Perşembe, Mayıs 13, 2021
Ana Sayfa Haber Haber Arşivi 20060406 -Şırnak'ta şehit düşen Fatih Erer için tören yapıldı

20060406 -Şırnak’ta şehit düşen Fatih Erer için tören yapıldı

Şırnak’ta şehit düşen Fatih Erer için tören yapıldı

4 Nisan 2006 da Şırnak’ta tuzaklanmış mayınla şehit düşen, Ayancık Tarakçı köyünden Fatih Erer için 06.04.2006 perşembe günü Cumhuriyet meydanında askerî tören yapıldı. Meydanı dolduran kadın-erkek, genç-ihtiyar herkesin katıldığı törenden sonra, Sahil camiinde cenaze namazı kılınan şehit Fatih Erer, Tarakçı köyündeki aile kabristanında gözyaşları arasında toprağa verildi.

Şehidin cenaze törenine Şehit Erin yakınları, Sinop Valisi Zeki ŞANAL, Ayancık Kaymakamı Mustafa HOTMAN, AKP Sinop Milletvekili Cahit CAN, CHP Sinop Milletvekili Engin ALTAY, Jandarma Bölge Komutanı Kur.Alb.Ergün KOÇAK, Jandarma Alay Komutanı Albay Osman Nuri ERKAN, İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Mustafa GÜRSOY, Türkeli Kaymakamı İ.Süha KARABORAN, Erfelek Kaymakamı Erkan BULGAN çok sayıda subay ve astsubay ve büyük bir halk topluluğu katıldı.

Saat 14.30 da askeri bir cenaze arabasıyla gelen şehidin naaşı tören alanındaki yerine kondu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından bir astsubay tarafından şehidin künyesi ve kısa özgeçmişi okundu. Bu sırada ülkücü gençlerin “Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez, Kahrolsun PKK” sloganları duyuluyordu. Astsubay şöyle sözlerine başladı:

Şehit Komando er Fatih Erer’in özgeçmişi

“Şehit Komando er Fatih Erer 15 Eylül 1985 yılında Sinop ili Ayancık ilçesi Tarakçı köyünde dünyaya geldi. Babası Cemal Erer, annesi Huriye Erer. Sekiz kardeşi vardı, ilkokulu kendi köyü olan Tarakçı İlkokulunda okudu. Okulu 16 Haziran 1995 tarihînde bitirdikten sonra eğitimine devam etmedi. Bursa’da Marmara taşocaklarında bir müddet çalıştı. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

Vatanına ve milletine bağlı her Türk evladı gibi askerlik hizmetini yerine getirmek üzere 25 Kasım 2005 tarihinde 1985/4 tertip olarak Türk Fatih ERER Silahlı Kuvvetlerine katıldı. Acemi eğitimini 7ncî Jandarma Er Eğitim Alayı 1985/2006 Yenifoça-İzmir’de yapan şehit komando er Fatih Erer, daha sonra Şırnak 1nci Jandarma Komando Tugay Komutanlığı emrine 14 şubat 2006 tarihinde sevkedildi. 4 Nisan 2006 tarihinde bölücü terör örgütüne karşı düzenlenen operasyon esnasında arazide mayına basma sonucu şehit olmuştur. Kahraman Mehmetçikler siz rahat uyuyun. Bu mücadeleyi devam ettirmek ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini sonsuza kadar yaşatmak bizim namus borcumuzdur. Şehidimize Tanrıdan rahmet, kederli ailesine, Ayancık’lı hemşehrilerimize ve yüce Türk milletine başsağlığı dileriz. Aziz şehidim ruhun şadolsun.”

Taziye mesajları

“Oğlunuz Fatih Erer’in şehit olduğunu üzüntüyle öğrendim. Şehidimize tanrıdan rahmet siz kederli ailesine sabır ve başsağlığı dilerim.” Ahmet Necdet Sezer. Cumhurbaşkanı.

“4 Nisan 2006 günü Şırnak ili Küpeli dağında icra edilen operasyonda teröristlerce tuzaklanan mayınla temas etmek sonucu şehit olan oğlunuz Jandarma komando er Fatih Erer için derin acı ve üzüntü duydum. Şehidinize Allahtan rahmet siz ve kederli ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.” Bülent Arınç. TBMM Başkanı.

“Değerli evladınız Jandarma Komando er Fatih Erer’in teröristlere karşı mücadele operasyonunda silahlı çatışma sonucu şehit olmasından derin üzüntü duydum. Şehit düşen her evladımızın acı haberi yalnız ailelerini değil bütüm milletimizin yüreğini dağlıyor. Acınızı yürekten paylaşıyorum. Değerli evladınıza Allah’tan rahmet diliyor hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Ailenize ve yakınlarınıza başsağlığı diliyor, içten saygı ve sevgilerimi sunuyorum.” Recep Tayyip Erdoğan. Başbakan.

“Sevgili yavrunuz Jandarma komando er Fatih Erer’in 4 Nisan 2006 günü Şırnak ili Küpeli dağı bölgesinde teröristlerce tuzaklanan mayına teması sonucu şehit olduğunu derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Aziz şehidimize Allah’tan rahmet size ve değerli yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.” Abdülkadir Aksu. İçişleri Bakanı.

“Değerli oğlunuz Jandarma komando er Fatih Erer’in vatan hizmeti esnasında şehit olmasını büyük bir üzüntü içinde öğrenmiş bulunuyorum. Elim kaybınızın acısını yürekten paylaşan şahsım ve Jandarma Genel Komutanlığı mensupları adına merhuma tanrıdan rahmet size ve kederli aile efradınıza sabır ve başsağlığı dilerim.” Fevzi Türkeri. Orgeneral. Jandarma Genel Komutanı.

Konuşmalarını yapmak üzere Jandarma Binbaşı Mustafa Gürsoy‘u kürsüye davet ediyorum. Arzederim.

“Binbaşı Gürsoy. Sayın Valim, Komutanım, aziz şehidimizin kıymetli yakınları. Bugün burada Türk Milletinin huzur ve güveninin sağlanması maksadıyla, Güneydoğu Anadolu bölgesinde, Şırnak ili Küpeli dağı Fokurdan tepe bölgesinde, 4 nisan günü yıkıcı bölücü vatan haini PKK terör örgütüyle mücadele eden, kendisine tevdi edilen görevi emsallerine örnek teşkil edecek şekilde üstün bir görev anlayışı içinde feragat ve fedakârlıkla en üst seviyede ifa ederken şehit edilen kıymetli arkadaşımız Jandarma komando er Fatih Erer’i son yolculuğuna uğurlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Aziz Türk Milletinin namus ve şerefini, vatanın bütünlüğünü korumak ve kollamakla görevli olan Türk Silahlı Kuvvetleri, mümtaz bir evladını kaybetmenin üzüntüsü içerisindedir. Yüce Türk Milletinin huzur ve güvenliğinin sağlanması için Silahlı kuvvetlerimizin saflarında kutsal görevini yaparken aramızdan ayrılan şehidimiz Jandarma Komando er Fatih Erer’in hizmetleri ve hatıraları Türk milleti ve onun bağrından çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından daima canlı tutulacak ve onun hatırası sonsuza kadar yaşatılacaktır. Türkiye Cumhuriyeti üzerinde dış mihraklarca planlanan ve oynanan oyunlar hepinizce malumdur. Bu oyunu planlayanlar, içte ve dıştaki vatan hainleri, caniler, sadece kanlı bir piyon olmaktan öte gitmeyen eşkıya bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti vatanı ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Vatanı bölmeye güçleri yetmeyecek, şehitlerin kanlarında boğulacaklardır. Türk milleti şartlar ne olursa olsun, tehditlerden asla yılmamış, Aksine daima bütünleşerek bu zorlukların üstesinden gelmeyi bilmiştir. Hain, yıkıcı ve bölücü terör örgütleri bilmelidir ki bu topraklar üzerinde yalnız Türkiye Cumhuriyeti var olacak ve ayyıldızlı bayrağımız ilelebet dalgalanacaktır. Her Türk vatandaşı gibi oğullarını bir bayram havası içerisinde ya şehit ol ya gazi diyerek askere uğurlayan, şehadetleri karşısında vatan sağolsun diyerek sabrın en büyüğünü gösteren aziz şehidimizin muhterem ailesi, acınızı yürekten paylaşıyoruz. “Bayrakları Bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” özdeyişinde belirtildiği üzere nice şehit kanları ile sulanan bu cennet vatanın uğruna şehit olmak her askerin özlemini çektiği en büyük mertebedir. Aziz şehidim Fatih Erer, sana tevdi edilen görevi emsallerine örnek teşkil edecek şekilde feragat ve fedakârlıkla ifa ederken şehid oldun. Ne mutlu sana ki bir askerin erişebileceği en yüksek mertebeye, şehitlik mertebesine ulaştın. Senin o asil kanın hiçbir zaman göklerden inmeyecek olan şanlı bayrağımıza renk kattı. Yine senin o asil kanın kutsal vatanımızın toprağına can kattı. Ne mutlu sana. Ne mutlu senin gibi evlat yetiştiren anaya ve babaya. Aziz şehidimiz ve şehitlerimizin ruhu şad olsun.”

Konuşmalarını yapmak üzere Sinop il müftüsü sayın Mustafa Balık‘ı kürsüye davet ediyorum. Arzederim.

“Sayın Valim, değerli askeri ve mülki erkân, muhterem katılımcılar, sevgili Ayancık’lı kardeşlerim, şehidimizin annesi, babası ve yakınları. Hepimizin ve aziz milletimizin başı sağolsun. Fatih şehidimize Allah’tan bol bol rahmet niyaz ediyorum. Cenabı Hak Kur’anı Kerimde şehitler için şöyle buyurur. Sakın ha sakın Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Çünkü onlar hayattadır. Fakat sizler bunu izah edemez, anlayamazsınız. O halde şehidimiz ölmedi. O Allah’ın rahmetine kavuştu. Onun hayatı güzel, ama bizim acımız büyük. İçimiz haklı olarak kan ağlıyor. Ama birkaç dakikanızı istirham edeceğim. Sevgili dinleyenlerim. Bu vatan nice Fatihleri şehit vererek ecdadımızın kanları ve canları pahasına bize emanet edilmiştir. Dünya tarihinde bir bakalım. Şehidi olmayan milletlerin hayat hakkı dünyada yaşama hakkı yoktur. Yine Kur’anı Kerimde Fussilet suresinde yüce Allah şöyle buyurur. “Rabbimiz Allah’tır deyip istikamette daim olarak ölenlere gelince Allah onlar için özel melekler görevlendiriyor ve onlara beş tane müjde veriyor. İlk üçünü arzediyorum. Bir. Sakın ha sakın ölümden korkmayın. İki. Üzülmeyin, kederlenmeyin, mahzun olmayın. Üç. Allah’ın size va’dettiği cennet nimetleriyle sevinin. Yüce Allah şehitleri bize böyle müjdeliyor. Değerli dinleyenlerim. Bugün gazetelere bakmışsanız, haberleri dinlemişseniz, şunu görmüşsünüzdür. Dün bir şehidimizi daha Ankara Polatlıya gönderdik. O şehit, üç ay önce memleketine izine geldi. Dedi ki annesine babasına. Ben şehid olacağım. İçime öyle doğuyor. Benim mezarımı dedemin amcamın mezarının yanına hazırlayın. Ve dediği oldu. Şehid oldu geldi. Sayın Valim, değerli dinleyenlerim. Milli mücadelenin muzaffer komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun değerli silah arkadaşları cepheden cepheye o günkü şartlarda, o günkü imkânsızlıklarda ecdadımızın yedi düveli muazzama dediği süper devletlerle savaş ederken Mehmet Akif Ersoy Anadoluyu gezerek, camilerde vaaz ederek, milletin milli mücadeleye desteğini taleb ederek milletin azim ve kararlılığının olduğu yerde, milli birlik ve beraberliğin olduğu yerde zafer olduğunu müjdeliyordu. Ve öyle oldu. Yalnız Çanakkale’de Kur’anı Kerimin tarif ettiği fiilî mücadeleye katılıp ölen şehit sayımız 56-60 bin civarında ama tüm kaybımız 252 bindir. Öyleyse, az önce sayın valimizden sonra şehidimizin babasını taziyede bulundum, tebrik ettim. O da şunu söyledi. Müftü bey, dedi. Ben de bir şehit babası olmakla iftihar ediyorum. Evet. Bizler şehitlerimizle iftihar edeceğiz. Ama artık yeter diyoruz. Bitsin bu göz yaşı. Bitsin bu kan. Devlet adamlarımız ne diyor. Bu hainler bizim sabrımızı taşırmaya, gücümüzü denemeye kalkmasınlar. Sonları hüsran olur. Ama her şeyin bir mücadele metodu bir de bedeli vardır. Ben daha fazla vaktinizi almadan, değerli valim konuşacaklar, daha sonra program icra edilecek ve inşallah sahil camiinde bu şehidimizin namazını beraber kılacağız, ben kıldıracağım. Akifin duasıyle şehidimize sesleniyorum. Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber. Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber. Ruhun şad olsun. Mekânın cennet olsun. Hepimizin tekrar başı sağolsun. Saygılarımla..”

