Pazartesi, Haziran 14, 2021
Ana Sayfa Makaleler Hizmete adanan bir ömür

Hizmete adanan bir ömür

Hizmete adanan bir ömür

Selim Sinan ÖZTÜRK

28.Aralık.2012

Necip Fazıl Kısakürek, “iyi insanlar iyi atlara binip gitti..” diyor ‘Aynadaki Yalan’ romanında… İyi insanlar birer birer hayatımızdan çekip giderken bunu düşündüm. Ve Hilmi abi’nin hayatımızdaki anlamını düşündüm. Hep bizimle olacakmış gibi geliyordu bize..

80’e yaklaşan yaşına rağmen hocasının işaretiyle Samsun bölgesindeki kardeşlerinin manevi hizmetinde yılmadan koşturdu. Tıpkı 80 yaşında İstanbul’un fethine koşan Ebu Eyyub’el Ensari gibiydi.

Türkeli’ne geldiği zaman mutlaka haberleşir, ziyaret ederdik. Bazan da o, geçerken Ayancık’a uğrardı.

Onu tanıyalı 14 yıl olmuş. Musa Efendi üstadımız, vefatından bir yıl kadar önce Çamlıca’daki bir evde, Samsun’daki hizmetlerin yürütülmesi görevini, Hüseyin abinin rahatsızlığı nedeniyle Hilmi abiye emanet etmişti. O gün ben de lütfu ilâhi orada vaziyete şahit olmuştum. Yıllar sonra bir gün bizim evde görüşmemizde bunu Hilmi abiye söylemiştim. “Emaneti size tevdi ettiklerinde ben de oradaydım” dediğimde; “Evet kardeşim, emanet öyle ağır bir mes’uliyet ki…” demişti.

Hep güzellikleri anlattı. Hep hocasından aldığı sözleri yorulmadan geldi bize nakletti. “Bâki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş” diyor ya Bakî, Hilmi abi de hatırladıkça sözleriyle güzel izler bıraktı. Azerbaycan’da, Balkanlarda Afrika’da yapılan çalışmaları iftiharla anlattığı hatıralar canlanıyor gözümüzde.

Samsun’da vakıf yoluyla yapılan hizmetler yüz akıydı.

Konuşurken, kendisinden bahsederken hiçbir zaman “ben” lafzını kullanmaz, “fakir oradayken…” diye hâlen görülen tevazuyu lafzan da gösterirdi.

Yusuflu köyü piknik alanında meşe ağaçlarının altında ve bir yaz yağmuru altında yapılan sohbetin tadı bambaşkaydı.

Zaman zaman ve fazla ara vermeden hocamızla bizi bir araya getirerek manevi hayatımızı tabiri caizse şarj ettirirdi.

Küçük büyük herkese hep sevgiyle yaklaştı, hep sevgi buldu.

2012 yılı Ramazan umresindeyken mide bulantısı ve istifra etmekle bu hastalık ortaya çıkmış. Türkiye’ye geldiğinde mide kanseri olduğu anlaşılmış. Durumu hızla ilerlemiş ve artık faydası olmayacağına inandığı için kemoterapiyi de kabul etmemiş.

Türkeli’den arkadaşlar durumunun ağır olduğunu öğrenince ziyaretine gitmişler. Orada gelenlere, ölümün hak olduğundan, bundan kurtuluş olmadığından ve herkesin bu kapıdan geçeceğinden bahsetmiş, “bütün kardeşlerime hakkımı helal ediyorum. Onlar da haklarını helal etsinler,” demiş.

En son yoğun bakıma kaldırıldığı haberini aldığımızdan üç gün sonra da vefat haberi geldi. Türkeli’den gelen dört taksiyle cenazeye katılma imkânı bulduk. 10 Aralık 2012 günü Samsun’un Atakum ilçesindeki evinden alınan naaş’ı Büyük Cami’ye getirilmiş, cami avlusu tamamen dolmuştu. Ve Samsun’un kanaat önderlerinden 79 yaşındaki Hacı Hilmi Danış, sevenleri tarafından son yolculuğuna dualarla uğurlandı. Cenaze namazı sonrası alınan helalliğin ardından merhumun naaşı Samsun Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Rabbim makamını cennet eylesin.

SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments