Pazar, Ekim 17, 2021

15 Mayıs 1968

15 Mayıs 1968, Çarşamba – AYANCIK

“Devlet reisleri otuz yaşını geçmeyen kimselerden seçilir, bakanlar yirmi beş yaşında olur, milletvekilleri de yirmisindeki gençlerden meydana gelirse yeryüzü ulusları çok daha iyi anlaşır ve sık sık harpler de olmaz” LOUİS DE FUNES (Cumhuriyet Gazetesi, 9 Mayıs, 1968).

İktidar gençlere verilmelidir diyen ünlü Fransız komedyeninin görüşüne göre yaşlılar hiçbir işe yaramaz, dünyanın gidişini değiştirecek olan gençlerdir. Yaşlılar gittikçe daha mevki sahibi olmak ihtirası içinde bunalmış, çevresine yukardan bakan, ak saçlarına, kırışıklarına ille de hürmet bekleyen, kasılmasını seven kişilerdir. Kendinin de yaşlı olduğunu kabul ediyor ama, ”Ben fırsat buldukça gençlik arasına karışır, onların eğlencelerine oyunlarına katılır ve kendimi gençleşmiş ve zindeleşmiş olarak hissederim” diyor.

Filmlerinde seyircilerini 90 dakika devamlı kahkaha tufanına boğan sevimli aktör eski yıllarda isim yapmamış bir piyanistti. Zamanla sahne hayatına geçti ve ufak bazı roller aldı. Bu mesleği daha cazip buldu, hiç olmazsa eskiden olduğu gibi akşamın yedisinden sabahın beşine kadar kabarelerde çürümekten kurtulmuştu. Günün birinde tesadüfen girdiği perde hayatında ise gitgide ilerleyerek bugünün sevimli Louis de Funes’ü olarak karşımıza çıktı.

Fantoma filmlerinin unutulmaz komiser Juve’ü büyük kişi olmak sevdasında olan kimselerden nefret ediyor. Bütün hayatım bu gibi insanlarla uğraşmakla geçti diyor. Sonra gülerek ilave ediyor: ”Bütün bu sevdadaki moruklar gençlere hayatı zehir eder. Hayatta bu tip kimselerden çok tekme yedim, ne çektimse onlardan çektim. Bugün için durumum iyi, eskiden bana yukarıdan bakanlar şimdi saygı ile selamlıyorlar, onların bu tutumlarına acıyorum. Şimdi filmciler ciddi konularda oynamamı ve büyük kişileri canlandırmamı teklif ediyorlar ama hepsini reddediyorum. Yaşlılar dünyası yararı için hiçbir şey yapmam, her şey gençlik için. Eğer bir gün gazetelerde beni üniversite öğrencilerinin bir toplu yürüyüşünün en başında elinde dövizler taşırken görürseniz sakın bunu yeni bir filmim zannetmeyin, gerçekten ve bütün kalbimle onların safına katılmışımdır. Fransa’da Nanterre fakültesinde, Prag Üniversitesinde, Varşova’da, Berlin’de, hatta Amerika’da birçok öğrenci hareketleri oluyor, her zaman onların yanındayım ve bu tutumlarını takdirle karşılıyorum. Bizim zamanımızda oturmamıza, kalkmamıza, yatmamıza, her şeyimize karışılır, bir azap içinde yaşardık. Günümüzün gençliği kendini bu baskılardan kurtarmasını biliyor.”

SABAHATTİN ÖZTÜRK

SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments