Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
e-Posta Yazdır PDF

30.Haziran.2013 - Pazar - İZMİR

27 Haziran günü Hazine Kontrolörleri Kuruluna ve memuriyete veda ederken yaptığım konuşma:

30 Haziran’da 65 yaşımı tamamlayacağım. Memuriyetimin kırkıncı yılında emekli olacağım. Kırk yılın otuz sekiz yılında kesintisiz olarak Hazine Kontrolörü görevindeydim.

Bugünkü konumuz Kader. Biz ona tesadüf, rastlantı diyoruz. Yaptığımız her seçim kaderimize yön verir. İnsan yaşamında üç şey çok önemlidir. Birincisi ailedir. Ama onu biz seçemeyiz, o bize hazır bilgi olarak gelir. Diğer iki şeyde, işimizi ve eşimizi seçerken seçeneklerimiz olabilir. (Evet, bazen tek seçeneğe mahkum olabiliriz belki ama genellikle karar bize bırakılmıştır.)

1973 yılı güz döneminde Mülkiye’den mezun olduğumda sınavlara girmeye başladım. Hazine Kontrolörlüğünü biliyordum. Çünkü, fakülteye başladığım günden beri en yakın arkadaşım olan Mete Gönenç’in ağabeyi Erdinç Gönenç Hazine Kontrolörü idi. (O zamanki adıyla Hazine ve Kambiyo Kontrolörü). Hazine Kontrolörlüğü sınavında sözlüye 17 kişi çağrıldık ben sözlüde elendim.

Fakültede SSK’nın işçi çocuklarına verdiği bursu almıştım. Mecburi hizmet olarak Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğü Sigorta İşleri Müdürlüğünde memuriyet hayatına başladım. 1974 yılı başında Merkez Bankası teftiş kurulu sınavına başvurdum. Sınav hafta içinde yapılacaktı. İşyerinde müdürden izin istedim. Daha yeni başladığım için izin hakkım olmadığını söyledi. Ben de iki gün izinsiz işe gitmeyip sınava girdim. İşe dönünce soruşturma açıldı. İlk disiplin cezası sicilime işlenmiş oldu. Teftiş Kuruluna dört kişi alınmıştı, ben beşinciydim ve elenmiştim. Sonra Merkez Bankasından bir davet aldım. Sınavsız memur olarak alabileceklerini söylediler, hemen kabul ettim. Merkez Bankası İdare Merkezi Kamu Kredileri Müdürlüğünde bir yıl dokuz ay çalıştım. Teftiş Kurulu için bir daha sınav açmadılar. 1975 yılında ikinci defa Hazine Kontrolörlüğü sınavına girdim. Sözlüye 6 kişi çağrıldık. Ben beşinciydim. 4 kişi almayı planlıyorlardı. Sınava iki defadan fazla giremiyordum. Ancak, birinci ve üçüncü sırada kazanan iki kişi Maliye Teftiş Kurulunu tercih edince dört aday kaldık. (Arif Aslanbay, Hüseyin Cevat Tozlu, ben ve Ergün Koç sınavı kazanmış olduk).

Eğer 1973 yılında sınavı kazansaydım kırk yılın tamamı bu meslekte geçmiş olacaktı. 1975 yılında Hazine Kontrolörlüğünü kazanamayıp Merkez Bankasında kalsaydım hayatımın yönü değişecekti. (Belki şimdi zengin bir emekli olacaktım).

Ben kurula girdiğimde Ankara ve İstanbul’da gruplar vardı. İstanbul grubuna geçmek isteyince beklemem söylendi. 1976 yılında İzmir Grubunun açılması için onay alındığını öğrenince İzmir’e gitmek istedim. Çünkü arkadaşım Mete Gönenç Maliye Müfettişi olarak İzmir Grubuna geçmişti. Mete ile dostluğumuz olmasa İzmir’i seçmezdim. İzmir’e gelmeseydim eşimle tanışamazdım. (Eşim Maliye Teftiş Kurulunun sekreteriydi). 1 Mayıs 1977 de İzmir Grubunun ilk üyesi olarak açılışı yaptım. 1979 da evlendim. Yani 38 yıldır Hazine Kontrolörüyüm ve 36 yıldır İzmir’deyim. Şimdi sorarım size, tercihlerimin hayatımı şekillendirmesine kader denemez mi? Sizlerin seçimlerinizin de benimkiler gibi mutlu tesadüflerle sonuçlanmasını dilerim.

Sizden tek isteğim, beni hatırladığınızda yüzünüzde bir gülümseme olması ve beni hep iyi bir insan olarak anmanızdır.

Hepinize sevgiler, mutluluklar, başarılar dilerim.

Hoşçakalın.

SABAHATTİN ÖZTÜRK

Son Güncelleme: Salı, 22 Nisan 2014 12:21