BULMACA SÖZLÜĞÜ         A B C Ç D E F G H I İ J K L M N

  Düzenleyen:  

  Sabahattin ÖZTÜRK

        O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z        [Ana Sayfa]

Tabaklanarak boyanmış ve cilalanmış deri.:SAHTİYAN

Tabaklanmamış sığır derisinden yapılan ve deliklerine  geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayak giyeceği.:ÇARIK

Tabaklanmış deri.:GÖN

Tabaklanmış koyun derisi.:MEŞİN

Tabaklanmış,çoğu zaman kırmızı renkli ve yumuşak koyun derisi.:FİLALİ

Tabaklık,sepicilik.:DEBAGAT

Tabanca.:PİSTOLE

Tabanı meşinden olan mest.: LAPÇİN:EDİK

Tabanı meşinden yapılmış mes , edik.:LAPÇIN

Tabanı tahtadan yapılmış deri bir ayakkabı türü.:KALOŞ:GALOŞ

Tabiat seslerine benzer seslerle yapılan sözcük,ses yansıması :ONOMATOPE

Tabiat, huy.  :  HASLET

Tabut. :   SAL 

Tac Mahal’in bulunduğu kent. : AGRA

Tacikistan’ın başkenti.:DUŞANBE

Tacikistan’ın internet harfleri.:TJ

Tacikistan’ın para birimi.:SOMONİ

Taç yaprak.:PETAL

Taç.:İKLİL

Tadarak kontrol etmek.:DEGÜSTASYON

Tadı acı ve ekşimtırak,buruk  olan. : KEKRE

Tadı ve kokusu karabibere benzeyen bir tür baharat.:KAKULE

Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir çay türü.:AKKUYRUK

Taflan ağacının,Lazkirazı’da denilen meyvesi. : KARAYEMİŞ

Tahıl ambarı. : PETEK

Tahıl demetlerinin saplarından yapılan yığın. : ÇUĞUL

Tahıl için kullanılan sekiz kiloluk ölçek. :  ŞİNİK 

Tahıl kuyusu. :   SARPIN 

Tahıl ölçmede kullanılan bir ölçek. : KİLE

Tahıl ölçmeye yarar kap. :ÖLÇEK

Tahıl tanelerinde kabuk.:KAPÇIK

Tahıl tanesi,evin.:HABBE

Tahıl unlarından nişasta çıkarıldıktan sonra geri kalan albüminli madde.:GLUTEN

Tahıl yığını. : ÇEÇ

Tahıl,kepek ve kendir tohumu karışımından oluşan at yemi.:MAŞ

Tahıl,yiyecek veya eşya saklanan yer.:AMBAR

Tahılı aletler kullanarak başaktan ayırma işi.:HARMAN

Tahılı saman ve kavuzlardan ayırmaya yarayan,kıldan yada kamıştan yapılmış elek.:TEPİR

Tahılı yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt.:SELEKTÖR

Tahılın taş ve samanla karışması./Harmanda ürün kalıntısı. : AFARA 

Tahılın taşlarını ayıklamakta kullanılan,budaksız ağaçtan yapılmış az kenarlı tepsi.:EVSECEK

Tahin,nohut,patates ve soğanla yapılan meze.:TOPİK

Tahitili kadınlardan esinlenerek oluşturulmuş bir plaj giysisi.  Üzerinde basılı büyük motifler bulunan ve Tahiti’de  göğsün üstünde yada belde düğümlenerek  giysi olarak kullanılan kumaş parçası. : PAREO

Tahmini,tahmin edilen.:MUHAMMEN

Tahsildar.:CABİ

Tahsin YücelL’in bir romanı. : YALAN

Taht. : ERİKE.:SERİR

Tahta ayakkabı. Tek bir tahta parçadan yada tahta parça üzerine tutturulmuş kösele bir üstlükten oluşan ayakkabı. :   SABO 

Tahta kaşık.:MİLAKA

Tahta kepçe. : ÇÖMÇE

Tahta kılıçlarla yapılan Japon dövüş sporu.  :   KENDO

Tahta kırpıntısı.:TALAŞ

Tahta maşa. : ŞAKŞAK 

Tahta ve kereste biçmeye yarayan,elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı. : HIZAR

Tahta,ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan,kısa saplı,bir yanı keskin ağızlı çelikten yapılmış araç.:KESER

Tahta,çinko gibi hafif şeylerden yapılmış eğreti yapı.:BARAKA

Tahtacılar da denilen  konar  göçer Türk topluluğu. : AĞAÇERİLER

Tahtadan kafes biçiminde yapılmış portatif ev.:DERİMEVİ

Tahtadan parçaları uç uca takılı,uzun bir boru biçiminde,perdeli bir üflemeli çalgı. :FAGOT

Tahtadan topları,tokmaklar yardımıyla bazı kurallara uyarak ve belli bir yolu izleyerek küçük kemerlerin altından geçirmeye dayanan oyun.:KROKET

Tahta perde. Tahtaların yan yana getirilmesinden meydana gelen her türlü kaba kaplama.:TARABA

Tahtalı da denilen iri bir güvercin cinsi.:ALABOYUN

Tahttan indirilen bir hükümdarın yeniden tahta çıkarılmasına taraftar olan. : LEJİTİMİST

Taka’dan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir çeşit Karadeniz teknesi.:ÇAPAR 