Konuşmalarını yapmak üzere Sinop Valisi sayın Zeki Şanal‘ın teşriflerini arz ediyorum.

“Aziz şehidimizin değerli annesi, değerli babası, artık bundan sonra bu meydanda toplanan tüm siz değerli hemşehrilerimle birlikte büyük Türk milletinin değerli anneleri değerli babaları. Herşeyden önce acımızın gerçekten çok büyük olduğunu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Ölümlerin en güzelini Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve onun büyük milleti Türk milletinin varlığına birliğine ve bütünlüğüne adamış bir evladımızı kaybettik. Gerçekten acımız çok büyük. Ancak asla unutmayınız ki bu meydanda bugün verilen görüntüler bir başka onurumuzun da ifadesi şeklinde tecelli etmiştir. Çevrenize en yakınınıza bir bakınız lütfen. Ayancık meydanında, cumhuriyet meydanında bütünleşmiş, bir ve beraber olmuş, her türlü dayanışmayı burada sergilemiş sizler ülkemizin birlik ve beraberliğinin geleceğinin en güzel örneğini veriyorsunuz. Bu asil duruşunuzdan dolayı sevgili hemşehrilerim sizlere aziz şehidimizin huzurunda onun kıymetli annesi babasını ve yakınlarını yürekten ama yürekten kutluyorum. Hepinizin başı sağolsun. Aziz hemşehrilerim. Bir toprağı yurt ve vatan yapmak her zaman çok kolay değildir. Bir toprağın yurt ve vatan olabilmesi için tarihten bu yana bundan sonra da ödenecek bazı bedeller vardır. Bu bedeller birden fazladır. Ama en önemlisi şu anda huzurunda saygıyla durduğumuz, minnetle durduğumuz, şükranla durduğumuz şehidimizin verdiği bedel kan bedelidir. Bu kan bedeli ki, bizler bu meydanda dimdik ayakta Türkiye Cumhuriyeti devletini de sonsuza dek yaşatacak bir bedeldir. Bu nedenle hem sayın şehidimizi, hem sayın şehidimizin şahsında bu topraklar için şu ana kadar verdiğimiz nice şehitlerimizi ve yine bu topraklarda Türk milletinin birliği ve beraberliği için gazilerimizi tekrar huzurlarınızda şükranla minnetle rahmetle anıyorum. Sayın şehidim. Ruhunuz şad olsun.”

Şehit komando er Fatih Erer’in cenazesi sahil camiinde kılınacak namazı müteakip Ayancık ilçesi Tarakçı köyünde toprağa verilecektir. Arzederim.

Bu konuşmalardan sonra cenaze kortej eşliğinde sahil camiine getirildi. İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Tarakçı köyüne hareket edildi. Uzun bir araç konvoyunun takip ettiği cenaze Tarakçı köyündeki aile mezarlığında toprağa verildi. İlçe Müftülüğündeki Din görevlileri tarafından Kur’anı Kerim okunduktan sonra bir manga asker saygı atışı yaptı. Daha sonra da topluca dua edildi.

SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments