Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa

Türk Hukuk Sitesinin Aydın Başar ile Röportajı

e-Posta Yazdır PDF

Türk Hukuk Sitesinin Aydın Başar ile Röportajı :

- adalet.org – http://www.turkhukuksitesi.com/

Bildiğiniz gibi bir süre önce THS içinde sohbet odası aktiviteleri, sanal konferans ve söyleşi ile röportajlar düzenlemek üzere bir Sohbet ve Toplantı Organizasyonu Grubu (STOG) kurmuştuk.

Bu grubumuzu aktif hale geçirirken, ilk elektronik röportajımızı da yaptık ve STOG olarak ilk röportajımızda Sayın Aydın Başar'ı konuk ettik.

Bilindiği gibi Sayın Başar, internet ve hukuk denilince Türkiye'de ilk akla gelen isimlerden biridir ve THS'nin kardeş site olarak gördüğü adalet.org sitesinin kurucusu ve Site Yöneticisidir.

Çok değerli dostumuz Sayın Başar'la yaptığımız bu röportajdan biz büyük keyif aldık, sizlerin de okurken aynı keyfi alacağınızı umuyoruz!

İşte Röportajımız:

* Aydın Başar ve Adalet.org'u internetle ilgili tüm hukukçular tanıyor. Ancak internet dünyasına yabancı meslektaşlar için Aydın Başar kimdir biraz bilgi verebilir misiniz?

-1967 Ayancık/Sinop doğumluyum.10 kardeşiz.10 kardeşten yalnızca ben üniversiteye gidebilme imkanını yakalayabildim.Bu nedenle beni okutan ağabeyim ve yengeme ödenmez borcum vardır.İlkokulun birinci sınıfını köyde okudum.Geri kalan öğretim hayatım İstanbul’da geçti.1985-1989 İstanbul Hukuk Fakültesi Mezunuyum.1994 yılında hakim olarak göreve başladım ve halen Balıkesir 2 Asliye Ceza Hakimi olarak görev yapıyorum.

* Adalet.org nedir? Nasıl kurulmuştur? Amacı ve ulaşmak istediği hedefler nelerdir? Adalet.org tarihçesinde en inanılmaz/unutulmaz bulduğunuz olay nedir?

-Adalet.org yalnızca bir internet sitesi değildir. İnternetin verdiği imkanlar sayesinde ortak düşünce ve ortak paydaları olan hukukçuların paylaşım ve iletişim için bir araya geldikleri bir toplulukdur.Adalet.org bir binadır ve bu binaya ulaşmak için binlerce kilometre yol almanız gerekmez.Bedenlerinizi bulunduğunuz yerde bırakarak manevi kimliğinizle bu binaya girebilir ve orada çok güzel dostlarla karşılaşabilirsiniz.

Adalet.org sitesi internetin yaygınlaşmaya başladığı 2000-2001 yılları arasında kurulmuştur.İlk önce bir alan adı almakla işe başlanmıştır.Yani binanın adı belirlenmiş ancak henüz tabelanın asılacağı bina inşa edilmemiştir.Binanın inşası da adalet.org ismi üzerine kurulmuştur.Adalet.org sitesinde yer alan forum ve buna bağlı programlar paket program olmayıp amatör bir uğraşın ürünü olarak geliştirilmiştir.İlk önce basit bir konuk defterinden dönüştürülen bir hukukçu adres rehberi oluşturulmuştur.Daha sonra ihtiyaç duyuldukça gerisi gelmiş ve site bu günkü halini almıştır.

Başlangıç amacımız kişisel bir amaçtır.Kısaca yeni bir şeyler yapabilmenin ve öğrenmenin insana verdiği mutluluk duygusudur. Bugün ise kişisel bir amaçtan çok toplumsal bir faydayı sağlamak amaç haline gelmiştir.Adalet.org sitesi artık benim için bir hobi değil kendiliğinden oluşan bir sorumluluk duygusudur.Çünkü hiçbir hobi insana bu kadar sorumluluk ve yorgunluk veremez.Sitenin genel amacı hukukçuları yalnız hukuk bilgileri için değil hayatın her yönüyle bir araya getirmektir.Ve bu gün bir şekilde bu amacımıza ulaşmış bulunuyoruz.

Adalet.org sitesi için en unutulmaz şeylerden biri Türkiye’nin en büyük sitelerinin katıldığı altın örümcek web yarışmasında emekleme aşamasında olduğu bir dönemde aldığı birincilik ödülüdür.Ödül gecesi bilgisayar mühendisleri ve uzmanlarının arasından kalkarak ödülü almak beni bir hukukçu olarak mutlu etmiştir.

* Aydın Başar'ın bir günü nasıl geçer? Adalet.org sitesi de hakimlik mesleği de çok zaman gerektiren işler. Aydın Başar bu kadar zamanı nasıl yaratıyor?

Aydın Başar bir hakim ve bir hakimin günü nasıl geçiyor ise onunda günü aynı şekilde geçiyor. Ancak adliyeden geldikten sonra ikinci mesai başlıyor.Sitenin geliştirilmesi,sitedeki yazıların okunması ve gerekli müdahalelerin yapılması gerçekten ikinci bir mesai oluyor. Yaratılan zaman kendi ve dostlarıma harcayacağım zamandan çalınan bir zaman ve bazen sağlığınızdan bile çalıyorsunuz.Bu işlere başladıktan sonra kitap okuma,televizyon seyretme,gezme ve oyun oynama gibi tüm özelliklerimi kaybettim.Eşimin şikayetlerini ve dostlarımın sitemlerini ise söylememe gerek yok.Ama özgün ve faydalı yapılan her şeyin bir bedeli oluyor.Ve bu bedeli yaşarken ödüyorsunuz.

* Herkesin saatli-saatsiz misafir olduğu bir evin sahibi olmak, yorucu değil midir? Adalet.org'da yönetici olmak ne kadar sabır gerektirir? Sıkıldığınız, bunaldığınız, yorulduğunuz, bırakmak, vazgeçmek istediğiniz zamanlar oluyor mu? Bırakmaya en çok yaklaştığınız zaman ne zamandı?

-Adalet.org sitesi bana çok şeyler öğretti.Bunlardan biri sabırlı olmak ve herkesin bir şekilde haklı olabileceği veya kendini haklı görme hakkının olduğunu öğrenmemdir. Binlerce birbirinden farklı özelliklere sahip insanlara tek kişi olarak muhatap olmak kolay iş değil.Haksız/haklı eleştiriler ve hak etmediğim övgülerde yaşadım.Sıkıldığım bunaldığım çok zaman oldu.Ama hiçbir zaman bana ne ben artık gidiyorum diye düşünmedim.Bir gün bunu düşünürsem siteyi kapatarak değil ,sitenin anahtarını ve sorumluluğunu birine/birilerine vererek giderim.Çünkü bu site benim değil, siteyi yalnız ben bu aşamaya getirmedim. Bir harf yazanın bile bu sitenin bu günkü aşamaya gelmesinde katkısı vardır. Ben kimsenin emeğine saygısızlık yapamam

* Adalet.org da değişik meslek mensubu hukukçu meslektaşların sürtüşmelerinin en aza indirilmesi gibi ne gibi tedbirler öngörüyorsunuz? Sitenizin (ve diğer hukuk sitelerinin) bu karşılıklı çatışma ve kamplaşmaları arttırıcı ya da azaltıcı rolü olacağına inanıyor musunuz?

-Bu konuda alınacak her tedbirin insanları daha da uzaklaştıracağına inanıyorum.Bu konuda aldığım tedbir “tedbir almamaktır”.Bu yönde özellikle hakim ve savcı meslektaşlarımdan öneriler ileri sürüldü.örneğin sitenin yalnız hakim ve savcılara özgülenmesi veya herkesin kendi meslek grubuna ait forum alanları olması gibi.Biz burada anlaşamaz ve iletişim kuramaz isek iş dünyamızdaki statü ,farklı konumlarımızdan kaynaklanan olumsuzlukların etkisiyle hiç iletişim kuramayız.Biz burada adımız ve hukukçu olmaktan kaynaklanan ortak özelliğimiz nedeniyle varız.Böyle bir ortamda iletişim daha kolay oluyor.İlk zamanlarda avukat hakim-savcı tartışmalarını çok yaşadık.Ancak gün geçtikçe geçmişteki tansiyonun düştüğünü görüyorum. Artık birbirimizi daha iyi anlayabiliyoruz. Kendimi bir hukuk fakültesinin anfisinde toplanmış hukuk fakültesi öğrencilerinden biri olarak görüyorum ve herkesin de benzer duyguyu taşımalarını istiyorum.Türk hukuk sitesi ve diğer hukuk siteleri de bu amaca özgü büyük hizmetler yapıyorlar.Amacımız içimizdeki insanı onu çevreleyen statülerden uzaklaştırarak diğer insanlarla buluşturmaktır.O zaman her şey daha kolay ve güzel olacaktır.

* 2020 yılında hukuk ve bilişim teknolojilerinin nasıl bir ilişki içinde olacağını düşünüyorsunuz? Hukuk ve bilişim teknolojileri birbirlerine ne oranda yaklaşacak, birbirlerini nasıl etkileyecek, her iki alanda da nasıl değişiklikler ve gelişmeler olacağını düşünüyorsunuz? Bu tarihte adalet.org'un nasıl olacağını hayal edersiniz?

-Hukukçunun yeteneği bilgisi ile doğru orantılıdır.Geçmişte iyi bir hukukçu olmak çok fazla emek gerektiriyordu.Çünkü bilgiye ulaşmak çok zordu.Şimdi ise internet denen herkese açık ortak bir kütüphanemiz var.

Gelecek belki en fazla hukukçuları etkileyecektir.Binlerce yıldan beri değişmeyen mahkeme salonlarının ve avukatların mesleği icra etme yöntemlerinin değişeceğini düşünüyorum.Sanallaşan mağazalar, üniversiteler, bankalar gibi sanal adliyeler ve sanal duruşmalar ortaya çıkabilir. Geleceğin yargısında bilgiyi taşıyan ve yorumlayan insanın yerini başka unsurlara bırakacağını düşünüyorum.Bu uygulamaların ayak seslerine UYAP ı örnek göstermek mümkün olabilir.Ben hukukun insan unsurundan uzaklaşmasını istemiyorum.Ama neler insan sıcaklığından uzaklaşmadı ki. Artık Çocuklar sokaklarda çelik çomak ,saklambaç oynamıyorlar.Başkalarının oyunlarını oynuyorlar.İnsanlar birbirlerini ziyaret etmiyorlar,chat yapıyorlar….

2020 yılında da adalet.org un bir vakıf haline gelerek bir gerçek binaya taşınmasını düşlüyorum.Orada onlarca hukukçu ve bilişimcinin bir araya gelerek hukukçuların ihtiyaç duyacakları her türlü bilgiyi ücretsiz olarak üretmelerini ve paylaşmalarını ve bunu en iyi teknolojiyle onlara sunmalarını hayal ediyorum. 2O yıl sonra bilgisayar ve internet de değişecek.Web sayfası ve bunun gibi şeyler tarih olacak.Belki daha ilerisinde bilgiye dayalı meslekler bile kalkacak.Bir ütopik düşünce olarak ileri sürsem de gelecekte insan beyniyle bir şekilde ikili bir iletişim kurulacak yani bilgi alınacak ve bilgi verilecek,beynin arama ,hatırlama yöntemleri teknik müdahaleler ile geliştirilecek.Bunun sonucunda hiç kimsenin hukukçu, doktor, mühendis olması için hukuk fakültesi bitirmesi gerekmeyecek.Ve belki binlerce Marodana bile yaratılabilecek.Beyine bilgi aktarıp aktif edebilecek bir araç her şeyi halledebilecek. Ben o günleri görmek istemiyorum ve yaşım itibariyle de görmeyeceğim için kendimi mutlu sayıyorum.Çünkü insanlar, yarısı bilgisayar olan varlıklara dönüşecekler.Ve bu gün bu ütopik dediğimiz şeylerin gerçekleşmesi için insanlar gece gündüz çalışıyorlar.