Takdim etme. : LANSE

Takım yıldız. : ALTIKARDEŞ 

Takım,çeşit.:MAKULE

Takımlar grubu, küme. : LİG

Takıntı,saplantı.:OBSESYON

Takla böceği.:ELATER

Taklit.:İMİTASYON

Taklitçi.:MUKALLİT

Takma ad,rumuz.:NİCKNAME

Takma saç. : PERUK

Takoz gibi parçalar. : BESİ

Takoz. : KISKI

Taksim eden,bölüştüren,ayıran.:MUKASSİM

Takunya. :  NALIN 

Talih, şans,  uğur.. : NEVAL : KUT

Talimatname.:YÖNETMELİK

Tallı bitkilerin,çoğu sularda yetişen ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad.:: YOSUN 

Tam açılmamış çiçek.:GONCA

Tam olgunlaşmamış ekin.:ALACATEK

Tam tersine.:BİLAKİS

Tambura benzeyen maden gövdeli bir saz türü.:CÜMBÜŞ

Tan vakti,gün ağarması.:FECİR:SEHER

Taneleri hayvan yemi olarak kullanılan ve mercimeğe benzeyen bir bitki.:BURÇAK

Taneleri için yetiştirilen ve dıştan bakıldığında mısırı andıran tarım bitkisi. : SORGUN :SORGUM

Tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı. : RASTIK

Taneli yada tanesiz saman yığını.:NODA

Tanınan,bilinen varlıkları görme,işitme gibi duyu organları yoluyla ayırt edememe durumu,tanısızlık.:AGNOSİ

Tanınmış, bilinen. : MARUF

Tanıtma filmi.:FRAGMAN

Tanıtma yazısı.: JENERİK

Tanıtmalık.:PROSPEKTÜS

Tanrı alemi.:LAHUT

Tanrı birliği.:VAHDANİYET

Tanrı buyruğu.:FARİZA

Tanrı ile şakalı,takılmalı bir söyleşiyle yazılan tekke edebiyatı şiir türü.:ŞATHİYE

Tanrı katı. : LEDÜN

Tanrı korusun. :  MAZALLAH

Tanrı saygısı ve ahret kaygısından ötürü günah işlemekten titizlikle kaçınma.:VERA

Tanrı seni korusun anlamında kullanılan bir deyim.:SANEKALLAH

Tanrı yoluna girme. / Tövbekar olma. : İNABE

Tanrı, sahip, efendi, azat olmuş köle, terbiye eden. : MEVLA

Tanrı,tanrıça,evrenin doğuşu ile ilgili düşsel,alegorik anlatımı olan halk öyküsü. :  MİTOS 

Tanrı. : ÇALAP  : OGAN:YEZDAN

Tanrı’nın insan ruhlarını yarattığı zaman.:ELEST

Tanrı’nın varlığını ve İslam dininin doğruluğunu konu edinen bilim. : KELAM

Tanrı’ya şükretme.:HAMD

Tanrıbilim.:ARGONOMİ

Tanrıcılık.: TEİZM

Tanrıdan bir şey dilemek amacıyla söylenen söz.:YAKARI : DUA

Tanrılar tarafından kendisine emanet edilen kutuyu merakına dayanamayarak açan ve umut dışında bütün kötülüklerin dünyaya yayılmasına neden olan mitolojik kahraman.:PANDORA

Tanrılık sıfatı,Allahlık vasfı.:ULUHİYET

Tanrının birliği,bir olması.:VAHDANİYET

Tanrının birliğine inanan.:MUVAHHİT

Tanrının Yahudilere gönderdiğine inanılan buyruklar.On emir.:EVAMİRİAŞERE

Tanrısal. : LAHUTİ

Tanrıtanımaz(Ateist). :   ATE

Tanrıya boyun eğme,gönlü saygı ve korkuyla dolu olma.:HUŞU

Tanrıya eş ,ortak koşma. .:ŞİRK

Tanrıya şükretme.:HAMT:HAMD

Tanrıyı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden,Tanrı için başka herhangi bir güç ve nitelik tanımayan,vahyi reddeden görüş.:DEİZM

Tanrıyı,insanı ve genel olarak varlığı harfler ve sayılarla açıklayan tarikatın taraftarı.:HURUFİ

Tantal’ın simgesi.:TA

Tanyerinde güneş doğmadan önce beliren kızıllık. :  FECİR

Tanzanya plakası.  :  EAT

Tanzanya’da bir kent.:ARUŞA

Tanzimat döneminde trajedi,dram anlamında kullanılan sözcük.:HAGARAGORT

Tanzimat’a kadar her türlü davaya,Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme,boşanma,nafaka,miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları. : KADI

Tanzimat’tan Meşrutiyet’e kadar Türkiye’de kullanılan,yakası kapalı bir tür redingot.:İSTANBULİN

Tanzimat’tan sonra kolağası rütbesine eşit olan sivil unvanı.:RABİA

Tanzimat’tan sonra,Osmanlı yönetim teşkilatında sancakların yöneticisine verilen ad.:MUTASARRIF

Tapınaklarda yada mezarlarda ölünün heykelinin konduğu mihrap.:AEDİCULA

Tarama işleminden geçirilmiş ipliğe ve bu iplikle dokunmuş kumaşa verilen ad. : PENYE

Tarhana otu da denilen kokulu bir bitki.:ÇÖRTÜK

Tarhana,bulgur yapmak için kullanılan,kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday.:GÖCE

Tarım bilim.:AGRONOMİ

Tarım işçisi.:RENÇBER:IRGAT

Tarıma elverişsiz toprak:GEN

Tarıma zararlı bir böcek. : MANAS

Tarımda bir yılda elde edilen herhangi bir ürünün toplamı.:REKOLTE

Tarımda kullanılan bir mantar ilacı.:ZİRAM

Tarih  öncesi dinsel  konu  ve  kahramanlarla  ilgili  olağanüstü  olayları konu alan şiire verilen ad.:DESTAN

Tarih öncesi çağlarda İspanya’da yaşayan ve bu yarımadaya adını veren halk. :İBERLER

Tarih öncesi çağlarda tanrılara adak olarak sunulan heykelciklere verilen ad.: İDOL

Tarih öncesine dayanan efsane. : MİT

Tarihe aykırılık,çağa uymama.:ANAKRONİZM

Tarihi olayların zaman bakımından sırası.:KRONOLOJİ

Tarihsel coğrafyada Anadolu’nun Lykia bölgesinde,kalıntıları Fethiye ilçesi yakınlarında bulunan antik kent.:TLOS

Tarihsel koşullar ne olursa olsun devletin ortadan kaldırılması gerektiğini savunan öğreti.:ANARŞİZM

Tarihte gariplikleriyle tanınan bir kavim.:AMALİKALAR

Tarihte İran’da kullanılan bir soyluluk unvanı. :MİRZA

Tarihte Kırım Hanlığında veliahta verilen unvan.:KALGAY

Tarihte kölelerden kurulu bir asker sınıfı.:KÖLEMEN

Tarihte,demirden veya tunçtan dökülmüş,yuvarlak ve boş olan, içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya elle atılan yuvarlak bir tür bomba. : HUMBARA

Tarihte,Rumeli’de oturan Rumeli fatihlerinin torunlarına,bölge fethedildikçe Anadolu’dan getirilerek buraya yerleştirilenlere ve bunlardan oluşturulan askeri örgüte verilen ad.:EVLADIFATİHAN

Tarikat ehlinin başlığında bulunan kabarık dilimler. :  TERK 

Tarikat inancında en yüksek makama ulaşan kutbun sağında ve solunda oturan iki imama verilen ad.:İMAMAN

Tarikatlarda şeyhlik makamı. : POST

Tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve törenleri yaptıkları yer.: DERGAH

Tarikattan olanların barındıkları,ibadet ve tören yaptıkları yer,dergah.:TEKKE

Tarla faresi. : GELENİ

Tarla ve yol kenarlarında yetişen,çiçekleri hekimlikte kullanılan bitki.:ŞAHTERE

Tarla,bağ,bahçe gibi yerlerden kaldırılan ürünlerden arta kalanlar.:TARAŞ

Tarla,bağ,bahçe gibi yerlerden toplanan üründen artakalanlar.:TARAŞ

Tarla,bahçe gibi yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. : ÇARDAK 

Tarlada açılan su yolu, tarlayı sulamakta kullanılan tahta oluklar.: ABARA

Tarlada saban izi. : ABARA 

Tarlakuşu,toygar.:TURGAY

Tarlalarda sele karşı taştan yapılmış set.:ÖRÜ

Tarlanın saban iziyle ayrılan parçalarından her biri,evlek.:ANAVUL

Tarlaya atılan tohumu örtmek için gezdirilen ağaçtan yapılmış araç. : TAPAN 

Tarsus yakınlarında dinlence yeri olarak kullanılan ünlü yayla. : NAMRUN

Tartışma,çekişme,münakaşa etme.:CEDEL

Tarz,cins,çığır.:JANR

Tarz,şekil.:MİNVAL

Tarz.:STİL

Tasarı.  :   LAYİHA

Tasarım.:DİZAYN

Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendisini Tanrıya adamış kimse,sofi.:MUTASAVVIF

Tasavvuf ve tekke müziğinde bir form. : SAVT

Tasavvufta,Allah’ın maddesel ve bedensel kuluyla birleşerek tekleşmesi.:HULUL

Tasavvufta,kalbin sezgi yoluyla elde ettiği duyu üstü bilgi.:MARİFET

Tasım mantığında, bir önermenin anlamı. : VEKTON

Taslak :ESKİZ

Tasvir. :  BETİM

Taş bilimi.:LİTOLOJİ

Taş devrinin son çağı ile ilgili.:NEOLİTİK

Taş dibek. : SOKU

Taş kırıntısı. :  MICIR 

Taş kırmakta kullanılan büyük çekiç. : VALYOS: BALYOZ

Taş levreği. : MİNAKOP

Taş pamuğu,kaya lifi.:ASBEST

Taş silindir .  :  LOĞ

Taş ve tunçtan yaptığı soyut ama organik biçimli yapıtlarıyla XX. Yüzyılın önde gelen sanatçılarından biri olan ünlü İngiliz heykeltıraş. : HENRİ MOORE

Taş veya ağaçtan yapılmış büyük havan.:DİBEK

Taş veya mermerden oyma mezar.: LAHİT

Taş veya tuğladan yapılmış olan. :  KAGİR

Taş ya da sıva yüzeyini taraklamaya,yumuşak taşları yontmaya yarayan bir tür taşçı çekici.:DİŞENGİ

Taş yontmaya yarayan alet,taşçı kalemi.:MİNKAR

Taş.: SENG

Taşa veya duvara delik açmak için kullanılan uzun,ağır ve bir ucu sivri demir.:KÜSKÜ

Taşçı,taş ustası.:HACCAR

Taşınabilir yatak.: SEDYE

Taşınır tahta perde. :   PARAVAN 

Taşınır ya da taşınmaz bir malın  belirli bir süre  sonunda tek taraflı bir satış vaadiyle kiraya verilmesi.:LEASİNG

Taşınmaz malların aşınmalarına karşılık olarak yıllık kardan ayrılan belirli pay.:AMORTİSMAN

Taşıtlara yolun açık veya kapalı olduğunu göstermek üzere renkli levhalar  ya da  ışıklarla işaret veren dikme. :   SEMATOR 

Taşıtlarda lastiklerin takıldığı tekerleğin çember biçimindeki bölümü.:JANT

Taşıtlarda yükün yükseklik ölçüsü.:GABARİ

Taşıyan, yüklü. : HAMİL

Taşıyıcı ahşap direkler üzerine çakılan çıtalar ya da kamışlar üzerine sıva vurularak yapılan duvar ya da tavan.:BAĞDADİ

Taşizm’ de denilen soyut resim anlayışı. : LEKECİLİK

Taşlama, iğneli söz. :   TARİZ 

Taşların yapısını inceleyen bilim.: LİTOLOJİ

Taşların yüzlerini düzlemede kullanılan çekiç.:BUCARDA

Taşlayarak idam cezası. :  RECİM 

Taşlı tarla.:LEÇE

Taşlı,çakıllı yol.:NALDÖKEN

Taşlık yer, çıplak tepe. : ÇAL

Taştan yapılmış kemerli büyük köprü.:KANTARA

Tatar hanlarına verilen unvan. ALTAN

Tatar mutfağına özgü,kuşbaşı et ve pirinçle hazırlanan bir tür börek.:KÖBETE

Tatlı su ıstakozu.:KEREVİT

Tatlı su kefali.:KEPENEZ

Tatlı su levreği.:PERKİ

Tatlı sularda yaşayan bir tür gelincik balığı . :  LOTA

Tatlı sülümen. : KALOMEL

Tatlı ve pasta yapımında kullanılan bir tür krem peynir.:LABNE

Tatlı ve sulu bir şeftali cinsi.:HALE

Tatlı,tuzlu,ekşi ve acı tatları dışında kalan beşinci tat.:UMAMİ

Tatsız tuzsuz yiyecekler için kullanılan söz. Çürük yumurta  gibi kokan. :   SASI 

Tatsız ve çok konuşan,geveze.:ZEVZEK

Tavan resmi. :PANO

Tavan tahtalarının arasına çakılan ince çıta. : ŞİŞE:ŞÜŞE

Tavana yerleştirilen elektrik armatürü.:PLAFONİYE

Tavanla çatıyı ayıran boşluk.:BOSU

Tavla oyununda pul dizilen yer. :   KAPI

Tavlada beş.:PENÇ

Tavlada dört sayısı. : CİHAR

Tavlada üç sayısı. : SE

Tavşan kulağı,siklamen. : BUHURU MERYEM

Tavşan vebası,avcı hastalığı gibi adlar da verilen ve kenelerle bulaşan bir hastalık.:TÜLAREMİ

Tavşan yavrusu.:ÇİŞİK

Tavuğun göğüs etiyle hazırlanan ve pişmiş hamurla yenen bir tür çorba. : ARABAŞI

Tavuğun istenilen yere yumurtlamasını sağlamak için kullanılan beyaz taş. : FOL

Tavuk ayağındaki uzantı.:MAHMUZ

Tavuk eti,patlıcan ve pirinçle yapılan bir yemek.:ÇEVİRME

Tavuk eti,sarımsak ve ekmekle yapılan bir çeşit pilav.:SENGESER

Tavuk etiyle hazırlanan bir tür yemek. : KİEVSKİ

Tavuk için kuluçka.:LOGA

Tavuk kümesi. : PİN

Tavuk yada dana etiyle yapılan bir tür yemek. :   ŞNİTZEL 

Tavuk,balık,dana ve kuzu etlerinin kemiklerinin çıkartılarak dilimlere ayrılması.:FİLETO

Tavuk,et yada balığı ızgarada pişirerek yapılan bir Japon yemeği.:TERİYAKİ

Tavukbalığı.:MEZGİT

Tavukçulukta bir yumurta ırkı.:MİNORKA

Tavukların yumurtlaması için hazırlanmış yer.:FOLLUK

Tayfa yamağı.:MİÇO

Tayfı kırmızıya doğru şiddetli bir kayma gösteren,yıldız görünümlü ve ışınım gücü çok yüksek gök cismi.:KUAZAR

Tayland’ın eski adı. :   SİYAM 

Tayland’ın para birimi.:BAHT

Taze bitkileri kıydıktan sonra,laktik mayalanmadan yararlanmak üzere bir siloya doldurarak yada yığın haline getirerek koruma ve saklama yöntemi.:SİLAJ

Taze soğan ve etle yapılan bir yemek.:ŞİVEYDİZ

Taze soğan ve marulla pişirilmiş kuzu eti yemeği.: KAPAMA

Taze tarhana.:OVMAÇ

Taze tüketilen bir kekik çeşidi.:ZAHTER

Tazelik, sevinç. :   NÜZHET 

Tebeşir.:GİRİT TAŞI

Tecrübeli oyuncu.:VETERAN

Tecrübeli,usta.:EKE

Tecrübeye dayanan.:AMPİRİK

Tedirgin.:BİZAR

Tefarik otu da denilen,kokulu ve esanslı bir yağ elde edilen otsu bir bitki.:PAÇULİ

Tefecilik. Bir malı  çok fazla karla satma. : MURABAHA

Teğmen.:MÜLAZIM

Tehlike durumu,imdat,yardım.:CAR

Tehlike durumu. : CAR

Tehlike sınırı.:RUBİKON

Tehlikeli durum.: VARTA

Tehlikeli son.:VEHAMET

Tehlikesiz salgı bezi uru. : ADENOM 

Tek   yada   çok   hücreden   oluşan , vücudun   bütün   dış   ve   iç   yüzeylerini   kaplayan  doku.:EPİTELYUM

Tek at koşularak çekilen, üzeri kapalı, yanları açık bir tür araba. :   PARAŞOL 

Tek başına oynanan bir iskambil oyunu.: SOLİTER

Tek biçim.:STANDART

Tek bir hücre veya organizmadan eşeysiz üreme yoluyla türetilmiş,genetik yapıları birbirinin tıpatıp aynı hücre veya organizmalar topluluğu. : KLON

Tek bir mekanda geçen TV komedi dizilerine verilen ad. :   SİTCOM 

Tek deste kağıtla oynanan bir iskambil oyunu. :   PİNAKİ 

Tek düze,monoton.:YEKNESAK

Tek eşlilik.:MONOGAMİ

Tek hörgüçlü deve. :  HECİN 

Tek kağıt tabaka üzerine basılan 16 sayfalık kırılmış kitap parçası.:FORMA

Tek kişilik halk oyunu. : ALMADERE 

Tek kişilik iskambil oyunu.:PASYANS

Tek kişilik ve yelkenli yarış teknesi. :  FİNN

Tek kurşun atan bir çeşit tüfek.:MARTİN

Tek odalı daire.: STÜDYO

Tek parça deri veya uzun esnek bir değneğin ucuna sırım bağlanarak yapılmış vurma aracı.:KIRBAÇ

Tek parça hayvan postundan yapılan ceket.  :GOCUK

Tek parçadan oluşan bir kadın giysisi türü.FİSTAN

Tek sıra elmastan ya da inciden gerdanlık. : AKARSU

Tek tanrıcılık.:MONOTEİZM

Tek tek resimleri ya da hareketsiz resimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek biçimde düzenleme ve filme aktarma işi. : ANİMASYON

Tek tohumluk kuru meyve. :  AKEN 

Tek tük ağaç bulunan kayalık.  :   GER

Tek ve belirli bir yıldız.  :  KEVKEP

Tek veya çok hücreden oluşan,vücudun bütün dış ve iç yüzeylerini kaplayan doku.:EPİTEL.:EPİTELYUM

Tek,eşi benzeri olmayan.:FERİT

Tek,eşsiz,biricik.:YEKTA

Tek,eşsiz.:YEKTA

Tekçilik. : MONİZM

Tekel idaresine eskiden verilen ad. : REJİ

Tekelci sermaye piyasasında,bir takım ticaret,üretim kuruluşlarının,genellikle kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme gibi amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği.:KARTEL

Tekelci sermayedarlığa dayalı ortaklıklar birliği.:TRÖST

Teker biçiminde yassı nesne.:AĞIRSAK

Tekerleğin çıkmaması için at arabasının dingiline takılan demir bilezik.:KATALAK

Tekerlek biçiminde,sarı renkte,kaşara benzeyen bir tür peynir. : KAŞKAVAL

Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri.:DALAK

Tekerlekli Alman motosikleti.:TRİKE

Tekerlekli araçlarda lastiği tutan çember biçimindeki parçalardan her biri. : İSPİT

Tekerlekli ayakkabı.:PATEN

Tekir cinsinden bir balık.:ŞENDERE

Tekirdağ’ın bir ilçesi. : SARAY

Tekirdağ’ın Saray ilçesinde kumsalıyla ünlü turistik bir yöre.:KASTRO

Tekke edebiyatı şiir türlerinden biri. : NEFES

Tekke edebiyatında,insanın Tanrıdan çıkıp tekrar Tanrıya döneceğini işleyen şiir türü. : DEVRİYE

Tekkelerde ayini yöneten kimse.:PİŞKADEM

Tekli. :   SİNGLE 

Tekne ziftleme.  :  KALAFAT

Teknecik de denilen,sarı çiçekli ve otsu bir bitki.:ÇEVRİNCE

Teknelerde hamuru kazımaya yarayan araç.:ISIRAN

Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, geniş ağızlı balık ağı. : TROL    

Teknenin kıyıya yanaşması.:ABORDA

Tekstilde,çözgüsünde organze,atkısında pamuk ipliği kullanılan dokuma.:GLORİA

Tekstilde,rezerve baskıyla elde edilen bir süsleme yöntemi ve bu yöntemle elde edilen dokuma.:İKAT

Tektonik çukur. : GRABEN

Tel durumundaki gümüşü,altını örerek veya bir şey üzerine kakarak yapılan iş.:TELKARİ

Tel,kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ.:KANGAL

Telemaque adlı eserinde kralların sınırsız gücüne karşı çıkan Fransız yazar ve rahip.:FENELON

Telgraf alfabesi. :   MORS 

Telgraf işaretlerini göndermek için,bir devredeki akımı kesmekte veya yeniden vermekte kullanılan araç.: MANİPLE

Telkin yolu ile uyutmak.:İPNOTİZMA

Telleri gerilerek yada tellerine vurularak çalınan,sapsız bir çalgı türü.:KİTHARA

Tellerine iki küçük tokmakla vurularak çalınan bir çalgı türü.:SANTUR

Telli balıkçıl. : OKAR

Telli bir Azeri çalgısı. : TAR

Telli bir bürümcük cinsi. : ŞİP

Telli çalgılarda teli germeye yarayan burgu.:KULAK

Telli çalgılarda telleri yüksekte tutan tahta köprücük. : EŞİK

Telli çalgıları çalmaya yarayan alet.:PENA

Tellür’ün simgesi. :   TE

Telsiz erişim protokolü.Cep telefonu abonelerinin sınırlı bir kanaldan internete erişimlerini sağlayan protokol.:WAP(Wireless Acces Protocol)

Tembel,gayretsiz.:KEHEL

Tembelce.:KAHİLANE

Temel ağırlık birimi. : GRAM

Temel ile zemin arasındaki yükseklik.:KOT

Temel maddesi baharat katılmış domates olan bir tür sos.:KETÇAP

Temel maddesi çift klorlu etil sülfür olan savaş gazı. : İPERİT

Temel maddesi poliamit reçinesi olan dayanıklı ve esnek madde.:NAYLON

Temel niteliğinde olan. : ASAL : ESASİ

Temel önerme. : AKSİYOM

Temel Reis olarak tanıdığımız çizgi film kahramanının orijinal adı.:POPEYE

Temel. :  BAZ

Temeli taklide dayanan sözsüz oyun. : MİM

Temiz iş kağıdı.:BONSERVİS

Temiz kalpli.:OĞUZ

Temiz, iffetli. : AKMAN

Temiz, namuslu anlamında yerel sözcük. :  ARCA

Temiz,namuslu.:SİLİ

Temiz,temiz ahlaklı.: NEZİH

Temizlenmiş arpayı sütle pişirerek yapılan Polonya ve Rus yemeği.:KAŞA

Temizlik işlerinde kullanılan bir cins toprak. : ARİNA

Temizlik,arılık.:SAFFET

Temriye denilen deri hastalığının halk arasındaki adı. : TEMRE

Ten üzerine giyilen ince kadın fanilası.:KAŞKORSE

Tende kızartı,kaşınma,sulanma,kabuk bağlama vs doku bozukluklarıyla kendini gösteren ve bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı,egzama.:MAYASIL

Teneşir, sedir, peyke. : KEREVET

Teneşir. : SALACAK

Tenis ve golfde,topa yanlamasına vurulan darbe.:SLİCE

Tenise benzeyen ve bir tür tüylü topla oynanan oyun. : BADMİNTON

Teniste hızlı, iyi, karşılanamayan servis atışı. : ACE

Teniste topun çizdiği yol.Topu rakibin arkasına düşürmeyi amaçlayan vuruş. :  LOB

Tenktonik çukur. : GRABEN

Teori.  :  KURAM

Tepeli tavuk da denilen ve Güney Amerika’da yaşayan bir kuş.:HOAZİN

Tepelikli bir papağan. :  KAKADU

Tepesi dar,kenarları geniş,kulak hizasına değin uzanan basık bir fes türü.  :  AZİZİYE

Tepesi devrik ve ucu püsküllü başlık.:ÜSKÜF

Tepki,reaksiyon.:AKSÜLAMEL

Tepkili uçak. : JET

Ter.: ARAK

Teras,sundurma.:EYVAN

Teratoloji.:ACAİBAT

Terazi gözü. :  KEFE

Terazi yapıp satan kimse. :VEZNECİ

Terazi. : MİZAN

Teraziyi denklemek için hafif gelen gelen kefeye konulan ağırlık.:ABRA

Terbiyum’un simgesi.:TB

Tercüman.:DİLMAÇ

Tercüman.:DRAGOMAN

Terementi ağacının tohumu.: MENEVİŞ

Tergal adı da verilen,sentetik iplikle dokunmuş kumaş türü. :TERİLEN

Terim.:ISTILAH

Terkedilmiş,kullanılmayan.:METRUK

Terlemekten ya da sıcaktan vücutta görülen pembe kabartılar. : İSİLİK

Termodinamik sıcaklık temel birimi.:KELVİN

Termofor. :   BUYOT

Termostat.:ISIDENETİR

Ters anlamlı kelimelere verilen ad.:ANTONİM

Ters, aksi. : PAHAL

Tersinden de aynı şekilde okunan sözcük yada tümce (pay ederek iki kerede yap örneğinde olduğu gibi ) . : PALİNDROM 

Tersinden okununca aynı anlamı veren söz.:ANAKİKLİK

Terzilerin patron çıkarmak için kullandıkları bir tür saydam kağıt.:MULAJ

Terzilikte ölçü almak için kullanılan,genellikle 1,5 m uzunluğunda şerit metre.:MEZURA

Terzilikte yırtmaç anlamında kullanılan sözcük.:APERTURA

Terzilikte yırtmaç.:APERTÜRA

Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim vermesi işi,kesim.:FASON

Tesadüf. :   RAST 

Tesbihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça. : İMAME

Tesir etmek. : ETKİMEK

Testi.:SEBU

Tevşih. : AKROSTİŞ

Teyze,dayı,hala yada amcanın kız çocuğu.:KUZİN

Tez canlı,içi tez,ivecen.:ACUL

Tezat.:ANTAGONİZMA

Tezhipçilerin altını dövmeleri sırasında tirşenin kenarlarından dışarı taşan parçalara verilen ad.:RAMAD

Thomas Hobbes’un,”İnsan insanın kurdudur” sözünün de yer aldığı ünlü siyasetbilim yapıtı.:LEVİATHAN

Tıbbın sindirim sistemi hastalıklarını inceleyen dalı.:GASTROENTOROLOJİ

Tığ.:BİZ

Tımar. :  ZEAMET 

Tınlama.: TANİN

Tıp dilinde “dış gebelik” anlamında kullanılan sözcük. : EP

Tıp dilinde akciğer veremine verilen ad. :  FTİZİ

Tıp dilinde bel soğukluğu hastalığına verilen ad. : GONORE

Tıp dilinde bere ,morarma,çürük anlamında kullanılan söz. :  EKİMOZ

Tıp dilinde bir ilacın ağızdan alınacağını belirten terim. : PEROS

Tıp dilinde can çekişmeye verilen ad.:AGONİ

Tıp dilinde derinin kanlanmasına verilen ad.:ERİTEM

Tıp dilinde ergenlik, buluğ anlamında kullanılan sözcük. : ADOLESAN    

Tıp dilinde felçli anlamında kullanılan sözcük. :   PARALİTİK 

Tıp dilinde idrar salgısının azalmasına verilen ad.:ANURİ

Tıp dilinde ishal.  :   DİYARE

Tıp dilinde kalp atışının hızlanmasına verilen ad.:TAŞİKARDİ

Tıp dilinde kulak akıntısına verilen ad. : OTORE

Tıp dilinde sarılık hastalığına verilen ad. : İKTER

Tıp dilinde,nedeni bilinmeyen hastalıklar için kullanılan sözcük.:ESANSİYEL

Tıp’ ta delidana hastalığının kısa yazılışı. : BSE

Tıp’ta kuvvetsizlik: ADİNAMİ 

Tıpkıbasım.:FAKSİMİLE

Tıpta bir çok sözcüğün bileşimine giren ve lif,sinir anlamı veren önek.:NÖR

Tıpta iştahsızlık.:ANOREKSİ

Tıpta tüm beslenme işlevlerinin ağır biçimde bozulması ve zayıflaması.:KAŞEKSİ

Tıpta yapraklarından yararlanılan bir bitki,melisa. :OĞULOTU

Tıpta yeniden oluşan doku. : NEOPLAZMA

Tıpta,bir organı su vererek yıkayıp temizleme.:LAVAJ

Tıraş etme,kazıma.:YÜLÜME

Tıraşlı başlarını güneş ışınlarından ve gözlerini günaha sokacak nesneleri görmekten korumak için Buda rahiplerinin taşıdıkları palmiye yaprağından yapılmış büyük yelpaze.:TALAPAT

Tırmanıcı balık.:ANABAS

Tırnak kemirme hastalığı. : ONİKOFAJİ

Tırnak keratini.:ONİKİN

Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde. :  KERATİN

Tırnak.:CIRNAK

Tırpana balığı. Yan kanatları vücuduna yapışık,uzun kuyruklu,iri bir balık. : RİNA

Tibet antilobu. : KİRU 

Tibet Budizminde,ölen bilge bir kişinin ruhunun girdiğine inanılan çocuklara verilen ad.:TULKU

Tibet köylülerinin temel besinini oluşturan arpa unu.:TSAMPA

Tibet öküzü. :   YAK

Tibet ve Keşmir’de hircus türü keçinin tüyleriyle dokunan ve özellikle şal yapımında kullanılan çok yumuşak bir dokuma.: PAŞMİNA

Tibet’in merkezi olan kent.  :   LHASA

Tibet’in yerel dini. : BON

Tibetlilerin alfabelerine verdikleri ad.:DBUÇAN

Ticaret  eşyası   taşımakta   kullanılan , 10-15  tonluk , üçgen  biçiminde yelkeni olan ticaret gemisi. :SALAPURYA

Ticaret gemilerinde tayfaların başı.:LOSTROMO

Ticaret gemisi sahibi.:ARMATÖR

Ticaret mallarını saklamak için rıhtımda yapılan büyük depo.: DOK

Ticaret. : TECİM

Ticarette geciktirilmiş ödemeler için kullanılan sözcük.:ARİYERE

Ticarette tasfiye.:LİKİDASYON

Ticari değer taşıyan yaprak tütünlerin düşük kaliteli olanı.:KAPA

Ticari mallara konulan ve elektronik olarak okunabilen,çubuklar biçimindeki simge.:BARKOD

Ticari malların geçici olarak konulduğu yer. : SUNDURMA 

Ticari senetlerde,ödemeden sorumlu olanların ödememesi halinde üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence.  :   AVAL

Tifo aşısı.:TAB

Tifo gibi bazı hastalıklara eşlik eden kas zayıflığı. : ADİNOMİ

Tifo’ya neden olan basile verilen ad. : EBERT

Tiftik keçisi kılından yapılan örgü yünü Tiftik keçisinin ince,yumuşak,parlak yünü.:MOHER

Tiftik keçisinin yünü.:MOHER

Tiftikten yapılan bir cins ince kumaş.:ŞALİ

 

Tifüs hastalığına verilen bir ad.:LEKELİ HUMMA

Tilki, samur, tavşan gibi hayvanların karın taraflarından elde edilen kürk. :   NAFE 

Tilkinin ense postu kürkü. : CILKAVA 

Timur’un torunu ve Şahruh’un oğlu olup 1409-1449 yılları arasında Semerkant hükümdarı olarak bilimin gelişmesine büyük katkılarda bulunmuş, özellikle astronomi ve matematik alanlarında değerli eserler yazmış ünlü bilgin ve hükümdar. : ULUĞBEY

Tipo baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma olarak bir kompozisyon yada resim kopya edilmiş madeni levha. :  KLİŞE

Tire ve Ödemiş ilçelerine özgü bir tür bilye oyunu. : LEK

Tirfil’de denilen bir tür yabani yonca.:KORUGAN

Tiroit bezinin bulaşma dışında bir nedenle iltihaplanması hastalığı.:HAŞİMOTO

Tiroit bezinin büyümesi hastalığı.:GUATR

Tirsi balığı. : ALOSA

Titrek, titreyen.  :   LERZAN

Titreme korkusu.:TREMOFOBİ

Titreme, ürperme. : RAŞE

Titreme,titreyiş.:LERZE

Titrer gibi dalgalanan ince kumaş.:TİRİLTİRİL

Titreştirilince ana seslerden b,irini veren,U biçiminde,küçük bir çelik araç.:DİYAPAZON

Tiyatro niteliği taşıyan radyo ya da televizyon yayını. : DRAMA

Tiyatro oyunculuğunun yanı sıra Haraç-Mezat,Evrende Ellerimiz gibi şiir kitaplarıyla da tanınmış şair ve oyuncumuz.:SUAT TAŞER

Tiyatro oyunları yazma sanatı.: DRAMATURGİ.:DRAMATURJİ

Tiyatro sahnesinde dekorların hareket edebilmesi için yapılmış parmaklıklı tavan.:SOFİTA

Tiyatro sahnesine ilk çıkan Müslüman Türk kadını. : AFİFE JALE   

Tiyatro ve sinemada teknik ustalıkla yapılan hile. :  TRÜK 

Tiyatro yönetmenliği ve oyunculuğunun yanı sıra “Ayak Bacak Fabrikası” adlı oyunuyla da tanınmış yazarımız. : SERMET ÇAĞAN (1929-1970)

Tiyatro,sinema gibi yerlerde,sahnenin bulunduğu ilk kata ve burada bulunan koltuklara verilen ad.:PARTER

Tiyatro’da sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. : KULİS

Tiyatroda  oyuncunun  rol  arkadaşının  duyamayacağı  şekilde  seyirciye  doğru  yaptığı konuşma. :APAR

Tiyatroda karşılıklı konuşma sırasında bir oyuncunun rol arkadaşının sorularına ya da sözlerine verdiği karşılık. : REPLİK

Tiyatroda oyunun oynandığı sahneye verilen ad.:SKENE

Tiyatroda sahne önüne rastlayan loca. :AVANSEN

Tiyatroda sahne. : ŞANO 

Tiyatroda sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse.:KONDÜVİT

Tiyatrolarda oyunu alkışlamak için parayla tutulan kimse. : KLAKÖR

Tiyatroya uygulanan masal. : FEERİ

Togo’nun başkenti.:LOME

Tohum için ayrılmış tahıl,tohum.:BİDER

Tohum yaprağı.:ÇENEK

Tohum,döl.:EMBRİYON

Tohumda embriyonu kaplayan etli bölüm.: ÇENEK

Tohumla saksıda ve tarlada üretilebilen bir süs bitkisi,güneş topu.:ACEMLALESİ

Tohumları kırmızı bibere benzeyen bir bitki,çemen otu.:POY

Tohumlarından elde edilen yağ,yapay kauçuk yapımında kullanılan bir bitki.:KOLZA

Tohumlarından kandil yağı, çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki. : REZEDE

Tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen ve Asya’da yetişen bir ağaç.:BASYA

Tohumluk küçük soğan,arpacık soğan.:İSKELEN

Tohumu kuş yemi olarak kullanılan kimi bitkilerin cins adı.:FAREKULAĞI

Tohumu örten kabuk. : ÇENET 

Tohumu serperek,saçarak ekmek.:ÇİLEMEK

Tok ve kalın ses. :  DAVUDİ

Tokaç,raket.:VURAÇ

Tokat yöresinde yetişen bir tütün cinsi. : EREK

Tokat yöresine özgü bir halk oyunu. : ANAKURU

Tokat’ın Pazar ilçesinde,sarkıt ve dikitleriyle ünlü bir mağara.:BALLICA

Tokat’ın Reşadiye ilçesinde bir göl.:ZİNAV

Tokat’ta yetişen ve kaliteli bir şarap elde edilen beyaz üzüm çeşidi. : NARİNCE 

Tokmaklarla çalınan bir Afrika çalgısı.:BALAFON

Tokyo kentinin eski adı.  :   EDO