Se Si Öz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
SeSiÖz - Anasayfa Haber Arşivi 010 -Doğanlı Köyünde yeni yapılan Merkez Camii ibadete açıldı
e-Posta Yazdır PDF

Doğanlı Köyünde yeni yapılan Merkez Camii ibadete açıldı

08.08.2003 – Ayancık’ın merkezi köylerinden Doğanlı köyünde Merkez Camii yeniden yapılarak ibadete açıldı. 800 m2 arsa üzerinde kubbeli, çifte şerefe minareli betonarme olarak inşa edilen caminin ibadet alanı 375 m2 . Doğanlı Köyü Camii yaptırma ve yaşatma derneği tarafından, dernek başkanı Hasan Ünal, Yaşar Erol ve Recep Öztürk’ün gayretli çalışmalarıyla yapılan cami yaklaşık 500 milyara maloldu.

Cami açılışına Ayancık ve Türkeli’den, çevre köylerden kalabalık bir davetli topluluğu katıldı.

Gelenlere dürüm ve tatlı ikram edildi. Açılışa katılan Ayancık Müftüsü Hüseyin Demirtaş, Cumadan önce vaaz ile ve Cuma namazı esnasındaki hutbede camilerin öneminden bahsederek özetle şöyle dedi:

“Cami ve camiler Kuba’da başlayıp Medine’de Peygamber mimarlığı ile devam eden ve daha sonra Anadolu’nun fethi ile her yere kondurulan adeta bir ülkenin tapusu ve aidiyet sembolüdür. İşte sizler bu topraklarda Müslümanlık tapusuna bir imza daha attınız. Şu müjdeyi duymak artık sizin hakkınız: (Tevbe suresi, 18. ayeti kerime) “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır.”

Bu güzel hutbeyi okumak isterseniz, işte:

(HUTBE-08.08.2003-Doğanlı Camii - H.Demirtaş/Müftü)

Dünya semasını andıran gök kubbesi ile, resim gibi hat sanatı ile, yükseklere doğru uzayıp giden minaresi ve müştemilatı ile bir cami yapmak ve içinde huzurla ibadet etmek bahtiyarlığına ermiş bulunan Aziz ve şerefli Müslümanlar!

Cami ve camiler, Kuba’da başlayıp Medine’de Peygamber mimarlığı ile devam eden ve daha sonra Anadolu'nun fethi ile her yere kondurulan adeta bir ülkenin tapusu ve aidiyyet sembolüdür.

İşte sizler.bu topraklarda, Müslümanlık tapusuna, bir imza daha attınız.

Şu müjdeyi duymak artık sizin hakkınız: (Tevbe sûresi, 18.ayet-i kerime)

"Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve âhiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve sadece Allah’tan korkan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır."

Ve âlemlerin sultanının ifadesi: "Kim, Allah’ın rızasını dileyerek bir mescid bina ederse Allah da onun için cennette bir saray hazırlar."

Bu ifadelerle, mescid yapma işinin, kâmil bir imana sahip olanların işi olabileceği net bir şekilde ifade edilmektedir.

Evet değerli Müslümanlar!

Cami, nefes aldığımız dost bir ev.

Cami, omuzlarımızın birbirine değdiği bir birlik yuvası.

Fakir fukara çaresiz insanların çaresi.

Cami, zenginin fakirle, işçinin işverenle, yönetenin yönetilenle, yabancının yerliyle bütünleştiği büyük bir insanlık evi.

Cami, ibadet ve fikir merkezidir.En büyük bilginler burada konuşur. Devlet vatandaşına burada yaklaşır, onunla bütünleşir.

Caminin varlığına tahammül edemeyenler bile, bir yakınına, musalla taşında, son görevini yapmak durumunda kalmaktadırlar.

Camiye küsenler, son nefeslerini vermeden onunla gelip tanışmalıdırlar.

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Rabbimizin, “İyilik yapmak ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın" fermanına uyarak güçlerinizi birleştirip, meydana getirdiğiniz bu mübarek mabedi, bir çekim merkezi yapmak sorumluluğu ile yüklenmiş bulunmaktasınız hepiniz.

Değerli Müslümanlar!

Allah’ın rızasını umuyorsak, onun farzlarını yerine getirmek, haramlardan sakınmak, dinimizin cami gibi temel kurumlarını çalıştırmak, eğitimini öğretimini yapmak ve yaptırmak durumundayız.

Camilerimize nâmahrem elinin değmemesi, ezan seslerinin bu topraklar üzerinde ebediyen inlemesi buraların maddi ve manevi imarı ile mümkündür. Yetişmiş İmam-hatibi ile, camilere koşmuş cemaati ile, eğitim ve öğretimi ile camiler toplumu imar ve inşa etmelidir. Camilerimiz bu noktada hedefsiz ve gayesiz olmamalıdır. Hedefi ve gayesi olmayanlar ömürlerini boşa geçirenlerdir. Ve ziyana uğrayanlardır.

Aziz kardeşlerim!

Cami yaptık artık görev bitti demeyin. Cemaat olmaya devam edin. Günde 5 defa okunan ezana ve çağrıya cevap verin. Caminin dışında öteki faydalı kurumların yapımını da ihmal etmeyin.

Zira Camiler, fabrikalar ve eğitim kurumları milletleri ayakta tutan temel 3 unsuru oluşturur. Cami dini ve ahlâkı temsil ederken, fabrikalar üretim alanlarını temsil eder. Okullarımız da eğitim ve öğretim kurumlarını temsil eder ki, üniversiteler, hastaneler bunların kapsamında değerlendirilir. Bu üç temel unsura gerekli değerini vermek durumundayız. Evet ahlâklı ve dindar insanları, fabrikalarda ve üretim mekânlarında çalışan işçileri, okullarda ve üniversitelerde memleketi kalkındırmak için kafa yoran öğretmen ve öğrencileri ile medeni ve çağdaş bir memleket. İşte bütün hedefimiz bunu gerçekleştirmek olmalıdır.

Kıymetli kardeşlerim!

Cami yapımı ile başlayan bu teşebbüslerinizin devamını diler, sizleri, imamı ile, muhtarı ile, okul müdürü ile, dernek yönetimi ile, hayır sever insanları ile candan tebrik eder, hepinizden Allah C.C razı olsun derim. Hayır ve bereket içerisinde olasınız. Umduklarınıza nail, korktuklarınızdan emin olasınız derim.