Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa

Ayancık AKM’de Doç.Dr. Hayrettin ÖZTÜRK'ten Konferans

e-Posta Yazdır PDF

Ayancık İlçe Müftülüğü tarafından "Camiler ve Din Görevlileri Haftası" münasebetiyle "Kur'anda Cami ve Din Görevlisi" konulu bir konferans düzenlendi. Konferansın konuşmacısı, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Doç.Dr. Hayrettin ÖZTÜRK idi.

Konferansa İlçe Kaymakamı Suat YILDIZ, Belediye Başkanı Ayhan ERGÜN, İlçe Emniyet Müdürü Yüksel ATEŞOĞLU, İlçe Milli Eğitim Müdürü Orhan KÖKSAL ve Şube Müdürleri, Daire amirlerinden bir kısmı, Boyabat Müftüsü Orhan ÖRNEK, Gerze Müftüsü Ömer YAY, Türkeli Müftüsü Osman ŞEKERCİ, Ayancıkta görev yapan Din Görevlileri ve çok sayıda kadın ve erkek katıldı.  

 

 

Bu sene Belediyenin yaptırdığı ve Kültür Bakanı tarafından Festivalde hizmete açılmış olan Ayancık Kültür Merkezinde gerçekleşen konferans, 7 Ekim Perşembe akşamı nezih bir ortamda geçti. Saat 20.15 te İstiklal marşı ve saygı duruşu ile başlayan gecede, İlçe Müftüsü Basri BEKTAŞ'ın yaptığı açılış konuşmasının ardından, Hayrettin ÖZTÜRK'ün Kur'anı Kerim kıraati ve akabinde konferansa geçildi.

Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen İlçe Müftüsü Basri BEKTAŞ, özetle şöyle dedi:

"Görev anlayışımızın yapmış olduğumuz vazifeye bakışımızın birkaç tane kilometre taşını ifade etmeden de geçememek istiyorum. Hz. Ömer Efendimiz arkadaşlarıyla ve komutanlarıyla bir odada otururken, genişçe bir odada arkadaşlarına şöyle der: "Bu oda dolusu altınınız olsa ne yaparsınız?" Birisi dedi ki: "Allah yolunda atlar besler ve onları gazaya sürerdim." Bir başkası: "Savaşa giden askerlerin techizatını alırdım." Bir başkası buna mukabil başka birşey dedi. Hz. Ömer Efendimiz: "Ben bu sizin yaptıklarınızı yapmam. Bir ev dolusu altınım olsaydı, onu falanca falanca falanca gibi adamlar yetiştirmek için harcardım" dedi. Bir başkası, çağımızda Muhammed Hamidullah hoca... Büyük bir alim. Yedi sekiz tane dil bilir. Kendisi bir konferansa gelmişti. Ordaki insanlar ona soruyorlar: "Hocam bugün için yapmamız gereken şey nedir? Bize hangi yolu önerirsin? Ne söylersin ki onu yapsak da İslama hizmet etmiş olsaydık" der. O da der ki: "Beyefendi, soruyu soran!. Sen ne iş yaparsın?" "Ben Doktorum efendim." "Sen ne iş yaparsın?" "Falan dairenin amiriyim efendim." "Sen ne iş yaparsın?" "İmamım." "Sen ne iş yaparsın?" "Müezzinim." "O zaman, Allah adına bir iş mi yapmak istiyorsun. Herkes görevini tam yapsın. Allah adına yapmış olur." der. İşte görev anlayışımız budur. Herkes görevini tam yaparsa herşey en güzeliyle olur."

 

İlçe Müftüsünden sonra sahneye gelen ve okuduğu Kur’anı Kerimin ardından konuşmasını yer yer esprilerle süsleyerek ve akıcı bir üslupla sürdüren Hayrettin Öztürk, dikkatle dinlenen konferansını saat 22.15 e kadar sürdürdü. Doç.Dr Hayrettin ÖZTÜRK konuşmasına selamla başladı:

