Salı, Mayıs 11, 2021
Ana Sayfa Makaleler Sizin hiç bir yakınınız Alzheimer oldu mu?

Sizin hiç bir yakınınız Alzheimer oldu mu?

Sizin hiç bir yakınınız Alzheimer oldu mu?

Selim Sinan ÖZTÜRK

20.Nisan.2010

Ana gibi yar olmaz demişler. Anneler gerçekten övgüye layıktır. Bir evlat pir olsa yine anaya muhtac imiş derler. Yokluğunda ne çok özlüyorum onu. Annem 2007 yılının 7nci ayının 7nci gününde ikindi vakti hayata gözlerini yumdu.

Son yıllarda tuhaf davranışlar sergiliyordu. Öğrendik ki Alzheimer hastasıymış. O hastaydı ama, son bir yıl biz de adeta diken üstündeydik. Çünkü bu hastalık hiç rastladığım, duyduğum cinsten değildi. Nasıl davranacağımızı, ne yapacağımızı şaşırıyorduk. “Alzheimer hastasına bakmanın bu kadar zor olabileceğini asla tahmin edemezdim. Ne gece rahat uyuyabiliyorsunuz ne de gündüz oturabiliyorsunuz” diyor bir hasta yakını, aynen öyleydi…

Ne zaman başladı, nasıl başladı hiç anlayamadık. Belki de hiç kondurmak istemedik. Anlam veremediğimiz bazı davranışlar gösterdiği zaman şaşırsak da yaşlanınca olur böyle şeyler diye geçiştirmeye çalıştık. Ne zaman ki bir vesileyle doktora götürdük, o zaman bu gerçekle yüzyüze geldik.

Başka bir rahatsızlık şikâyetiyle götürmüştük doktora, ama orada Dr. İskender beye, annemin son zamanlarda unutkanlığının arttığını, eskisi gibi televizyona bakmadığını, bizi görüyorlar demeye başladığını, bazen çok iyi tanıdığı kimseleri tanıyamadığını, başka birisi zannettiğini falan anlattım. O zaman doktor bey, Alzheimer başlamış. Yani bunama hastalığı. Bunun çaresi yok. Ölünceye kadar böyle gider demişti ve bir takım tavsiyelerde bulunmuştu.

Böylece bizim hayatımızda da yeni bir safha başlamış oldu.

Bir gün ağabeyimi tanıyamamış, dayısı zannetmişti, bir başka gün de küçük kız kardeşini süt annesi zannederek elini öpmeye kalkışmıştı. Evde yatağa yatırdığımızda hemen kalkar, “burası bizim ev değil, evimize gidelim” diye tuttururdu. Sonraları anladık ki çocukluğunun geçtiği köydeki eve gitmek istiyor. Halbuki orada yıllardır ev de kalmadı, komşu da… Bir şeyde ısrar edince imkânı yok vazgeçiremezdiniz. O zaman onu kapıdan çıkarır, evin etrafından dolaştırıp bahçe kapısından içeri alır, biraz yorulduğu için yatırıp uyuturduk. Bereket versin saldırgan değildi. Bazen benim beş oğlundan biri olduğumu bilir, ama tanıyamaz, “sen hangisiydin?” derdi. Gelininin kendisine ihtimamla bakmasından hoşlanır, ama onu tanıyamadığı için bana “sen bunu nerden buldun?” derdi. Hiç yalnız bırakmadık. Gece gündüz çocuk gibi ilgilenmek gerekiyordu.

Annem Alzheimer oluncaya kadar tanıdığım başkalarının da böyle olduğunu hiç düşünmemiştim. Bakınca gördüm ki son zamanlarında böyle olan beş-altı kişiyi sayabiliyorum.

Alzheimer Vakfı Başkanı Prof Dr. Engin Eker; “Türkiye’de yapılan araştırmalara göre 350 bin Alzheimer hastası var” diyor. Bir başka prof. da gelecekte bunun daha da artabileceğini söylüyor. (04.10.2009 Zaman) Bunu duyunca ürkmemek elde mi? Allah’ım, aklımıza mukayyet ol!..

Hadis-i Şeriflerde açıklanan, Peygamberimizin zaman zaman yaptığı bir dua ile sözü noktalayalım.

“Allah’ım! Korkaklıktan sana sığınırım. İhtiyarlığın düşkünlüğü ve bunaklığından, dünya fitnelerinden ve kabir azabından da sana sığınırım.”

SeSiÖz
Selim Sinan Öztürk. Ayancık doğumlu. İHO ve AÖF Önlisans mezunu. Okulda duvar gazetesi çıkarırken bazan isim olarak sesiöz yazardı, Necip Fazıl'dan esinlenerek. Sonradan bunu kişisel olarak hazırladığı site ismi olarak benimsedi. Ayancık'tan iyiye güzele yönelik haberler ve yazılar yazmaktı maksadı. Yazmak bazan ihtiyaç gibi oluyor. Böylece birşeyler ortaya çıkıyor işte...

Most Popular

Recent Comments