* Aydın Başar Türk Hukuk Sitesi hakkında neler düşünür?

Türkiye’ye ilk matbaayı kim getirmiş diye sorarlarsa,bu sorunu cevabı bellidir.İşte Türkiye’nin ilk hukuk sitesi hangisidir diye sorulursa bu sorunun cevabı da bellidir. Türk hukuk sitesi ilk olmanın dışında öncü ve örnek bir sitedir.Bu gün internet dünyasında yer alan tüm hukuk sitelerinin ilk örnek aldığı site Türk Hukuk sitesidir.

Türk hukuk sitesinin bendeki hatırası ise daha değerlidir.1997’lerin ıssız internet denizinde gezerken sığındığım ve yardım aldığım yer herkesin Admin olarak bildiği dost hukukçunun limanıdır. Daha sonraki projelerimde hep arkamda o esrarengiz Adminin desteklerini görmüşümdür. Ve bu gün yine hukuk dünyasındaki yeri tartışılamaz.Türk hukuk sitesi internetle ilgilenen hukukçuların ilk mektebidir. Admini bir kenara bırakalım, Hocaya selam olsun diyelim..

* İnternet sitelerinin çıkartılacak yasalarla sınırlanması, filitrelenmesi, erişimin engellenmesi veya kapatılmaları konusunda şahsi görüşünüz nedir? Sitelerin Türk veya yabancı menşeili olması, Türkiye'de ve yurtdışında yayın yapması açısından görüşünüz değişir mi?

-İnsanlar hukukun düzenlediği bir ortamda yaşayabilirler.Hukuksuz bir düzen tüm insanlara zarar verir.Bu yönüyle internet dünyasının da bir hukuku olması gerektiğini savunurum. Ancak bu hukuk düzeni evrensel olmalıdır. İktidarların sınırlayıcı,kontrol edici heveslerine hizmet etmemelidir. Örneğin çocuk pornosu veya benzer herkesin insanlık dışı bulduğu şeyleri sunan sitelerle ilgili düzenlemeler yapılabilir. Bunun yanında internet aracılığıyla bir suç işlenmiş ve bu suç işlenmeye devam ediyorsa gerekli tedbirler alınabilir. Ama her şeye rağmen internetin özgürlüğün simgesi olduğu unutulmamalıdır.Ve google ile ilgili yapılan komik uygulamalara yol açacak yasal düzenleme ve kararlardan da kaçınılmalıdır.Ayrıca özgürlüğün simgesi olan internetin özgür yapılanması sonucu pek çok önlemin de sonuçsuz kalacağı gözden uzak tutulmamalıdır.

* Hukuk Sistemimiz nasıl kurtulur? Her konuda tek yetkili olsanız, hukuk sisteminde yapacağınız ilk değişiklik ne olurdu?

En zor soru bu soru. Hukuk belli kurallarla insanların davranışlarını düzenler.Ortak bir davranış biçimi belirlemeye çalışır.Örneğin hiç kimsenin başkasının malını çalma hakkı yoktur.Kimse bir başkasına hakaret edemez. Hukuksal olayları doğuran etkenler yalnız hukuk biliminin değil, sosyolojinin, ekonominin, psikolojinin , eğitim biliminin, kriminolojinin ve daha bir çok bilim dalının kapsamı içersine girer. İnsanlar neden hırsızlık yapıyor sorusuna,pek çok bilim dalı farklı farklı ancak bu cevaplar birleştiğinde sorunun nedenini ve çözümünü oluşturacak cevaplar vereceklerdir.Nedenler kolay tespit edilebilir ancak çözümler kolay olmaz.Biz hukuksal olayları doğuran nedenleri ve çözüm yollarını bir yana bırakalım,meydana gelmiş hukuksal bir olayı nasıl çözüme ulaştıralım.

Küçük bir ilçe örneğini ele alalım.Çünkü ben küçük ilçelerde çalıştım.Küçük ilçelerde insanların yargının geç işlemesinden dolayı şikayetleri yoktur.Hukuksal bir olayı adliyeye taşıdıklarında olay soğumadan,adalete duyulan özlem örselenmeden sonuca ulaşabilmeleri mümkündür.Orada hakim ve savcılar uzaktaki adamlar değildir.Görülen dava sayıları hakimleri-savcıları dosya manyağı yapmaktan uzaktır.Hakim ve Savcılar ve daha önünde polisler ve diğer görevliler o ilçede oluşturulan adaleti birlikte teneffüs ederler.Adaletin havası temiz ise başları dik ve onurlu bir şekilde ilçede gezerler.Bu duygu ve ilişkinin yani vatandaş ile adliye arasındaki sıcaklığın,güvenin sahip çıkmanın,arkamda devlet var duygusunun bir şekilde büyük yerlere de yansıtılması gerekir.Benim pratik olmayan ama devleti vatandaşının yanı başında hissedebilmesine imkan verecek bir düşüncem var.Bu gün ise tam aksi bir uygulama hayata geçiriliyor.Keşke büyük adliye binaları yerine mahalle adliyeleri kurabilsek. Ve bu mahallelerdeki karakolları da güçlendirerek doğrudan adli yönden Cumhuriyet Savcılıklarına,mahkemelere bağlasak.O karakolda çalışan polisler,adliyede çalışan hakim ve savcılarda o mahalle ve bölge dışında başka bir yerde oturmamalılar.Mahkemelerde halkla ilişkiler birimleri kurulmalı ve vatandaş adliyeye geldiğinde oradan çekinmemeli ama kendisi için taşıdığı önemi bilerek saygı duyacağı bir iletişim ortamı sağlanmalıdır.Hakimler ve Savcılar dosyalarla boğuşurken o dosyalarda bir insan ve adalet olduğunu her daim hatırlayabilecek çalışma koşullarına kavuşturulmalıdır.Yoksa dosya ile boğuşmak zorunda bıraktığınız hakim ve savcı önüne gelen insanı da dosyanın kendisi değil bir unsuru olarak görmeye devam edecektir.Mahalle adliyelerinin yanında geniş alanları da içine alır yolsuzluk ve organize suçlarla ilgili özel Savcılıklar ve mahkemeler kurulmalı ve devletin tüm imkanları bu mahkemelere sunulmalıdır.Aslında senede 4 özel dosyayı sonuçlandırabilecek bir Cumhuriyet Savcısı bu özel dosyaların yanında binlerce dosya ve idari işle uğraşmaktadır.Tüm toplumu ilgilendiren büyük ve çok sanıklı bir dava ile uğraşan mahkeme aynı zamanda sıradan günlük binlerce dosya ile gücünü kaybetmekte asıl çözmesi gereken dava, zamanaşımıyla veya gerekli araştırma ve yargılama imkanlarından yoksun olduğu için beraatla sonuçlanmaktadır.

Yazılı bir röportaj da olsa yargının birbirini tetikleyen onlarca sorununu burada dile getirebilmek mümkün değildir.Özet olarak şunu söyleyebilirim.Adalet vatandaşına yakın ve sıcak olmalıdır.Görev yaptığı yerde uçan kuştan haberi olacak ve tez zamanda etkin ve adaletli çözüm getirecek bir yapılanma içinde olmalıdır.Adaletin egemen olduğu yerde başka güç olmamalıdır.

* Aydın Başar ve Adalet.org hakkında bilmediğimiz birşeyi bizimle paylaşır mısınız?

Ben ikizim. Eğer ağabeyim Köyden İstanbul’a göç ederken yengemin seçeneğine değer verip, kız kardeşim Emineyi yanlarında götürselerdi, belki bu röportajı onunla yapacaktınız. Keşke imkan olsaydı da Emine de bizimle gelseydi…

***

---------------------------------------------------------------

Çok zevk alarak okuduğum bir röportaj. Soruların kalitesi yanında verilen cevaplar da tam bir ders niteliğinde. Sayın Başar'ı şahsen tanıma imkanı bulamamış olmama rağmen röportaj neticesinde bu eksikliği kısmen gidermiş oldum. Tespitim şudur: Soruyu soran Sayın Admin ile Cevabı veren sayın Başar ikiz kardeş gibiler. Emeği geçen (başta Sayın Admin olmak üzere) herkese teşekkürler. Saygılarımla.

Saim

------

Sayın DİKİCİ; Sayın Başar'ı şahsende tanımış biri olarak diyebilirimki o gerçekten hukuk insanı kişilik olarakta mükemmel bir insan.Gaziantep'te görev yaptığı sırada stajını yapan ben onunla mahkeme salonunu paylaşmaktan hep rahatlık ve mutluluk duydum.Bizimci için hem çok iyi bir örnek hemde bir kazançtı. Sayın Başar sizin yüzünüzden bendeniz ortağımı yitirdim niye mi?Ortak kurduğumuz hukuk bürosundan avukatlıktan soğuyarak ama sizin stajeriniz olduğundan hakim olma isteğiyle avukatlığı bıraktı.Ama sevgili ortağım canım arkadaşım ne yazıkki bürokrasiye takılı kaldı halen hakimlik sınavının yapılmasını bekliyor...

avsevil

------

Sayın Hakim Aydın Başar'la Borçka adliyesinde çalışmak, lojmanda komşusu olmak ve onun insanlığını tanımak şansına sahip oldum. Selam ve saygılar gönderiyorum.

süleyman zengin

------

Harika bir söyleşi olmuş. Söyleyenin, söyletenin dillerine sağlık. Sayın Aydın Başar'ı Adalet Org'ta tanıdım. Özellikle çok ateşli tartışmalardaki sağduyusu beni her zaman çok etkilemiştir. Bir insanın bir bu kadar sağduyulu olup, hukukçu olması ,hakim olması ve üstüne bilgisayardan internetten böylesine anlaması bir de bu kadar mütevazi olması insanın inanası gelmiyor. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.

Av. Arzu Mercan

-------

Ne büyük bir şanstır ki Sayın Başar'la kendisi Gaziantep 2.Asliye Ceza Mahkemesi hakimi iken tanışma ve duruşmalarında bulunma şansım oldu.Görenler bilirler Sayın Başar kadar güleryüzlü,anlayışlı ve esprili bir hakim zor bulunur.Yargısına güvenirsiniz,kendisini seversiniz.

Sayın Başar hukuka katkılarınızdan dolayı çok teşekkürler.Sizinle aynı adliyede olmak zevkti.

Sevgili Admin röportaj için çok çok teşekkürler. Saygılar...

*sinequanon*

-------

Sayın Aydın Başar, Röportajı zevkle okudum, emeği geçenlere teşekkür ederim. Benim çocukluk ve gençlik yıllarımın geçtiği Ayancık/Yenikonak olduğundan, oranın hemşehrisi sayılırım. BU bakımdan da bir hemşehri olarak Aydın Beyi tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum. Muzaffer Deligöz Gazeteci-Yazar http://www.muzafferdeligoz.blogcu.com/

Muzafferdeligoz

------

Sayın Aydın Bey gibi müstesna birini tanımaktan dolayı çok mutlu oldum. Bence ülkemizin böyle çalışkan, mütevazi, mantıklı, kaprissiz ve kaliteli hukukçulara ihtiyacı vardır. Ve eğer hukuk sistemi bir şekilde işliyorsa böyle kaliteli hukukçular sayesinde yürüyordur. Teşekkürler sayın Aydın Başar Beyefendi!

Avkaratas

-------

Son Güncelleme: Cumartesi, 27 Ekim 2012 14:42