"Muhterem hanımefendiler, beyefendiler. Sizi Cenabı Rabbül Aleminin selamıyla selamlıyorum. Selamün Aleyküm. (Zayıf bir aleyküm selam sesi..) Niye benim sesim kadar sesiniz çıkmadı, aleyküm selam derken. Özellikle Cenabı Allah'ın selamıyla dedim. Buna rağmen çok cılız bir karşılık geldi. Cennet ehli cennete gruplar halinde girecekler. Oraya vardıklarında VESİGALLEZİNETTGAV RABBEHÜM İLEL CENNETİ ZÜMERA... Allah'a saygıda kusur etmiyenler, muttakiler gruplar halinde cennetin kapısına varacaklar. Vardıklarında orda onları bir melek karşılayacak. Hangi sözle karşılayacak biliyormusunuz? Aynen şöyle diyecekler. SELAMÜN ALEYKÜM... TIBTÜM, FEDHULÜHA HALİDİN. Ne güzel ettiniz de geldiniz, hoş geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere bu cennettesiniz. Ben de bu selamı verdim sizlere. Hem, Nisa sûresinde Cenabı Hak: VE İZA HUYYİTUM Bİ TAHIYYETİN FEHAYYÜ Bİ AHSENE MİNHA EV RUDDÜHA. Size selam verildiğinde ya aynısıyla yada daha gür bir eda ile o selamı alın buyuruyor Cenabı Hak. Abdullah bin Selam, Yahudi alimi. Müslüman oldu. Peygamberin huzuruna vardı. Merak ediyor. Acaba Peygamberin ilk sözü ne olacak onu gördüğünde. İlk sözü şu oldu. EFŞÜSSELAMÜ BEYNEKÜM. Selamı aranızda yayınız. SELAMÜN KAVLEN MİNRABBİRRAHİM. Cenabı Haktan, Rahman olan Allah'tan bir güzel söz ile selam sözü ile karşılanacaksınız. Onun için bu selam sizin selamınız. Bu selam cennet ehlinin selamı. Bu selam ile karşılanacaksınız. Bu selamı dünyada güzel alamaz güzel veremezseniz, ahirette bunu duyamazsınız. Onun için size selam verildi mi daha gür bir eda ile alın diyor, selamı yerde kalmasın diye tekrar ediyorum. Selamün Aleyküm. (Bu kez gür bir sesle; Aleyküm Selam) Hah şimdi oldu. Melekler duydular inşallah. Evet bu bir girişti. Okuduğum ayeti kerimenin mealiyle başlayayım konuşmama. Okuduğum ayeti kerimeler, KAF sûresi diye bir sûre var o sûreden. 114 sûreden bir sûre o. KAF sûresi. Bu sûre neden bahsediyor. Bu sûre dirilişten, hesp gününden, âhiret gününden bahsediyor bu sure. Ahireti inkâr edenlere cevaplar veriyor bu sûre. Müthiş bir sûre. Peygamber SAV. bu sûreyi bayramlarda okurmuş mesela. Bir sahabiye kadın var. Ümmü Hişam isminde. Diyor ki "Ben bu sûreyi Peygamberin arkasında Cum'a namazonda dinleye dinleye ezberledim." diyor. Bak birşey daha ortaya çıktı. Cuma namazında diyor kadın. Cuma namazında Peygamberin arkasında bu sûreyi dinleye dinleye ezberledim diyor. Ayancık'ta hanımlar cuma namazına gidiyorlar mı? Ne oldu niye sesiniz çıkmadı. Gitmiyor musunuz yoksa. Niye.. YÂ EYYÜHELLEZİNE ÂMENÜ İZÂ GUMTÜM İLESSALÂTİ MİN YEVMİL CÜMUATİ. Ey İman edenler. Cuma günü namaza çağrıldığınızda alışverişi, meşgalelerinizi terkedin. Namaza koşun, ayeti sizi ilgilendirmiyor mu? Ey iman edenler içerisine siz girmiyormusunuz? Peygamberin ashabı kadınlar ve erkekler cuma namazına gidiyorlardı. Hazreti Ömer'ul Faruk, bir hutbe okudu. Hutbesinde hanımlara döndü dedi ki, "Ey hanımlar size ne oluyor ki bu son günlerde mihirlerinizi arttırmaya başladınız." deyince kadınların içerisinde kalabalıkta birisi kalktı ayağa "Ey hattab oğlu Ömer, dedi. Cenabı Hak Kur'anı Keriminde Nisa suresinde buyuruyor ki: VE İN EREDTÜMÜSTİBDALE ZEVCİN MEKÂNE ZEVCİN VE ÂTEYTÜM İHDÂHÜNNE KINTÂRA. Eğer bir kadını boşamışsa, ikinci bir hanım almışsanız, birinci hanıma develer yükü mal bile vermiş olsanız onu almayın buyuruyor. Sen kim oluyorsun da Allah'ın verdiğini bizden almaya kalkışıyorsun. Bir cuma günü söyledi bunu. Erkekler dolu. Hz. Ömer ona döndü. Şöyle demedi, be kadın bu kadar erkeğin yanında konuşulur mu, demedi. Ben devlet başkanıyım, bana nasıl böyle bir cevap verirsin de demedi. Dedi ki "Senden özür dilerim.. Vallahi Hattab oğlu Ömer hata etti, bu kadın düzeltti" dedi tebrik etti. Bu bir cuma günü oldu. Sadece cuma namazına değil beş vakit namaza da kdınlar gidiyordu o dönemde. Nitekim Hz. Ömer'in oğlu Abdullah ibn Ömer diyor ki "Ben sabah namazını babamın arkasında kılıyordum. Erkeklerin safının bitip kadınların safının başladığı yerde duruyordum. Babamın hıçkırık seslerini duyuyordum. Ağlarmış Hz. Ömer.. Bakın burada da sabah namazına hanımların gittiğini görüyoruz. Şimdi hanımlarımız gitmiyor. Niye gitmediğini ben biliyorum. Kocaları gitmiyor ki. Kocaları gidiyor mu da onlar da gitsinler.. Camilerimiz ıssız kaldı. Camiler haftası kutluyoruz... Camiler ıssız. Cenabı Hak diyor ki: Allah'ın mescidlerini harab edenden daha zalim kim olabilir. Biz zannediyoruz ki mescidin başka amaçlar için kullanılmak olarak düşünüyoruz. hayır öyle değil. Ne deniyor. Cemaatsiz bırakmak camiyi. Camiyi cemaatsiz bırakmak Allahın mescidini harab etmektir. Şimdi mescidlerimiz ne durumda bir bakın bakalım. Allahın mescidlerini imar edenleri sayarken Kur'an şöyle diyor. İNNEMA YAMURU MESACİDALLAH. Kim allahın mescidini imar eder. MEN AMENE BİLLAH. Allah'a inananlar. VEL YEVMİL ÂHİR. Ahiret gününe iman edenler. VE EKAMESSALAH. Namazı dikkatli ve devamlı kılanlar. VE ÂTEZZEKÂH. Zekâtlarını verenler. VELEM YAHŞE İLLALLAH. Allahtan başkasından korkmayanlar. İşte bunlar imar ederler..."

.........

Son Güncelleme: Pazar, 14 Kasım 2010 19:25