Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Baharla Gelen

e-Posta Yazdır PDF

Hikâye:

Baharla Gelen

Sabahattin Öztürk

21 Mayıs 1971 – Ayancık Gazetesi

Hiç böylesine canım sıkılmamıştı. Belki de havanın etkisi. Gökyüzünü simsiyah bulutlar kapladığı halde boğucu bir sıcak var. Duygusal insanlar havaya karşı hassas olurlarmış. Bu yüzden bunalıyorum belki de. Havanın sıkıntısı içime vurmuş gibi masanın başında parmaklarıma takılan o bir tutam saçımı çekiştiriyorum. Gözlüklerimi bir çıkarıp bir takıyorum. Herşeye karşı isteksizim. Bazan insanın çok işi olur da ne yapacağını bilemez. Bütün işlerini bırakır atar kendini dışarı, avunacak bir yer arar. Bense yağmurun yağmasını bekliyorum. Bir yağsa diyorum, bir yağsa da şu sıkıntıdan kurtulsam. Sanki kalorifer dumanlarıyla birlikte beynimdeki düşünceleri de alıp gidecekmiş, sanki bu yağmur kalbime yağacakmış gibi... Oysa biliyorum yağmurun hüzün getirdiğini. Biliyorum bahar yağmurunun inceliğini, coşkunluğunu.

Yağmur berekettir toprak sahibi için... Yağmur bir temizleyicidir şehirli için... Ve yağmur hüzünlü bir aşk hikâyesidir sevenler için. Hele çiçek ve toprak kokusunu duyuran bahar yağmuru.. Nasıl da aceleyle ve ince ince yağar. Düşlerimde, bu ılık yağmurun altında çırılçıplak çimenlere uzanıp öylece kalmak arzusu vardır hep.. Bir de yağmur altında sevgiliyle öpüşmek.. Her yağmurda hatırlanan bir özlemdir bunlar... Bu güne kadar ki arayış dolu yaşantımda hasretini çektiğim şeyleri tatlılığına güzelliğine hayran kıldığım ve tanıdıkça daha çok sevdiğim biriyle paylaşabilsem. Mutluluk kavramı ancak onunla anlam kazanıyor. Olmayacak şeyler de değil. Ama şu karşıki elektrik direkleri gibi sessiz ve yaban durursam nasıl derim bunları. Her defasında yağmuru beklemeden nasıl rahatlarım? Bir diyebilsem yüreğimdekileri.. Bir diyebilsem umutlarımı düşlerimi yaşantımı nasıl etkilediğini. Bir diyebilsem...

XXX

Dışarı çıkıyorum. Yağmur başlıyor aniden. Sokaktakiler sağa sola koşuyorlar. Ne yağmur ne de vasıtalardan sıçrayan sular… Aldırmıyorum hiç birine.. Saçlarım iyice ıslanıyor. Kirpiklerime damlacıklar doluyor... Kapatıyorum gözlerimi.. Bir süre yürüyorum öylece.. Nasılsa kimse kalmadı yolda. Gözlerimin önünde yalnız onun hayali var. Örgülü saçları ve sımsıcak gülüşüyle unutuveriyorum dünyayı. Birden ayaklarım ıslanıyor. Bir çukura basmışım ayakkabıma su dolmuş. Hiç bir şey düşünmeden dalgınca yürümeye devam ediyorum. Yağmur bütün düşüncelerimi düşlerimi yıkayıp iniyor topuklarıma. Pasajlarda dükkânlarda yağmurun dinmesini bekleyenler garipseyerek bakıyorlar halime. Yağmurun beni dinlendirdiğini sanki gözyaşlarımmış gibi önceden hüzün verse de sonradan rahatlattığını bilmiyorlar ki.. Hoş bilseler ne fark eder. Birazdan dinecek yağmur. Bütün mutluluklar gibi kısacıktır bahar yağmuru. Bir süre sokaklarda suların şırıltısı duyulacak. Sonra gene güneş açacak yeni umutlarla birlikte. Kalabalık artacak caddelerde. Sarmaş dolaş sevgililer, mini etekli kızlar, uzun saçlı delikanlılar, gençler, yaşlılar dolacak. Çimenlerde sere serpe güneşlenenler okuldan kaçan öğrenciler rengârenk giysiler, değişik modeller, dondurmacılar, seyyar satıcılar, çığırtkanlar dilenciler, plak ve korna sesleri çocuk çığlıkları. Herkesin birbirini seyrettiği herkesin bahar sevincini paylaştığı bir dünya oluverecek. Ve ben de yeniden başlayacağım yaşantıma. Sevgiliyle geçecek günlerin özlemi içinde. Baharla gelen çocuksu heyecanla yüreğim dolup taşarak.

S.Ö. 10.04.1971 ANKARA

 

Son Güncelleme: Salı, 23 Ekim 2012 19:45