Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa

İnsanın Psikolojik Gelişimi ve Özellikleri

e-Posta Yazdır PDF

İnsanın Psikolojik Gelişimi ve Özellikleri

Hüseyin Aslan

Sosyal Bilgiler Öğretmeni

Ortaöğretim seviyesinde mesleki ve teknik okullarda genel olarak 12-18 yaşları arasında çocuklar öğrenim görmektedir. Bu nedenle Orta dereceli okul öğrencilerinin psikofizik büyüme ve gelişmelerinin en hızlı dönemidir. Ruhen bunalımlı yılların içindedirler.

Öğrencilerin Eğitim ve Öğretim alanlarında en uygun tedbirlerin alınabilmesi için onların psikofizik yaratılış ve yapılarını incelemek gerekmektedir. Bu tanıma ne kadar erken ve detaylı olursa,öğretmen ve eğitimcinin yapacağı rehberlik aynı oranda faydalı ve başarılı olacaktır.

Erginlik öncesi döneme psikologlar (Olumsuz çağ) adını vermektedirler. Çünkü hızlı beden gelişimi, iç bezlerin artan salgıları, cinsi olgunluk bunalımları gencin bedeni dengesini bozduğu gibi ruhsal hayatında da huzursuzluklar meydana getirir.

Bu olumsuz çağda anne-baba ve öğretmenlerin çocuk ve öğrencilerden fazla istekte bulunmamaları ve anlayışlı davranmaları gerekmektedir. Özellikle 14-15 yaşları arasında, hızlı bir şekilde psikolojik ve biyolojik gelişmeler başlamaktadır. Bu devrede gencin kendine olan güveni aşırı derecede ve normalin üstündedir. Zaman zaman bencilleşir. Herkesten güçlü olduğuna ve herkesten fazla bilgi sahibi olduğuna inanır. Karşı düşünce ve fikirleri zor kabul eder. İşte bu özelliklerinden dolayıdır ki, ona gayet sakin, kırmadan, ısrar ve inatla değil sükunetle ikna ederek problem sebepleri anlatılmalı ve tartışılmalıdır.

Çocuk o bizim ilk hareket noktamızdır. Çocuk yarınki toplumumuzun çatısının taşı, tuğlası ve harcıdır. Dünyada çocuk kadar iyiliğe hazır ve yakın bir yaratık yoktur.

Bunlar bereketli ve verimli bir toprağa benzer. İçine serpilen taneler hemen kök salar ve gelişirler. Kalpleri tıpkı bir balmumu gibidir. İstenilen şekle girer.

Mutlu bir gelecek özlemi içinde bulunan anne-babalar bugünden çocuklarına yönelmeli, onun terbiyesinin önemini anlamalıdırlar. Çocuktaki gücü tanımalı onun yaratılışı doğrultusunda ilmin ve sağduyunun ışığı altında onu besleyip büyütmelidir. Bununla beraber, his ve duygularını hesaba katarak manevi ve moral gelişimini de sağlamak anne-baba ve biz Eğitimcilerin en kutsal vazifemiz olduğu gibi, yurdumuzun da ileriye dönük en önemli sorunlarından birisidir.

Zaman süratle geçiyor. Bu değerli varlıklarımızı kötülükler aldatmadan, kirletmeden hatta onları yutmadan, çevremizin zararlı etkilerinden kurtarmalıyız.

Dünyanın her yerinde çocuk birdir. Aynı sever, aynı sevilir, aynı düşünür, yakınlarının ve çevresinin mutlak tesiri altındadır. Çevre, sadece konu-komşu ve mahalle sakinleri değildir. İçinde yaşadığımız hayat, okunan kitaplar, sinema, tiyatro, televizyon da çevre anlamındadır. İşte bu ortamda yetişen çocuklar kazanacakları alışkanlıklar, benimseyecekleri düşünceler ile birlikte gelecekteki yerlerini alacaklardır.

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Ekim 2012 14:30