|
|
||||||
|
YeniDevir Gazetesi 8 Mayıs 1980 Perşembe Horasan’lı Ebu Türâb Hazretleri bir gün yolda giderken iri yarı, mina-re boylu ve yüzü kapkara bir adam gördü. Bundan çok korktu ve kor-kusu içinde sordu: - Sen dev misin peri misin. Dev kılıklı adam cevap verdi: - Ya sen, Müslüman mısın yok-sa kâfir mi? - Elhamdülillah Müslümanım - Öyleyse, dedi, yüreğindeki korku nedir? Niçin benden kork-tun? Bundan böyle Allah’tan başka-sından korkma ki bağlılığın tam olsun. Ebu Türab Hazretleri de o günden sonra Allah’tan gayrısından korkmadı. Sözü şuraya getireceğim. Ge-çenlerde adamın birinin evine bom-ba atmışlar. Kapı komşusuna di-yormuş ki: “Yahu korktum bunlar-dan. Başka yerde ev bulsam taşı-nacağım. Sen korkmuyor musun? Ne cesaretle böyle sakin olabiliyor-sun? Senin eve de bomba atarlar-sa?” İhtiyar cevap vermiş: “Neden korkacakmışım. Allah bizimledir. O bize yardım eder.” Deyince adam rengini belli edivermiş hemen. “Allah yardım ederse Afganistan’a niye yardım etmedi.” İhtiyar karşı-sındakine bakmış, bir kâfirle mi bir Müslümanla mı konuştuğunun şaş-kınlığı içinde azarlamış adamı... Düşündüm ki Allah’ın(CC) Afganistan’a yardım edip etmediğini nereden biliyor bu adam. Bu sözüy-le kendisini ateşe ve küfre atmıyor mu? Kimse Allah’ı (hâşâ) yardım etmesi için icbar edemez. Rabbımı-zın kâinattaki tasarrufundan sual olunmaz. Biz âcizler neyin hayırlı neyin şerli olduğunu bilemeyiz. O (CC) bilir. O her şeye kâdirdir. Eski gazete kupürlerini karıştırır-ken şöyle bir araştırma yazısı gözü-me ilişmişti: “Bir laboratuvarda ke-dinin beynindeki korku duygusunu uyandıran bölgeyi gazla etkilediler ve onu bir fare ile birlikte aynı kafe- |
|
fesat çıkaranlara karşı savaşıyorlar-sa Allah'ın yardım edeceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Rusya’yı yukarıdaki kedi fare misali korkuya kapılmış kediye çevirmeye kadirdir Cenâb-ı Hak. Allah yolunda savaşana Allah’ın va’di haktır. Yenmek veya yenilmek mevzu bahis değil. Mühim olan Allah için ve Allah adına hareket etmek. Biz bütün ihlâs ve samimiyetimizle Rabbımızın yolunda mücadele edersek zafer bizimdir, korkmayın.. Yücelerden Bişr’i Hafi Hz.leri şöyle diyor: “Ölümden korkmayınız. Ölümden korkanın gönlünde şüphe vardır. İnanan kişi ölüm den kork-maz. Ölüm insanı Rabbına ulaştırır. Mü’minin en büyük silâhı dua-dır. Allah’a dua etmenin de şartları vardır. Biz önce bu şartları düşünüp ne derece riayet ettiğimizin muhase-besini yapmalıyız. Evliyaullahdan bir zatı görmüş-ler. Arslanın sırtına binmiş yelelerin-den tutmuş, bir elinde yılan kırbaç yapmış, son sürat gidiyor. Hayret etmişler ve sormuşlar: “Ne yaptında böyle yüce bir mertebeye erdin?” Şöyle cevap vermiş: “Benim bu ha-lime niçin taaccüb ediyorsunuz? Siz de Allah’ın emirlerini hakkıyla yerine getirin, göreceksiniz ki o zaman bü-tün dünya emrinize musahhar kılınır.” Evet biz hakkıyla Allah’ın emirleri-ni tutuyor, Peygamberin sünnetini yerine getiriyor muyuz? Nimete şük-redebiliyor muyuz? Cennete cehen-neme hazırlık yapıyor muyuz? Ölümden ibret alıyor muyuz? İbrahim Ethem Hz.lerinin dediği gibi aksi halde dualarımız kabul edilmez. Müslümansak eğer, kendimizi şöyle bir yoklayalım. İtikadımızın bozuk olup olmadığını kontrol ede-lim. O zaman görürüz ki Allah’ın yardımından daha üstün hiçbir kuv-vet yoktur. |
||||