Perşembe, Eylül 23, 2021
Ana Sayfa Haber Ayancıktan Haberler Emektar Din Görevlilerimiz, Vefalı Din Gönüllülerimizce Unutulmadı

Emektar Din Görevlilerimiz, Vefalı Din Gönüllülerimizce Unutulmadı

Ayancık müftülüğü ve merkez din görevlilerimizin organize ettiği, vefa yemeğinde ve vefa ve dua gecesinde mihrabın varisleri, milletin manevi önderleri unutulmadı. 07 Ekim 2013 günü ikindi namazından sonra Ayancık Müftülüğü bünyesinde görev yaparken emekli olmuş din görevlileri ve ilçe merkezindeki din görevlileri bir araya gelerek, tertip edilen vefa yemeğinde buluştu. Hatıraların yadedildiği böyle bir sevgi ve saygı ortamında ilçe müftüsü Basri Bektaş kısa bir konuşma yaparak şöyle dedi:

“Vefa, bizim dinimizin emri. Sadakat dinimizin emri. Büyüğe saygı, küçüğe sevgi beslemek dinimizin emri. Emri bil ma’ruf, nehyi anil münker etmek dinimizin emri.

Bazı şeyleri söylerken, hayatın içinde savrulup geçerken, yanıbaşımızdakinin, büyüğümüzün, elini öpeceğimiz âbilerimizin, yanıbaşımızda dizi dibinde oturacağımız meslek büyüklerimizi bazen göremiyoruz. Göremediğimiz zamanlar da oldu. Salt, camimize geldiği zaman cübbe tutmak, sarık uzatmak deyip, yolda gördüğümüz zaman hal hatırını sormak, belki tecrübelerinden birkaç cümle aralamak… Çünkü yarının büyükleri bizler olacağız. Bu mihraplar bizden öncekileri gördüğü gibi bizi de eritecek. Bizden sonra gelenler de halimizi soracak hatırımızı soracak. Dün bu abilerimiz insanların önünde imamet ediyorlardı, şimdi biz ediyoruz. Bu nöbet işi gibi yani… Dolayısıyla bu abilerimizden, hocalarımızdan hem öğrendiklerimiz var, hem de öğreneceklerimiz var. Camiler ve Din Görevlileri haftası olması hasebiyle bir proğram yapmayı murad ettiğimizde arkadaşlarımızla istişare ettik. Vaiz Furkan bey bize bu fikri aklımıza getirdi, Allah razı olsun. Önceki senelerde de bu yapılmalıydı ki gecikmişti, özür diliyorum. Camiler ve Din görevlileri haftasında emektar, (emekli olamaz zaten din görevlileri), emektar din görevlileriyle hali hazırda çalışan din gönüllülerini bir araya getirip gönül birliği etmek istedik. Sizlerde teşrif ettiniz, sizlerle şerefyap olduk, meclisimiz sizinle şereflendi. Allah hepinizden razı olsun. Cenabı Hakka niyazımız odur ki size, bize hep beraber sağlıklı ve uzun ömürdür. Tabi görevimizin emekliliği yoktur dedik, bir kere hoca sıfatı alınca artık hoca oluyoruz. Ben istifa ettim emekli oldum diyemiyoruz. Hocam nikâh var gel diyorlar. Cenaze var gel diyorlar. Veya bugün mihraba siz bakın diyorlar ki her zaman hocamızsınız. Şimdi, gönül isterdi ki bütün din görevlileriyle yani bizim 145 tane din görevlisiyle beraber aynı sofraya oturmak isterdik. Ama hem şartlar, hem mevsim, hem bu işi böyle kısa zamanda organize etmekte zorlanacağımızdan adını şöyle koydu. Dedik ki merkezde görev yapan din görevlilerimiz emektar olan din görevlilerimizle beraber yemekte buluşuyoruz. Dolayısıyla bu merkezdeki görevlilerimizin sizlere ikramı oldu. Bir başka ifadeyle bu, dolaylı olarak Müftülüğün ikramıdır. Merkezdeki görevlilerimize de bu vesileyle böyle bir organizasyonu bizlere kazandırdıkları için için de teşekkür ediyorum onlara da. Allah ömürlerine de kasalarına da bereket versin inşallah. “

İlçe Müftüsünün konuşmasından sonra, vaktiyle sahil camiinde görev yapmış olan emekli din görevlisi Mehmet Özer, esprilerle dolu kısa bir konuşma yaptı. Daha sonra da emektar din görevlilerine çam sakızı çoban armağanı kabilinden hediyeler takdim edildi, karşılıklı dualarda bulunuldu.

Samimi bir havada bir araya gelen emektar ve çalışan din gönüllüleri, beraber yemek yedikten sonra, camiye geçerek kuran okudular, kaside söylediler, cemaatimizle birlikte olup mevlâya şöyle dua ettiler: “

Biz, kısık sesleriz.. minareleri, / Sen, ezansız bırakma, Allah’ım!

Ya çağır şurda bal yapanlarını; / Ya kovansız bırakma, Allah’ım!

Mahyasızdır minareler.. göğü de / Kehkeşansız bırakma, Allah’ım!

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu / Müslümansız bırakma Allah’ım

Bütün hayır sahiplerinin de unutulmadığı gecede eski ve yeni sesler çok güzel bir armoni haline dönüştü. Bu vesileyle bizlerde bütün din gönüllülerine önden göçmüş olanlara rahmet, arkadan gelecek olanlara gayret, bizimle olanlara da sabır temenni ediyoruz.

SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments