusuz madde. : JELATİN Hayvan korkusu.: ZOOFOBİ Hayvan masalları derlemesi Kelile ve Dinme adlı kitabın yazarı olduğuna inanılan efsanevi Hint yazarı.:BİDPAY Hayvan masallarıyla ünlü eski bir Yunanlı yazar. : EZOP Hayvan nallayan kimse.:NALBANT Hayvan otlatılan çayır.:BİÇENEK Hayvan otlatmak. : OTARMAK Hayvan pisliği. : TERS Hayvan postundan başlık. : KALPAK Hayvan türlerinin davranışlarını biyolojik açıdan inceleyen bilim dalı.:ETOLOJİ Hayvan ve bitkilerden,kurutularak yada özel metotlarla toplanarak elde edilen, eczacılık ve kısmen sanayide kullanılan ham yada yarı hammadde. İlaç. : DROG Hayvan vebası.:MALKLIRAN Hayvan yavrusu.:BALAK Hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. : FİĞ Hayvan yemi,yakacak ve gübre olarak kullanılan,yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı.:KÜSPE Hayvan,balık,sebze,meyve gibi yiyecekleri,yerinden getirerek toptan satan kimse.:MADRABAZ Hayvana su vermek,su içirmek.:SUVARMAK Hayvanca duygu.:BEHİMİ Hayvandan insana tatarcık sineğinin ısırmasıyla geçen kronik enfeksiyon hastalığı.:KALAAZAR Hayvanı avcılığa alıştırma. : BAV Hayvanı otlatmak. : OTARMAK Hayvanın bir yanındaki yük.:TAY Hayvanın derisine ya da tüyüne dokunmaktan duyulan güçlü korku.:DORAFOBİ Hayvanın eski nallarını yada çivilerini yenilemek,onarmak.:KAYARLAMAK |
Hayvanın iki ayağını iple bağlayarak yapılan köstek.:DUŞAK Hayvanın iştahını açmak için verilen az miktardaki yiyecek.:YAL Hayvanın kaçmasını önlemek için iki ayağına bağlanan kısa ip yada zincir.:KÖSTEK Hayvanın kulağını delerek yapılan işaret. : KIRLANGIÇ KUYRUĞU Hayvanın kuyruğu altından geçirilerek eyere bağlanan kayış.:KUSKUN Hayvanın saman,ot,mısır gibi kışlık yiyeceği.:ALAF Hayvanın semerini yada eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer.:KOLAN Hayvanın sırtına eyerin altına konulan belleme.:YUNA Hayvanın yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin ucuna çakılmış sivri demir çivi.:NODUL Hayvani metabolizma için gerekli olan ve organizmaya besin ya da ilaç olarak dışarıdan sağlanan biyokatalizör madde.:VİTAMİN Hayvanlar üstünde yaptığı diseksiyonlarla anatomide önemli buluşlar yapmasını sağlamış Yunanlı hekim. : GALENOS Hayvanlar veya hayvan yaşamı ile ilgili Yunanca öntakı. : ZOO Hayvanlar,bitkiler ve cansız nesneler arasında geçtiği hayal edilen öğretici masallar.:FABL Hayvanlara vurulan damga.:EN Hayvanlara yedirilen bir çayır bitkisi./Bir tür sümbül. : NARDİN Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan bölümü.:SOMAK Hayvanları bağlamaya yarayan kalın ip yada zincir.:ÖRK Hayvanları çayıra bağlamaya yarayan kalın ip. Hayvan bağlanan ip veya zincir. : ÖRK Hayvanları nallayan kimse.:NALBANT Hayvanları tımar etmek için kullanılan,sacdan yapılmış dişli araç.:KAŞAĞI Hayvanları yakalamak için kullanılan,ucu ilmikli,kaygan uzun ip.:KEMENT Hayvanların bağlandığı gölgelik. : LAPAS Hayvanların beğenmeyerek yemedikleri iri kalbur üstü taneler. : İRİNTİ Hayvanların davranışlarını kendi doğal çevrelerinde ve deney düzeneğine sokmadan karşılaştırmalı olarak inceleyen bilim dalı.:ETOLOJİ Hayvanların doku ve salgılarından yararlanılarak insanda eksik olan maddelerin tamamlanması şeklindeki tedavi.:OPOTERAPİ Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi.: KAYAR Hayvanların ısırmaması için burunlarına takılan demir halka.:ESNEK Hayvanların kemik,kıkırdak gibi dokularından elde edilen,tıpta ve fotoğrafçılıkta kullanılan renksiz bir madde.:JELATİN Hayvanların kışlık yemi.(saman,ot,mısır sapı gibi). : ALAF Hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap.: YALAK Hayvanların vücudunu örten deri,kıl,tüy,pul gibi dokuların bütünü.:ÖRTENEK Hayvanların,özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.:AKITMA Hayvansal ve bitkisel asalakların oluşturduğu ur.:MAZI Hayvansal ve bitkisel dokuları yakarak aşındıran maddeler için kullanılan sözcük.:KOSTİK Hazanbel de denilen ve kökü hekimlikte kullanılan otsu bir bitki.:EĞİR Hazcı.:HEDONİST Hazcılığın eş anlamlısı. HEDONİZM Hazır giyim eşyası. : KONFEKSİYON Hazır olmayış,yokluk.:GAYRUBET Hazır, mevcut : AMADE : ANIK Hazırlama,hazır etme.:İHZAR Hazreti Muhammed’e yardım eden ve İslamiyet’in yayılmasına hizmet eden kimseler.:ENSAR Hazreti Ebubekir’in lakabı.:ATİKA Hazreti İsa,Meryem veya azizlerin tahta üzerine yapılmış olan boyalı resimlerine verilen ad.:İKON Hazreti İsa’nın,öleceğini haber verdiğine inanılan son akşam yemeği.:CENA Hazreti Muhammed tarafından söylenmiş,Kuran hükümlerine dayanan sözlere verilen ad.:HADİS Hazreti Muhammed’e ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için okunan dua.:SALAVAT Hazreti Muhammed’in aile üyelerine verilen ad.:ALİABA Hazreti Muhammed’in ailesi.:EHLİBEYT Hazreti Muhammed’in dış görünüşünü, davranışlarını anlatan edebi yapıtlara verilen ad. : HİLYE Hazreti Muhammed’in Miraç’a çıkarken bindiği bineklerden biri.:REFREF Hazreti Muhammed’in siyah renkli sancağının adı.:UKAB Hazreti Muhammed’in yaşamını anlatan kitap. :SİYER Hazreti Musa’nın kendisine varis tayin ettiği komutan.:YEŞU Hazreti Musa’yı Nil ırmağındaki bir sepetten kurtarıp büyüten kadın.:ASİYE Hazreti Süleyman ile Saba Melikesi Belkıs’ın efsanevi oğlu. : MENELİK Hece ve aruz ölçüsüyle şiirler yazmış XIX. yüzyıl halk şairi. : CEHDİ Hecelerin uzunluk ve kısalık, kapalılık yada açıklık değerlerine göre türlü ses kalıplarından oluşan Divan Edebiyatı nazım ölçüsü. : ARUZ Hedef.:NİŞANE
|