BULMACA SÖZLÜĞÜ
A
B C Ç
D E
F G H
I İ J
K L M
N
|
|
Obur.. : HIRA.:EKUL Oburlar.:EKELE Obüslerden,bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper.:KAZAMAT Ocak ayının 28’inde başlayan fırtına. : AYANDON Odak boyutu birkaç santimetre olan yaklaştırıcı mercek.:BÜYÜTEÇ Odak uzaklığı. : FOKAL Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.: SALAMANDRA Odun kömürü. : ALAS Odun külünden özümlenen potasyum karbonat.:KALİ Odun liflerini içinde bulunabilecek yabancı maddelerden arıtma ünitesi.:RAFİNATÖR Odun,kireç gibi ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan iki yüz elli kiloya eşit ağırlık ölçüsü.:ÇEKİ Odunu doğramacılıkta ve parke yapımında kullanılan bir Afrika ağacı. : LİMBALİ Odunu marangozlukta ve kaplamacılıkta kullanılan bir Afrika ağacı.:AKO Odunu tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan,kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç.:İĞAĞACI Odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç. : BAKAM Odunundan tarak,kaşık yapılan çok sert kereste veren bir ağaç. : ŞİMŞİR Odysseus’un memleketi.:İTAKİ Oğlak burcu.:CEDİ Oğlan saçı biçiminde kesilmiş kadın saçı.:ALAGARSON Oğlancı.:LUTİ Oğul otu. : MELİSA Oğulcuk,rüşeym.:EMBRİYON Oğuz Atay’ın yarattığı,yazınsal karakterlerin genel davranış biçimi.:OYUN Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri. : EĞMÜR Oğuz Türklerinin 24 boyundan biri.:SALUR Oğuzların Bozok kolundan bir Türkmen boyu olarak Selçuklularla birlikte Anadolu’ya gelen ve Osmanlı hanedanının kökenini oluşturan konar göçer topluluk.:KAYILAR Ok atan,okçu.:TİRENDAZ Ok atılan yayın iki ucu arasındaki esnek bağ.:KİRİŞ Ok torbası, kılıfı. : SADAK : GEDELEÇ Ok. : TİR Okçu,ok atıcı.:KEMANKEŞ Okkanın dört yüzde birine eşit olan eski bir ağırlık ölçüsü.:DİRHEM Oklar.:SİHAM Oklava ile açılan ince,yuvarlak hamur yaprağı.:YUFKA Oksijenden yoksun bir yer altı su örtüsü tarafından sürekli doymuş halde tutulan toprak ya da kat.:GLEY Oksijensiz yerde yaşayabilen,yetişebilen.:ANAEROBİK Okullarda öğrenciler arasında düzeni sağlamakla görevli kimse,mubassır.:GÖZETMEN Okullarda öğrencilerin sunduğu,programında şiir,oyun gibi gösterilerin yer aldığı eğlence.:MÜSAMERE Okuma yazması olmayan.:ÜMMİ Okuma yitimi. : ALEKSİ Okun kirişe geçen ucundaki kertik.:GEZ Okutman. : LEKTÖR Okuyucu,okur. : KARİ Okyanus bilimi. : OŞİNOGRAFİ Okyanus rüzgarı. : ALİZE Okyanusların çok derin yeri. : ABİS Okyanusya halklarının yiğitlik ve bereket tanrısı.:TİKİ Okyanusya’da ve Güney Amerika’da yetişen kozalaklı büyük ağaç. : AROKARYA Olağandan büyük. : İRİ Olağanüstü çekiciliği olan liderlerin kendisine ve kişiliğine yakıştırılan büyüleyici güç ve yetenek.:KARİZMA Olağanüstü durum.:KERAMET Olağanüstü durumlarda özel kişilerin taşınır mallarına el koyma.:İSTİMVAL Olağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan kimse.:DAHİ Olağanüstülüğüne inanılan düşsel sıvı.Büyülü içki. : İKSİR Olası, olabilir. : MUHTEMEL Olasılık kuramında iki rastgele değişkenin kendi ortalamalarıyla olan farklarının çarpımının beklenen değeriyle tamamlanan fonksiyonu. : KOVARYANS Olay,olgu.:FENOMEN Oldukça bağnaz bir Yahudi topluluğu. : HASİDLER Oldukça şişman.:ETLEÇ Olgun Hindistan cevizinden yapılan bir tür tespih.:TOM Olgunlaşınca kendiliğinden çatlayıp açılmayan,tek odacıklı ve tek tek tohumlu kuru meyve.:AKEN Olgunlaşmak üzere olan tahıl. : FİRİK Olgunlaşmış,gelişmiş.:MÜTEKAMİL Olgunluk sınavı. : BAKALORYA Olgunluk.:YETKİNLİK Olmadan önce.:KABLELVUKU Olmak eylemi ya da biçimi. : OLUŞ Olmuş bir iş,vakıa.:OLUT Oltaya yada tuzağa konulan yem.:BEN Oltaya yerleştirilen düzenek.:MASARA Oluntu. : EPİZOT Olup bitenin,ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, canlıcılık.:ANİMİZM Omlet . : KAYGANA Omurgalı hayvanların,özellikle memelilerin henüz doğmamış yavrusu.:CENİN:DÖLÜT:FETÜS Omurgalılarda,denge ve yönelimle olan ilgileri bakımından işitme taşlarına verilen ad.:STATOLİT Omurgalıların karaciğerinden salgılanan kahverengimsi sarı renkte safra pigmentine verilen ad.:BİLİRUBİN Omuzdan bele çapraz olarak inen bağ,kılıç askısı. : HAMAİL Omuzdan yarı bele kadar inen pelerini olan palto.:MAKFERLAN Omuzlardan aşağı dökülen geniş,kolsuz bir çeşit üstlük,harmani.:PELERİN Omuzluk. :APOLET On beşinci asırda önce İtalya’da başlayan sonra Avrupa’ya yayılan sanat ve bilim.:RÖNESANS On dokuzuncu asırda Fransa’da ortaya