Pazar, Temmuz 25, 2021
Ana Sayfa Makaleler İslam ahlâkı ve ön yargılar

İslam ahlâkı ve ön yargılar

İslam ahlâkı ve ön yargılar

Selim Sinan ÖZTÜRK

17.Kasım.2012

Hadiselere ve eşyaya bakışımız ibretle olduğunda, yaşayışımız şeytanın vesveselerine aldanmadan ve nefsin tazyikine kapılmadan olduğunda, yaptıklarımız veya yapmadıklarımız Allah’ın razı olacağı işler olduğunda biz hem bu dünyada hem âhirette kazançlı çıkarız. İslam ahlâkının özü de budur zaten.

***

Allah’ü teâla bizden “kalb-i selim” istiyor. Rasûlullah Efendimiz; “Vücudda bir et parçası vardır ki o iyi olursa tüm vücud iyi olur, o hasta olursa tüm vücud hasta olur, iyi bilin ki o kalbdir” buyuruyor. Gözümüz, kulağımız bizi meşgul ederek kalbimizi lüzumsuz şeylerle doldurmayalım.

Kalbinde ne varsa o dışına ve işlerine akseder. Aklın fikrin parayla veya kadınla meşgulse ölçüyü kaçırıyorsun demektir. İfrat veya tefrit insanı huzursuz eder. Kur’an-ı Kerimde; “ELÂ Bİ ZİKRİLLÂHİ TATMEİNNÜL KULÛB – Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” buyuruluyor.(Ra’d -28) Evet, huzur Allah’ı zikretmektedir.

Allah’ı anarak, Allah’la birlikteliğin idraki kalbi bürürse, insan Rabbini kendisine “şah damarından daha yakın” bilirse her davranışı, Rabbin rızasına uygun olmaya başlar. Gözün görmesinde, kulağın işitmesinde, dilin konuşmasında hep “rıza-i ilâhi” idrak ve rikkati görülür.

***

“Bazı kimseler Peygamber’e karşı kendini kapatmış, O’nu yok farzetmiş, ön yargılı bir şekilde O’nun söylediği hakikatlere karşı gönlünü kilitlemişlerdir. Artık böylelerinin bu engin rahmet deryasından bir damla bile istifade etmesi düşünülemez. Çünkü âyeti kerimede bildirildiği gibi; “Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır.” (Bakara-07) .” (Adem Ergül, Altınoluk, Nisan-2012)

Belki de İslâm’ı, Allah’ı, Peygamber’i, öğrenmeye fırsat kalmadan şeytanın yardımcılarının kötüleyen propagandalarıyla yetişmiş. Dinlemiyor. Bildiğini sanıyor. Kapatmış kapılarını. Menfi propagandanın bombardımanı altında nereye gittiğinden haberi yok.

Bu dünyaya niçin getirildiğinin farkında değil. Bunu düşünmüyor bile. Vur patlasın, çal oynasın, böyle geçer bu hayat sanıyor. Eğer kendini tanımadan yolun sonuna varırsa, pişman olmanın hiçbir faydası yok. İhtiyarlayınca gençliğine hasret duymanın geçen günleri geri getirmediği gibi, geriye eskiye dönüş imkansız. Geçen geçti, gelecek de belli değil. Şu anı değerlendirebilirsen kazandın demektir.

***

Bazıları da İslamı öcü gibi görüyor. Başkalarına, yani Hıristiyan veya Yahudilere böyle bakmıyor da, sadece Müslümanları kötü görüyor. Acı olan tarafı, anne-babası Müslüman olanların İslamdan kopuşları… Senden önce bardağı doldurmuşlar bir sürü lüzumsuz şeyle. O lüzumsuz şeylerden içini temizlemeden İslamı, Allah ve Peygamber sevgisini nasıl anlatabilirsin ki bunlara…

İslam dini evrensel bir dindir. Bunun siyasi bir partiyle ilintisi olamaz. İslamı, soldan veya sağdan çarpıtanlardan değil, asli kaynaklarından öğrenmeye çalışmalıyız. Günümüzü değerlendirirken, yüz sene önceki, elli sene önceki, ya da 10 sene önceki Türkiye’yle kıyaslamak yanlış olur. Zaman değişirken insan ve eşya da değişiyor, Türkiye de değişiyor. Eğer hayatımıza İslam damga vuracaksa bu Türklük, Araplık, Çerkezlikle olmamalı. İnsanca ve İslamca olmalı.

SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments