Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Reform değil devrim

e-Posta Yazdır PDF

“Reform değil devrim”

Sabahattin Öztürk

28 Haziran 1968 Pazar – Cumhuriyet Gazetesi

Beklenen oldu ve üniversite öğrencilerinin eğitimde reform isteği, çeşitli fakültelerdeki boykot hareketiyle, bizde de ön plâna çıktı. Sene başında Hukuk Fakültesinde, ortak bir dayanışma ve mukavemet sağlanamadığı için sonuçsuz kalan boykot, sınav psikolojisi ile çabucak benimsendi ve yayıldı. Dünya gençliğini kapsayan ortak eylemin içindedir, Türk gençliği de.. Ama, bu bir kopya değildir. 27 Mayısı yaratan 28 Nisan gençliği bir öncüdür. Gönül ister ki, gençlik hareketlerinin en anlamlısı, yöneticilerin en anlayışlısı, yeniliklerin en tutarlısı bizde olsun..

İlk anda sıralanan öğrenci istekleri çeşitli yönetmelik değişikliği ile eğitimde reformdur. Tabiî sadece üniversitede reform. Kısa vâdede yerine getirilecek bazı istekler kabul edilebilir. Hattâ üniversitede gereken reform - kısmen - yapılabilir. Lâkin bu, yeni bunalımları önleyemez. 50 bin kişiden 40 bini kapıdan dönerken, üniversiteye girebilen bir meslek tercihi yapamazken, burs, kitap, yurt sorunları çıkmazdayken belirli bir reform hiçbir şeyi halletmeyecektir. İlkokuldan üniversiteye uzanan köklü bir değişim, bir devrim gereklidir.

Okullar öğrenciye hiçbir şey Öğretmiyor. Başarılı olanların azlığı bunu ispatlar. Teoriden pratiğe geçmelidir öğretim.. İlim o kadar hızla ilerlemektedir ki bütün bunları ta temelden başlayıp teorik olarak öğrenmeye - daha doğrusu ezberlemeye - çalışan öğrenci diplomayı aldığında hepsini unutmakta, her şeyi yeni baştan pratik olarak öğrenmek zorunda kalmaktadır. Okumaktan bıktığı için de kendi dalındaki yenilikleri izlememekte ve hele kendisi yenilerini yaratmaya hiç uğraşmamaktadır. Kolay sınıf geçmek için sıralanan bazı istekler bu bıkkınlığın bir işaretidir. Elbette böylesi olmamalı. Ama, öğrenciye severek ders yapma olanağı da sağlanmalıdır. Liseler ve ortaokullar, her şeyden biraz bilen, hiçbir şeyi tam bilmeyen idealsiz kişiler yetiştireceğine üniversiteye geçiş için bir basamak olmalıdır. Bütün eğitim kurumlarında taptaze bir devrim yapılmalıdır.

Üniversite öğrencileri kısa zamanda yerine getirilecek isteklerden sonra boykotu kaldırsalar bile millî eğitimde devrim için uğraşa girmelidirler. Bütün gençler - hiç değilse kendilerinden sonraki kuşak için - elbirliği yapmalı, basit operasyonlarla yetinmemeli, dünya gençliğinin ortak sorununun çözümünde Türk gençliği önderlik yapmalıdır.

Çağımızın bu en önemli oluşumunun mânevi babası hiç şüphesiz Kemal Atatürk'tür. O'nun gençliğe verdiği önem, bugünkü aktüel olaylarla daha fazla değer kazanmıştır. Kemalizmin devrimci ruhuna sahip tüm gençliğin parolası «reform değil devrim» olmalıdır.

Sabahattin ÖZTÜRK

Sinop Talebe Yurdu, Fatih/İstanbul

 

 

Son Güncelleme: Salı, 23 Ekim 2012 19:57