çıkan ve iki kişiyle oynanan bir kağıt oyununa verilen ad.:EKARTE On altı taşla oynanan bir zeka oyunu.:DAMA On altıncı ve on yedinci yüzyıllarda İskoçya ve Kuzey İngiltere’de,on sekizinci yüzyıldan başlayarak da İrlanda’da yaygın olan ve genellikle tek başına yapılan halk dansı.:JİG On altıncı yüzyılda Osmanlı karşıtı Sırp,Hırvat,Arnavut,Dalmaçyalı kişilerden oluşan sınır çetelerine verilen ad.:USKOKLAR On altıncı yüzyılda yaşayan ve yetkin bir renk ustası olarak tanınan İranlı minyatürcü.:AGAMİREK On beş beyitten az olmayan,bütün beyitlerin ikinci dizeleri en baştaki beyit ile uyaklı bulunan ve çoğu kez büyükleri övmek için yazılan divan edebiyatı manzumesi.:KASİDE On beşinci asırda Fransa’da kullanılmaya başlanan,taşınabilir ateşli silah. Omuzda taşınan,uzun bir tabanca.Çok eski zamanlarda kullanılmış olan bu silaha Fransızlar el topu da derler.:ARKEBÜZ On beşinci yüzyıldan başlayarak İtalya’da üretilen kalay sırlı seramik. : MAJOLİKA On birer kişilik iki takım arasında,küçük ve ağır bir topu,ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun türü.:KRİKET On birinci yüzyılda Anadolu’ya gelen Türklerin Ağrı dağına yüce dağ anlamında verdikleri ad.:ALATAV On birinci yüzyılda Kuzey Afrika’nın işgalinde önemli bir rol oynayan Arap kabilesi.:SİBA On birinci yüzyılın ikinci yarısında İzmir’e egemen olarak Anadolu kıyılarında ilk Türk donanmasını kuran Türk Beyi. : ÇAKABEY On birinci yüzyılın sonundan on üçüncü yüzyılın sonuna değin Fransa,İtalya ve İspanya’nın bazı yörelerinde halk dilini kullanarak ürün veren şair-müzisyenlere verilen ad.:TRUBADUR On dokuz ya da yirmi dört kürekçisi olan, çektiri türünden savaş gemisi. : KALİTE On dokuzuncu asır sonlarında Fransa’da natüralistlere karşı çıkan sembolizm akımına öncülük etmiş olan sanatçılara verilen ad.:DEKADAN On dokuzuncu asırda İstanbul tiyatrolarında ortaya çıkan eğlendirici şarkı. : KANTO On dokuzuncu asırdan başlayarak İstanbul’da gerçekleştirilen renkli çizgili ve hareli cam eşyaya verilen ad. Noktalı yada dumanlı sırça,işlemeli cam işi. : ÇEŞMİBÜLBÜL On dokuzuncu yüzyılda Gaziantep yöresinde yaşamış,yalın bir dille söylediği şiirlerinde doğa güzelliklerini ve sevgiyi konu edinmiş halk şairimiz.:ALİBEŞE:ALUBEŞE On dördüncü asırda kullanılan ince,uzun çoğu kez üç köşeli hançer.: ALENAS On dördüncü asırda Orta Anadolu’da kurulmuş Türk beyliği. : ERETNA On dördüncü yüzyılda yaşayan ünlü astronomi ve matematik bilginimiz.:KADIZADERUMİ On iki düzine. : GROSA On iki hayvanlı eski Türk takviminde timsah yılına verilen ad.: NEK On iki parmak bağırsağının şişkince olan başlangıç bölümü. : BULBUS On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İran’ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik.:LAKABİ On kişilik asker birliği.:MANGA On para değerinde olan sikke.:METELİK On sekizinci asırdan başlayarak Fransa’da gelişen bir edebi tür.:FANTASTİK On sekizinci yüzyılda Avrupa’ya egemen olan İtalyan opera tarzının adı.:NAPOLİTEN On sekizinci yüzyılda Hindistan’da ortaya çıkan ve Kadıyanilik de denilen dinsel hareket.:AHMEDİYE On sekizinci yüzyılın başında Fransa’da çok geçerli olan,kavisli çizgileri bol,gösterişli bir bezeme üslubu.:ROKOKO On tabanlı logaritmanın kısaltması.:LOG On üçüncü asırda İngiltere’de despot kralların yetkilerini büyük oranda daraltan siyasal bir anlaşmaya ve belgeye verilen ad. : MAGNACARTA On üçüncü yüzyıl başlarında ortaya çıkmış çok sesli vokal beste üslubu.:MOTET On üçüncü yüzyılda Akdeniz’de kullanılan yelkenli bir gemi.:NAVE On üçüncü yüzyılda Anadolu’da kurulan esnaf örgütü.:AHİLİK On üçüncü yüzyılda Horasan’dan Anadolu’ya gelerek Selçuklu sarayına girmiş,aşk ve şarap konularını işleyen şiirleriyle divan edebiyatının bilinen ilk temsilcisi olmuş şair.:HOCADEHHANİ On üçüncü yüzyılda Selçuklular döneminde İran’ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik.:LAKABİ On üçüncü yüzyılda Tunus’ta kurulan bir İslam tarikatı.:ŞAZELİYE On yedi hecelik üç dizeden oluşan kısa Japon şiiri.:HAİKU On yedinci asırdan On dokuzuncu asra kadar kıyı taşımacılığında ve iç sularda kullanılan küçük Hollanda yelkenlisi. : KAAG On yedinci yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan sanat ve edebiyat akımı.:KLASİSİZM Onaltıncı yüzyılda Japonya’nı Kyoto kentinde,özel olarak çay töreni için tasarlanan kurşun sırlı seramik kaplar.:RAKU Onaltışar taşla iki kişi arasında oynanan bir zeka oyunu. : DAMA Onbeş ve bazen elli altmış kilo çeken sinagrite benzer bir balık. : AKYA Onbir oyuncudan oluşan iki takım arasında top ve sopayla oynan bir oyun. : KRİKET Ondalık sistem.:DESİMAL Ondan sonra.:BADEHU Ondokuzuncu yüzyılda Rusya’da, kitlelerin köylüler arasında yürütülecek siyasal propaganda çalışmalarıyla harekete geçirilebileceğini savunan sosyalist hareketin üyelerine verilen ad.:NARODNİKLER Ondokuzuncu yüzyılda İngiltere’de işlerini yitirmelerine yol açan dokuma tezgahlarını tahrip etmek üzere örgütlenen zanaatçılara verilen ad. : LUDDİSTLER Ondokuzuncu yüzyılda İstanbul tiyatrolarında ortaya çıkan eğlendirici şarkı. : KANTO Ondört dizeden oluşan bir Batı şiiri türü. : SONE Ongun. TOTEM : Oniki hayvanlı eski Türk takviminde timsah yılına verilen ad. : NEK Oniki İmam’ın dokuzuncusu. TAKİ Onikibin yıl önce Pasifik’e gömüldüğüne inanılan insanlığın ve uygarlığın ana yurdu sayılan kıta.:MU Onikinci ve onaltıncı. yüzyıllar arasında And’larda büyük bir uygarlık kuran Güney Amerika halkı.:İNKALAR Onikinci yüzyılda kurulan bir İslam tarikatı.:ŞAZELİYE Onikinci yüzyılın ortasında Fransa’da gelişen ve genellikle şövalyelerin aşklarını konu alan edebiyat biçimi. : ROMANS Onluklar. : AŞERAT Onsekizinci yüzyıl sonunda başlayan,duygu , coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı.:ROMANTİZM Onsekizinci yüzyılda Fransa’da yaygın olan süsleme üslubu.:ROKAY Onsekizinci yüzyılda Fransa’da yayılan bir süsleme biçemi.:AMPİR Onun için.:BİNAENALEYH Onur,haysiyet,şeref.:İZZETİNEFİS Onurlu,yüce gönüllü,şerefli. : ALİCENAP Onyedinci yüzyılda yaşayan ve Mesihliğini ilan ettikten sonra “Dönmeler” yada “Avdetiler” adıyla bilinen mezhebin doğmasına neden olan Yahudi önder.:SABETAY SEVİ Onyedinci. yüzyılda yaşamış ünlü Osmanlı tarihçisi. : NAİMA Opera,bale gibi müzikli sahne yapıtlarının sözlerini yada konusunu içeren metin kitapçığı.:LİBRETTO Operada tek solist tarafından söylenen şarkı.: ARYA Operada,perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça.: UVERTÜR Operalarda baş kadın rolünü oynayan oyuncu. : PRİMADONNA Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği,genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça.:ARYA Operatör.:CERRAH Optik aletlerde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi. : OKÜLER Optik kaydırma. : ZUM Orak.:KALIÇ Ordu hizmeti,askerlik.:BAYRAKALTI Ordu ili yöresinde lokma tatlısına verilen ad.:ZİRİTLA Ordu iline özgü bir tür hamur tatlısı.:KAHA Ordu mallarının saklandığı,bakımlarının yapıldığı yer,depo.:DEBBOY Ordu ve Giresun yöresinde,soğanları yemek yapımında kullanılan bir tür çiğdeme verilen ad.:SAKARCA Ordu yöresinde yaprakları ve ince dalları sebze olarak kullanılan dikenli bir ot.:MELOCAN Ordu yöresine özgü,yaprakları ve ince dalları sebze olarak kullanılan dikenli bir ot.:MELOCAN Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğal güzelliğiyle tanınmış bir göl.:GAGA Ordu’nun Kumru ilçesinde bir şelale.:PÖSKÜDEN Ordu’nun Mesudiye ilçesinde bir yayla.:KEYFALAN Ordu’nun Perşembe ilçesinde bir plaj.:EFİRLİ Ordu’nun Perşembe ilçesinin eski adı.:VONA Organ aktarımı.:TRANSPLANTASYON Organ katılaşması. : SKLEROZ Organik kimyada bir önek. : NOR Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen,sıvı yağ kıvamında,kara renkte,ağır,is kokulu,suda erimeyen bir madde.:KATRAN Organik maddeleri eritmekte kullanılan,eter kokusunda bir sıvı.:ASETON Organik maddelerin ayrışmasından oluşan yanıcı yağlara verilen ad.:NEFT Organizmada darbeyle oluşan bozukluk. : TRAVMA Organizmada oluşan bir sıvının akışının durması. : STAZ Organizmaların biçim ve yapısını inceleyen bilim dalı,şekil bilgisi.:MORFOLOJİ Organizmanın 24 saatlik madde ve enerji ihtiyacını karşılayan besinlerin çeşidi ve miktarı.:RASYON Organizmanın herhangi bir noktasında bulunan bir hastalık olayının organizmanın başka bir yerine sıçraması. : METASTAZ Orhan Asena’nın bir tiyatro oyunu. : FADİK KIZ Orhan Boran’ın yarattığı radyo oyunu tipi.:YUKİ Orhan Hançerlioğlu’nun bir romanı.: ALİ Orhan Kemal’in gerçek adı.:AHMET RAŞİT ÖĞÜTÇÜ Orhan Kemal’in iki kez filme alınmış ünlü romanı. : MURTAZA Orhan Pamuk’un bir romanı. : KAR Orkestra için bestelenmiş uzun kompozisyon.:SENFONİ Orkestra ve askeri bandolarda kullanılan en tiz sesli tahta nefesli çalgı. :PİKOLO Orkestradaki tüm çalgılarla çalınan bölüm.:TUTTİ Orman gülü. : AÇELYA Orman içinde düz ve ağaçsız yer,düzlük.:ALAN Ormancılıkta,kesilecek ağaçları işaretlemek için kullanılan kıvrık ağızlı kesici alet.:GRİF Ormandaki çıplak alan.:KAYRAN Ormanlara zararlı bir böcek. : KESE Ormanlarda oldukça yaygın bir mantar türü.:AMANİTA Orta çağda Fransa’da derebeyinin maddi ve manevi esareti altında bulunan kimse.:VASSAL Orta Afrika Cumhuriyeti’nin plaka işareti. : RCA Orta Afrika’da bir ırmak.:KAGERE Orta Afrika’da büyükbaş hayvanlarda görülen uyku hastalığı.:NAGANA Orta Afrika’da yaşayan bir halk.:AZANDELER Orta Afrika’ya özgü,hintdarısından elde edilen bir tür bira.:POMPE Orta Afrika’ya özgü,manyok bitkisinin kökünden yapılan çok sert bir içki.:RUTUKU Orta Amerika kökenli,palmiyeye benzer bir süs bitkisi.:NOLİNA Orta Amerika’da ve Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde ormanlık alanlarda yaşayan bir memeli türü.:KİNKAJU Orta Amerika’da yaşayan ve başlıklı maymun da denilen maymun cinsi.:SAİ Orta Anadolu’da bir göl.:EBER Orta Anadolu’da bir ilk çağ yerleşmesi.:ABARNA Orta Anadolu’da Kızılırmak kıvrımı içinde kalan bölgenin eski çağlardaki adı. : HATTİ Orta Anadolu’da merkezi önce Sivas,daha sonra Kayseri olan Türk Beyliği.:ERETNA Orta Anadolu’da yaygın bir bozlak türü.:AYDOS Orta Anadolu’ya özgü bir halk oyunu. : ÜÇAYAK Orta Anadolu’ya özgü çoban köpeği ırkı.:AKBAŞ Orta Arabistan’da büyük bir kum çölü.:NUFUD Orta Asya kökenli,kabak kemaneye benzer bir çalgı.:GİZEK Orta Asya Türkleri ve Hintliler arasında yaygın olan telli bir çalgı. : DUTAR Orta Asya’da eski Türk mezarlarının üzerindeki türbe türü yapılara verilen ad. : BARK Orta Asya’da yaşayan bazı Türk boyları arasında özellikle Kırgızlar,Kazaklar ve Özbekler’de yaygın bir fal türü.:KUMALAK Orta Asya’da yaşayan bazı Türk boyları arasında yaygın bir fal türü. : KUMALAK.:KOMALAK Orta Asya’da yaşayan Şamanist Türkler arasında çeşitli şeylerden anlam çıkartarak bakılan fal.:IRIM Orta Asya’da,Hunlar dönemine ait buluntularıyla ünlü kurgan.:KUROT Orta Avrupa’da bir göl. : BALATON Orta boy demir çivi.:KARFİÇE Orta boylu,düşük kulaklı,tüyleri kısa bir tür av köpeği.:KOPOY Orta çağda Fransa’da derebeyinin maddi ve manevi esareti altında bulunan kimse. : VASSAL Orta çağda okyanusta kullanılmış yelkenli büyük gemi. : NEF Orta çağdaki Breton saz şairlerinin aracılığıyla ortaya çıkan,biri anlatımsal,diğeri de lirik iki şiir türünün adı. : LAİ Orta deri :MEZODERM Orta irilikte bir deniz kuşu.:YELKOVAN Orta kaldırım.: REFÜJ Orta Karadeniz bölgesinde bir dağ.:TEKELİ Orta Karadeniz yöresinde dokunan kalın ve dayanıklı bir tür kumaş. : KAZAKİ Orta kulakta bulunan küçük bir kemik.:ÜZENGİ Orta oyunu ve Karagöz’de Yahudi tiplemesine verilen ad. : CUD Orta oyununda , Karagözde Rum tipi. : BALAMA Orta oyununda kadın rolüne çıkan erkek. : ZENNE Orta oyununda Kavuklu ile konuşarak oyunu açan oyuncu. : PİŞEKAR Orta oyununda taklitçi.: ZUHURİ Orta oyununun sergilendiği genellikle oval biçimli alan. : PALANKA :PALANGA Orta sulardaki küçük kabukluların yoğun hayvan planktonlarıyla oluşturduğu popülasyon.:KRİLL Orta ve Doğu Avrupalı Yahudilere verilen ad. : ESKENAZİ:ASKENAZİ Orta ve güney Amerika’da yaşayan,iri bedenli kemirici hayvan.:PAKA Orta ve Kuzey Anadolu’da yetişen,meyveleri halk hekimliğinde kullanılan bir ağaççık.:GİLABURU Orta yaşlı ve evlenmemiş kız için kullanılan eski sözcük.:ANİS Orta yoğunlukta lif levha.(Mediul Density Fibre board).:MDF Orta, ara. : MEYAN Orta,merkez.:SANTRA Ortaca ilçesinin Dalyan beldesinde,deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanı kumsal.:İZTUZU Ortaçağ Arap coğrafyacılarına göre Balkanlarda yaşayan çeşitli Slav kavimleri.:SAKALİBE Ortaçağda açık denizlerde kullanılan yelkenli bir gemi. :NAVİ Ortaçağda Avrupa’da kullanılmış bir tür eğri hançer.:ALENAS Ortaçağda Batılıların Müslüman halklar için kullandığı ad.:SARAZEN Ortaçağda Katolik dünyasında,katı din inançlarına karşı gelenleri cezalandırmak amacıyla kurulan kilise mahkemesi.:ENGİZİSYON Ortaçağda kullanılan kürekli ve yelkenli bir taşıma gemisi.:BARÇA Ortaçağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi.:BARÇA Ortaçağda Okyanusta kullanılmış yelkenli büyük gemi.:NEF Ortaçağda Slav ülkelerinde,bugün Batı ülkelerindeki kontun karşılığı.:ZUPAN Ortaçağda,şövalyelerin savaşta ve avda kullandığı,çoğu zaman zengin oymalarla işlenmiş fildişi boru.: OLİFANT |
Ortaçağın en önemli atış silahı.:ARBALET Ortadan kaldırma,yok etme. : İZALE Ortadan kolayca yarılan ve çekirdeğinden ayrılabilen meyve.:YARMA Ortadoğu çöllerinde yaşayan ve Arapça konuşan göçebe bir halk. : BEDEVİLER Ortadoğu’da doğmuş Avrupalı. : LEVANTEN Ortadoğu’da ve Afrika’da görülen yerel frengi.:BEJEL Ortadoğu’nun en büyük gölü.:URMİYE Ortadoğuya özgü,nohutla yapılan bir yemek.:FALAFEL Ortakçı.:MARABA Ortaklar. : ŞÜREKA Ortalama.:VASATİ Ortaoyununda kavuklu ile konuşarak oyunu açan kimse.:PİŞEKAR Ortaoyununda Rum tipi.:BALAMA Ortaoyununda taklitçi.:ZUHURİ Ortasına baştan geçebilmesi için bir delik açılmış,genellikle kare yada dikdörtgen biçimli kalınca bir kumaş parçasından oluşan dış giyim.:PANÇO Ortasında lagün bulunan Mercanada. : ATOL Ortaya çıkartılmış. : LANSE Ortodoks Hıristiyanların bağlı olduğu kilisenin başkanlarına verilen san. : PATRİK Ortodoks kilise resmi.: İKON Ortodoks kiliselerinin başkanlarına verilen ad.:PATRİK Ortodokslar’da dinsel aşamada bir mevki.:VARDAPET Ortodokslarda patrikten sonra gelen ve bir bölgenin din işlerinde başkanlık eden din adamı.:METROPOLİT Oruca başlama zamanı. İMSAK Oruç saatlerini gösteren cetvel.:İMSAKİYE Oruçlu,oruç tutan. : SAİM Oryantalizm.:ŞARKİYAT Osman Gazi’nin kayınpederi.:EDEBALİ Osmaniye ilinde antik bir kent.:KASTABALA Osmaniye ilinde bir kaplıca.:HARUNİYE Osmaniye ilinde ünlü bir yayla.:ZORKUN Osmaniye ilinde, Aslantaş da denilen ve “ulusal park” kapsamına alınan ünlü Hitit yerleşmesi.:KARATEPE Osmaniye’de bir baraj.:ASLANTAŞ Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde ilkçağ kenti.:ASATİVATAYA Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri yirmi bin ile yüz bin akçe arasında olan dirlik. : ZEAMET Osmanlı devletinin yargı sisteminde Şeyhülislamdan sonra gelen en yüksek görevliye verilen ad. : KAZASKER Osmanlı mimarlığında çatı arasında veya dükkanların üstünde yer alan alçak tavanlı asma kat. : ŞİRVANİ Osmanlı borçları yönetimi. : DÜYUNU UMUMİYE Osmanlı camilerinin avlusunda yer alan duvar ya da parmaklıkla çevrili küçük mezarlık.:HAZİRA Osmanlı camilerinin avlusunda yer alan küçük mezarlık.:HAZİRE Osmanlı da devlet malı otlaklardan alınan vergi. : OTLAKİYE Osmanlı devlet ileri gelenlerinin kullandığı bir bıçak türü.:AKVA Osmanlı devlet teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli.:ÇAVUŞ Osmanlı Devleti zamanında Mısır valilerine verilen ad. : HIDİV Osmanlı Devletinde 1840 yılında basılmış 20 kuruş değerinde gümüş sikke.:MECİDİYE Osmanlı devletinde 1843’ten sonra askeri ferik rütbesine karşılık olarak sivil yöneticilere verilen unvan.:MİRİMİRAN Osmanlı devletinde bir hizmete karşılık olmak üzere bir kimseye verilen aylık ya da bir yere bağlı gelir. : DİRLİK Osmanlı devletinde Bulgarlardan oluşturulan bir asker sınıfı. : VOYNUK Osmanlı devletinde Bulgarlardan oluşturulan Voynuk örgütündeki subaylara verilen ad.:LİKATOR Osmanlı devletinde büyük makamdaki kimselerin giydiği bir tür üstlük.:KONTOŞ Osmanlı devletinde celeplik yapanlara verilen ad. : İZLATKO Osmanlı devletinde din,yargı ve öğretim işleriyle uğraşan devlet görevlileri sınıfı ve bunların mesleği.:İLMİYE Osmanlı devletinde görev yapan yüksek dereceli ilmiye mensuplarına verilen ad.:MEVALİ Osmanlı devletinde has ahırın en büyük yöneticisi.:İMRAHOR.:MİRAHUR Osmanlı devletinde iki alaydan oluşan askeri birlik.:LİVA Osmanlı devletinde iskelelerden alınan bir tür vergi.:MAKİRİYE Osmanlı devletinde işlemekle yükümlü olduğu toprağı terk eden reayaya verilen ad.:ÇİFTBOZAN Osmanlı devletinde kadılara ve müderrislere verilen ad. : ULEMA Osmanlı devletinde kamu gelirlerini kiralamaya dayanan vergi toplama sistemi.: İLTİZAM Osmanlı devletinde Karadağ prenslerine verilen unvan.:VELADİKA Osmanlı devletinde kır bekçisi,derbent muhafızı gibi görevlilere verilen ad.:PANDUR Osmanlı devletinde kullanılmış bir tür gümüş para. : ZOLOTA Osmanlı devletinde okul kitaplarının genel adı.:SUPARA Osmanlı devletinde padişahların hükümet anlayışları bakımından yönetiminden sorumlu oldukları halk. : EMANETULLAH Osmanlı devletinde Rumca antlaşma ve yazıları yazan Rum katiplere verilen ad.:GRAMATİKOS Osmanlı devletinde Rumeli’de tutulan tevdi defterlerine verilen ad. : PURUZ Osmanlı devletinde savaş zamanında ordunun gereksinimlerini karşılamak için halktan toplanan.:SÜRSAT Osmanlı