Perşembe, Mayıs 13, 2021

Mülkiye’de Öğrenci olmak

Mülkiye’de öğrenci olmak

Sabahattin Öztürk

Mülkiyeliler Birliği, E-Bülten, Eylül-2008, sayı; 2008-5

1 Ekim 1968 tarihinde Mülkiye’ye kayıt yaptırdığımda kararsızdım. İdealim gazeteci-yazar olmaktı. Çevremin yönlendirmesi ile kaymakam olmak için Siyasal’a girmiştim. Basın-Yayın Yüksek Okulu Siyasala bağlı idi.(Şimdi İletişim Fakültesi). Mülkiye’de ilk iki yıl dersler ortaktı. Basın-Yayın ile de birçok ders ortaktı. Üçüncü sınıfta bölümler ayrılıyordu. İlgi alanım edebiyat, sinema ve müzikti. Normal şartlarda Basın-Yayında okuyabilirdim. Genç yaşta ölen Arkadaş Zekai Özger gibi veya Ege Üniversitesinde sinema bölümünün başında olan arkadaşım OğuzMakal gibi…(O yıllarda, Türk Sanat Müziği solisti Sinoplu arkadaşım Selçuk Aygan Ankara Radyosuna girmişti. Ayancık doğumlu ilkokul arkadaşım Şefik Döğen İstanbul’da DormenTiyatrosunda ve sonra Devekuşu Kabare Tiyatrosunda oyuncuydu. Tirebolu’da doğduğu halde bütün çocukluğu ve ailesinin yaşamı Ayancık’ta geçen Yaman Okay Ankara Sanat Tiyatrosunda oyunculuğa başlamıştı.)

O dönemde kaymakamların sürekli sürgünde olduğunu görünce hariciyeci olmak istedim. Ama, kolej mezunu değildim, yabancı dilim yeterli değildi. En önemlisi sülalemde hariciyeci yoktu. (O zamanlar memur bile yoktu. Hala oğlu Cihan Demircan Ankara Hukuk Fakültesindeydi. Şimdi Savcı olarak görev yapıyor, ikimizden başka üniversiteli yoktu.)

Siyasal Bilgiler Fakültesi ile Hukuk Fakültesi şimdiki gibi kendi binalarındaydı. Ama, bir kampus şeklinde demir parmaklıklarla çevrilmemişti.

Fakültelerin yanında yurtları vardı. SBF Yurdu, bugünkü Mili Piyango Kız Öğrenci Yurdunun olduğu binadaydı. Yurdun arka tarafında ise gecekondular vardı. O tarihlerde Milliyet Gazetesinde yayınlanan ve Halit Kıvanç’ın Türkçeleştirdiği “Hoş Memo” adlı çizgi romandan esinlenerek gecekondu mahallesine “köpekköy” derdik. Yurt sadece Mülkiye ve Basın-Yayın öğrencilerine aitti. Binanın küçük bir bölümünde kız öğrenciler kalıyordu.

Hafta sonları Mete Gönenç ile sinemalara giderdik. Sinema üniversite öğrencilerine 1 liraydı. Sinemalarda ikişer film oynardı. Bir Pazar sabahı gene erkenden yola çıktık. Masraf az olsun diye Cebeci’den Bahçelievler’e yürüyerek sinemaya gittik O gün yurt basılmıştı ve haberimiz yoktu. Döndüğümüzde odalarımız darmadağınıktı. Sonra da yurt kapandı. Ama, hiç değilse tutuklanıp sorgulanmaktan kurtulmuştuk.

İki yıl Mete ile kaldığım SBF yurdu kapandıktan sonra Hukuk Fakültesi yurdunda (ranzalı koğuş şeklinde kalabalık bir salonda yatmıştım.) ve kiralık evlerde öğrencilik yaptım. Ama; yurt ve okulun yan yana olduğu, aynı sınıftaki arkadaşlarımla birlikte yurtta kaldığım dönemdeki mutluluk ve dostluğu bir daha bulamadım.

Önceki İçerikHarika 57’ler
Sonraki İçerikÖzlem
SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments