Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

06 Eylül 1967

e-Posta Yazdır PDF

06 Eylül 1967 – Çarşamba- İSTANBUL

Yazamamanın acısını nasıl anlatmalı bilemiyorum. “Beyin keçeleşir, parmaklarda fer kalmaz, kalem bir kurşun külçesi gibi ağırlaşır elimde” diyor Tarık Buğra. İlhan Bardakçı da “Gazeteci dünyanın bütün nimetleri bir tarafa, aslında sadece bir beyaz kağıda nikahlıdır. Gazeteci ki o boş ve beyaz sahifelerin üzerinde hayalini, gururunu, yıkılış ve zaferini, bir kainata hükmettiğini vehmeden budala kumandan sarhoşluğu içinde dile getirdiğini söyleyendir.” Yargısında bulunuyor.

Günlerdir süregelen bunalıma çare olarak yazı yazmak istedim. Ama tek konu bulup da derinlemesine bir yazı yazamıyorum. Yazıyorum,yırtıyorum, tekrar yazıyorum.

Çetin Altan da yazı hakkında şunları söylüyor: “Yazı yazmak güzel bir şey, yazıyı güzel yazmayışünmek kötü bir şey, yazıyı doğru yazmak zor bir şey, yazıyı mizahi yazmak hünerli bir şey.” Ve ilave ediyor: “Bir yazı neye mal oluyor? Bir buçuk sayfa kağıtla biraz makine şeridi mürekkebine… Ve bir parça da insan hayatına.”

Her şeye rağmen yazmak zevkli şey. Ahmet Rasim’in bu konuda ilginç tavsiyeleri vardır: “Yazmak,insana hem kültürünü deneme fırsatı veriyor, hem de ferahlatıyor.” Gene de en büyük meşguliyetim şiir üzerine. Aykut Deren’le bu konuda hemfikirim: ”Şiiri sırf duygularımı dile getirmek,kendi kendimi teselli edebilmek için yazdım”. Yarım yamalak aşklar; aradığımı bulamamanın boşluğu, içimi dolduran sinsi bir elem. Müzik ve kitaplar günlerimi geçirip gecelerimi tüketen şeyler. Vefalı iki dostum var, tabiat ve kırık dökük mısralar.

Günlerin getirdiği düşünceleri, ilhamları hiç değilse sıkılmamak için sayfalara dökeceğim artık.

 

SABAHATTİN ÖZTÜRK

(Ekim 1967-Ayancık Sesi Gazetesi)

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 01 Aralık 2012 22:47