devletinde taht yeri,saltanat makamı anlamında kullanılan bir sözcük.:ATABE Osmanlı devletinde tercümanlara verilen ad. : DRAGOMAN Osmanlı devletinde tüm amirale yakın bir deniz subaylığı unvanı. : PATRONA Osmanlı devletinde XV. Ve XIX. yüzyıllar arasında çoğunlukla Hıristiyanlardan meydana gelen ve Osmanlı devletinde,sefer zamanlarında savaş harcamalarını karşılamak ve barışta da bütçe açığını kapatmak üzere halktan toplanan bir çeşit katma vergi.:İMDADİYE Osmanlı devletine karşı 1511 yılında büyük bir ayaklanma başlatan ünlü Türkmen dervişi.:ŞAHKULU Osmanlı devletinin Avrupa anakarasındaki bölümüne verilen ad.:RUMELİ Osmanlı devletinin ilk döneminde postacılık,kuryelik ve muhafızlık yapan,daha sonraki dönemlerde törenlerde yer alan asker sınıfı. : PEYK Osmanlı devletinin Karadeniz’in kuzeyinde kalan sınır eyaleti.: ÖZİ Osmanlı devletinin kuruluş yıllarında büyük yararlılıklar gösteren ve Bursa’da külliyesi bulunan ünlü Türkmen dervişi. : GEYİKLİ BABA Osmanlı Devletinin Kuzey Afrika’daki son topraklarını da yitirdiği antlaşmanın adı. : UŞİ Osmanlı devletinin son saray ressamı olan İtalyan ressam. : FAUSTO ZONARO Osmanlı devletinin yargı sisteminde şeyhülislamdan sonra gelen en yüksek görevliye verilen ad.:KAZASKER Osmanlı donanmasında kaptanı deryadan sonra gelen deniz subayı rütbesi.:KAPUDANE Osmanlı donanmasında kullanılan büyük bir tekne.:AĞRIPAR Osmanlı donanmasında kullanılan iki direkli savaş gemisi.:GURAB Osmanlı donanmasında tümgenerale eş bir rütbe. : RİYALE Osmanlı donanmasında ve kıyılarında görev yapan asker sınıfı.:LEVENT Osmanlı donanmasında yer alan kadırga cinsinden bir tür savaş gemisi.:BAŞTARDE Osmanlı döneminde kazaskerlere verilen san.:SADIR Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan.:SAADETLU Osmanlı döneminde padişah sarayı.:MABEYİN Osmanlı döneminde Roma kentine verilen ad.:RİM Osmanlı idaresinde sancak beylerine verilen ad veya unvan.:BEYLERBEYİ Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan sonra Mısır Valilerine verilen unvan. : HİDİV Osmanlı İmparatorluğu döneminde Macaristan ve Hırvatistan’da sancak beylerine verilen unvan.:BAN Osmanlı imparatorluğu kurulup genişledikten sonra, idari yapı Devletin teftiş işleri için oluşturulmuş olan sınıf. : BAKI KULLARI Osmanlı İmparatorluğu zamanında Avrupa kıtasında kalan topraklarımıza verilen ad.:RUMELİ Osmanlı imparatorluğu’nda okul kitaplarının genel adı. : SUPARA Osmanlı imparatorluğu’nda Rumeli’de gece bekçilerine verilen ad. : PAZVANT Osmanlı imparatorluğu’nda Tanzimat öncesi döneme rastlayan tarihlerde tahsil edilen resimlere verilen ad. :EZMİNE-İ ATİKA GÜMRÜKLERİ Osmanlı imparatorluğu’nda yurt dışından getirildikten sonra dahil olduğu mahalde sarf ve istihlak olunmayarak diğer mahalle nakledilen mal ve eşyadan alınan gümrük vergisine verilen ad.:REFTİYYE Osmanlı imparatorluğu’nda yurt dışından getirildikten sonra dahil olduğu mahalde sarf ve istihlak olunan mal ve eşyadan alınan vergiye verilen ad. : MASDARİYYE Osmanlı imparatorluğu’nda yurt dışından getirilen veya nakledilen her türlü mal ve ticari eşyadan alınan gümrük resmine verilen ad. : AMEDİYYE Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk yıllarında gümrük memurluğu mesleğine verilen ad. : MEKKAS Osmanlı imparatorluğu’nun kurucusu Osman Bey zamanında, bazı geçiş yerlerinde alınan gümrük vergisine verilen ad. : MEKS: BAÇ Osmanlı imparatorluğu’nun kuruluşundan daha sonraki yıllarda tahsil edilen gümrük vergilerine verilen ad. : ÜŞUR: BAC Osmanlı İmparatorluğu’nun Trablus ve Bingazi’deki hurma ve zeytin ağaçlarıyla kuyulardan aldığı vergi.: LEZ Osmanlı İmparatorluğunda , saraylarda türlü devlet hizmetleri için aday olarak yetiştirilen gençlere verilen ad. : İÇOĞLANI Osmanlı İmparatorluğunda 17. yüzyıl sonlarına doğru Rumeli’deki Yörüklerden oluşturulan askeri örgüte verilen ad.:EVLADIFATİHAN Osmanlı imparatorluğunda baş vezirliğe,sadrazamlığa verilen ad.:SADARET Osmanlı İmparatorluğunda başbakan.:SADRAZAM Osmanlı imparatorluğunda deniz kuvvetlerinin en büyük askeri ve idari amiri.:KAPTANIDERYA Osmanlı İmparatorluğunda deniz subay ve erlerine verilen ad.: TERSANELİ Osmanlı İmparatorluğunda gümrük vergisi.:BAÇ Osmanlı imparatorluğunda kullanılmış,arslanlı adıyla da bilinen Hollanda parası.:ESEDİ Osmanlı imparatorluğunda piyade asker sınıfı.:YENİÇERİ Osmanlı imparatorluğunda Polonya’ya verilen ad. : LEHİSTAN Osmanlı İmparatorluğunda sadrazamlığa verilen ad.:SADARET Osmanlı İmparatorluğunda sipahilerin aldığı en büyük tımar. Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri yirmi bin ile yüz bin akçe arasında olan dirlik.:ZEAMET Osmanlı İmparatorluğunda toplum güvenliğini sağlamakla görevli askeri polis kuruluşu.:ZAPTİYE Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşundan 1820 yılına kadar kesilmesi (darpı ve basımı) sürdürülen gümüş sikke türü ve para birimi.:AKÇA:AKÇE Osmanlı imparatorluğunun yedi saltanat sancağından biri.:AKALEM Osmanlı maliye örgütünde vergi toplamakla yükümlü kamu görevlisi.:MUHASSAL Osmanlı mimarisinde duvar yada üst örtünün iç yüzeyinde alçı ile yapılan alçak kabartma tekniğinde bezeme.:MALAKARİ Osmanlı mimarlığında çatı arasında veya dükkanların üstünde yer alan alçak tavanlı asma kat.:ŞİRVANİ Osmanlı mimarlığında mukarnaslı başlıkların en üst bölümü.:ASABA Osmanlı mutfağına özgü,çamsakızlı muhallebi.:HELATİYE Osmanlı ordusunda askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.:REDİF Osmanlı ordusunda atlı ve piyadelerden kurulu dört yüz kişilik kıta.:CEYŞ Osmanlı ordusunda kullanılmış bir top türü.:EJDERDEHAN Osmanlı ordusunda kullanılmış küçük çaplı bir top.:ZARBEZEN Osmanlı ordusunda taşıma işlerinde kullanılan at,deve,katır gibi hayvanlar ve bu amaçla halktan ücret karşılığında kiralanan yük hayvanı.:MEKKARE Osmanlı ordusunda ve kıyılarında görev yapan asker sınıfı. LEVENT Osmanlı ordusunda yedek asker sınıfı. : REDİF Osmanlı ordusunda yüzbaşı ile binbaşı arasında yer alan rütbe.:KOLAĞASI Osmanlı padişahlarının her yıl yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıttıkları yazlık giysi veya kumaş. : BAHARİYE Osmanlı saray bahçesi.:HASBAHÇE Osmanlı sarayında bir lalanın altındaki acemilerin birbirine hitap biçimi.:LALADAŞ Osmanlı Sarayında bostancı,baltacı ve kapıcıların giydikleri kırmızı çuhadan veya keçeden yapılmış,yukarısı geniş ve kıvrık,boyu uzunca başlık.: BARATA Osmanlı sarayında cariyeler arasında seçilen padişah gözdesi.:HASEKİ Osmanlı saraylarında Harem dairesinin ve Enderun’un dışında kalan bölüm.:BİRUN Osmanlı saraylarında padişaha ait bazı eşyanın saklandığı yere verilen ad.:TAŞTHANE Osmanlı savaş gemisi.:BASTARDA Osmanlı Sosyalist Fırkasının kurucularından olup Türkiye’de pozitif düşünceyi ve materyalist felsefeyi savunan ilk kişi olmuş felsefeci ve yazarımız.:BAHA TEVFİK Osmanlı tarihçisi.:VAKANÜVİS Osmanlı tarihinde sarayın korunmasına ve şehrin güvenliğine bakmakla görevli olan erlerden her biri. : BOSTANCI Osmanlı toprak düzeninde yıllık geliri yüzbin akçeden yukarı olan dirlik. : HAS Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek için toplandıkları Topkapı sarayındaki alan,divanhane.:KUBBEALTI Osmanlı’da boşama,boşanma.:TALAK Osmanlı’da gece bekçisi. : ASES Osmanlıca da hastalığın vücuda yerleşmesi.:RES Osmanlıca nasipsiz, kısmetsiz anlamında. : BİVAYE Osmanlıda ,Padişahın bir miktar toprağı birine mülki olarak veya gelirinden yararlanmak üzere vermesi. :IKTA Osmanlılar döneminde kullanılan,on para değerinde sikke.:MARBAŞ Osmanlılar döneminde kurulmuş tek resmi müzik okulu.:DARÜLELHAN Osmanlılar döneminde lise dengi okullara verilen ad.:SULTANİ Osmanlılar döneminde müderrislerin camilerde verdikleri ders.:DERSİAM Osmanlılar döneminde sipahilerin aldığı en büyük tımar.:ZEAMET Osmanlılar döneminde Tuna ırmağında kullanılan hafif bir savaş gemisi.:NASAD Osmanlılar döneminde Tuna’da kullanılan,çektiri türünden bir yük gemisi.:ÇAMLICA Osmanlılar döneminde Tunus ve Cezayir yöneticilerine verilen unvan.:DAYI Osmanlılar döneminde vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahali.:BERAYA Osmanlılar döneminde Viyana’ya,genellikle de Avusturya’ya verilen ad.:BEÇ Osmanlılar döneminde, yabancı ülkelerden gelen ve ülke içinde tutulmayarak diğer bir ülkeye nakledilen (Transit) eşya üzerinden alınan gümrük vergisi. : MÜRURİYE Osmanlılar zamanında Eflak ve Boğdan beylerine verilen ad. : VOYVODA Osmanlılar zamanında vergi ve haraç vermeyen Müslüman ahaliye verilen ad.:BERAYA Osmanlılarca Avusturya’ya ve halkına verilen ad.: NEMSE Osmanlılarda Rumeli’deki büyük toprak sahipleri. : GOSPODAR Osmanlılarda akıncılar ocağının komutanı.:MALKOÇ Osmanlılarda akıncıların amiri durumundaki çeribaşılara verilen ad. : TAVİÇE Osmanlılarda başkomutan.: SERDAR Osmanlılarda boşanma :TALAK Osmanlılarda eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker: SARICA Osmanlılarda gümrük vergisi.:BAÇ Osmanlılarda hükümdarın ata binerken üzengisini tutan kişi.: RİKABDAR Osmanlılarda ilk notayı bulan,şarkıları notaya çeken müzisyen.:HAMPARSUM Osmanlılarda kapıkulu askerlerine saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret.:ULUFE Osmanlılarda kapıkulu askerlerine ve kimi görevlilere üç ayda bir verilen ücret. : ULUFE Osmanlılarda önceleri olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak toplanan vergiye verilen ad. : AVARIZ Osmanlılarda sancak beylerine verilen unvan:. BAN Osmanlılarda saray ve yönetim görevlileriyle din adamlarına verilen ödenek. : ARPALIK Osmanlılarda saraylarda hizmet eden hadımların genel adı,hadım ağası.:TAVAŞİ Osmanlılarda sınır nişanı. : URA Osmanlılarda top döküm ustasına verilen ad.:RİHTEGAN Osmanlılarda topraksız köylüden alınan kazanç vergisi. : BADIHAVA Osmanlılarda ücretli askerlerden oluşan teşkilat. : KAPIUKULU Osmanlılarda vergi denetimi ve tahsili ile Maliyeye ilişkin soruşturmaları yapan memura verilen ad. : BAKIKULU Osmanlılarda yaygınlık kazanmış bir yazı türü. DİVANİ Osmanlılarda yeni evlenen erkeklerden alınan vergi. :ARUSİYE Osmanlılarda,belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen,yıllık geliri 3 bin-20 bin akçe olan toprak.:ZEAMET Osmanlılarda,İstanbul’da ve büyük liman kentlerinde yaşayan ve ticaretle uğraşan,Müslüman olmayan azınlıklara verilen ad.:LEVANTEN Osmanlılarda,Tanzimat’tan sonra kolağası rütbesine eşit olan sivil unvan.:RABİA Osmanlıların Avrupalılara, özellikle de Fransızlara verdikleri ad. : FRENK Osmanlıların Avusturya’ya verdikleri ad.:NEMÇE Osmanlıların Cenova Cumhuriyetine verdikleri ad.:CENEVİZ Osmanlının Roma’ya verdiği ad. :RİM Osmanlı-Rus savaşında Aziziye tabyalarındaki yararlılıklarıyla ün kazanmış Türk kadın kahraman.(1877-1978).:NENE HATUN Osmiyumun simgesi. : OS Otel kapıcısı. : DORMEN Otlak. : ÖRÜ Otlakta hayvanların toplandığı yer,dinlenme yeri.:EREK Otlar anlamında eski bir sözcük. ERA Otları inceleyen bilim dalı. : HERBOLOJ İ Otlatmak.:OTARMAK Otlayan hayvan sürüsü.:RAİYE Otomobil direksiyon tertibatında rotlar arasında mafsal görevi yapan parça.:ROTİL Otomobil motorunda silindirleri giriş ve çıkışlara bağlayan boru donanımı. : MANİFOLD Otomobilde tekerleği aks miline bağlayan somun ya da cıvata.:BİJON Otomobilin,üzerine karoser oturtulan iskelet bölümü.:ŞASİ Otomobiller için verilen geçici gümrük belgesi.: TRİPTİK Otsu bir bitki. : RAVENT Otsu bitkilerle kaplı olan ve zamanla önce makiliğe, sonra da ormana dönüşen ekolojik alanlara verilen ad. : GARİG Otto Preminger’in “Kanlı Gölge” olarak da bilinen ünlü filmi. : LAURA Otunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karılarak tutkal gibi kullanılan esmer,sarı bir toz.:ÇİRİŞ Oturak. : ÇİKARA Oturum.:CELSE Oturur durumda kalamama.:AKATİZİ Oturuş.Namazda, rekat sonlarında belli bir süre oturma. : KADE Otuz iki kağıtla oynanan bir iskambil oyunu.:PİKET Otuz iki kartla oynanan bir iskambil oyunu.:BELOT Ova. : YAZI Ovada yada dere kıyısında çalı ve diken topluluğu.:BÜK Oval. : BEYZİ Ovarak sürülen ilaç. : LİNİMENT Oya yapmakta kullanılan,çeşitli malzemeden yapılmış,iki ucu sivri,arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç.:MEKİK Oya yapmakta kullanılan,kemik,ağaç veya plastikten yapılmış,iki ucu sivri,arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç.:MEKİK Oymacı,hak işleri yapan sanatçı.: HAKKAK Oynak kemikleri arasındaki açıları daraltan kasların genel adı.:BÜKEN Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı.:AÇAN Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi. : ANKİLOZ Oynayan (kuşbaz,kumarbaz,cambaz).: BAZ Oyun ortağı. : PARTNER Oyun yazma ve yönetme bilgisi.:DRAMATURJİ Oyun.:BAZİÇE Oyuna komiklik ve neşe katan beklenmedik söz veya hareket,gülüt.:GAG Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz.:REPLİK Oyunda berabere kalma. : PATA Oyunda kağıt dağıtırken yapılan yanlış. : MALDON Oyunda kazanılacak sayıyı yada parayı iki katına çıkarma.:VİDO Oyunda kazanılan her parti.:KAMA Oyunda,karşısındakinin sözüne karşılık verme.:REPLİK Oyunda,kumarda kazanmak,yenmek. :ÜTMEK Oyunda,özellikle pokerde hile yapan kimse,üçkağıtçı. :TRİŞÖR Ozanların çaldığı telli bir Türk sazı. : KOPUZ |